13. Juli 2019

Mutluluk Kaynagi Bahcem

Bir önceki yazimda beni bu aralar bahce ile ugrasmanin mutlu ettigini yazmistim. Simdi de biraz bahceye ektiklerimden bahsetmek istiyorum.
Mayis'in birinde anne ve babamla bahceyi hazirladigimizi bu yazimda yazmistim. --> Tik 
O günden bu yana Almanya'da cok soguk havalar oldu. Domatesler yasamaz dedi annem ama domatesler aldi basini gitti.


Onun haricinde kabak ve salatalik ektim. Onlarda cok güzel yetismeye basladi. Bu ekledigim fotograflar bir iki hafta öncesinden. Simdi hepsi daha da büyük.

Ayrica dügünümüze Sebastian'in kuzeni Saskia ve erkek arkadasi bize seftali agaci hediye etmisti. Seftali agaci yerini sevdi. Simdi seftatiler kirmizi oldu fakat daha sertler. Yemegi bekliyoruz. :)
Sebastian'in dogum gününde kardesi Max bize bögürtlen ve Ahududu hediye etmisti. Onlarida  bahcenin günesli tarafina bakan duvara dogru ektik.
Biri sari, biri kirmizi. Sari olan yüksege dogru büyüdü, fazla meyve vermedi. Kirmizi olan da enine büyüyüp bir sürü meyve verdi. Bitkilerin yetisme tarzi da cok ilginc. Sarisi büyümek icin konsantre olurken, kirmizisi meyve vermeye konsantre olmus durumda. Gercekten cok ilginc.

Yesil soganlarim, semiz otum, ciceklerim, lavantalarim, eski bir kum sandigina kurdugum dil ve maydanoz kösem bu aralar cok mutlu. Bende mutluyum.





Kaktüs cok severim ben. Kaynanam dogum günümde cesit cesit kaktüsler hediye etti bana. En ilginci de bu. En güzeli bence. Cicek vermis durumda.

Gecen sene Sebastian'in arkadasi Frank ve esi bize bir Zakkum cicegi hediye etmisti. Kisi iceride gecirmek zorundaymis zakkumlar. Ev yerlesene kadar banyoda beklettik. Bu sene sicaklar baslayinca disariya aldik.
Pembe pembe cicekler acti zakkum. Böyle güzel acan bir cicegin zehirli olmasi ne kadar üzücü.
Dogum günümde annecigim bana ortanca hediye etti. Ortanca boynunu büktü, ertesi gün yine acti, yine büktü yine acti. Bu yasamayacak derken yasiyor kendileri. Cok suya ihtiyaclari varmis. Bol bol su yeriyoruz artik. Bize en güzel yüzünü gösteriyor.


Bahce ile evin ortasinda tekrar minik bir ev var. Iki katli. Burasi daha cok kiler gibi. Odalarina regaller yerlestirip esyalarimizi koyduk. Bahce malzemelerimiz bir diger odada. Cati kati da ufacik zaten. Yüksekligi benim boyumdan biraz daha kücük. Orada simdilik kitap odam bitene kadar karton karton okunmus ve okunmayi bekleyen kitaplarim duruyor. Bu cam da bu minik evin camlari. Cok sirin degil mi? Cok eski ve orjinal. Ev seneye 100 yasina girecek.
Görüştüğümüz zaman görüşürüz.

21. Juni 2019

Yazacaklarim ...

Yazacaklarim cok birikti aslinda. Paylasmak istedigim fotograflar, anlatmak istedigim geziler.
Önemli aile toplantilari, en cokta kitaplar.
Fakat bir türlü zaman bulamiyorum bilgisayar basinda oturmaya, daha dogrusu yazmaya.
Sabahtan aksama kadar is yerinde bilgisayar basinda olmam bunun icin büyük bir etken aslinda. Evde de bunun basinda oturmak istemiyorum. Bu sefer de telefon elimde, yada bir kitap.
Yazilacak cok sey var, anlatilacak da. Hep olsun insallah.

