31 Mayıs 2020

Türk Kizinin Elli Tonu


Blog yazmaya başladığımız ilk dönemlerde takip ettiğimiz bloglardan tanıyanınız çıkar Pinkfreud'u.
Kendisinin blog yazılarını okumuşluğum var fakat kitaplarını okumamıştım daha önce.

Geçen sene izinde vakti gelince kafa dağıtmak için bir çok okurun tabiri ile çerezlik bir kitap olarak almıştım. Bu pandemi döneminde evden çıkamadığımız bu günlerde ağır şeyler okuyup zaten bunalan ruhumu daha da büyük bir hasara uğratmamak üzere elime bu kitabı aldım.
Beklentim fazla yüksek değildi. Edebi bir yapıt da vadetmiyor yazar zaten.

Gelelim konusuna. Yaşadığı ufak şehirden üniversite de okumak için İstanbul'a gelen Pelin'in hikayesi bu. Aşık olduğu adamla yaşadıkları saçma sapan bir ilişkiyi okuyoruz.
Pelin daha önceki sosyal hayatından Ali sayesinde koparılıyor ve evde pinekleyen, kimse ile görüşmeyen asosyal bir ilişkiye sahip olan bir ikiliye dönüşüyorlar.
Pelin Ali ile tanışmadan önce Berlin'e yerleşip orada çalışmayı planlarken Ali ile ilişkisine başladıktan sonra bu hayallerini askıya alıyor.
Kitabın sonuna doğru ne yapıp edip çok uzun süre uğraşlar sonucunda Ali'ye de vize çıkartıp Berlin'e tatile gidiyorlar. Tatil dönüşü aylardır Pelin'in aslında yapmak istediği ama yapamadığı ve Ali'nin yapması için binbir bahane bulduğu ayrılık gerçekleşiyor.
Pelin Ali tarafından terk ediliyor.

Şunu söylemeliyim ki kitabın alt başlığı olan "Bayrampaşa'dan Berlin'e bir aşk hikayesi..." bana tamamen farklı bir şey okuyacağım hissini vermişti. Kitabı ne zaman gelecek bu Berlin de yaşanan aşk hikayesi diye diye okudum. Nein. No. Beklemeyin. Böyle bir konu yok.

Kafa dağıtmak için okuyacaksanız okuyun. Onun haricinde fazla bir şey beklemeyin derim.
Görüştüğümüz zaman görüşürüz.

5 Mayıs 2020

Ramazan Pidesi

Ramazan'in ilk haftasinda haftasonu türk firinina ugrayip ramazan pidesi almistim. Sebastian'in cok hosuna gitti. Hepimiz biliyoruz ki ramazan pidesinin tadi bir baska oluyor.
Dün aksam da yiyelim diye ramazan pidesini ilk defa kendim yaptim.



Ara ara Nefis Yemekler sitesinden buldugum tarifleri yapiyorum. Ramazan pidesinin de tarifini bu siteden aldim.

 Gecen gün instagram da bir arkadasim "korona günlerinde pide yapmayan kac kisi kaldik?" diye bir soru yöneltmisti. "Ben, ben" diye cevap vermistim. Vallahi böylece pide de yapmis bulunuyorum.


 Ilk denemem olmasina ragmen gayet güzel oldu ve aksam afiyet ile yedik. Yapmak isteyenler olur belki. Buraya not düsmek istedim.

Görüştüğümüz zaman görüşürüz.

24 Nisan 2020

Korona Günlükleri Vol.3

Günaydin blogcanlar,
öncelikle herkese hayirli ramazanlar dilerim.
Dün aksam türk televizyonundan yedi tepeden yedi kitaya konserini ardindan da 23. Nisan vesilesi ile saat 21.00 da Istiklal Marsimizin söylenmesini seyrettim ve cok mutlu oldum.

Karisik duygular icindeydim. Anlatamiyorum. Zor günler geciriyoruz dünyaca. Ve bir kac hafta hatta ay böyle devam edecegini düsünüyorum. Kendimizi motive etmenin cok önemli oldugunu anladim bu sürede. Öffleyip pöflememek gerekiyor. Disari cikamiyoruz diye söylenmemek gerekiyor. Sanki önceden her gün mü cikiyorduk? Kendi adima konusuyorum. Olabildigince evde durun. Olabildigince sadece kendi evinizin icinde bulunan insanlar ile temasta olun.

