4 Ekim 2020

Pazar Halleri

Uzun uzun yazmak istiyorum ama yazmaya nereden baslayacagimi bilemiyorum. Günler cok cabuk geciyor. Saka maka 7 aydir evden calismaya devam ediyorum. Haftada bir gün ofise gitmeye baslayacagim. gecen hafta persembe ilk defa gittim. Ofisin yolunu bulduguma sevindim :)

Onun haricinde yillik iznimin 10 gününü kullandim. Sebo ve kardesim ile Almanya'nin en kuzeyine Hamburg tarafina gittik. Gezi hakkinda bir kac fotografli yazi yazmayi da düsünüyorum. 

Insanlar hakkinda yanildigim, kirildigim, sasirdigim haftalar gecirdim. Iyi niyetimin suistimal edilgini düsünüyorum. Yada ne bileyim, onca iyi niyeti bir anda sirf kendisi sinirlendi diye elinin tersi ile iten insanlar varmis hayatimda, onu ögrenmis oldum.

Bu corona benim her seyimi alt üst etti. Haftalardir dogru dürüst kitap okuyamadim. Su an elimde Ferzan Özpetek'in "Bir Nefes Gibi" kitabi var. Iyi ilerliyor. Hikaye 60li yillarda ve 2019 senesi arasinda gidip geliyor. Italya ve Istanbul arasinda gecen bir hikaye. Bitirince yorumunu da yazarim insallah.

Daha fazla yazmak istiyorum. Her seyi yazmak istiyorum aslinda.

Görüştüğümüz zaman görüşürüz.

31 Mayıs 2020

Türk Kizinin Elli Tonu


Blog yazmaya başladığımız ilk dönemlerde takip ettiğimiz bloglardan tanıyanınız çıkar Pinkfreud'u.
Kendisinin blog yazılarını okumuşluğum var fakat kitaplarını okumamıştım daha önce.

Geçen sene izinde vakti gelince kafa dağıtmak için bir çok okurun tabiri ile çerezlik bir kitap olarak almıştım. Bu pandemi döneminde evden çıkamadığımız bu günlerde ağır şeyler okuyup zaten bunalan ruhumu daha da büyük bir hasara uğratmamak üzere elime bu kitabı aldım.
Beklentim fazla yüksek değildi. Edebi bir yapıt da vadetmiyor yazar zaten.

Gelelim konusuna. Yaşadığı ufak şehirden üniversite de okumak için İstanbul'a gelen Pelin'in hikayesi bu. Aşık olduğu adamla yaşadıkları saçma sapan bir ilişkiyi okuyoruz.
Pelin daha önceki sosyal hayatından Ali sayesinde koparılıyor ve evde pinekleyen, kimse ile görüşmeyen asosyal bir ilişkiye sahip olan bir ikiliye dönüşüyorlar.
Pelin Ali ile tanışmadan önce Berlin'e yerleşip orada çalışmayı planlarken Ali ile ilişkisine başladıktan sonra bu hayallerini askıya alıyor.
Kitabın sonuna doğru ne yapıp edip çok uzun süre uğraşlar sonucunda Ali'ye de vize çıkartıp Berlin'e tatile gidiyorlar. Tatil dönüşü aylardır Pelin'in aslında yapmak istediği ama yapamadığı ve Ali'nin yapması için binbir bahane bulduğu ayrılık gerçekleşiyor.
Pelin Ali tarafından terk ediliyor.

Şunu söylemeliyim ki kitabın alt başlığı olan "Bayrampaşa'dan Berlin'e bir aşk hikayesi..." bana tamamen farklı bir şey okuyacağım hissini vermişti. Kitabı ne zaman gelecek bu Berlin de yaşanan aşk hikayesi diye diye okudum. Nein. No. Beklemeyin. Böyle bir konu yok.

Kafa dağıtmak için okuyacaksanız okuyun. Onun haricinde fazla bir şey beklemeyin derim.
Görüştüğümüz zaman görüşürüz.

5 Mayıs 2020

Ramazan Pidesi

Ramazan'in ilk haftasinda haftasonu türk firinina ugrayip ramazan pidesi almistim. Sebastian'in cok hosuna gitti. Hepimiz biliyoruz ki ramazan pidesinin tadi bir baska oluyor.
Dün aksam da yiyelim diye ramazan pidesini ilk defa kendim yaptim.



Ara ara Nefis Yemekler sitesinden buldugum tarifleri yapiyorum. Ramazan pidesinin de tarifini bu siteden aldim.

 Gecen gün instagram da bir arkadasim "korona günlerinde pide yapmayan kac kisi kaldik?" diye bir soru yöneltmisti. "Ben, ben" diye cevap vermistim. Vallahi böylece pide de yapmis bulunuyorum.


 Ilk denemem olmasina ragmen gayet güzel oldu ve aksam afiyet ile yedik. Yapmak isteyenler olur belki. Buraya not düsmek istedim.

Görüştüğümüz zaman görüşürüz.