Bu aralar cok mutlu oldugum durum, bahceye ektigim domateslerin bitmesi, kabak ciceklerinin acmasi. Her aksam bahceyi sularken günün yorgunlugunu ve stresini atiyorum.
Zakkum cok güzel acti. Fotograflarini cekeyim de göstereyim size.
Izin planlari var kafamda. Istanbul mu Antalya mi karar veremedim daha. Cati katinda ki kitap odami da bitirmem lazim. Yerler cilalanacak. Bir hafta da ona izin almak lazim. Dügünden sonra masraf cok oldu. Izin yapmayip Almanya da kalip günü birlik sehir gezileri yapip evle mi ilgilensek sorusu var bu aralar kafamizda.
Yazmak icin cok konu var. Eski bloggerleri de özledim aslinda. Az önce Sonsuz'un sayfasinda ugradim yine. The END yaziyor hala. Hüzünleniyor insan.

Görüştüğümüz zaman görüşürüz.

27. Mai 2019

26. Mayis

26. Mayis benim dogum günüm. Bir yas daha aldim. 37 bitti. Ben her sene sadece yasimin kac oldugunu kendime söyleyince yaslandigimi fark ediyorum, yoksa bir yanim hala cocuk ve icimdeki cocugu kaybetmeye asla niyetim yok.
26. Mayis ayrica Sebastian'in en ufak kuzeni Sophie'nin de dogum günü bu yüzden Sebastian'in amcasi öglen mangala ardindan da alman usulü pasta ve kahveye davet etti bir hafta öncesinden.
Fakat ben oruclu oldugum icin bu sene katilmayacagimi söyledim. Sebastian öglen kendisi gitti ve bende ailemin yanina gittim, onlar ile bir kac saat gecirdim.
Ayrica dün Almanya da secimler vardi. Hem belediye baskanlarini sectik hem de Avrupa parlamentosunda bulunmasini istedigimiz partileri.

Aksam iftara evime geri döndüm ve bir üst sokakta bulunan Hint lokantasinda aksam yemegi yedik. Ben de orucumu orada acmis oldum. 
Görüştüğümüz zaman görüşürüz.

25. Mayis Birinci Evlilik Yildönümü

Gecen sene 25. Mayista evlenmemizin sebebinin Otostopcunun Galaksi Rehberi oldugunu yazmistim.
Saka bir yana ilk evlilik yildönümüz geldi de gecti bile.
Ramazan olmasindan dolayi günü evde gecirdik Sebo ile. Ben dinlendim kendi islerime baktim, kitap okudum, o da bilgisayar basinda olan islerini halletti.
Aksam iftar hazirligi yaptim ve ben orucumu bozarken Sebo da bana eslik etti. Böylece bu sene ilk evlilik yildönümümüz cok sakin gecti.


Görüştüğümüz zaman görüşürüz.

19. Mai 2019

İçimde Ölen Biri Var



Uzun zamandır yazmak istediğim ama yeni işe başladığımdan dolayı fırsat bulamadığım bir kitap yorumu ile karşınızdayım.
Sevgili Tolga'nın bu kitabı ben İstanbul da iken çıkacaktı ve ben alıp imzalatacaktım sevgili arkadaşıma ama kısmet değilmiş. Kitap bir iki hafta rötar ile piyasaya çıkınca bende Almanya'dan kitapyurduna siparişimi verdim.
Kitabın kapağına bayıldım. Harika bir kapak değil mi sizce de.
Kitabın kapağından anlaşılacağı üzere ilk kitabı blog yazıları ve hikayelerinden oluşan Tolga bu sefer bir polisiye roman ile çıkıyor karşımıza.


