Bahar okuma senliginin sonuna geldik. Sadece bahar okuma senliginin degil tüm senliklerin sonuna geldik. Pinar'a bir cok is cikardik bu yillar icinde. Artik yoruldugunu ve aslinda bu etkinliklerin zevkten cok ona is cikardigini biliyorum ve artik senlikleri daha fazla sürdürmeme kararini saygi ile karsiliyorum.
Gelelim benim puan durumuma.
4. Kategori (10 puan): Anti-kahraman bir karaktere sahip bir kitap. (Öneriye ihtiyacınız varsa goodreads sayfalarına buradan veya buradan ulaşabilirsiniz)
Charles Bukowski, Der Mann mit der Ledertasche (Postane), Kiepenheuer und Witsch, 203 s. ✓
5. Kategori (10 puan): Evde okunmayı bekleyen veya elinizde olmasa da
okumak isteyeceğin 10 kitaptan kurayla belirleyeceğin bir kitap.
Emrah Serbes, Hikayem Paramparca, Iletisim Yayinlari, 176 s. ✓
6. Kategori (10 puan): Yasaklanmış bir kitap.
Can Yücel, Renkahenk, Papirüs Yayin Dagitim, 112 s. ✓
Türkiye'de 1980'de müstehcenlik suçlamasıyla toplatıldı.
7. Kategori (10 puan): "Kadın" temalı bir kitap.
Canan Tan, Kelepce, Dogan Kitap, 208 s. ✓
9. Kategori (10 puan): Gilmore Girls listesinden bir kitap. (Listeye buradan erişebilirsiniz)
Gustave Flaubert, Madame Bovary, Kindle Edisyonu, 385 s. ✓
10. Kategori (10 puan): Normalde okumayacağınız veya uzak duracağınız türde bir kitap.
Ben bu kategoride Kitap Agaci Almanya ile Nisan ayinda okudugumuz polisiye türünü ekliyorum. Pek alismadigim bir tür.
Irene Dische, Ein Job, dtv, 154 s. ✓
11. Kategori (10 puan): Mektup veya anı veya biyografi veya otobiyografi türünde bir kitap.
Rauda Jamis, Ask ve Aci, Everest Yayinlari, 333 s. ✓
12. Kategori (10 puan): Kitap
Ağacı'nın aylık kitaplarından veya herhangi bir Kitap Ağacı Kulübü
tarafından Bahar Okuma Şenliği sırasında okunacak bir kitap.
Zülfü Livaneli, Gözüyle Kartal Avlayan Yazar: Yasar Kemal, Dogan Kitap, 241 s.✓
Kitap Agaci Nisan Kitabi
18. Kategori (Her kitap 10 puan, 3 kitabı da okuyana ekstradan 20 puan,
toplam 50 puan): Olayların geçtiği yerin kitabın isminde yer aldığı üç
kitap.
Ali Boz, Validebag Köskü, Destek Yayinlari, 160 s. ✓
19. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 30
puan, toplam 60 puan): Kapağındaki baskın rengin kırmızı ve mavi ve
yeşil olduğu birer kitap. (Her renkten bir kitap okumanız gerekiyor).
Yesil: Ihsan Oktay Anar, Puslu Kitalar Atlasi, Iletisim, 238 s. ✓
Mavi: Enver Aysever, Bu Roman O Kiz Okusun diye Yazildi, Dogan Kitap, 296 s. ✓
Kirmizi: Can Dündar, Kirmizi Bisiklet, Can Yayinlari, 237 s. ✓
20. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 20 puan, toplamda 60 puan): Şimdiye
kadar hiç kitabını okumadığınız dört yazardan birer kitap. Yazarların
ikisi Türk, ikisi yabancı, ikisi kadın, ikisi erkek olmalı.
Türk Erkek Yazar: Hasan Ali Toptas, Bin Hüzünlü Yaz, Iletisim, 130 s. ✓
Yabanci Kadin Yazar: Petra Hartlieb, Meine wundervolle Buchhandlung, Dumont, 208 s. ✓
Yabanci Erkek Yazar: Nikos Kazancakis, Zorba, Can Yayinlari, 335 s. ✓
Türk Kadin Yazar: Ece Gamze Atici, Adem Aynasi, Ithaki Yayinlari, 418 s. ✓
22. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 40
puan, toplamda 80 puan): Kendinizin belirleyeceği bir temaya uyan dört
kitap.
Arkadasim Tugce'nin @dudeyin bana ödünc verdigi 4 kitap
Serdar Özkan, Ölümsüz Kalp, Artemis, 274 s. ✓
Serdar Özkan, Ekim Yagmurlari, Artemis, 203 s. ✓
Serdar Özkan, Askin Resmi, Artemis, 189 s. ✓
Ercan Kesal, Peri Gazozu, Iletisim, 198 s. ✓
Puan
20 kitap * 10 puan = 200 puan
19. kategori tamamlandigi icin arti 30 puan
22. kategori tamamlandigi icin arti 40 puan
4.698 sayfa okundugu icin arti 46 puan
200 + 30 + 40 + 46 = 316 puan
Bahar Okuma Senligi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bahar Okuma Senligi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
22 Haziran 2016
9 Mayıs 2016
Bahar Okuma Senligi 2016 | Ilk Yari Puan Durumu
4. Kategori (10 puan): Anti-kahraman bir karaktere sahip bir kitap. (Öneriye ihtiyacınız varsa goodreads sayfalarına buradan veya buradanulaşabilirsiniz)
Charles Bukowski, Der Mann mit der Ledertasche (Postane), Kiepenheuer und Witsch, 203 s. ✓
6. Kategori (10 puan): Yasaklanmış bir kitap.
Can Yücel, Renkahenk, Papirüs Yayin Dagitim, 112 s. ✓
Türkiye'de 1980'de müstehcenlik suçlamasıyla toplatıldı.
7. Kategori (10 puan): "Kadın" temalı bir kitap.
Virginia Woolf, Zimmer für sich allein (Kendine Ait Bir Oda), Fischer Taschenbuch, 140 s. ✓
10. Kategori (10 puan): Normalde okumayacağınız veya uzak duracağınız türde bir kitap.
Ben bu kategoride Kitap Agaci Almanya ile Nisan ayinda okudugumuz polisiye türünü ekliyorum. Pek alismadigim bir tür.
Irene Dische, Ein Job, dtv, 154 s. ✓
12. Kategori (10 puan): Kitap Ağacı'nın aylık kitaplarından veya herhangi bir Kitap Ağacı Kulübü tarafından Bahar Okuma Şenliği sırasında okunacak bir kitap.
Zülfü Livaneli, Gözüyle Kartal Avlayan Yazar: Yasar Kemal, Dogan Kitap, 241 s.✓
Kitap Agaci Nisan Kitabi
19. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 30 puan, toplam 60 puan): Kapağındaki baskın rengin kırmızı ve mavi ve yeşil olduğu birer kitap. (Her renkten bir kitap okumanız gerekiyor).
Yesil: Ihsan Oktay Anar, Puslu Kitalar Atlasi, Iletisim, 238 s. ✓
Mavi: Enver Aysever, Bu Roman O Kiz Okusun diye Yazildi, Dogan Kitap, 296 s. ✓
20. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 20 puan, toplamda 60 puan): Şimdiye kadar hiç kitabını okumadığınız dört yazardan birer kitap. Yazarların ikisi Türk, ikisi yabancı, ikisi kadın, ikisi erkek olmalı.
Türk Erkek Yazar: Hasan Ali Toptas, Bin Hüzünlü Yaz, Iletisim, 130 s. ✓
Yabanci Kadin Yazar: Petra Hartlieb, Meine wundervolle Buchhandlung, Dumont, 208 s. ✓
Yabanci Erkek Yazar: Nikos Kazancakis, Zorba, Can Yayinlari, 335 s. ✓
22. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 40 puan, toplamda 80 puan): Kendinizin belirleyeceği bir temaya uyan dört kitap.
Arkadasim Tugce'nin @dudeyin bana ödünc verdigi 4 kitap
Serdar Özkan, Ölümsüz Kalp, Artemis, 274 s. ✓
Serdar Özkan, Ekim Yagmurlari, Artemis, 203 s. ✓
Serdar Özkan, Askin Resmi, Artemis, 189 s. ✓
Ercan Kesal, Peri Gazozu, Iletisim, 198 s. ✓
Toplam:
14 kitap * 10 puan = 140 puan
22. kategori tamamlandigi icin arti 40 puan
2.921 sayfa okundugu icin arti 29 puan
140 + 40 +29 = 209 puan
Charles Bukowski, Der Mann mit der Ledertasche (Postane), Kiepenheuer und Witsch, 203 s. ✓
6. Kategori (10 puan): Yasaklanmış bir kitap.
Can Yücel, Renkahenk, Papirüs Yayin Dagitim, 112 s. ✓
Türkiye'de 1980'de müstehcenlik suçlamasıyla toplatıldı.
7. Kategori (10 puan): "Kadın" temalı bir kitap.
Virginia Woolf, Zimmer für sich allein (Kendine Ait Bir Oda), Fischer Taschenbuch, 140 s. ✓
10. Kategori (10 puan): Normalde okumayacağınız veya uzak duracağınız türde bir kitap.
Ben bu kategoride Kitap Agaci Almanya ile Nisan ayinda okudugumuz polisiye türünü ekliyorum. Pek alismadigim bir tür.
Irene Dische, Ein Job, dtv, 154 s. ✓
12. Kategori (10 puan): Kitap Ağacı'nın aylık kitaplarından veya herhangi bir Kitap Ağacı Kulübü tarafından Bahar Okuma Şenliği sırasında okunacak bir kitap.
Zülfü Livaneli, Gözüyle Kartal Avlayan Yazar: Yasar Kemal, Dogan Kitap, 241 s.✓
Kitap Agaci Nisan Kitabi
19. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 30 puan, toplam 60 puan): Kapağındaki baskın rengin kırmızı ve mavi ve yeşil olduğu birer kitap. (Her renkten bir kitap okumanız gerekiyor).
Yesil: Ihsan Oktay Anar, Puslu Kitalar Atlasi, Iletisim, 238 s. ✓
Mavi: Enver Aysever, Bu Roman O Kiz Okusun diye Yazildi, Dogan Kitap, 296 s. ✓
20. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 20 puan, toplamda 60 puan): Şimdiye kadar hiç kitabını okumadığınız dört yazardan birer kitap. Yazarların ikisi Türk, ikisi yabancı, ikisi kadın, ikisi erkek olmalı.