Almanya da benim bulundugum eyalette pazartesinden itibaren maske takma zorunlulugu da geldi. Bence bu da gec kalinmis bir karar ama herseyin hayirlisi.

Kalin saglicakla.
Görüştüğümüz zaman görüşürüz.

6 Nisan 2020

Korona Günlükleri Vol. 2

Günaydin Blog.
Iyi seyleri paylastigim gibi, kötü seyleri de paylastim bugüne kadar hep seninle. O yüzden yazmak zorundayim.
Yazmazsam kendimi daha da kötü hissedecegim cünkü.

Cumartesi gecesi ne yazik ki Corona yüzünden Istanbul da yogun bakimda yatan enistemi kaybettim. Benim icin enisteden de öte, abi kadar sevdigim bir insandi Seckin abim.

Daha gecen sene ocak ayinda onlarda kalmistim bir hafta. Su an bana yalan gibi geliyor. Iki gündür ruh gibi dolaniyorum evin icinde. Inanamayacagim. Ne zaman inanacagim yitip gittigine?
Mezarini ziyaret edebildigim zaman.
Nur icinde yat abim. Mekanin cennet olsun.

Allah askina evde kalin.
Görüştüğümüz zaman görüşürüz.

24 Mart 2020

Korona Günleri Vol.1

Pazar günü alti günden sonra ögle yemeginden sonra yarim saatlik yürüyüs yaptik Sebo ile.

Korona günlerinde evden calistigim icin evde olan bir kac isimizi de is sonu halletme firsatimiz oluyor. Cati katinda kasimdan beri tadilat yapiyoruz. Önümüzde ki cumartesi badana boya yapacagiz. Son aylarda ahsap parkeleri cilaladik. Kirik dökük olan yerleri düzelttik. Sonunda badana boya yapacagiz ve cati katina Sebo'nun calisma odasi, misafirlerin kalabilecegi bir bölüm yapacagiz insallah. Cati katinda ufak bir oda var, orasi da benim okumam odam olacak. Kitaplarimi dolduracagim bir mini kütüphane yapacagim.

Esyalarimi secmistim ama korona günlerinde Ikea da kapali. Yine oradan oraya atladim. Yürüyüs iyi geldi. Bir kac fotograf cektim onlari buraya eklemek istiyorum.

Görüştüğümüz zaman görüşürüz.





19 Mart 2020

Korona Günlerinde Evden Calisma

Merhaba sevgili blogcanlar,
dünya genelinde bir virüsle karsi karsiyayiz.

Almanya genel olarak bir cok seye gec kalmis bulunuyor takdirimce. Ben pazar gününden beri evden cikmadim. Pazartesinden itibarende evden calismaya basladim.
Sirket olarak sistemi kurduk ve pazartesi sali günü deneme amacli olarak evde kalma karari aldik. Dün aslinda tekrar ofiste bulusacaktik fakat evden de cok iyi calisabildigimizi gördük. Bu yüzden sirket yöneticileri isteyen evden calismaya devam edebilir hatta size bunu öneriyoruz diye bir mail atti sali aksami.

Evde kaldim. Tüm is arkadaslarim evden calisiyor. Sadece bir arkadasimiz sistemlerin calismasini saglamak icin sabahlari bir saatligine sirkete gidiyor. Simdilik 31. Marta kadar evden calisacagim. Ondan sonra bakacagim.

Günler ilginc geciyor. Dün sekiz saat calistiktan sonra perdelerimi yikadim. Camlarimi sildim. Banyomu temizledim. Bugünün yemegini pisirdim. Aksamlari kitap okuyarak, film seyrederek, el isi yapark vaktimi geciriyorum.

Genel bir panik durumu. Her yerde oldugu gibi burada da stok yapanlar yüzünden temel ihtiyaclarimizi bile alamadik. Sali günü Sebo 11 dükkan gezdi, tuvalet kagidi yok. Simdilik yetecek kadar var.

Allah hepimizin yardimcisi olsun. Bu isin sakasi yok. Kendinize dikkat edin. Evde kalin. 
Görüştüğümüz zaman görüşürüz.

2 Şubat 2020

Alba Artik Bir Melek

Esimin ailesi dag köpekleri yetistiriyor. Bunlardan 10 yasinda olan Alba son bir kac ayda cok rahatsizlandi.
Gögüs kanseri olan Alba'ya her türlü yardimi yaptilar fakat yaslilik da isin icine girince iki gündür aci ceken Alba dün iyice rahatsizlandi.