Kitap Beşiktaş Vodafone Arena yakınlarında (ki orası yazar içinde benim içinde hala Beşiktaş İnönü Stadyumu) intihar girişimi ile başlıyor.
Cinayet Büro'dan Başkomiser Kudret ile tanışıyoruz okur olarak.
Cinayet Büro bekar işidir diyor kitapta ki bunu Kudret'in hayatından da anlıyoruz bir sonra ki sayfalarda. Çünkü Kudret'in sevdiği Nupelda'ya ayıracağı pek vakti olmuyor ne yazık ki.
İlk cinayet bir kapalı oda cinayeti. 52 yaşında olan Julya Karasakal içeriden kilitli bir odada ölü olarak bulunuyor. İntihar gibi gösterilmeye çalışılan bu cinayet çok iyi planlanmış gibi gönünüyor.
Dinler, semboller, kişiler birbirine karışıyor. Bir daha olmaz derken bir cinayet daha oluyor. İstanbul sokaklarında cinayetleri işleyen katilleri ya da tüm cinayetlerin tek katilini kovalamaya başlıyoruz.

Kitabın sonu öyle bir bitiyor ki, hayrete düşüyorum.Karsimiza yeni bir karakter cikiyor. Sati.
Vay be Tolga diyorum, Satı'nın da hikayesi bir kitap olur ha.


Görüştüğümüz zaman görüşürüz.

5. Mai 2019

Günce 05.05.2019

Is yerinde bir ayi geride biraktim. Nisan ayinda Almanyada bir cok tatil günü oldugundan dolayi neredeyse bütün haftalar dört günlük calisma haftasi ile cok cabuk gecti ve is yerine adapte olmamada da yardimci oldu.
Ayni ofisi paylastigim Barbara cok cana yakin bir kiz. Kendisi kiz kardesim ile yasit.
Yan ofiste ayni departmana ait oldugum diger iki arkadasim da cok iyiler ve ise alismam icin yardimlarini esirgemiyorlar.

Onun haricinde öksürük devam ediyor. Radyologa gönderildim. Akcigerlerimi kontrol ettiler zattürree olup olmadigima baktilar. Degilmisim. Cok sükür.
Evimi yerlestirdim. Artik büyük cati kati haric tüm odalar yerlesti ve tüm mobilyalarim da geldi.
Gectigimiz bir mayista hepimiz evde oldugumuzdan dolayi annem babam bana yardim etti sagolsun. Bahcemi yaptik. Sebzelerimi ektim. Domates, salatalik, kabak, maydanoz, dil, cilek ...
Bakalim ilk sebze ve meyvelerimi ne zaman görecegim.



Bir senedir bahcede bulunan agacta kus mamasi asili. Kuslar gelir yerler diye astik Sebo ile. Hak getire. Ama ne zaman ki bahceyi kurdum, topragi eseledim, kuslar resmen duvarda beklemeye basladi.
Duvarin üstünde görüyorsunuz. Sonra iyice yakina gelip beklemeye koyuldu.
Kovaladim, yine geldi. Cok sekerler. Cokta güzel ötüyorlar.



Görüştüğümüz zaman görüşürüz.

20. März 2019

Selamlar

Selamlar blogcanlar,
uzun zamandir yazamadim. Bronsit kötü bir hastalikmis onu anladim.
Onu atlattiktan sonra araya bir sürü is görüsmesi, prova calisma günleri girdi.
Dün son is görüsmesine gittim ve bugün itibari ile kararimi vermis bulunuyorum.
Calismak istedigim sirketi aradim ve departman müdürüne mesaj biraktim, bana geri dönmesini bekliyorum.
Allah nasip ederse Nisan da calismaya baslamak istiyorum.

Onun haricinde yeni evime alistim yavas yavas. Mobilyalar geldikce ev daha bir güzellesti. Simdi 3 eksigimiz ile iyice yerlestik diyebilirim.
Bol bol kitap okumaya basladim yine. Su an elimde canim blog arkadasim Tolga'nin Icimde Ölen Biri Var kitabi var. Bitsin yorumunu muhakkak yazacagim.

Bacaklarimda olan hastalik Lipödem'e yüzmek iyi geldigi icin gecen hafta burada ki havuza gidip su sporuna katildim. Ertesi gün de masajda hemen fark edildi. Bundan sonra bol bol yüzmeye gidecegim.

Sizler neler yaptiniz?
Görüştüğümüz zaman görüşürüz.