6 Ocak 2021

Mum Yaptim

Yeni yila girdigimiz günün ögle vaktinde Sebastian ile birlikte kalan mum artiklarindan yeni mumlar yaptik.

Ben ilk defa yaptim. O cocuklugunda annesi ile bir kac kere yapmis. Annesinden bir kac kalip ödünc aldik ve bu kaliplara sicak su banyosunda erittigimiz artiklari döküp ertesi gün soguyana kadar bekledik. Cok zevkli bir seydi benim icin. Bundan sonra tüm artiklardan yeni yeni mumlar yapacagim.





 



Görüştüğümüz zaman görüşürüz.

30 Aralık 2020

Yilbasi Kartlari Vol.1

Yeni yil gelmeye baslayinca en sevdigim seydir kart yazmak. Tabi arkadaslarimdan kart alinca da cok mutlu oluyorum. Eski bloggerler, canim bloggerler deyip bu sene simdiye kadar aldigim kartpostallari buraya eklemek istiyorum.

 


Senenin ilk karti canim arkadasim Selma'dan geldi. Kendisini bilen bilir. Canim Supercellma. Her sene kartlari kendisi yapiyor. Cok seker degil mi?


Kitap Dostlari ile senelik yilbasi hediyelesmemizi gerceklestirdik. Bu sene bana Eleni cikti. Yukarida görmüs oldugunuz hediyeleri gönderdi bana sagolsun.



Kendimi tekrarliyorum ama pandemi döneminde neredeyse tüm seneyi evden calisarak gecirdim. Yukarida ki karti da ayni evde yasayan iki is arkadasim gönderdi.


Bir diger karti da yine blogger sayesinde tanistigim ve yillardir takiplestigim Özge'den aldim. Kendisi su an Ingiltere'de yasiyor. 


Sevgili Nesrin https://nessinkelebekleri.blogspot.com/ bana kendi yaptigi bir kart göndermis. Cok sirin buldum.

Bugün yine iki blogger arkadasimdan iki Özlemimden kartlar aldim. Ilki Sahipsiz Cümleler blogunun sahibesi http://hayalikelimeler.blogspot.com/

Kendisi simli kartpostallar üzerine bir yazi yazmisti. Biri de benim nasibimeymis.

Digeri de Dondurma Delisi blogunun sahibesi Özlem'den. Cok mutlu oldum. Kendisi muhakkak ulassin diye taahütle göndermis. Kendisi artik blog yazmayacagim diyor ama belki döner kim bilir. http://dondurmadelisi.blogspot.com/

 


Bir diger kartta sevgili Nesrin'in ablasi Dilek'ten geldi. "Ben bu kartin icine yazmaya kiyamadim" demis. Gercekten de kiyilmaz ki. Coktandir 3 boyutlu kart almamistim. Cok güzel.

Görüştüğümüz zaman görüşürüz.

29 Aralık 2020

Pandemi de bitirdigimiz bir yil 2020

Mart ayindan itibaren pandemi sayesinde evden calismaya gecis yaptim.

Alisma dönemi, yemek masasinda calisma, cati katinda okuma odasina masa alma, oraya tasinma derken 3 ayi yemek masasinda gecirdim.

Nisan da canim Seckin abimi bu virüsten kaybettim.

Mayis'ta dogum günlerini, ramazani, bayramda sadece anne babami ve kardesimi görmek ile mahsus evde gecirdim.

Annemin teyzesini ve son olarak da ailenin en büyük yengesini aldi götürdü bu sene bizden. 

Bu senenin hic güzel bir yani yok. Gitsin bitsin bir an önce.

Ögle molalarinda kendimi bol bol bahceye attim.

Bol bol tv izledim. Kitap bu sene fazla okumadim. Önümüzde ki sene daha fazla okumaya karar verdim.

Daha fazla yazi yazmaya, daha fazla kendime odaklanmaya karar verdim.

Uzun bir süre daha evdeyiz dünya olarak. Buna kendimizi alistiralim.

Her gün hic degilse aksam saat 18:00 da yarim saat dolasmaya karar verdim. 

Kitap blogumu sadece almanca degil türkce de yazmaya karar verdim.

Bir sürü kararlar verildi. Bakalim ne olacak. 

 

 Görüştüğümüz zaman görüşürüz.

4 Ekim 2020

Pazar Halleri

Uzun uzun yazmak istiyorum ama yazmaya nereden baslayacagimi bilemiyorum. Günler cok cabuk geciyor. Saka maka 7 aydir evden calismaya devam ediyorum. Haftada bir gün ofise gitmeye baslayacagim. gecen hafta persembe ilk defa gittim. Ofisin yolunu bulduguma sevindim :)

Onun haricinde yillik iznimin 10 gününü kullandim. Sebo ve kardesim ile Almanya'nin en kuzeyine Hamburg tarafina gittik. Gezi hakkinda bir kac fotografli yazi yazmayi da düsünüyorum. 

Insanlar hakkinda yanildigim, kirildigim, sasirdigim haftalar gecirdim. Iyi niyetimin suistimal edilgini düsünüyorum. Yada ne bileyim, onca iyi niyeti bir anda sirf kendisi sinirlendi diye elinin tersi ile iten insanlar varmis hayatimda, onu ögrenmis oldum.