Dün sabah son kez ayakta durmaya calisirken.
 Öglen saat iki gibi esimin annesi mesaj ile haber verdi ve Alba'nin hic iyi olmadigini bildirdi.
Hemen yanina gittik. Hayvanin hic hali kalmamisti. Yerde yatiyor, derin derin nefes aliyor, titriyordu. Cumartesi olmasindan dolayi saatlerce bir veteriner bulmaya calistik.

Aksam saatlerinde sonunda bir veteriner bulundu ve Alba acilarindan kurtuldu. O artik bir melek. Cok üzgünüm.




Görüştüğümüz zaman görüşürüz.

Pia Mater - Serkan Karaismailoglu


Adam bir türlü anlamıyordu. Beyin üzerine onlarca kitap ve araştırma okumuştu. Bu konuda kendisini önemli bir şekilde geliştirmişti ama gene de anlayamıyordu. Nasıl olur da bir başka insanı bu kadar net içinde hissedebilirdi ki. Onu gördüğü her an, sahip olduğunu sandığı bütün organlarının aslında ne kadar bağımsız ve başına buyruk olduklarını bir kez daha algılıyordu. Yıllardır beraber yaşadığı kalbi artık başkası için atıyordu, beyni desen çoktan olay yerini terk etmişti. Kendi hücreleri bile dinlemiyordu adamı. Bir insanın hücresi neden bir başkası için kendi vücuduna ihanet ederdi ki... Ama adam bir şeyden çok emindi. Tüm hücrelerinin kendisini terk edeceğini de bilse, onu gördüğü tek bir anı bile dünyada hiçbir şeye değişmezdi
(Tanitim Bületinden)  

Pia Mater bir Nöro-Roman. Harika bir kurgunun icinde beyin ve omuriligi saran en ince zar olan Pia Mater hakkinda bir cok sey ögreniyoruz. Ayrica kitap basli basina kaynaklar ile sunulmus bir bilgi deposu gibi. 

Ufak bir alinti ile ne demek istedigimi anlatayim: 

Senin frekansın 60 hz iken sineğin frekansı 250 hz’dir. İşte bu nedenle elinde rulo yaptığın gazeteyle bir karasineği öldürmek çok zor. Çünkü senin büyük bir hızla salladığın gazeteyi o sinek, Matrix filminde kurşunların kendisine gelişini ağır çekimde gören Neo gibi görür ve gazeteden kolayca kurtulur.

Bebek istegi ile yanip kavrulan Meryam'in esi Perit'in kendisini aldattigini ögrenmesi ile hikayede farkli bir dönüs oluyor. Meryam kiz kardesi Tesla'ya olan biteni anlattiktan sonra ortadan kayboluyor. 
Ablasini aramaya baslayan Tesla'ya en yakin arkadasi Ilias da yardim ediyor. Baslarda kahramanlarin farki isimlerini aklimda tutmakta zorlansam da, sonradan alistim. Kitap o kadar heyecan verici ve bilgi ile dolu ki, kalin olmasi hic bir sorun yaratmadi. Su gibi akip gitti. 



Görüştüğümüz zaman görüşürüz.

Berlinli Apartmani - Yaprak Öz


Arka Kapak:
Cinayet kitapları çeviren Oya, güzeller güzeli Berlinli Apartmanı'na taşınır. Komşularıyla yakınlaştıkça, tuhaf olaylara şahit olmaya ve korkuya kapılmaya başlar. Acaba Berlinli Apartmanı sanıldığı kadar huzurlu, sakinleri ise göründüğü kadar masum değil midir?
Korkusunu yenip şüphelerine mantıklı bir açıklama getirme çabasına girişen Oya, bir süre sonra kendisini Türk usulü bir Agatha Christi hikayesinin içinde bulur. Kediler, cinler, kabuslar, büyüler, oyuncak bebekler ve katillerle dolu bir dünyanın başkahramınıdır artık.

Bu senenin ilk biten kitabı bu kitap oldu sevgili blogcanlar. Kitap gerçekten de arka kapağından anlaşılacağı üzere çok heyecanlı ve tam bizim kültürümüze uygun bir gerilim kitabı olmuş.  Bu tür kitapları sevmiyorum ben aslında ama Yaprak Öz Berlinli Apartmanında olan kahramanları sayesinde okuyucuyu etkisine alıyor ve acaba bundan sonra ne olacak diye merak ediyorsun.