24 Nisan 2020

Korona Günlükleri Vol.3

Günaydin blogcanlar,
öncelikle herkese hayirli ramazanlar dilerim.
Dün aksam türk televizyonundan yedi tepeden yedi kitaya konserini ardindan da 23. Nisan vesilesi ile saat 21.00 da Istiklal Marsimizin söylenmesini seyrettim ve cok mutlu oldum.

Karisik duygular icindeydim. Anlatamiyorum. Zor günler geciriyoruz dünyaca. Ve bir kac hafta hatta ay böyle devam edecegini düsünüyorum. Kendimizi motive etmenin cok önemli oldugunu anladim bu sürede. Öffleyip pöflememek gerekiyor. Disari cikamiyoruz diye söylenmemek gerekiyor. Sanki önceden her gün mü cikiyorduk? Kendi adima konusuyorum. Olabildigince evde durun. Olabildigince sadece kendi evinizin icinde bulunan insanlar ile temasta olun.

Almanya da benim bulundugum eyalette pazartesinden itibaren maske takma zorunlulugu da geldi. Bence bu da gec kalinmis bir karar ama herseyin hayirlisi.

Kalin saglicakla.
Görüştüğümüz zaman görüşürüz.

6 Nisan 2020

Korona Günlükleri Vol. 2

Günaydin Blog.
Iyi seyleri paylastigim gibi, kötü seyleri de paylastim bugüne kadar hep seninle. O yüzden yazmak zorundayim.
Yazmazsam kendimi daha da kötü hissedecegim cünkü.

Cumartesi gecesi ne yazik ki Corona yüzünden Istanbul da yogun bakimda yatan enistemi kaybettim. Benim icin enisteden de öte, abi kadar sevdigim bir insandi Seckin abim.

Daha gecen sene ocak ayinda onlarda kalmistim bir hafta. Su an bana yalan gibi geliyor. Iki gündür ruh gibi dolaniyorum evin icinde. Inanamayacagim. Ne zaman inanacagim yitip gittigine?
Mezarini ziyaret edebildigim zaman.
Nur icinde yat abim. Mekanin cennet olsun.

Allah askina evde kalin.
Görüştüğümüz zaman görüşürüz.

24 Mart 2020

Korona Günleri Vol.1

Pazar günü alti günden sonra ögle yemeginden sonra yarim saatlik yürüyüs yaptik Sebo ile.

Korona günlerinde evden calistigim icin evde olan bir kac isimizi de is sonu halletme firsatimiz oluyor. Cati katinda kasimdan beri tadilat yapiyoruz. Önümüzde ki cumartesi badana boya yapacagiz. Son aylarda ahsap parkeleri cilaladik. Kirik dökük olan yerleri düzelttik. Sonunda badana boya yapacagiz ve cati katina Sebo'nun calisma odasi, misafirlerin kalabilecegi bir bölüm yapacagiz insallah. Cati katinda ufak bir oda var, orasi da benim okumam odam olacak. Kitaplarimi dolduracagim bir mini kütüphane yapacagim.

Esyalarimi secmistim ama korona günlerinde Ikea da kapali. Yine oradan oraya atladim. Yürüyüs iyi geldi. Bir kac fotograf cektim onlari buraya eklemek istiyorum.

Görüştüğümüz zaman görüşürüz.





19 Mart 2020

Korona Günlerinde Evden Calisma

Merhaba sevgili blogcanlar,
dünya genelinde bir virüsle karsi karsiyayiz.

Almanya genel olarak bir cok seye gec kalmis bulunuyor takdirimce. Ben pazar gününden beri evden cikmadim. Pazartesinden itibarende evden calismaya basladim.
Sirket olarak sistemi kurduk ve pazartesi sali günü deneme amacli olarak evde kalma karari aldik. Dün aslinda tekrar ofiste bulusacaktik fakat evden de cok iyi calisabildigimizi gördük. Bu yüzden sirket yöneticileri isteyen evden calismaya devam edebilir hatta size bunu öneriyoruz diye bir mail atti sali aksami.

Evde kaldim. Tüm is arkadaslarim evden calisiyor. Sadece bir arkadasimiz sistemlerin calismasini saglamak icin sabahlari bir saatligine sirkete gidiyor. Simdilik 31. Marta kadar evden calisacagim. Ondan sonra bakacagim.

Günler ilginc geciyor. Dün sekiz saat calistiktan sonra perdelerimi yikadim. Camlarimi sildim. Banyomu temizledim. Bugünün yemegini pisirdim. Aksamlari kitap okuyarak, film seyrederek, el isi yapark vaktimi geciriyorum.

Genel bir panik durumu. Her yerde oldugu gibi burada da stok yapanlar yüzünden temel ihtiyaclarimizi bile alamadik. Sali günü Sebo 11 dükkan gezdi, tuvalet kagidi yok. Simdilik yetecek kadar var.

Allah hepimizin yardimcisi olsun. Bu isin sakasi yok. Kendinize dikkat edin. Evde kalin. 
Görüştüğümüz zaman görüşürüz.