Bu corona benim her seyimi alt üst etti. Haftalardir dogru dürüst kitap okuyamadim. Su an elimde Ferzan Özpetek'in "Bir Nefes Gibi" kitabi var. Iyi ilerliyor. Hikaye 60li yillarda ve 2019 senesi arasinda gidip geliyor. Italya ve Istanbul arasinda gecen bir hikaye. Bitirince yorumunu da yazarim insallah.

Daha fazla yazmak istiyorum. Her seyi yazmak istiyorum aslinda.

Görüştüğümüz zaman görüşürüz.

31 Mayıs 2020

Türk Kizinin Elli Tonu


Blog yazmaya başladığımız ilk dönemlerde takip ettiğimiz bloglardan tanıyanınız çıkar Pinkfreud'u.
Kendisinin blog yazılarını okumuşluğum var fakat kitaplarını okumamıştım daha önce.

Geçen sene izinde vakti gelince kafa dağıtmak için bir çok okurun tabiri ile çerezlik bir kitap olarak almıştım. Bu pandemi döneminde evden çıkamadığımız bu günlerde ağır şeyler okuyup zaten bunalan ruhumu daha da büyük bir hasara uğratmamak üzere elime bu kitabı aldım.
Beklentim fazla yüksek değildi. Edebi bir yapıt da vadetmiyor yazar zaten.

Gelelim konusuna. Yaşadığı ufak şehirden üniversite de okumak için İstanbul'a gelen Pelin'in hikayesi bu. Aşık olduğu adamla yaşadıkları saçma sapan bir ilişkiyi okuyoruz.
Pelin daha önceki sosyal hayatından Ali sayesinde koparılıyor ve evde pinekleyen, kimse ile görüşmeyen asosyal bir ilişkiye sahip olan bir ikiliye dönüşüyorlar.
Pelin Ali ile tanışmadan önce Berlin'e yerleşip orada çalışmayı planlarken Ali ile ilişkisine başladıktan sonra bu hayallerini askıya alıyor.
Kitabın sonuna doğru ne yapıp edip çok uzun süre uğraşlar sonucunda Ali'ye de vize çıkartıp Berlin'e tatile gidiyorlar. Tatil dönüşü aylardır Pelin'in aslında yapmak istediği ama yapamadığı ve Ali'nin yapması için binbir bahane bulduğu ayrılık gerçekleşiyor.
Pelin Ali tarafından terk ediliyor.

Şunu söylemeliyim ki kitabın alt başlığı olan "Bayrampaşa'dan Berlin'e bir aşk hikayesi..." bana tamamen farklı bir şey okuyacağım hissini vermişti. Kitabı ne zaman gelecek bu Berlin de yaşanan aşk hikayesi diye diye okudum. Nein. No. Beklemeyin. Böyle bir konu yok.

Kafa dağıtmak için okuyacaksanız okuyun. Onun haricinde fazla bir şey beklemeyin derim.
Görüştüğümüz zaman görüşürüz.

5 Mayıs 2020

Ramazan Pidesi

Ramazan'in ilk haftasinda haftasonu türk firinina ugrayip ramazan pidesi almistim. Sebastian'in cok hosuna gitti. Hepimiz biliyoruz ki ramazan pidesinin tadi bir baska oluyor.
Dün aksam da yiyelim diye ramazan pidesini ilk defa kendim yaptim.



Ara ara Nefis Yemekler sitesinden buldugum tarifleri yapiyorum. Ramazan pidesinin de tarifini bu siteden aldim.

 Gecen gün instagram da bir arkadasim "korona günlerinde pide yapmayan kac kisi kaldik?" diye bir soru yöneltmisti. "Ben, ben" diye cevap vermistim. Vallahi böylece pide de yapmis bulunuyorum.


 Ilk denemem olmasina ragmen gayet güzel oldu ve aksam afiyet ile yedik. Yapmak isteyenler olur belki. Buraya not düsmek istedim.

Görüştüğümüz zaman görüşürüz.

24 Nisan 2020

Korona Günlükleri Vol.3

Günaydin blogcanlar,
öncelikle herkese hayirli ramazanlar dilerim.
Dün aksam türk televizyonundan yedi tepeden yedi kitaya konserini ardindan da 23. Nisan vesilesi ile saat 21.00 da Istiklal Marsimizin söylenmesini seyrettim ve cok mutlu oldum.

Karisik duygular icindeydim. Anlatamiyorum. Zor günler geciriyoruz dünyaca. Ve bir kac hafta hatta ay böyle devam edecegini düsünüyorum. Kendimizi motive etmenin cok önemli oldugunu anladim bu sürede. Öffleyip pöflememek gerekiyor. Disari cikamiyoruz diye söylenmemek gerekiyor. Sanki önceden her gün mü cikiyorduk? Kendi adima konusuyorum. Olabildigince evde durun. Olabildigince sadece kendi evinizin icinde bulunan insanlar ile temasta olun.

Almanya da benim bulundugum eyalette pazartesinden itibaren maske takma zorunlulugu da geldi. Bence bu da gec kalinmis bir karar ama herseyin hayirlisi.

Kalin saglicakla.
Görüştüğümüz zaman görüşürüz.