Kitap hakkinda fazla bilgi vermek istemiyorum cünkü dedigim gibi arka kapakta yazan cümleler nasil bir kitap okuyacaginiza isarettir. Ben cok severek okudum. Cok heyecanlandigim yerleri oldu kitabin.
Iki senenin arasi deniliyor Almanya da noel tatili vesaire araya girmeseydi daha kisa bir sürede okurdum bu kitabi kesinlikle.


Görüştüğümüz zaman görüşürüz.

3 Ocak 2020

Star Wars: Skywalker'ın Yükselişi

Dün aksam esim ve ailesi ile sinemaya gidip Star Wars dokuzu seyrettim. Film harikaydi.

Özet ve Detaylar

Kylo Ren, Büyük Lider Snoke'u öldürmesinin ardından İlk Düzen'in yeni Büyük Lider'i olmuştur. Acımasız yönetiminin altında galaksi yavaş yavaş umutsuzluğa kapılmaktadır. Luke Skywalker'ın Güç'le birleşmesinden sonra Rey, kendi içindeki gücü benimsemiş, onu geçmişte tutan bağlarını kesmeyi başarmıştır. Kylo Ren ve Rey'in arasındaki çatışma giderek artarken, İlk Düzen'de de içsel çalkantılar yaşanmaktadır. Güçte kalabilmek için giderek acımasızlaşan Kylo Ren, onu yenmek için sürekli çalışan Rey, tekrar ortaya çıkan Ren Şövalyeleri, Direniş'i büyütmeye çalışan Poe ve Fin, karanlığın ve aydınlığın savaşı galaksideki tüm dengeleri değiştirecektir... 
 
Kaynak: Beyazperde
 
Pazartesi aksami sekizinci bölümü hatirlamak icin evde seyrettik Sebo ile. Sekizinci bölüme bakmamistim. Sinemaya gitmeye firsatim olmamisti.  Yedinci bölümü ise Sebo ile sinemada seyretmistik.
 
Sekizinci bölüme göre bu yeni bölümü daha basarili buldum. Bu güne kadar Star Wars filmlerini seyrettiyseniz ve seviyorsaniz kacirmayin derim.
 

Görüştüğümüz zaman görüşürüz.

1 Ocak 2020

2020

2020 senesinin ilk gününün sonuna gelmis bulunuyoruz neredeyse.
Dün aksam kendi evimde ilk yilbasi partisini vermis bulunuyorum. Parti denilemez aslinda ama dokuz arkadas ile bir araya gelip aksam yemegi yeyip cocuklar gibi kart oyunlari oynadik.
Gece saat on ikiyi gösterdiginde birbirimizi tebrik edip kapinin önüne cikip havai fisekleri seyrettik, kendimiz de az da olsa havai fisek patlattik.

Sene sonunda herkes gecmis seneye bakip acaba neler oldu diye düsünüyor. Yeni senede yapmak icin önemli kararlar aliyor. Bana cok sacma gelmistir bu durum hep. Sonunda 365 gün sonra degil senenin ortasinda da kendi kendine bas basa kalip ne yapmak istedigini yada neler oldugunu düsünebilir insan.

Bense son iki senede blogumu fazla ihmal ettigimi düsünüyorum ve umarim bu sene daha cok yazi yazarim. Cünkü hep demisimdir, burasi benim sanal günlügüm haline geldi.
2019 senesinde sadece 25 kitap okumusum. Bu beni cok mutsuz etti. Bu sene daha cok kitap okurum insallah.
Okudugum en kisa kitap 56 sayfa ile Yaprak Öz'ün Siirli Müzik Kutusu kitabi olmus.  524 sayfa ile en uzun kitap Ipek Calislar'dan Latife Hanim olmus. Toplamda 2019 senesinde 5925 sayfa okumusum. Okudugum en popüler kitap ise Harry Potter ve felsefe tasi olmus. Bu sene de diger alti kitabi okuyacagim insallah. Harry Potter hayrani olan kiz kardesim sayesinde tüm Harry filmlerine sinemaya gittim ama kendim okumamistim.

Evet, simdilik bu kadar blogcanlar.

Görüştüğümüz zaman görüşürüz.