7 Haziran 2015

O An #9

Dün çok güzel bir gün geçirdim eski iş yerinden arkadaşım Nadine ile. Kardeşim Eylül de gelince tam oldu.

Amacımız Frankfurt'ta biraz carsı pazar gezi ondan sonra da yıllar önce açılan ve bir türlü gidemediğimiz Meral'in İmbiss'ine gitmekti.



Meral'in İmbissi'nde balık ekmek yerine almanların artık diline pelesenk olmuş balık döner yapıyorlar. Bir pidenin arasına uskumru, hamsi veyahut çipura yanında da domates, soğan ve salata koyuyorlar. Limonatada alınca değmeyin keyfinize.


Meralın İmbissi bildiğimiz ufak bir taka. Yıllar önce kendileri gazetede çıkmışlardı. Almanya'nın nehir kenarlarında daha önce böyle bir proje gerçekleştirilmediğinden dolayı kendileri tanınmıştı. 


Takanın içi tam bir çardağı andırıyordu. Dolu olduğu için bulunan yer sofralarından alıp nehir kenarında bulunan çimenliğe oturduk. Biz balık hayranı olmadığımız için tercihimizi dürüm dönerden ve adana kebaptan yana kullandık. Kardeşim ve ben limonatayı görünce dayanamadık ama.

 









Dönüştede anneme bir uskumru döner alıp nehir kenarından ayrılıp çarşının ortasından metroya binip evimize döndük. Havaların 32 derece olması ile çok güzel bir gün geçirdik.





4 Haziran 2015

OkurSever Mekan

Benim iki sevdigim blogdas, güzel hatunlar fistiklitombi & keskegercekolsa damla bir araya gelmisler ve biz neden gidip kahvemizi yudumlayabilecegimiz, kitaplarimizi okuyabilecegimiz mekanlar bulmuyoruz ki diye sormuslar kendilerine.
Böylece yeni bir projeye adim atmislar. OkurSever Mekanlari kesfedip www.okursevermekan.com sitelerine biz okuyuculara tanitacaklar.
Hadi bismillah demisken bir de kitap cekilisi yapiyor bu kizlar.
Buyurun buradan -->

#okursevermekan

Bütün Güzel Çocuklar Şüpheli

KİTAP DETAYI
ISBN : 9789944967266
Sayfa : 76 sayfa
Liman Yayinlari 
Önümde rengarenk şekerler duruyor. Bunlardan bir tanesini sana göndermeliyim. Ama aç bir gardiyanın dikkatini çekmemesi mümkün gözükmüyor. Sana çilek gönderebilir miyim? Bu nasıl olur? Şekerler eline geçerse onları saklama. Sadece parlak jelatinleri kitabının arasına koy. Böylece beni daha çok düşünürsün.
neokur.com
 
Altini cizmek istedigim cümleler ile dolu idi bu kitap ki ben kitaplarimi cizmeyi hic sevmem.
 
Anladim, cok sevmissin sokaga küfür gibi caldigim kirmiziyi.
 
Görüs günlerine gelemiyorum, almazlarmis beni saclarinin yanina.
 
Kokulu cicekler aliyorum ama hep asktan yarali birilerine veriyorum.
 
Aklima sokaklari dolasan devrimci cocuklar geliyor. Hangi sokaga sapacaklarini hala bilmiyorlar mi diye endiseleniyorum.
 
Iyi ki unutacaklar, en iyi bunu becerirler. Hep unuturlar ve bu yüzden hic utanmazlar.
 
Toplumun "ölüseviciligini" destekleyen, körükleyen bir sürec yasiyoruz. Bir kez daha sairlerin kalemi kirilmistir. 
 
Onlar icin komik bir duyguyu ifade etmek bile cok zor. Önlerinde ne varsa onla savasiyorlar. 
 
Birlesik kücük harfli vep sitelerinde yasiyorlar. Iclerinden birini sevecek gibi olsan ödleri patliyor. Listelerine almadiklari ask kelimesinden salgin bir hastalik gibi uzak duruyorlar.
 
Cünkü ask akillilarin ve korkaklarin isi degildir.
 
 

Siddhartha

goodreads

''İçinde anlatılan ortama karşın, çok Avrupai bir kitaptır Siddhartha. Bildirisi birey''le başlar; bireye Asya''daki öğretiye göre daha çok önem verilmiştir. Siddhartha, benim, Hint düşüncesinden kurtulup özgürleşmemin dışavurumudur. tüm dogmalardan kurtulmak için tuttuğum yol Siddhartha''ya götürdü beni; yaşadığım sürece de bu yolda ilerleyeceğim doğaldır... Tüm dinlerde, insanların benimsediği tüm inanış biçimlerinde ortak olan yanı, tüm ulusal ayrımları aşan, tüm ırkların, tüm bireylerin benimseyebileceği şeyi yakalamaya çalıştım bu kitapta.''Hermann Hesse
neokur.com

Almanca okudugum bu kitapta kullanilan dili cok sevdim.

