Günlük etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Günlük etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Ekim 2020

Pazar Halleri

Uzun uzun yazmak istiyorum ama yazmaya nereden baslayacagimi bilemiyorum. Günler cok cabuk geciyor. Saka maka 7 aydir evden calismaya devam ediyorum. Haftada bir gün ofise gitmeye baslayacagim. gecen hafta persembe ilk defa gittim. Ofisin yolunu bulduguma sevindim :)

Onun haricinde yillik iznimin 10 gününü kullandim. Sebo ve kardesim ile Almanya'nin en kuzeyine Hamburg tarafina gittik. Gezi hakkinda bir kac fotografli yazi yazmayi da düsünüyorum. 

Insanlar hakkinda yanildigim, kirildigim, sasirdigim haftalar gecirdim. Iyi niyetimin suistimal edilgini düsünüyorum. Yada ne bileyim, onca iyi niyeti bir anda sirf kendisi sinirlendi diye elinin tersi ile iten insanlar varmis hayatimda, onu ögrenmis oldum.

Bu corona benim her seyimi alt üst etti. Haftalardir dogru dürüst kitap okuyamadim. Su an elimde Ferzan Özpetek'in "Bir Nefes Gibi" kitabi var. Iyi ilerliyor. Hikaye 60li yillarda ve 2019 senesi arasinda gidip geliyor. Italya ve Istanbul arasinda gecen bir hikaye. Bitirince yorumunu da yazarim insallah.

Daha fazla yazmak istiyorum. Her seyi yazmak istiyorum aslinda.

Görüştüğümüz zaman görüşürüz.

5 Mayıs 2020

Ramazan Pidesi

Ramazan'in ilk haftasinda haftasonu türk firinina ugrayip ramazan pidesi almistim. Sebastian'in cok hosuna gitti. Hepimiz biliyoruz ki ramazan pidesinin tadi bir baska oluyor.
Dün aksam da yiyelim diye ramazan pidesini ilk defa kendim yaptim.



Ara ara Nefis Yemekler sitesinden buldugum tarifleri yapiyorum. Ramazan pidesinin de tarifini bu siteden aldim.

 Gecen gün instagram da bir arkadasim "korona günlerinde pide yapmayan kac kisi kaldik?" diye bir soru yöneltmisti. "Ben, ben" diye cevap vermistim. Vallahi böylece pide de yapmis bulunuyorum.


 Ilk denemem olmasina ragmen gayet güzel oldu ve aksam afiyet ile yedik. Yapmak isteyenler olur belki. Buraya not düsmek istedim.

Görüştüğümüz zaman görüşürüz.

24 Nisan 2020

Korona Günlükleri Vol.3

Günaydin blogcanlar,
öncelikle herkese hayirli ramazanlar dilerim.
Dün aksam türk televizyonundan yedi tepeden yedi kitaya konserini ardindan da 23. Nisan vesilesi ile saat 21.00 da Istiklal Marsimizin söylenmesini seyrettim ve cok mutlu oldum.

Karisik duygular icindeydim. Anlatamiyorum. Zor günler geciriyoruz dünyaca. Ve bir kac hafta hatta ay böyle devam edecegini düsünüyorum. Kendimizi motive etmenin cok önemli oldugunu anladim bu sürede. Öffleyip pöflememek gerekiyor. Disari cikamiyoruz diye söylenmemek gerekiyor. Sanki önceden her gün mü cikiyorduk? Kendi adima konusuyorum. Olabildigince evde durun. Olabildigince sadece kendi evinizin icinde bulunan insanlar ile temasta olun.

Almanya da benim bulundugum eyalette pazartesinden itibaren maske takma zorunlulugu da geldi. Bence bu da gec kalinmis bir karar ama herseyin hayirlisi.

Kalin saglicakla.
Görüştüğümüz zaman görüşürüz.

6 Nisan 2020

Korona Günlükleri Vol. 2

Günaydin Blog.
Iyi seyleri paylastigim gibi, kötü seyleri de paylastim bugüne kadar hep seninle. O yüzden yazmak zorundayim.
Yazmazsam kendimi daha da kötü hissedecegim cünkü.

Cumartesi gecesi ne yazik ki Corona yüzünden Istanbul da yogun bakimda yatan enistemi kaybettim. Benim icin enisteden de öte, abi kadar sevdigim bir insandi Seckin abim.

Daha gecen sene ocak ayinda onlarda kalmistim bir hafta. Su an bana yalan gibi geliyor. Iki gündür ruh gibi dolaniyorum evin icinde. Inanamayacagim. Ne zaman inanacagim yitip gittigine?
Mezarini ziyaret edebildigim zaman.
Nur icinde yat abim. Mekanin cennet olsun.

Allah askina evde kalin.
Görüştüğümüz zaman görüşürüz.

24 Mart 2020

Korona Günleri Vol.1

Pazar günü alti günden sonra ögle yemeginden sonra yarim saatlik yürüyüs yaptik Sebo ile.