Türk Erkek Yazar: Hasan Ali Toptas, Bin Hüzünlü Yaz, Iletisim, 130 s. ✓
Yabanci Kadin Yazar: Petra Hartlieb, Meine wundervolle Buchhandlung, Dumont, 208 s. ✓
Yabanci Erkek Yazar: Nikos Kazancakis, Zorba, Can Yayinlari, 335 s. ✓
22. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 40 puan, toplamda 80 puan): Kendinizin belirleyeceği bir temaya uyan dört kitap.
Arkadasim Tugce'nin @dudeyin bana ödünc verdigi 4 kitap
Serdar Özkan, Ölümsüz Kalp, Artemis, 274 s. ✓
Serdar Özkan, Ekim Yagmurlari, Artemis, 203 s. ✓
Serdar Özkan, Askin Resmi, Artemis, 189 s. ✓
Ercan Kesal, Peri Gazozu, Iletisim, 198 s. ✓
Toplam:
14 kitap * 10 puan = 140 puan
22. kategori tamamlandigi icin arti 40 puan
2.921 sayfa okundugu icin arti 29 puan
140 + 40 +29 = 209 puan
20 Mart 2016
Bahar Okuma Senligi 2016
Kategoriler:
1. Kategori (10 puan): Olayların bahar mevsiminde geçtiği veya baharı, çiçekleri, börtü böceği çağrıştıran bir kitap.
2. Kategori (10 puan): Bir çizgi roman veya manga veya foto roman.
3. Kategori (10 puan): Yaşanmış bir savaşı anlatan bir tarih kitabı veya olayların yaşanmış bir savaş döneminde geçtiği kurgusal bir roman.
4. Kategori (10 puan): Anti-kahraman bir karaktere sahip bir kitap. (Öneriye ihtiyacınız varsa goodreads sayfalarına buradan veya buradan ulaşabilirsiniz)
Charles Bukowski, Der Mann mit der Ledertasche (Postane), Kiepenheuer und Witsch, 203 s. ✓
5. Kategori (10 puan): Evde okunmayı bekleyen veya elinizde olmasa da okumak isteyeceğin 10 kitaptan kurayla belirleyeceğin bir kitap.
Emrah Serbes, Hikayem Paramparca, Iletisim Yayinlari, 176 s. ✓
6. Kategori (10 puan): Yasaklanmış bir kitap.
Can Yücel, Renkahenk, Papirüs Yayin Dagitim, 112 s. ✓
Türkiye'de 1980'de müstehcenlik suçlamasıyla toplatıldı.
7. Kategori (10 puan): "Kadın" temalı bir kitap.
Virginia Woolf, Zimmer für sich allein (Kendine Ait Bir Oda), Fischer Taschenbuch, 140 s. ✓
8. Kategori (10 puan): İşlenen suçun cinayet olmadığı polisiye/gerilim türünde bir kitap.
Edgar Wallace, Zimmer 13 (13. Oda), Goldmann, 156 s.
9. Kategori (10 puan): Gilmore Girls listesinden bir kitap. (Listeye buradan erişebilirsiniz)
Gustave Flaubert, Madame Bovary, Kindle Edisyonu, 385 s. ✓
10. Kategori (10 puan): Normalde okumayacağınız veya uzak duracağınız türde bir kitap.
Ben bu kategoride Kitap Agaci Almanya ile Nisan ayinda okudugumuz polisiye türünü ekliyorum. Pek alismadigim bir tür.
Irene Dische, Ein Job, dtv, 154 s. ✓
11. Kategori (10 puan): Mektup veya anı veya biyografi veya otobiyografi türünde bir kitap.
Rauda Jamis, Ask ve Aci, Everest Yayinlari, 333 s. ✓
12. Kategori (10 puan): Kitap Ağacı'nın aylık kitaplarından veya herhangi bir Kitap Ağacı Kulübü tarafından Bahar Okuma Şenliği sırasında okunacak bir kitap.
Zülfü Livaneli, Gözüyle Kartal Avlayan Yazar: Yasar Kemal, Dogan Kitap, 241 s.✓
Kitap Agaci Nisan Kitabi
13. Kategori (10 puan): Basılı tek bir kitabı olan bir yazardan bir kitap.
Emily Bronte, Sturmhöhe (Ugultulu Tepeler), Anaconda Verlag, 398 s.
14. Kategori (10 puan): Hayvanların ana karakterlerden biri olduğu bir kitap.
15. Kategori (10 puan): Genç yetişkin türünde bir kitap.
James Dashner, Die Auserwählten - Im Labyrinth (Labirent: Ölümcül Kacis), Carlsen, 496 s.
16. Kategori (10 puan): Olayların Güney Yarımkürede geçtiği bir kitap.
Marquez, Hundert Jahre Einsamkat (Yüzyillik Yalnizlik)
17. Kategori (10 puan): Kendi ülkesinde yaşamayan / yaşamamış bir yazardan bir kitap.
18. Kategori (Her kitap 10 puan, 3 kitabı da okuyana ekstradan 20 puan, toplam 50 puan): Olayların geçtiği yerin kitabın isminde yer aldığı üç kitap.
Ali Boz, Validebag Köskü, Destek Yayinlari, 160 s. ✓
19. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 30 puan, toplam 60 puan): Kapağındaki baskın rengin kırmızı ve mavi ve yeşil olduğu birer kitap. (Her renkten bir kitap okumanız gerekiyor).
Yesil: Ihsan Oktay Anar, Puslu Kitalar Atlasi, Iletisim, 238 s. ✓
Mavi: Enver Aysever, Bu Roman O Kiz Okusun diye Yazildi, Dogan Kitap, 296 s. ✓
Kirmizi: Can Dündar, Kirmizi Bisiklet, Can Yayinlari, 237 s. ✓
20. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 20 puan, toplamda 60 puan): Şimdiye kadar hiç kitabını okumadığınız dört yazardan birer kitap. Yazarların ikisi Türk, ikisi yabancı, ikisi kadın, ikisi erkek olmalı.
Türk Erkek Yazar: Hasan Ali Toptas, Bin Hüzünlü Yaz, Iletisim, 130 s. ✓
Yabanci Kadin Yazar: Petra Hartlieb, Meine wundervolle Buchhandlung, Dumont, 208 s. ✓
Yabanci Erkek Yazar: Nikos Kazancakis, Zorba, Can Yayinlari, 335 s. ✓
Türk Kadin Yazar: Ece Gamze Atici, Adem Aynasi, Ithaki Yayinlari, 418 s. ✓
21. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 40 puan, toplamda 80 puan): Ölmeden Önce Okunacak 1001 Kitap Listesinden dört kitap. (Listeye buradan erişebilirsiniz)
22. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 40 puan, toplamda 80 puan): Kendinizin belirleyeceği bir temaya uyan dört kitap.
Arkadasim Tugce'nin @dudeyin bana ödünc verdigi 4 kitap
Serdar Özkan, Ölümsüz Kalp, Artemis, 274 s. ✓
Serdar Özkan, Ekim Yagmurlari, Artemis, 203 s. ✓
Serdar Özkan, Askin Resmi, Artemis, 189 s. ✓
Ercan Kesal, Peri Gazozu, Iletisim, 198 s. ✓
1. Kategori (10 puan): Olayların bahar mevsiminde geçtiği veya baharı, çiçekleri, börtü böceği çağrıştıran bir kitap.
2. Kategori (10 puan): Bir çizgi roman veya manga veya foto roman.
3. Kategori (10 puan): Yaşanmış bir savaşı anlatan bir tarih kitabı veya olayların yaşanmış bir savaş döneminde geçtiği kurgusal bir roman.
4. Kategori (10 puan): Anti-kahraman bir karaktere sahip bir kitap. (Öneriye ihtiyacınız varsa goodreads sayfalarına buradan veya buradan ulaşabilirsiniz)
Charles Bukowski, Der Mann mit der Ledertasche (Postane), Kiepenheuer und Witsch, 203 s. ✓
5. Kategori (10 puan): Evde okunmayı bekleyen veya elinizde olmasa da okumak isteyeceğin 10 kitaptan kurayla belirleyeceğin bir kitap.
Emrah Serbes, Hikayem Paramparca, Iletisim Yayinlari, 176 s. ✓
6. Kategori (10 puan): Yasaklanmış bir kitap.
Can Yücel, Renkahenk, Papirüs Yayin Dagitim, 112 s. ✓
Türkiye'de 1980'de müstehcenlik suçlamasıyla toplatıldı.
7. Kategori (10 puan): "Kadın" temalı bir kitap.
Virginia Woolf, Zimmer für sich allein (Kendine Ait Bir Oda), Fischer Taschenbuch, 140 s. ✓
8. Kategori (10 puan): İşlenen suçun cinayet olmadığı polisiye/gerilim türünde bir kitap.
Edgar Wallace, Zimmer 13 (13. Oda), Goldmann, 156 s.
9. Kategori (10 puan): Gilmore Girls listesinden bir kitap. (Listeye buradan erişebilirsiniz)
Gustave Flaubert, Madame Bovary, Kindle Edisyonu, 385 s. ✓
10. Kategori (10 puan): Normalde okumayacağınız veya uzak duracağınız türde bir kitap.
Ben bu kategoride Kitap Agaci Almanya ile Nisan ayinda okudugumuz polisiye türünü ekliyorum. Pek alismadigim bir tür.
Irene Dische, Ein Job, dtv, 154 s. ✓
11. Kategori (10 puan): Mektup veya anı veya biyografi veya otobiyografi türünde bir kitap.
Rauda Jamis, Ask ve Aci, Everest Yayinlari, 333 s. ✓
12. Kategori (10 puan): Kitap Ağacı'nın aylık kitaplarından veya herhangi bir Kitap Ağacı Kulübü tarafından Bahar Okuma Şenliği sırasında okunacak bir kitap.
Zülfü Livaneli, Gözüyle Kartal Avlayan Yazar: Yasar Kemal, Dogan Kitap, 241 s.✓
Kitap Agaci Nisan Kitabi
13. Kategori (10 puan): Basılı tek bir kitabı olan bir yazardan bir kitap.
Emily Bronte, Sturmhöhe (Ugultulu Tepeler), Anaconda Verlag, 398 s.
14. Kategori (10 puan): Hayvanların ana karakterlerden biri olduğu bir kitap.
15. Kategori (10 puan): Genç yetişkin türünde bir kitap.
James Dashner, Die Auserwählten - Im Labyrinth (Labirent: Ölümcül Kacis), Carlsen, 496 s.
