5. September 2019

Kiremithanem'de Ayin Fotografi Etkinligi

Sevgili Kiremithanem blogunun sahibesi Sevgi blogunda cok güzel bir Ayin Fotografi Etkinligi baslatti.
Eger bu etkinlige katilmak isterseniz sizi Kiremithanem bloguna alalim efendim.
Buyurun buradan --> Kiremithanem Ayin Fotografi Etkinligi
Görüştüğümüz zaman görüşürüz.

Kitap Okuma Aliskanligi

Kitap okuma aliskanligimi yavas yavas geri kazaniyorum.
Gecen sene evlilik hazirliklari vesaire derken hizimi kaybettim. Yeni ise basladiktan sonra da oraya adapte olmak icin buldugum her firsatta is icin calismalar yaptim.

Son iki haftada neredeyse 3 kitap bitirdim. Bu beni ne kadar mutlu etti tahmin edemezsin. Eskiden bir ayda 17 kitap okurken bir bucuk senedir bir ayda bir kitap bile okuyamaz olmustum. Bu beni cok mutsuz ediyordu.

En son okudugum kitap su an Netflixte 3. sezonunu geciren 13 Reasons Why kitabi oldu. Ilk sezonu seyrettikten sonra kitabini satin almistim. Son 3 günde kitabini bitirdim. Sunu demeliyim ki, ilk sezonu seyretmis olsam bile kitap beni aldi götürdü. Cok akici bir sekilde okundu.

13 Reasons Why'i bilmeyen varsa, söyle bir özet geceyim.
Amerika'da okullarda ögrencilerin birbirine uyguladigi mobbing ele aliniyor. Hannah Baker hayatini sonlandiriyor ve geriye 7 kaset birakiyor. Bildigimiz su Walkman'e taktigimiz kasetler. Ölümü secmesinin 13 nedenini acikliyor bu kasetlerde ve kasetler ölümüne sebep olan kisilere sira ile gidiyor.
Gercekten cok carpici yerleri var kitabin. Ilk sezonun da ona göre cok carpici bölümleri var.

Günümüzde sosyal medya araclari o kadar cogaldi ki, gencler ellerinde ki teknolojiyi iyiye kullandigi gibi bir o kadar da kötüye kullanabilyorlar. Bir genc kizin düsüncesiz WhatsApp yada Instagram üzerinden paylastigi bir fotograf mobbing sebebi olabiliyor. Sadece genc kizlar icin de gecerli degil. Erkekler de mobbinge maruz kaliyor. Kitapta diger iki sezon da bunu cok güzel gözler önüne seriyor. Okumak isteyenler okusun. Izlemek isteyenler izlesin.

Görüştüğümüz zaman görüşürüz.

4. August 2019

Okudum Bitti - İlhami Sidar - Başka Gökyüzü

Seksenler öncesi olduğunu tahmin ettiğim bir zaman diliminde adini kitap boyunca hiç öğrenemediğimiz bir öğretmenin hikayesi. Bir Ezidi köyü olan Hamduna’ya atandığı dönemde yaşadıklarını kendi ağzından dinliyoruz öğretmenin. Tamamen ötekileştirilen, dini inancı yüzünden dışlanan Ezidileri tanımaya çalışmasını, onları anlamaya çalışmasını okuyoruz. Ah bir de sevda düşüyor yüreğe. Ezidi Kızı Hezar’a aşık oluyor öğretmen. Severek okudum. Kapağını da çok sevdim. 

Okudum - Arda Erel -Sarsıntı




Kaç haftadır ne yorum yazacağımı bilmiyorum. Hikaye tanıdık. Yurtta büyüyen ailesini hiç tanımayan genç bir psikolog. Tacize uğradığı adamdan kurtulmak icin başka bir kimliğe bürünmüş. Danışanina aşık oluyor ve sevgiyi tadıyor. Sonu tahmin edilebilir. Arda Erel uzun bilindik cümleler ile bol bol mesaj vermeye çalışmış ve bu maalesef beni biraz yordu. Klişe laflar ... başladığım bir kitabı bitirmek isteme huyum yüzünden sonuna kadar okudum fakat yok ne yazık ki. 

13. Juli 2019

Mutluluk Kaynagi Bahcem

Bir önceki yazimda beni bu aralar bahce ile ugrasmanin mutlu ettigini yazmistim. Simdi de biraz bahceye ektiklerimden bahsetmek istiyorum.
Mayis'in birinde anne ve babamla bahceyi hazirladigimizi bu yazimda yazmistim. --> Tik 
O günden bu yana Almanya'da cok soguk havalar oldu. Domatesler yasamaz dedi annem ama domatesler aldi basini gitti.


Onun haricinde kabak ve salatalik ektim. Onlarda cok güzel yetismeye basladi. Bu ekledigim fotograflar bir iki hafta öncesinden. Simdi hepsi daha da büyük.