Hermann Hesse
Siddhartha
Suhrkamp Verlag
128 sayfa

Abim Deniz

KİTAP DETAYI
ISBN : 9789750724275
Sayfa : 480 sayfa
"Bu kitapta Deniz'in durgun, fırtınalı, eğlenceli, dalgalı hallerini ve yer yer derinliklerini bulacaksınız. Neden bugün hâlâ on binlerce çocuğun adında yaşadığını, her kesim tarafından sevilip sayıldığını, ölüm yıldönümlerinde nasıl olup da her yıl biraz daha büyüyen kalabalıklar toplandığını, her direnişte, her mitingde isminin niçin ısrarla anıldığını, neden Gezi Direnişi patladığında AKM'nin en görünür yerine onun posterinin asıldığını daha iyi anlayacaksınız."
Bugüne kadar özenle saklanan fotoğraflar, mektuplar ve belgeler, Can Dündar'ın deneyimli gazeteciliği ve Deniz'in yıllarca sessiz kalan kardeşi Hamdi Gezmiş'in tanıklığıyla birlikte ilk defa bu kitapta gün yüzüne çıkıyor. Devrim ideali peşinde fedakârca koşturmuş bir kuşağı ve dönemin siyasi atmosferini ortaya koyan Abim Deniz Denizlerin "onurlu ve cesur" duruşlarına içten bir selam…

Hiç Yayınlanmamış Mektup ve Fotoğraflarla Hamdi Gezmiş'in Anıları

Son zamanların en iyi belgesellerine imza atan Can Dündar yine çok ses getirecek bir esere imza atıyor ve Abim Deniz kitabı ile Deniz Gezmiş’in kardeşi Hamdi Gezmiş’in anılarından Deniz Gezmiş’in hayat hikayesini okurlarına sunuyor.

Bir zamanlara damgasını vurmuş ve günümüzde bile hala izlerini görebildiğimiz, dahası her direniş ve mitingde hala onun adı ve resminin kullanıldığı Deniz Gezmiş’in bilinmeyen yönleri Abim Deniz kitabında yer alıyor.

Hamdi Gezmiş’in anılarından yola çıkarak oluşturulan kitapta aynı zamanda gizli kalan tarihi fotoğraflar, Deniz Gezmiş’in yazmış olduğu mektuplar, topladığı belgeler ve daha birçok tarihi gerçek bulunuyor. Deniz Gezmiş’i daha iyi tanımak isteyenler için mükemmel bir kitap.
neokur.com

Kitabi gözlerim dolarak, bogazim dügümlenerek okudum. Bu sefer kardesinin gözünden tanidim Deniz'i ve bir kere daha sevdim. Muhakkak okunmasi gereken bir kitap. Can Dündar'in kalemi ile belgesel tadinda bir kitap olmus.

"Yankee go home!"
Bakan, bu sloganlar ve "Dağ Başını Duman Almış" marşı eşliğinde konuşmasını tamamladı.
Sözlerini bitirirken balkona şöyle dedi:
"Bu tezahüratı, Türkiye'de demokrasinin yerleştiğinin en güzel nişanesi olarak kabul ediyoruz."
Oysa hiç öyle değildi.
Polis çıkış kapısında bekliyordu.
Protestonun elebaşı olarak görülen öğrenciler, "Türkiye'de demokrasinin yerleşmediğinin en güzel nişanesi olarak" toparlanıp nezarete götürüldü.
On kişilerdi. Ve tabii başlarında Deniz vardı.
Sayfa 114

Mahkemede serbest kalınca yürüyüşe devam ettiler.
Devrin Başbakanı Demirel, tarihe geçecek, "Yollar yürümekle eskimez, takati olan yürür," cümlesini o zaman söyledi.
Sayfa 140

Kalktık. Baktık, kazılmış mezarlar var sırayla... Aralarında üçer tane boşluk bırakılmış üç mezar...
Kızdım orada:
"Yahu bunlar öldükten sonra, üçü bir araya gelip komite mi kuracaklar? Nedir bu korkunuz!" dedim.
"Efendim emir böyle..."
"Allah belanızı versin!"
Sayfa 448

Okuyun

2 Haziran 2015

Eski Bahçe - Eski Sevgi

Tezer Özlü'nün 'Bütün Yapıtları'nı yayına hazırlayan Yapı Kredi Yayınları, yazarın kısa anlatılarını bu ciltte topladı. Yaşamöyküsel esintilerin coşkusundan delici gözlem gücüne kadar, yazarın iç dünyasının panaromasını sunuyor bu kitap.
Tezer Özlü'nün kitabını kitap ağacı etkinliğinde yaptığımız çekilişte kazandım ve çok heyecanlandım. Kendisi ne zamandir okumak istediğim bir yazardı.
Kitap öykülerden oluşuyor. Bu benim için biraz sorun teskil ediyordu. Öykü kitaplarını pek sevmiyorum galiba.
Yine de ön yargı ile yaklaşmadım kitaba ve heyecan ile okumaya başladım. Okudukça anladim ki öykü kitabı benim için değil. Sevgili Tezer Özlü'nün ilk kitabi olarak baska bir kitap seçmem gerektiğini idrak ettim. Yinede bir kaç öyküsünü severek okudum.
Ruhu şad olsun.