Marquez, Hundert Jahre Einsamkat (Yüzyillik Yalnizlik)
17. Kategori (10 puan): Kendi ülkesinde yaşamayan / yaşamamış bir yazardan bir kitap.
18. Kategori (Her kitap 10 puan, 3 kitabı da okuyana ekstradan 20 puan, toplam 50 puan): Olayların geçtiği yerin kitabın isminde yer aldığı üç kitap.
Ali Boz, Validebag Köskü, Destek Yayinlari, 160 s. ✓
19. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 30 puan, toplam 60 puan): Kapağındaki baskın rengin kırmızı ve mavi ve yeşil olduğu birer kitap. (Her renkten bir kitap okumanız gerekiyor).
Yesil: Ihsan Oktay Anar, Puslu Kitalar Atlasi, Iletisim, 238 s. ✓
Mavi: Enver Aysever, Bu Roman O Kiz Okusun diye Yazildi, Dogan Kitap, 296 s. ✓
Kirmizi: Can Dündar, Kirmizi Bisiklet, Can Yayinlari, 237 s. ✓
20. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 20 puan, toplamda 60 puan): Şimdiye kadar hiç kitabını okumadığınız dört yazardan birer kitap. Yazarların ikisi Türk, ikisi yabancı, ikisi kadın, ikisi erkek olmalı.
Türk Erkek Yazar: Hasan Ali Toptas, Bin Hüzünlü Yaz, Iletisim, 130 s. ✓
Yabanci Kadin Yazar: Petra Hartlieb, Meine wundervolle Buchhandlung, Dumont, 208 s. ✓
Yabanci Erkek Yazar: Nikos Kazancakis, Zorba, Can Yayinlari, 335 s. ✓
Türk Kadin Yazar: Ece Gamze Atici, Adem Aynasi, Ithaki Yayinlari, 418 s. ✓
21. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 40 puan, toplamda 80 puan): Ölmeden Önce Okunacak 1001 Kitap Listesinden dört kitap. (Listeye buradan erişebilirsiniz)
22. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 40 puan, toplamda 80 puan): Kendinizin belirleyeceği bir temaya uyan dört kitap.
Arkadasim Tugce'nin @dudeyin bana ödünc verdigi 4 kitap
Serdar Özkan, Ölümsüz Kalp, Artemis, 274 s. ✓
Serdar Özkan, Ekim Yagmurlari, Artemis, 203 s. ✓
Serdar Özkan, Askin Resmi, Artemis, 189 s. ✓
Ercan Kesal, Peri Gazozu, Iletisim, 198 s. ✓
21 Haziran 2015
Bahar Okuma Senligi Puan Durumu #2
Evet bahar okuma senliginin sonuna gelmis bulunuyoruz. Nedense benim aklimda 30. Haziran kalmisti ama aslnda 20. Haziran olacakti.
Son bir ayda okudugum kitaplar ve kategoriler söyle:
Kategoriler: 1. Kategori (10 puan): Yaşar Kemal'den bir kitap. Kısa bir süre önce kaybettiğimiz ustaya saygı kategorisi. Anatolischer Reis (Teneke), Dtv, 114 Sayfa
3. Kategori (10 puan): Bir iki kitabını okuyup külliyatını okumayı gönlünüzden geçirdiğiniz bir yazardan bir kitap. - Ayse Kulin - Umut, Everest Yayinevi, 381 Sayfa
9. Kategori (10 puan): Bir yazarın tavsiye ettiği bir kitap.
Son bir ayda okudugum kitaplar ve kategoriler söyle:
Kategoriler: 1. Kategori (10 puan): Yaşar Kemal'den bir kitap. Kısa bir süre önce kaybettiğimiz ustaya saygı kategorisi. Anatolischer Reis (Teneke), Dtv, 114 Sayfa
3. Kategori (10 puan): Bir iki kitabını okuyup külliyatını okumayı gönlünüzden geçirdiğiniz bir yazardan bir kitap. - Ayse Kulin - Umut, Everest Yayinevi, 381 Sayfa
9. Kategori (10 puan): Bir yazarın tavsiye ettiği bir kitap.
indefix
Nasuhi Tavsiyesi : Hermann Hesse – Siddhartha, Suhrkamp Verlag, 128 Sayfa
12. Kategori (10 puan): Sizinle aynı ay doğmuş bir yazar veya şairden bir kitap.
Die Frau von dreißig Jahren(Otuz yasindaki kadin), Kindle, 178 Sayfa
13. Kategori (10 puan): Beyaz perdeye aktarılmış bir kitap.
Wir Kinder vom Bahnhof Zoo (Eroin. Chistiane F'in Korkunc Anilari), Heyne Verlag, 367 sayfa
Die Frau von dreißig Jahren(Otuz yasindaki kadin), Kindle, 178 Sayfa
13. Kategori (10 puan): Beyaz perdeye aktarılmış bir kitap.
Wir Kinder vom Bahnhof Zoo (Eroin. Chistiane F'in Korkunc Anilari), Heyne Verlag, 367 sayfa
15. Kategori (10 puan): Biyografi/otobiyografi/anı türünde bir kitap.
Abim Deniz, Can Dündar, Can Yayinlari, 480 sayfa
Abim Deniz, Can Dündar, Can Yayinlari, 480 sayfa
20. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 20 puan, toplamda 60 puan): Şimdiye
kadar hiç kitabını okumadığınız dört yazardan birer kitap. Yazarların
ikisi Türk, ikisi yabancı, ikisi kadın, ikisi erkek olmalı.
Yeni yazarları keşfetmek lazım. Kim bilir şimdiye kadar hiçbir kitabını okumadığımız ama çok seveceğimiz ne çok yazar var. Bir Türk kadın, bir Türk erkek, bir yabancı kadın, bir yabancı erkekten olmak üzere toplam 4 kitap okumanız gerekiyor.
12 Kitap okudugum icin 120 puan
3.359 sayfa okudugum icin 33 puan
20. kategoriyi tamamladigim icin arti 20 puan
22. kategoriyi tamamladigim icin arti 40 puan
Toplam: 120+33+20+40=213 puan
Yeni yazarları keşfetmek lazım. Kim bilir şimdiye kadar hiçbir kitabını okumadığımız ama çok seveceğimiz ne çok yazar var. Bir Türk kadın, bir Türk erkek, bir yabancı kadın, bir yabancı erkekten olmak üzere toplam 4 kitap okumanız gerekiyor.
- -Alper Canigüz - Ogullar Ve Rencide Ruhlar, Iletisim Yayinlari, 204 Sayfa (önceki ay)
- Bernhard Schlink, Der Vorleser (Okuyucu), Diogenes Yayinevi, 207 Sayfa (önceki ay)
- Tezer Özlü,Eski Bahce - Eski Sevgi, Yapi Kredi Yayinlari, 119 Sayfa
- Stella Duffy, Herzlos, Europa Verlag, 287 Sayfa
- Zeki Kayahan Coskun, Türkleri Anlama Kilavuzu, Truva Yayinlari, 229 sayfa
- Umay Umay, Bütün Güzel Cocuklar Süpheli, Altikirkbes Basin Yayin, 76 Sayfa
- Pam Jenoff, Der Kommandant und das Mädchen, Cora Verlag, 399 Sayfa
- Christy Brown, Sol Ayagim, Nemesis Kitap, 190 Sayfa
12 Kitap okudugum icin 120 puan
3.359 sayfa okudugum icin 33 puan
20. kategoriyi tamamladigim icin arti 20 puan
22. kategoriyi tamamladigim icin arti 40 puan
Toplam: 120+33+20+40=213 puan
4 Haziran 2015
Bütün Güzel Çocuklar Şüpheli
KİTAP DETAYI
ISBN : 9789944967266
Sayfa : 76 sayfa
Liman Yayinlari
Önümde rengarenk şekerler duruyor.
Bunlardan bir tanesini sana göndermeliyim. Ama aç bir gardiyanın
dikkatini çekmemesi mümkün gözükmüyor. Sana çilek gönderebilir miyim? Bu
nasıl olur? Şekerler eline geçerse onları saklama. Sadece parlak
jelatinleri kitabının arasına koy. Böylece beni daha çok düşünürsün.
neokur.com
Altini cizmek istedigim cümleler ile dolu idi bu kitap ki ben kitaplarimi cizmeyi hic sevmem.
Anladim, cok sevmissin sokaga küfür gibi caldigim kirmiziyi.
Görüs günlerine gelemiyorum, almazlarmis beni saclarinin yanina.
Kokulu cicekler aliyorum ama hep asktan yarali birilerine veriyorum.
Aklima sokaklari dolasan devrimci cocuklar geliyor. Hangi sokaga sapacaklarini hala bilmiyorlar mi diye endiseleniyorum.
Iyi ki unutacaklar, en iyi bunu becerirler. Hep unuturlar ve bu yüzden hic utanmazlar.
Toplumun "ölüseviciligini" destekleyen, körükleyen bir sürec yasiyoruz. Bir kez daha sairlerin kalemi kirilmistir.
Onlar icin komik bir duyguyu ifade etmek bile cok zor. Önlerinde ne varsa onla savasiyorlar.
Birlesik kücük harfli vep sitelerinde yasiyorlar. Iclerinden birini sevecek gibi olsan ödleri patliyor. Listelerine almadiklari ask kelimesinden salgin bir hastalik gibi uzak duruyorlar.
Cünkü ask akillilarin ve korkaklarin isi degildir.
Etiketler:
ahureads2015,
Bahar Okuma Senligi,
Okuduklarım
Siddhartha
![]() |
| goodreads |
''İçinde anlatılan ortama karşın, çok Avrupai bir kitaptır Siddhartha. Bildirisi birey''le başlar; bireye Asya''daki öğretiye göre daha çok önem verilmiştir. Siddhartha, benim, Hint düşüncesinden kurtulup özgürleşmemin dışavurumudur. tüm dogmalardan kurtulmak için tuttuğum yol Siddhartha''ya götürdü beni; yaşadığım sürece de bu yolda ilerleyeceğim doğaldır... Tüm dinlerde, insanların benimsediği tüm inanış biçimlerinde ortak olan yanı, tüm ulusal ayrımları aşan, tüm ırkların, tüm bireylerin benimseyebileceği şeyi yakalamaya çalıştım bu kitapta.''Hermann Hesse
neokur.com
Almanca okudugum bu kitapta kullanilan dili cok sevdim.