Ayrica dügünümüze Sebastian'in kuzeni Saskia ve erkek arkadasi bize seftali agaci hediye etmisti. Seftali agaci yerini sevdi. Simdi seftatiler kirmizi oldu fakat daha sertler. Yemegi bekliyoruz. :)
Sebastian'in dogum gününde kardesi Max bize bögürtlen ve Ahududu hediye etmisti. Onlarida  bahcenin günesli tarafina bakan duvara dogru ektik.
Biri sari, biri kirmizi. Sari olan yüksege dogru büyüdü, fazla meyve vermedi. Kirmizi olan da enine büyüyüp bir sürü meyve verdi. Bitkilerin yetisme tarzi da cok ilginc. Sarisi büyümek icin konsantre olurken, kirmizisi meyve vermeye konsantre olmus durumda. Gercekten cok ilginc.

Yesil soganlarim, semiz otum, ciceklerim, lavantalarim, eski bir kum sandigina kurdugum dil ve maydanoz kösem bu aralar cok mutlu. Bende mutluyum.





Kaktüs cok severim ben. Kaynanam dogum günümde cesit cesit kaktüsler hediye etti bana. En ilginci de bu. En güzeli bence. Cicek vermis durumda.

Gecen sene Sebastian'in arkadasi Frank ve esi bize bir Zakkum cicegi hediye etmisti. Kisi iceride gecirmek zorundaymis zakkumlar. Ev yerlesene kadar banyoda beklettik. Bu sene sicaklar baslayinca disariya aldik.
Pembe pembe cicekler acti zakkum. Böyle güzel acan bir cicegin zehirli olmasi ne kadar üzücü.
Dogum günümde annecigim bana ortanca hediye etti. Ortanca boynunu büktü, ertesi gün yine acti, yine büktü yine acti. Bu yasamayacak derken yasiyor kendileri. Cok suya ihtiyaclari varmis. Bol bol su yeriyoruz artik. Bize en güzel yüzünü gösteriyor.


Bahce ile evin ortasinda tekrar minik bir ev var. Iki katli. Burasi daha cok kiler gibi. Odalarina regaller yerlestirip esyalarimizi koyduk. Bahce malzemelerimiz bir diger odada. Cati kati da ufacik zaten. Yüksekligi benim boyumdan biraz daha kücük. Orada simdilik kitap odam bitene kadar karton karton okunmus ve okunmayi bekleyen kitaplarim duruyor. Bu cam da bu minik evin camlari. Cok sirin degil mi? Cok eski ve orjinal. Ev seneye 100 yasina girecek.
Görüştüğümüz zaman görüşürüz.

21. Juni 2019

Yazacaklarim ...

Yazacaklarim cok birikti aslinda. Paylasmak istedigim fotograflar, anlatmak istedigim geziler.
Önemli aile toplantilari, en cokta kitaplar.
Fakat bir türlü zaman bulamiyorum bilgisayar basinda oturmaya, daha dogrusu yazmaya.
Sabahtan aksama kadar is yerinde bilgisayar basinda olmam bunun icin büyük bir etken aslinda. Evde de bunun basinda oturmak istemiyorum. Bu sefer de telefon elimde, yada bir kitap.
Yazilacak cok sey var, anlatilacak da. Hep olsun insallah.

Bu aralar cok mutlu oldugum durum, bahceye ektigim domateslerin bitmesi, kabak ciceklerinin acmasi. Her aksam bahceyi sularken günün yorgunlugunu ve stresini atiyorum.
Zakkum cok güzel acti. Fotograflarini cekeyim de göstereyim size.
Izin planlari var kafamda. Istanbul mu Antalya mi karar veremedim daha. Cati katinda ki kitap odami da bitirmem lazim. Yerler cilalanacak. Bir hafta da ona izin almak lazim. Dügünden sonra masraf cok oldu. Izin yapmayip Almanya da kalip günü birlik sehir gezileri yapip evle mi ilgilensek sorusu var bu aralar kafamizda.
Yazmak icin cok konu var. Eski bloggerleri de özledim aslinda. Az önce Sonsuz'un sayfasinda ugradim yine. The END yaziyor hala. Hüzünleniyor insan.

Görüştüğümüz zaman görüşürüz.

27. Mai 2019

26. Mayis

26. Mayis benim dogum günüm. Bir yas daha aldim. 37 bitti. Ben her sene sadece yasimin kac oldugunu kendime söyleyince yaslandigimi fark ediyorum, yoksa bir yanim hala cocuk ve icimdeki cocugu kaybetmeye asla niyetim yok.
26. Mayis ayrica Sebastian'in en ufak kuzeni Sophie'nin de dogum günü bu yüzden Sebastian'in amcasi öglen mangala ardindan da alman usulü pasta ve kahveye davet etti bir hafta öncesinden.
Fakat ben oruclu oldugum icin bu sene katilmayacagimi söyledim. Sebastian öglen kendisi gitti ve bende ailemin yanina gittim, onlar ile bir kac saat gecirdim.
Ayrica dün Almanya da secimler vardi. Hem belediye baskanlarini sectik hem de Avrupa parlamentosunda bulunmasini istedigimiz partileri.

Aksam iftara evime geri döndüm ve bir üst sokakta bulunan Hint lokantasinda aksam yemegi yedik. Ben de orucumu orada acmis oldum. 
Görüştüğümüz zaman görüşürüz.