Tezer Özlü
Eski Bahce - Eski Sevgi
Yapi Kredi Yayinlari
119 Sayfa

Türkleri Anlama Kılavuzu

Madde 8- Pazartesi sabahı ve Cuma okul çıkışı, bayrak töreni öncesinde, okul müdürü "evladım konuşmayı kes, arkadaki oğlum önüne dön, öndeki arkana dön, sırayı bozma, bak halâ konuşuyor, kime diyorum vs..." bağrışlanyla müdür olduğunu hisseder, hissettirir...
Madde 39- 'Misafirlere hoş geldin dedin mi?..' çocuğa yaşatılacak en büyük kabuslardan biridir... Gelen misafire, ebeveyne göstere göstere 'hoş geldin' deyip, kabustan kurtulmak gerekir...
Madde 60- Düğün salonunda halay ekibi, Önce pistte çember oluşturarak coşar. Ardından masaların arasından geçerek halaya yeni kişiler alınır. En sonunda düğün salonunun duvarları boyunca halay çekilir. Ve nihayet halaydan kopmalar başlar... Halay ekibi dağılsa da, 2-3 kişi şuurunu kaybetmiş şekilde halay çekmeye devam eder... Çok sonra anlaşılır ekibin dağıldığı...
Madde 75- Sokak ortasında aşka gelip sevişen, kedi, köpek, at gibi hayvanlar öncelikle "hoşt, kist, pist, aloooo" denilerek uyarılır... Sevişme halinin devam etmesi durumunda hayvanlar sopa ve benzeri bir cisim kullanılarak ayrılır...
Madde 87- Alaturka tuvaletlerin en garip aksesuarlarından biri olarak; taharet musluğuna sabitlenmiş hortum dikkate şayandır... Başparmakla hortum ucu kapatılıp, musluk açıldıktan sonra eser miktarda tazyik sağlanır ve temizlik gerçekleştirilir... Otogar, lokanta, kahvehane tuvaletlerinde hortumlu musluklara rast gelmek çokça mümkündür...
Madde 106- Korna bir selamlaşma aracı olarak kullanılabildiği gibi, trafiği açacağı düşüncesiye öndeki aracı harekete geçirmek maksadıyla da kullanılır... Taksi, minibüs benzeri toplu taşıma araçlarında şoförün, yolcu adayı gördüğünde kornaya asılması "Bineceksen tavrımı ona göre belirleyeceğim, yoksa hızlanacağım" anlamına gelir... Yol boyunca kısa aralıklarla potansiyel yolcuların yer alması korna sesinin sık sık duyulmasını sağlar...

Madde madde islemis Zeki Kayahan türk insanini ve gercekten de bir cok yerde hakli. Kitap kapaginda stand-up tadinda yaziyor. Cidden de öyle.
Gülümseyerek, yer yer kahkaha atark okudum.

Notlar:
Biri farklı olamaz mıydı Türkçe öğretmenlerimin?
Ben yazıyordum...
Disiplinsiz şekilde yazıyordum...
Düz başlıyordum yazıya ama, çizgisiz sınav kağıdında kaydıkça kayıyordu kelimelerim...
Soldan sağa, aşağı doğruydu cümlelerim...
Dümdüz yazamadım ben...
Ama yazdım... Yazarken terledi elim... Beğenmedim, sildim yazdıklarımı...
Sayfa 22


Öncelikle dikkat edilmesi gereken; misafirliğin karşılıklı olmasıdır... "Onlar bize geldi mi ki biz de onlara gidleim, evimizin yolunu bilmiyorlar daha!.." gücenmesinin yaşanmaması için bu hususa ehemmiyet verilmelidir...
Sayfa 41


Dünyanın en zengin mutfağına sahip olsak da bazı annelerimiz canları sıkkınken "Akşama yemekte ne var anne?" merakına "elinin koru, zikkimin kökü, ziftin peki" gibi yanıtlar vererek, farazi yemekler yapabilirler...
Sayfa 69

Ve trenler veda etmeye en uygun toplu taşıma araçlarıdır...
Yavaş yavaş hızlanırlar...
Yolcu edilen kişi penceresinden bakarken geride kalana, geride kalan trenin peşinden gider adim adım...
Adımlar hızlanır...
Tren daha da hızlanır...
Küçülür geride kalan...
Büyür ayrılık...
Abartıp, istasyon sonuna kadar koşanlar da bir tuhaftır hani...
İstasyon devam etse biraz daha, koşacaktır, kararlıdır...
Sayfa 89

Zeki Kayahan Coskun
Türkleri Anlama Kilavuzu
Truva Yayinlari
229 sayfa