Hermann Hesse
Siddhartha
Suhrkamp Verlag
128 sayfa
Etiketler:
ahureads2015,
Bahar Okuma Senligi,
Okuduklarım
Abim Deniz
KİTAP DETAYI
ISBN : 9789750724275
Sayfa : 480 sayfa
"Bu kitapta
Deniz'in durgun, fırtınalı, eğlenceli, dalgalı hallerini ve yer yer
derinliklerini bulacaksınız. Neden bugün hâlâ on binlerce çocuğun adında
yaşadığını, her kesim tarafından sevilip sayıldığını, ölüm
yıldönümlerinde nasıl olup da her yıl biraz daha büyüyen kalabalıklar
toplandığını, her direnişte, her mitingde isminin niçin ısrarla
anıldığını, neden Gezi Direnişi patladığında AKM'nin en görünür yerine
onun posterinin asıldığını daha iyi anlayacaksınız."
Bugüne kadar özenle saklanan fotoğraflar, mektuplar ve belgeler, Can Dündar'ın deneyimli gazeteciliği ve Deniz'in yıllarca sessiz kalan kardeşi Hamdi Gezmiş'in tanıklığıyla birlikte ilk defa bu kitapta gün yüzüne çıkıyor. Devrim ideali peşinde fedakârca koşturmuş bir kuşağı ve dönemin siyasi atmosferini ortaya koyan Abim Deniz Denizlerin "onurlu ve cesur" duruşlarına içten bir selam…
Hiç Yayınlanmamış Mektup ve Fotoğraflarla Hamdi Gezmiş'in Anıları
Son zamanların en iyi belgesellerine imza atan Can Dündar yine çok ses getirecek bir esere imza atıyor ve Abim Deniz kitabı ile Deniz Gezmiş’in kardeşi Hamdi Gezmiş’in anılarından Deniz Gezmiş’in hayat hikayesini okurlarına sunuyor.
Bir zamanlara damgasını vurmuş ve günümüzde bile hala izlerini görebildiğimiz, dahası her direniş ve mitingde hala onun adı ve resminin kullanıldığı Deniz Gezmiş’in bilinmeyen yönleri Abim Deniz kitabında yer alıyor.
Hamdi Gezmiş’in anılarından yola çıkarak oluşturulan kitapta aynı zamanda gizli kalan tarihi fotoğraflar, Deniz Gezmiş’in yazmış olduğu mektuplar, topladığı belgeler ve daha birçok tarihi gerçek bulunuyor. Deniz Gezmiş’i daha iyi tanımak isteyenler için mükemmel bir kitap.
Bugüne kadar özenle saklanan fotoğraflar, mektuplar ve belgeler, Can Dündar'ın deneyimli gazeteciliği ve Deniz'in yıllarca sessiz kalan kardeşi Hamdi Gezmiş'in tanıklığıyla birlikte ilk defa bu kitapta gün yüzüne çıkıyor. Devrim ideali peşinde fedakârca koşturmuş bir kuşağı ve dönemin siyasi atmosferini ortaya koyan Abim Deniz Denizlerin "onurlu ve cesur" duruşlarına içten bir selam…
Hiç Yayınlanmamış Mektup ve Fotoğraflarla Hamdi Gezmiş'in Anıları
Son zamanların en iyi belgesellerine imza atan Can Dündar yine çok ses getirecek bir esere imza atıyor ve Abim Deniz kitabı ile Deniz Gezmiş’in kardeşi Hamdi Gezmiş’in anılarından Deniz Gezmiş’in hayat hikayesini okurlarına sunuyor.
Bir zamanlara damgasını vurmuş ve günümüzde bile hala izlerini görebildiğimiz, dahası her direniş ve mitingde hala onun adı ve resminin kullanıldığı Deniz Gezmiş’in bilinmeyen yönleri Abim Deniz kitabında yer alıyor.
Hamdi Gezmiş’in anılarından yola çıkarak oluşturulan kitapta aynı zamanda gizli kalan tarihi fotoğraflar, Deniz Gezmiş’in yazmış olduğu mektuplar, topladığı belgeler ve daha birçok tarihi gerçek bulunuyor. Deniz Gezmiş’i daha iyi tanımak isteyenler için mükemmel bir kitap.
neokur.com
Kitabi gözlerim dolarak, bogazim dügümlenerek okudum. Bu sefer kardesinin gözünden tanidim Deniz'i ve bir kere daha sevdim. Muhakkak okunmasi gereken bir kitap. Can Dündar'in kalemi ile belgesel tadinda bir kitap olmus.
"Yankee go home!"
Bakan, bu sloganlar ve "Dağ Başını Duman Almış" marşı eşliğinde konuşmasını tamamladı.
Sözlerini bitirirken balkona şöyle dedi:
"Bu tezahüratı, Türkiye'de demokrasinin yerleştiğinin en güzel nişanesi olarak kabul ediyoruz."
Oysa hiç öyle değildi.
Polis çıkış kapısında bekliyordu.
Protestonun elebaşı olarak görülen öğrenciler, "Türkiye'de demokrasinin yerleşmediğinin en güzel nişanesi olarak" toparlanıp nezarete götürüldü.
On kişilerdi. Ve tabii başlarında Deniz vardı.
Sayfa 114
Mahkemede serbest kalınca yürüyüşe devam ettiler.
Devrin Başbakanı Demirel, tarihe geçecek, "Yollar yürümekle eskimez, takati olan yürür," cümlesini o zaman söyledi.
Sayfa 140
Kalktık. Baktık, kazılmış mezarlar var sırayla... Aralarında üçer tane boşluk bırakılmış üç mezar...
Kızdım orada:
"Yahu bunlar öldükten sonra, üçü bir araya gelip komite mi kuracaklar? Nedir bu korkunuz!" dedim.
"Efendim emir böyle..."
"Allah belanızı versin!"
Sayfa 448
Okuyun
Etiketler:
ahureads2015,
Bahar Okuma Senligi,
Okuduklarım
2 Haziran 2015
Eski Bahçe - Eski Sevgi
Tezer Özlü'nün 'Bütün
Yapıtları'nı yayına hazırlayan Yapı Kredi Yayınları, yazarın kısa
anlatılarını bu ciltte topladı. Yaşamöyküsel esintilerin coşkusundan
delici gözlem gücüne kadar, yazarın iç dünyasının panaromasını sunuyor
bu kitap.
Tezer Özlü'nün kitabını kitap ağacı etkinliğinde yaptığımız çekilişte kazandım ve çok heyecanlandım. Kendisi ne zamandir okumak istediğim bir yazardı.
Kitap öykülerden oluşuyor. Bu benim için biraz sorun teskil ediyordu. Öykü kitaplarını pek sevmiyorum galiba.
Yine de ön yargı ile yaklaşmadım kitaba ve heyecan ile okumaya başladım. Okudukça anladim ki öykü kitabı benim için değil. Sevgili Tezer Özlü'nün ilk kitabi olarak baska bir kitap seçmem gerektiğini idrak ettim. Yinede bir kaç öyküsünü severek okudum.
Ruhu şad olsun.
Tezer Özlü
Eski Bahce - Eski Sevgi
Yapi Kredi Yayinlari
119 Sayfa
Tezer Özlü'nün kitabını kitap ağacı etkinliğinde yaptığımız çekilişte kazandım ve çok heyecanlandım. Kendisi ne zamandir okumak istediğim bir yazardı.
Kitap öykülerden oluşuyor. Bu benim için biraz sorun teskil ediyordu. Öykü kitaplarını pek sevmiyorum galiba.
Yine de ön yargı ile yaklaşmadım kitaba ve heyecan ile okumaya başladım. Okudukça anladim ki öykü kitabı benim için değil. Sevgili Tezer Özlü'nün ilk kitabi olarak baska bir kitap seçmem gerektiğini idrak ettim. Yinede bir kaç öyküsünü severek okudum.
Ruhu şad olsun.
Tezer Özlü
Eski Bahce - Eski Sevgi
Yapi Kredi Yayinlari
119 Sayfa
Türkleri Anlama Kılavuzu
Madde 8- Pazartesi
sabahı ve Cuma okul çıkışı, bayrak töreni öncesinde, okul müdürü
"evladım konuşmayı kes, arkadaki oğlum önüne dön, öndeki arkana dön,
sırayı bozma, bak halâ konuşuyor, kime diyorum vs..." bağrışlanyla müdür
olduğunu hisseder, hissettirir...
Madde 39- 'Misafirlere hoş geldin dedin mi?..' çocuğa yaşatılacak en büyük kabuslardan biridir... Gelen misafire, ebeveyne göstere göstere 'hoş geldin' deyip, kabustan kurtulmak gerekir...
Madde 60- Düğün salonunda halay ekibi, Önce pistte çember oluşturarak coşar. Ardından masaların arasından geçerek halaya yeni kişiler alınır. En sonunda düğün salonunun duvarları boyunca halay çekilir. Ve nihayet halaydan kopmalar başlar... Halay ekibi dağılsa da, 2-3 kişi şuurunu kaybetmiş şekilde halay çekmeye devam eder... Çok sonra anlaşılır ekibin dağıldığı...
Madde 75- Sokak ortasında aşka gelip sevişen, kedi, köpek, at gibi hayvanlar öncelikle "hoşt, kist, pist, aloooo" denilerek uyarılır... Sevişme halinin devam etmesi durumunda hayvanlar sopa ve benzeri bir cisim kullanılarak ayrılır...
Madde 87- Alaturka tuvaletlerin en garip aksesuarlarından biri olarak; taharet musluğuna sabitlenmiş hortum dikkate şayandır... Başparmakla hortum ucu kapatılıp, musluk açıldıktan sonra eser miktarda tazyik sağlanır ve temizlik gerçekleştirilir... Otogar, lokanta, kahvehane tuvaletlerinde hortumlu musluklara rast gelmek çokça mümkündür...
Madde 106- Korna bir selamlaşma aracı olarak kullanılabildiği gibi, trafiği açacağı düşüncesiye öndeki aracı harekete geçirmek maksadıyla da kullanılır... Taksi, minibüs benzeri toplu taşıma araçlarında şoförün, yolcu adayı gördüğünde kornaya asılması "Bineceksen tavrımı ona göre belirleyeceğim, yoksa hızlanacağım" anlamına gelir... Yol boyunca kısa aralıklarla potansiyel yolcuların yer alması korna sesinin sık sık duyulmasını sağlar...
Madde madde islemis Zeki Kayahan türk insanini ve gercekten de bir cok yerde hakli. Kitap kapaginda stand-up tadinda yaziyor. Cidden de öyle.
Gülümseyerek, yer yer kahkaha atark okudum.
Notlar:
Biri farklı olamaz mıydı Türkçe öğretmenlerimin?
Ben yazıyordum...
Disiplinsiz şekilde yazıyordum...
Düz başlıyordum yazıya ama, çizgisiz sınav kağıdında kaydıkça kayıyordu kelimelerim...
Soldan sağa, aşağı doğruydu cümlelerim...
Dümdüz yazamadım ben...
Ama yazdım... Yazarken terledi elim... Beğenmedim, sildim yazdıklarımı...
Sayfa 22
Öncelikle dikkat edilmesi gereken; misafirliğin karşılıklı olmasıdır... "Onlar bize geldi mi ki biz de onlara gidleim, evimizin yolunu bilmiyorlar daha!.." gücenmesinin yaşanmaması için bu hususa ehemmiyet verilmelidir...
Sayfa 41
Dünyanın en zengin mutfağına sahip olsak da bazı annelerimiz canları sıkkınken "Akşama yemekte ne var anne?" merakına "elinin koru, zikkimin kökü, ziftin peki" gibi yanıtlar vererek, farazi yemekler yapabilirler...
Sayfa 69
Ve trenler veda etmeye en uygun toplu taşıma araçlarıdır...
Yavaş yavaş hızlanırlar...
Yolcu edilen kişi penceresinden bakarken geride kalana, geride kalan trenin peşinden gider adim adım...
Adımlar hızlanır...
Tren daha da hızlanır...
Küçülür geride kalan...
Büyür ayrılık...
Abartıp, istasyon sonuna kadar koşanlar da bir tuhaftır hani...
İstasyon devam etse biraz daha, koşacaktır, kararlıdır...
Sayfa 89
Zeki Kayahan Coskun
Türkleri Anlama Kilavuzu
Truva Yayinlari
229 sayfa
Madde 39- 'Misafirlere hoş geldin dedin mi?..' çocuğa yaşatılacak en büyük kabuslardan biridir... Gelen misafire, ebeveyne göstere göstere 'hoş geldin' deyip, kabustan kurtulmak gerekir...
Madde 60- Düğün salonunda halay ekibi, Önce pistte çember oluşturarak coşar. Ardından masaların arasından geçerek halaya yeni kişiler alınır. En sonunda düğün salonunun duvarları boyunca halay çekilir. Ve nihayet halaydan kopmalar başlar... Halay ekibi dağılsa da, 2-3 kişi şuurunu kaybetmiş şekilde halay çekmeye devam eder... Çok sonra anlaşılır ekibin dağıldığı...
Madde 75- Sokak ortasında aşka gelip sevişen, kedi, köpek, at gibi hayvanlar öncelikle "hoşt, kist, pist, aloooo" denilerek uyarılır... Sevişme halinin devam etmesi durumunda hayvanlar sopa ve benzeri bir cisim kullanılarak ayrılır...
Madde 87- Alaturka tuvaletlerin en garip aksesuarlarından biri olarak; taharet musluğuna sabitlenmiş hortum dikkate şayandır... Başparmakla hortum ucu kapatılıp, musluk açıldıktan sonra eser miktarda tazyik sağlanır ve temizlik gerçekleştirilir... Otogar, lokanta, kahvehane tuvaletlerinde hortumlu musluklara rast gelmek çokça mümkündür...
Madde 106- Korna bir selamlaşma aracı olarak kullanılabildiği gibi, trafiği açacağı düşüncesiye öndeki aracı harekete geçirmek maksadıyla da kullanılır... Taksi, minibüs benzeri toplu taşıma araçlarında şoförün, yolcu adayı gördüğünde kornaya asılması "Bineceksen tavrımı ona göre belirleyeceğim, yoksa hızlanacağım" anlamına gelir... Yol boyunca kısa aralıklarla potansiyel yolcuların yer alması korna sesinin sık sık duyulmasını sağlar...
Madde madde islemis Zeki Kayahan türk insanini ve gercekten de bir cok yerde hakli. Kitap kapaginda stand-up tadinda yaziyor. Cidden de öyle.
Gülümseyerek, yer yer kahkaha atark okudum.
Notlar:
Biri farklı olamaz mıydı Türkçe öğretmenlerimin?
Ben yazıyordum...
Disiplinsiz şekilde yazıyordum...
Düz başlıyordum yazıya ama, çizgisiz sınav kağıdında kaydıkça kayıyordu kelimelerim...
Soldan sağa, aşağı doğruydu cümlelerim...
Dümdüz yazamadım ben...
Ama yazdım... Yazarken terledi elim... Beğenmedim, sildim yazdıklarımı...
Sayfa 22
Öncelikle dikkat edilmesi gereken; misafirliğin karşılıklı olmasıdır... "Onlar bize geldi mi ki biz de onlara gidleim, evimizin yolunu bilmiyorlar daha!.." gücenmesinin yaşanmaması için bu hususa ehemmiyet verilmelidir...
Sayfa 41
Dünyanın en zengin mutfağına sahip olsak da bazı annelerimiz canları sıkkınken "Akşama yemekte ne var anne?" merakına "elinin koru, zikkimin kökü, ziftin peki" gibi yanıtlar vererek, farazi yemekler yapabilirler...
Sayfa 69
Ve trenler veda etmeye en uygun toplu taşıma araçlarıdır...
Yavaş yavaş hızlanırlar...
Yolcu edilen kişi penceresinden bakarken geride kalana, geride kalan trenin peşinden gider adim adım...
Adımlar hızlanır...
Tren daha da hızlanır...
Küçülür geride kalan...
Büyür ayrılık...
Abartıp, istasyon sonuna kadar koşanlar da bir tuhaftır hani...
İstasyon devam etse biraz daha, koşacaktır, kararlıdır...
Sayfa 89
Zeki Kayahan Coskun
Türkleri Anlama Kilavuzu
Truva Yayinlari
229 sayfa
Etiketler:
ahureads2015,
Bahar Okuma Senligi,
Okuduklarım
Eroin: Christiane F.'in Korkunç Anıları
Bu, bir roman değil, Christiane'nin kelimesi kelimesine gerçek, yaşanmış tüyler ürpertici öyküsü... Bu kitabı oluşturan anılarını anlattığında Christiane 16 yaşındaydı. 12 yaşında esrara, 13 yaşında eroine başlamıştı. Müptela oldu. Sabah okula gitti, öğleden sonra kendisi gibi eroinman olan arkadaşlarıyla birlikte fahişelik yaparak eroin parası kazandı. Annesi, tam 2 yıl, kızının bu ikili yaşantısını fark etmedi. Chirsitiane, kendisini uyuşturucu kullanmaya iten rahatsızlıklarını, tepkilerini ve çocukluktan genç kızlığa geçme çağında bir eroinman olarak yaşadıklarını bütün ayrıntılarıyla anlatmaya çalıştı bu kitapta. Bugün artık, üzülerek belirtelim, eroin yaygın bir problem haline gelmektedir toplumumuzda. Ama bütün toplumlar için büyük bir tehlike. Christiane'nin öyküsünün çok yakınımızda tekrarlanmaması için bir uyarı saymalıyız onun anlattıklarını. Her gün 13-15 yaşlarında pek çok çocuğun, gencin adlarını gazetelerde AŞIRI DOZDA EROİN ALARAK ÖLDÜ... başlığı altında okumamamız için bir uyarı!
Bu kitap Almanya Berlin'de yasayan Christiane'nin hikayesi oldugu icin bir de konusu esrar oldugu icin genellikle lisede edebiyat dersinde okunur. Ben okumamistim bu güne kadar ama az cok kulaktan duyma hikayesini biliyordum. Bir döneme damgasini vurmus, mahkeme hikayeleri, esrar hikayeleri ile bilindik.
Pek sevdigimi söyleyemem. Insanin icini karartiyor.
Christiane F.
Wir Kinder vom Bahnhof Zoo
Wilhelm Heyne Verlag
367 Sayfa
Etiketler:
ahureads2015,
Bahar Okuma Senligi,
Okuduklarım
Umut, Hayat Akan Bir Sudur
Osmanlı'nın gözdesi Bosna bir imza ile elden çıkarken,
Kulin ailesi Bosna'dan İstanbul'a göç ediyor, çöken imparatorluğun son maliye nazırı Ahmet Reşat sürgüne gidiyordu.
Sabahat ile Aram'ın aşkı ise tehcir olaylarının acısına yenik düşmeyecekti.
Yeni bir cumhuriyet, yeni bir şehir ve yeni bir yuva kurulurken hayat hep akan bir suydu Sitare, Muhittin ve herkes için...
Savaşlar, yıkımlar, sürgünlerin ardından Umut geliyor. Umut "Hayat Akan Bir Sudur"'da Kulin, Veda ile başladığı Osmanlı ailelerinin yaşamına, bu kez de Cumhuriyetin yeni kurulmakta olduğu sancılı yıllarda tanıklık ediyor. Akıp gitmekte olan günlük hayat derinden değişmekte, bu değişim aşklara, dostluklara, aile ilişkilerine, her şeye yansımaktadır.
Ayşe Kulin, bir kez daha okurlarına ellerinden bırakamayacakları, okuyup bitirdikten sonra anılarına katacakları bir armağan sunuyor.
Ayşe Kulin kitaplarını çok seviyorum. Bu kitabı da çoktandır elimde bulunuyordu fakat bir türlü okuma fırsatım olmamıştı. Madem ki ben bir Ayşe Kulin hayranıyım ve her kitabını satın almaya çalışıyorum bunu da bir an evvel okumalıyım dedim. Veda kitabını bu kitaptan önce okumam gerekiyormuş, fakat Veda bende cep boy olduu için gözlerimi yorduğu için bu detayı bilmeden Umut'u okudum. Sorun olmaz herhalde. Ayşe Kulin bu kitapta ailesini, büyük dedesini anneannesini, babasının ve annesinin tanışmasını ve kendi doğumunu anlatıyor.
Yani bir nevi hem tarihi hemde otobiyografik roman. Çok sevdim.
Notlar:
"El kadar çocuklarsınız, sabisiniz henüz. Vatan icin bir şeyler yapmak istiyorsanız büyümeyi bekleyin ve asıl o zaman yapın yapacağınızı. Sizin nesil de bizler gibi yan yatip hazır yemeğe ve kendi cebini doldurmaya kalkışırsa, Osmanlı iflah etmez artık." Sayfa 16
"Bak kızım, böyle saçma sapan konuşma, yoksa külâhları değişiriz. Mantıksızlık ve inat erkeklere mahsustur. Biz kadınlar akıllı olmak zorundayız ki, o sivri akıllı erkekleri idare edelim." Sayfa 105
Çünkü savaş bitmişti. Önderleri "Yurtta Sulh, Cihanda Sulh," demişti. Genç Türkiye Cumhuriyeti'nin artık askere değil, doktorlara, mühendislere, mimarlara, teknisyenlere ve öğretmenlere ihtiyaci vardı. Sayfa 106
Herr Schwartz yanına yaklaştı, "Sizi yorduk Herr Mühendis," dedi, "ama şunu size söylemek isterim, Batı'nin fesadı dışında kalan harikulade bir ülke keşfetmenin heyecanını yaşıyorum." Sayfa 182
Gece hayatını taçlandıran, hemen evlerinin altındaki Süreyya Pavyonu, Ankara Palas ve Gar Gazinosu vardı. Atatürk, Türklere hayatın ve sanatın tadını çıkarmayı öğretmeye çalışıyordu. Sayfa 364
Ayse Kulin
Umut
Everest Yayinlari
381 Sayfa
14 Mayıs 2015
Otuz Yasindaki Kadin
Bahr okuma senliginde kategorilerden bir tanesi de sizinle ayni ayda dogmus olan bir yazardan bir kitap okuyun kategorisi idi.
Bende bu kategori icin 20. Mayis'ta dogmus olan sevgili Honoré de Balzac'i sectim. Daha önce kendisinden bir kitap okumamistim.
Bu kategori icin sahaftan 'Otuz Yasindaki Kadin' kitabini sectim.
Genç ve güzel Julie babasının ikazlarına rağmen Marqouis Aiglemont ile evleniyor ve böylece ebedi olarak mutsuz olarak geçecek hayatına adım atmış oluyor.
Genç fakat çok sıkıcı olan subay ile evliliği ona kurtulamayacağı bir hapishane oluyor.
Bu arada kendine bir kaç fanfini de buluyor onlarla zaman da geçiriyor fakat yinede mutluluğu bulamıyor. Bu fanfinilerden bir kaç çocuğu dünyaya geliyor.
Kendi düşüncelerin esiri ve o zamanın Fransası olarak kadınları sadece sıkı sıkı giyilen korselerden ibaret gören bir toplumun kadın rolü Julie.
Elimde bulunan kitap 1951 baskisi ve yazilar o kadar ufak ki okurken zorlandigim icin ilk elli sayfadan sonra e-kitap olarak okudum.
Okuyun efendim.
Honoré de Balzac
Die Frau Von Dreißig Jahren
Kindle
178 Sayfa
Teneke
O an yazilarimda bu kitabi satin aldigimdan bahsetmistim. Alman bir sahaftan aldim. Kitabin türkce ismi Teneke iken almanca ismi "Anatolischer Reis" cevirirsek Anadolu pirinci olarak cevirebiliriz.
Çukurova'daki çeltik ağalarının halk üstündeki baskılarını bütün yoğunluğuyla anlatan "Teneke", Yaşar Kemal'in İnce Memed'den sonra yazdığı ikinci romanıdır. İnce Memed kadar sevilmiş, ona yakın ünlenmiştir.
Genc kamakam geldigi ufak anadolu ilinde büyük sevgi ile karsilanir. Bu sevgi onu sasirtir.
Aslinda büyük arazi sahiplerinin pencesine düseceginden korkmustu. Bu arazi sahipleri dönüm dönüm pirinc ekmektedir ve sel gibi sulandirmaktadir.
Sitma hastaligina yakalanan halk ve pirinc ekicilerin arasinda sorunlar yasanmaktadir. Kaymakam cok gec olmadan gelisinin neden bu kadar sevgi ile karsilandigini, pirinc ekicilerin her ne pahasina olursa olsun kendi isteklerinde direttigini anlat. Savas baslamistir ve kaymakam bu savasin ortasindadir.
Yasar Kemal
Anatolischer Reis
Dtv
114 Sayfa
Etiketler:
ahureads2015,
Bahar Okuma Senligi,
Okuduklarım
12 Mayıs 2015
Dudeyin Bahar Okuma Senligi Puan Durumu #1
Sevgili arkadasim Tugce'nin bahar okuma senligi puan durumu söyledir.
1. Kategori (10 puan): Yaşar Kemal'den bir kitap. Kısa bir süre önce kaybettiğimiz ustaya saygı kategorisi.
Yaşar Kemal - Çakırcalı Efe (200 sayfa)
Toros yayınları
3. Kategori (10 puan): Bir iki kitabını okuyup külliyatını okumayı gönlünüzden geçirdiğiniz bir yazardan bir kitap.
Elif Şafak - Şemspare (248 sayfa)
Doğan Kitap
5. Kategori (10 puan) : Mizahi türde, eğlenceli bir kitap.
Oğullar ve rencide ruhlar - Alper Canıgüz (204 sayfa)
İletişim Yayıncılık
8. Kategori (10 puan): İsminde bahar mevsimini çağrıştıran bir kelime geçen veya olayların bahar mevsiminde geçtiği bir kitap.
Joanne Greenberg - Sana gül bahçesi vadetmedim (280 sayfa)
Metin Edebiyat
11. Kategori (10 puan): Bir öykü kitabı.
Sait Faik Abasıyanık - Lüzumsuz Adam (108 sayfa)
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
12. Kategori (10 puan) sizinle aynı ay doğmuş bir yazardan bir kitap.
Kahraman Tazeoğlu (Ağustos) - Söz (155 sayfa)
Destek yayınları
17. Kategori (10 puan): Çok uzun süredir okumaya niyetlenip okumayı sürekli ertelediğiniz bir kitap.
İclal Aydın - Gördüğüme Sevindim (200 sayfa)
Epsilon
21. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 40 puan, toplamda 80 puan): Karakterlerin bulundukları kitaba isim verdikleri dört kitap.
Sabahattin Ali - Canim Aliye, Ruhum Filiz (155 sayfa)
YKY
7 Kitap 7 * 10 = 70 puan
1.550 sayfa icin arti 15 puan
Toplam: 70 + 15 = 85 puan
1. Kategori (10 puan): Yaşar Kemal'den bir kitap. Kısa bir süre önce kaybettiğimiz ustaya saygı kategorisi.
Yaşar Kemal - Çakırcalı Efe (200 sayfa)
Toros yayınları
3. Kategori (10 puan): Bir iki kitabını okuyup külliyatını okumayı gönlünüzden geçirdiğiniz bir yazardan bir kitap.
Elif Şafak - Şemspare (248 sayfa)
Doğan Kitap
5. Kategori (10 puan) : Mizahi türde, eğlenceli bir kitap.
Oğullar ve rencide ruhlar - Alper Canıgüz (204 sayfa)
İletişim Yayıncılık
8. Kategori (10 puan): İsminde bahar mevsimini çağrıştıran bir kelime geçen veya olayların bahar mevsiminde geçtiği bir kitap.
Joanne Greenberg - Sana gül bahçesi vadetmedim (280 sayfa)
Metin Edebiyat
11. Kategori (10 puan): Bir öykü kitabı.
Sait Faik Abasıyanık - Lüzumsuz Adam (108 sayfa)
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
12. Kategori (10 puan) sizinle aynı ay doğmuş bir yazardan bir kitap.
Kahraman Tazeoğlu (Ağustos) - Söz (155 sayfa)
Destek yayınları
17. Kategori (10 puan): Çok uzun süredir okumaya niyetlenip okumayı sürekli ertelediğiniz bir kitap.
İclal Aydın - Gördüğüme Sevindim (200 sayfa)
Epsilon
21. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 40 puan, toplamda 80 puan): Karakterlerin bulundukları kitaba isim verdikleri dört kitap.
Sabahattin Ali - Canim Aliye, Ruhum Filiz (155 sayfa)
YKY
7 Kitap 7 * 10 = 70 puan
1.550 sayfa icin arti 15 puan
Toplam: 70 + 15 = 85 puan
11 Mayıs 2015
Kuyucakli Yusuf
"Bu manasız ve yabancı hayatta bir tek şeye hakikaten sarılmış, hakikaten inanır gibi olmuştu. Bu da karısı idi. Muazzez'in varlığı Yusuf için büyük, boşlukları dolduracak mahiyette bir şey değildi, fakat onun yokluğu müthişti. Onun bu kadar sebepsiz yere, bu kadar insafsızca Yusuf'un hayatından koparılması çıldırtacak kadar acı idi. Hayatında asıl aradığı şeyin Muazzez olmadığını biliyordu, fakat Muazzez olmadan bunu aramaya muktedir olamayacağını sanıyordu."
Kuyucaklı Yusuf, Türk edebiyatının belki de en romantik kahramanıdır. Hayatın ve insanların zalimliği karşısındaki naif duruşu ile bir yandan trajik bir sona ilerlerken, bir yandan da yasadığı lirik aşk hikayesinin kahramanı olarak edebiyat tarihinde yerini almıştır.
Sabahattin Ali büyük romanı Kuyucaklı Yusuf'ta lirik ve romantik bir kahramanın yanı sıra, zalim ve ağulu bir taşra portresini bütün aktörleriyle gözümüzde canlandırır
Kuyucakli Yusuf kitap agacinin mayis ayi kitabi idi. Benim de elimde e-kitap olarak mevcut oldugu icin kitap agacina katildim ve bu kitabi okudum.
Okuduguma pisman degilim. Yusuf'un hikayesi güzeldi fakat Sabahattin Ali'nin bazi olaylari detayina kadar anlatmasi, cümleleri uzatmasi insani biraz boguyor.
Bu benim ikinci S. Ali kitabimdi.
Sabahattin Ali
Kuyucakli Yusuf
Yapi Kredi Yayinlari
221 Sayfa
7 Mayıs 2015
Gazi ve Fikriye
"Beni iki kadın çok sevdi:Biri yanlız ben olduğum için,öteki mevkim için."Mustafa Kemal''i karşılık beklemeden,yürekten,yalnızca "O" olduğu için seven tek kadın Fikriye... Milli mücadelede her zaman onun yanında olmasa da desteğini hep hissettiren Fikriye...Ne yazık ki Fikriye''nin ,bu içten sevgisi karşılığında elde edebildiği tek şeybüyük bir hayal kırıklığı olmuştu....Ah, ne diyebilirim ki. Fikriye'nin hikayesi beni her zaman üzmüstür. Kendisi Mustafa Kemal Atatürk'ün üvey babasinin kardesinin kizidir ve aralarinda 16 yas olmasina ragmen Fikriye Atatürk'e büyük bir ask ile baglidir. Bunu bilen Atatürk'te bu zavalli akraba kizina her zaman güzel ve saf bir sevgi ile yaklasmis fakat hic asik olmamistir.
Fikriye'nin ölümünün intihar sonrasi oldugunu biliyordum fakat kitapta yeni bir ayrinti ögrendim. Fikriye son kez Ata'sini görmek istedigi icin verem yüzünden tedavi gördügü Münih (Almanya) sanatoryumundan geri dönüyor ve Atatürk'ün esi Latife hanim tarafindan ilk önce kibarca sonra da küstahca kovuluyor. Sevdigi adamin ve imam nikahli kocasinin bir kadin tarafindan yönetilip kendi huzuruna bile cikmadan, kapicilari tarafindan kapidan kovulmayi gururuna yediremeyen Fikriye, dönerken faytonda kendini vuruyor.
Silah sesini duyan Atatürk her ne kadar yardima kosmak istese de Latife hanim tarafindan engelleniyor ve Atatürk hic degilse Fikriye'nin hastaneye kaldirilmasi emrini veriyor.
Hastanede kurtarilan Fikriye bir hafta sonra yakalandigi zatüre yüzünden ölüyor.
Fikriye. Icimin buruk yani diyorum ben hep. O kadar güzel.
Okuyun.
Gazi ve Fikriye
Hifzi Topuz
Remzi Kitapevi
286 Sayfa
Etiketler:
ahureads2015,
Bahar Okuma Senligi,
Okuduklarım
Bir Fotoroman: Anne Frank
Anne Frank'in o hazin hikayesini cocuklara uyarlanmis kisa bir fotoroman olarak buldugumda kütüphaneden hemen ödünc aldim.
40 sayfalik güzel resimler ile dolu olan bu kitapta Anne'nin hikayesi cocuklara göre bir dille anlatilmis ama yine de okurken ve kitabin sonunda bu naif dil tüylerinizin diken diken olmasina engel olamiyor.
Kitabin icinde ki resimler cümlelere cok uygun olmus. Cok seker bir kitapti.
Anne Frank
Josephone Rool & Angela Barrett
Arene Yayinevi
40 Sayfa
40 sayfalik güzel resimler ile dolu olan bu kitapta Anne'nin hikayesi cocuklara göre bir dille anlatilmis ama yine de okurken ve kitabin sonunda bu naif dil tüylerinizin diken diken olmasina engel olamiyor.
Kitabin icinde ki resimler cümlelere cok uygun olmus. Cok seker bir kitapti.
Anne Frank
Josephone Rool & Angela Barrett
Arene Yayinevi
40 Sayfa
Etiketler:
ahureads2015,
Bahar Okuma Senligi,
Okuduklarım
30 Nisan 2015
Okudum: Tek Bacakli Yolcu, Rinette'e Mektuplar
"Çağdaş edebiyatın en önemli seslerinden Nobel ödüllü yazar Herta
Müller'den sorularla dolu ve soru işaretlerinden yoksun bir roman: Tek
Bacaklı Yolcu. Müller'in benzersiz dili ve anlatımı eşliğinde sert,
soğuk ve müdanasız bir ahir zamanlar portresi. Bir kadın ve üç erkek;
bir kadın, birkaç ülke, bir deniz, dört duvar ve bitimsiz kentler...
Aştıkça yenileri keşfedilen sınırların üzerinde bir denge mücadelesi,
kuşatan korkular, ıssız odalar.Herta Müller, Romanya'dan Almanya'ya
göçtükten sonra yazdığı bu ilk romanda yabancılaşmanın öyküsünü hücresel
kesitlerle betimliyor; var olmanın imkânsızlığını, kolektif acıları ve
yüreğe çöken yabancıyla düşülen yolları anlatıyor. Yaşam hastalığından
iyileşen çıkmıyor; yolcular hep utanç, yalnızlık ve yoksunluk eşliğinde
yürüyor. Yaşam illetinin devası, içinde yaşadığımız şu karanlık, suçlu
ve suçlayan dünyada, bulunmuyor."
Bu kitabi okuma senligi kapsaminda okudum. Nobel ödüllü bayan yazar olarak Herta Müller'i sectim. Daha önce hic okumamistim. Hikaye güzel. Cümleler kisa kisa. Devrik cümleler ile dolu olan bu kitabi cok sevdim.
Hertha Müller
Reisende auf einem Bein
Fischer Yayinevi
176 Sayfa
1992 yilinca yayimlanmis bu kitabin türkcesi bulunmuyor anladigim kadari ile. Bu kitabi da okuma senligi kapsaminda okudum. Bu kitap "Kücük Prens" yazari Antoine de Saint-Exupéry'nin Rinette adli bayana yazdigi mektuplar ile dolu. Melankolik bir askin hikayesi. Rinette sadece bir kac kere cevap veriyor.
Bildigimiz kadari ile Saint-Exupéry pilot oldugu dönemlerde uctugu her ülkeden, her sehirden Rinette'e mektuplar yazmis.
Antoine de Saint-Exupéry
Briefe an Rinette
Herder Yayinevi
127 Sayfa
Bu kitabi okuma senligi kapsaminda okudum. Nobel ödüllü bayan yazar olarak Herta Müller'i sectim. Daha önce hic okumamistim. Hikaye güzel. Cümleler kisa kisa. Devrik cümleler ile dolu olan bu kitabi cok sevdim.
Hertha Müller
Reisende auf einem Bein
Fischer Yayinevi
176 Sayfa
***
Bildigimiz kadari ile Saint-Exupéry pilot oldugu dönemlerde uctugu her ülkeden, her sehirden Rinette'e mektuplar yazmis.
Antoine de Saint-Exupéry
Briefe an Rinette
Herder Yayinevi
127 Sayfa
27 Nisan 2015
Felidae
Sadece Almanya'da 3 milyondan fazla okura ulaştı, En İyi Polisiye Roman
Ödülünü aldı. Avrupanın en pahalı animasyonuna konu oldu. Sherlock
Holmes'den sonraki dünyanın en ben dedektik karakteri Francis ile
tanışın. O bir kedi! O bir dahi!"Tam tamına 35 dile çevrildi, ne acıdır
ki, sonuncusu Türkçeydi. Adam dünya çapında bir edebiyatçı, ilginç
fikirlerin peşinde koşan, buluşları olan, yabancıların dahi ilan ettiği,
Türkiye sınırlarında pek tanınmayan, daha ziyade dünya ''best seller''
listelerinde dolaşan, kitaplarının
eleştirileri New York Times'da yer alan, Türkçe yazmayan, bir Türk
yazar. Geç de olsa, şimdi onu keşfetme zamanı... Fena da olmaz hani. En
azından kedileri daha iyi tanımak için. Kitap."
-Doğan Hızlan-"Akif Pirinçci bir dahi" -Stern-"Felidae, sıradan polisiye
romanın geleneklerini alaya alan bir başyapıt." -San Francisco
Chronicle-"Akif Pirinçci'nin düş gücü sınır tanımıyor." -Kölner
Rundschau-"Zeka pırıltılarıyla yazılmış heyecanlı bir roman."
-Express-"Akif Pirinçci'nin anlatım yeteneğini aşmak olanaksız. O, en
büyük."-General Anzeiger Bonn-"Alışılmışın dışında bir gerilim romanı;
iyi, şaşırtıcı, fakat her zaman 'tutarlı' düşüncelerden oluşan güçlü bir
anlatım. İyi bir polisiye romanın tüm özelliklerini içinde
barındırıyor."-Die Welt-Felidae, bir insanlık ve uygarlık eleştirisi,
bir iç hesaplaşma, bir özeleştiri romanı.
***
Akif Pirinçci'nin Almanya'da yasadigini biliyorum. Kitaplarını almanca yazdigini da biliyorum. Polisiye roman agirlikli yazdığını da biliyorum.
Bu kitabını türkçe çevirisi ile okudum. Kitabi sevdim sevmesine fakat sadece 3 yıldız verdim. Neden Ahu? - diye sorarsanız, ben anladim ki almanca yazılan kitapların almanca okunması gerekiyor. Dedektif rolünde bu sefer bir kedi kol geziyor ve ardı ardına kedilere işlenen cinayetleri çözüyor.
Kediler hakkinda bir cok şey ögrendim bu kitap sayesinde. Akif Pirinçci kediler ile ilgili biyolojik bölümleri numaralar ile bezemiş ve kitabin sonunda numarayı bulup o anki bölümün nedenini öğreniyorsunuz. Büyük bir ihtimal ile tekrar bir Pirinçci kitabi okuyacağım, fakat bu sefer almanca okuyacağım.
Akif Pirinçci
Felidae
Güncel Yayıncılık
288 Sayfa
***
Akif Pirinçci'nin Almanya'da yasadigini biliyorum. Kitaplarını almanca yazdigini da biliyorum. Polisiye roman agirlikli yazdığını da biliyorum.
Bu kitabını türkçe çevirisi ile okudum. Kitabi sevdim sevmesine fakat sadece 3 yıldız verdim. Neden Ahu? - diye sorarsanız, ben anladim ki almanca yazılan kitapların almanca okunması gerekiyor. Dedektif rolünde bu sefer bir kedi kol geziyor ve ardı ardına kedilere işlenen cinayetleri çözüyor.
Kediler hakkinda bir cok şey ögrendim bu kitap sayesinde. Akif Pirinçci kediler ile ilgili biyolojik bölümleri numaralar ile bezemiş ve kitabin sonunda numarayı bulup o anki bölümün nedenini öğreniyorsunuz. Büyük bir ihtimal ile tekrar bir Pirinçci kitabi okuyacağım, fakat bu sefer almanca okuyacağım.
Akif Pirinçci
Felidae
Güncel Yayıncılık
288 Sayfa
24 Nisan 2015
Okuyucu
En eski kulvarlardan
birine, polisiyeye yenilikçi bir dalış yapan Alman edebiyatçı Schlinkin
tüm maharetini sergilediği bir roman, Okuyucu. 15 yaşındaki bir çocuğun
35 yaşlarındaki bir kadınla yaşadığı aşk, Nazi dönemi sabıkalarının
izleri, ihanet, kaçış, vicdan azabı, uçurumlar, suçluluk duygusu,
yakalanma korkusu... Schlink, bu temaları "Suç nedir, niçin suçluyum?"
sorularının peşinde ve sürükleyici bir dehşet hikayesinin içinde
öylesine ustalıkla işliyor ki, Daniel Cohn-Benditin deyişiyle "büyük
edebiyat" çıkıyor ortaya.
Okuyucu kitabını üniversitede bu dönem secim yaptığım edebiyat dersi için satın alıp bir iki gün içinde okudum. Kitabın hakkında dönem sonu sekiz on sayfalık bir tez hazırlayacağım. Benim kahramanım Michael.
Kitap Nazi döneminde 35 yasında olan Hana ve 15 yasında olan Michael arasında oluşan aşk ve ilişkiyi anlatıyor. Kitap 3 bölümden oluşuyor.
Her şey Michael'in yolda fenalaşıp sarılık hastalığına kapılması ile başlıyor. Hana ona yol üstü fenalaştığını görünce yardimci oluyor ve Michael'i evine bırakıyor. Sarılık hastalığını atlattıktan sonra bir buket çiçek alıp Hana'ya teşekküre giden Michael ile Hana'nın arasında aşk başlıyor.
Gizli saklı buluşmalar. Sevişmeler. Birlikte banyo yapmalar. Anne oğul olarak bisiklet turuna çıkıp otellerde kalmalar falan.
En önemlisi ise Michael Hana'ya saatlerce çeşilti kitaplardan okuyor. Okuyor da okuyor.
Hana'nın okuma yazmasinin olmadığını Michael yıllar sonra öğrenecektir.
Bir gün Hana aniden gözden kayboluyor. 6 yıl sonra Michael üniversiteye gittiği sırada avukatlık okuduğu için bir seminer için mahkemeye gidiyor.
Mahkeme zamanında toplama kampında Yahudi'leri yakan çalışanları yargılıyor.
Yargılananlardan birisi de Hana'dır. Michael'ı görür görmez tanıyor. Haftada bir kere gitmesi gerekirken Michael tüm davalara katılıyor. Ve mahkemede Hana sorgulanırken neden saatlerce ona kitap okuduğunun farkına varıyor.
Kitabın sonu çok üzücü bitsede bu hikaye çok güzeldi. İyi ki bu kitabı seçtik grubum ile ve ben simdiden bir kac kere daha okuycagim icin seviniyorum.
In Studium Generale habe ich neben meinem Studium der Informatik die Möglichkeit gehabt, Literatur zu wählen. Wir sollten mit einer Gruppe von 2-4 Personen uns ein Buch aussuchen und dieses Buch bezüglich ihrer Helden ausarbeiten. Gibt es in diesem Buch einen Held? Wenn ja, was zeugt für seine Heldentat? Solche Fragen haben sich uns gestellt.
Meine Gruppe entschied sich für das Buch Der Vorleser von Bernhard Schlink, erschienen im Diogenes Verlag.
Inhalt:
Das Buch spielt sich in der nationalsozialistischen Zeit ab. Unsere Protagonisten sind die 35-jährige Hana und der 15-jährige Schuljunge Michael. Das Buch ist aus der Sicht von Michael geschrieben. Er erzählt im ganzen Buch über seine Begegnung mit Hana.
Alles fängt damit an, dass Michael auf dem Heimweg umfällt. Er hat die Gelbsucht. Hana hilft ihm auf und begleitet ihn nach Hause.
Nachdem Michael die Gelbsucht überwunden hat, kauft er Blumen und geht damit zu Hana um sich zu bedanken. Und ab diesem Moment fängt eine Beziehung zwischen ihnen an.
Sie treffen sich heimlich. Sie lieben sich heimlich. Sie baden zusammen. Sie planen eine gemeinsame Fahrradtour und auf dieser Tour geben sie sich als Mutter und Sohn aus.
Das wichtigste an dieser Beziehung ist, dass Michael stundenlang Hana aus Büchern vorliest. Hana ist Analphabetin und nutzt Michael zum Vorlesen aus. Dass sie Analphabetin ist, wird Michael erst Jahre später erfahren.
Hana verschwindet spurlos. Nach sechs Jahren des Verschwindens von Hana ist Michael mittlerweile Jura-Student und nimmt für ein Seminar an einem Kriegsverbrecherprozess gegen Wärterinnen eines Außenlagers in Auschwitz teil. Hana wird als eine dieser Wärterinnen verklagt. Obwohl Michael nur einmal wöchentlich an diesem Seminar teilnehmen muss, geht er zur jedem Verhandlungstermin und durch die Aussagen die Hana trifft, erkennt er, dass sie Analphabetin ist. Ab diesem Moment beginnt für Michael ein innerer Konflikt. Würde er als Bekannter aussagen, dass Hana nicht lesen und schreiben kann, könnte er ihr helfen. Doch er entscheidet sich ruhig zu bleiben.
Fazit: Das Buch war sehr spannend. Teils habe ich mich sehr über Michael aufgeregt. Hana hat mir manchmal sehr leid getan. Wenn man sich versucht in ihre Lage zu versetzen und sich vorstellt, dass man nicht lesen und schreiben kann, dann klingt das schon sehr traurig und man bemerkt, wie viele Sachen man im tagtäglichen Leben nicht tun könnte, weil man nicht lesen und schreiben kann. Das wird einem erst dann bewusst, wenn man sich darüber Gedanken macht.
Bernhard Schlink
Der Vorleser
Diogenes Yayinevi
207 Sayfa
Okuyucu kitabını üniversitede bu dönem secim yaptığım edebiyat dersi için satın alıp bir iki gün içinde okudum. Kitabın hakkında dönem sonu sekiz on sayfalık bir tez hazırlayacağım. Benim kahramanım Michael.
Kitap Nazi döneminde 35 yasında olan Hana ve 15 yasında olan Michael arasında oluşan aşk ve ilişkiyi anlatıyor. Kitap 3 bölümden oluşuyor.
Her şey Michael'in yolda fenalaşıp sarılık hastalığına kapılması ile başlıyor. Hana ona yol üstü fenalaştığını görünce yardimci oluyor ve Michael'i evine bırakıyor. Sarılık hastalığını atlattıktan sonra bir buket çiçek alıp Hana'ya teşekküre giden Michael ile Hana'nın arasında aşk başlıyor.
Gizli saklı buluşmalar. Sevişmeler. Birlikte banyo yapmalar. Anne oğul olarak bisiklet turuna çıkıp otellerde kalmalar falan.
En önemlisi ise Michael Hana'ya saatlerce çeşilti kitaplardan okuyor. Okuyor da okuyor.
Hana'nın okuma yazmasinin olmadığını Michael yıllar sonra öğrenecektir.
Bir gün Hana aniden gözden kayboluyor. 6 yıl sonra Michael üniversiteye gittiği sırada avukatlık okuduğu için bir seminer için mahkemeye gidiyor.
Mahkeme zamanında toplama kampında Yahudi'leri yakan çalışanları yargılıyor.
Yargılananlardan birisi de Hana'dır. Michael'ı görür görmez tanıyor. Haftada bir kere gitmesi gerekirken Michael tüm davalara katılıyor. Ve mahkemede Hana sorgulanırken neden saatlerce ona kitap okuduğunun farkına varıyor.
Kitabın sonu çok üzücü bitsede bu hikaye çok güzeldi. İyi ki bu kitabı seçtik grubum ile ve ben simdiden bir kac kere daha okuycagim icin seviniyorum.
In Studium Generale habe ich neben meinem Studium der Informatik die Möglichkeit gehabt, Literatur zu wählen. Wir sollten mit einer Gruppe von 2-4 Personen uns ein Buch aussuchen und dieses Buch bezüglich ihrer Helden ausarbeiten. Gibt es in diesem Buch einen Held? Wenn ja, was zeugt für seine Heldentat? Solche Fragen haben sich uns gestellt.
Meine Gruppe entschied sich für das Buch Der Vorleser von Bernhard Schlink, erschienen im Diogenes Verlag.
Inhalt:
Das Buch spielt sich in der nationalsozialistischen Zeit ab. Unsere Protagonisten sind die 35-jährige Hana und der 15-jährige Schuljunge Michael. Das Buch ist aus der Sicht von Michael geschrieben. Er erzählt im ganzen Buch über seine Begegnung mit Hana.
Alles fängt damit an, dass Michael auf dem Heimweg umfällt. Er hat die Gelbsucht. Hana hilft ihm auf und begleitet ihn nach Hause.
Nachdem Michael die Gelbsucht überwunden hat, kauft er Blumen und geht damit zu Hana um sich zu bedanken. Und ab diesem Moment fängt eine Beziehung zwischen ihnen an.
Sie treffen sich heimlich. Sie lieben sich heimlich. Sie baden zusammen. Sie planen eine gemeinsame Fahrradtour und auf dieser Tour geben sie sich als Mutter und Sohn aus.
Das wichtigste an dieser Beziehung ist, dass Michael stundenlang Hana aus Büchern vorliest. Hana ist Analphabetin und nutzt Michael zum Vorlesen aus. Dass sie Analphabetin ist, wird Michael erst Jahre später erfahren.
Hana verschwindet spurlos. Nach sechs Jahren des Verschwindens von Hana ist Michael mittlerweile Jura-Student und nimmt für ein Seminar an einem Kriegsverbrecherprozess gegen Wärterinnen eines Außenlagers in Auschwitz teil. Hana wird als eine dieser Wärterinnen verklagt. Obwohl Michael nur einmal wöchentlich an diesem Seminar teilnehmen muss, geht er zur jedem Verhandlungstermin und durch die Aussagen die Hana trifft, erkennt er, dass sie Analphabetin ist. Ab diesem Moment beginnt für Michael ein innerer Konflikt. Würde er als Bekannter aussagen, dass Hana nicht lesen und schreiben kann, könnte er ihr helfen. Doch er entscheidet sich ruhig zu bleiben.
Fazit: Das Buch war sehr spannend. Teils habe ich mich sehr über Michael aufgeregt. Hana hat mir manchmal sehr leid getan. Wenn man sich versucht in ihre Lage zu versetzen und sich vorstellt, dass man nicht lesen und schreiben kann, dann klingt das schon sehr traurig und man bemerkt, wie viele Sachen man im tagtäglichen Leben nicht tun könnte, weil man nicht lesen und schreiben kann. Das wird einem erst dann bewusst, wenn man sich darüber Gedanken macht.
Bernhard Schlink
Der Vorleser
Diogenes Yayinevi
207 Sayfa
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)