Korona günlerinde evden calistigim icin evde olan bir kac isimizi de is sonu halletme firsatimiz oluyor. Cati katinda kasimdan beri tadilat yapiyoruz. Önümüzde ki cumartesi badana boya yapacagiz. Son aylarda ahsap parkeleri cilaladik. Kirik dökük olan yerleri düzelttik. Sonunda badana boya yapacagiz ve cati katina Sebo'nun calisma odasi, misafirlerin kalabilecegi bir bölüm yapacagiz insallah. Cati katinda ufak bir oda var, orasi da benim okumam odam olacak. Kitaplarimi dolduracagim bir mini kütüphane yapacagim.

Esyalarimi secmistim ama korona günlerinde Ikea da kapali. Yine oradan oraya atladim. Yürüyüs iyi geldi. Bir kac fotograf cektim onlari buraya eklemek istiyorum.

Görüştüğümüz zaman görüşürüz.





19 Mart 2020

Korona Günlerinde Evden Calisma

Merhaba sevgili blogcanlar,
dünya genelinde bir virüsle karsi karsiyayiz.

Almanya genel olarak bir cok seye gec kalmis bulunuyor takdirimce. Ben pazar gününden beri evden cikmadim. Pazartesinden itibarende evden calismaya basladim.
Sirket olarak sistemi kurduk ve pazartesi sali günü deneme amacli olarak evde kalma karari aldik. Dün aslinda tekrar ofiste bulusacaktik fakat evden de cok iyi calisabildigimizi gördük. Bu yüzden sirket yöneticileri isteyen evden calismaya devam edebilir hatta size bunu öneriyoruz diye bir mail atti sali aksami.

Evde kaldim. Tüm is arkadaslarim evden calisiyor. Sadece bir arkadasimiz sistemlerin calismasini saglamak icin sabahlari bir saatligine sirkete gidiyor. Simdilik 31. Marta kadar evden calisacagim. Ondan sonra bakacagim.

Günler ilginc geciyor. Dün sekiz saat calistiktan sonra perdelerimi yikadim. Camlarimi sildim. Banyomu temizledim. Bugünün yemegini pisirdim. Aksamlari kitap okuyarak, film seyrederek, el isi yapark vaktimi geciriyorum.

Genel bir panik durumu. Her yerde oldugu gibi burada da stok yapanlar yüzünden temel ihtiyaclarimizi bile alamadik. Sali günü Sebo 11 dükkan gezdi, tuvalet kagidi yok. Simdilik yetecek kadar var.

Allah hepimizin yardimcisi olsun. Bu isin sakasi yok. Kendinize dikkat edin. Evde kalin. 
Görüştüğümüz zaman görüşürüz.

13 Temmuz 2019

Mutluluk Kaynagi Bahcem

Bir önceki yazimda beni bu aralar bahce ile ugrasmanin mutlu ettigini yazmistim. Simdi de biraz bahceye ektiklerimden bahsetmek istiyorum.
Mayis'in birinde anne ve babamla bahceyi hazirladigimizi bu yazimda yazmistim. --> Tik 
O günden bu yana Almanya'da cok soguk havalar oldu. Domatesler yasamaz dedi annem ama domatesler aldi basini gitti.


Onun haricinde kabak ve salatalik ektim. Onlarda cok güzel yetismeye basladi. Bu ekledigim fotograflar bir iki hafta öncesinden. Simdi hepsi daha da büyük.

Ayrica dügünümüze Sebastian'in kuzeni Saskia ve erkek arkadasi bize seftali agaci hediye etmisti. Seftali agaci yerini sevdi. Simdi seftatiler kirmizi oldu fakat daha sertler. Yemegi bekliyoruz. :)
Sebastian'in dogum gününde kardesi Max bize bögürtlen ve Ahududu hediye etmisti. Onlarida  bahcenin günesli tarafina bakan duvara dogru ektik.
Biri sari, biri kirmizi. Sari olan yüksege dogru büyüdü, fazla meyve vermedi. Kirmizi olan da enine büyüyüp bir sürü meyve verdi. Bitkilerin yetisme tarzi da cok ilginc. Sarisi büyümek icin konsantre olurken, kirmizisi meyve vermeye konsantre olmus durumda. Gercekten cok ilginc.

Yesil soganlarim, semiz otum, ciceklerim, lavantalarim, eski bir kum sandigina kurdugum dil ve maydanoz kösem bu aralar cok mutlu. Bende mutluyum.





Kaktüs cok severim ben. Kaynanam dogum günümde cesit cesit kaktüsler hediye etti bana. En ilginci de bu. En güzeli bence. Cicek vermis durumda.

Gecen sene Sebastian'in arkadasi Frank ve esi bize bir Zakkum cicegi hediye etmisti. Kisi iceride gecirmek zorundaymis zakkumlar. Ev yerlesene kadar banyoda beklettik. Bu sene sicaklar baslayinca disariya aldik.
Pembe pembe cicekler acti zakkum. Böyle güzel acan bir cicegin zehirli olmasi ne kadar üzücü.
Dogum günümde annecigim bana ortanca hediye etti. Ortanca boynunu büktü, ertesi gün yine acti, yine büktü yine acti. Bu yasamayacak derken yasiyor kendileri. Cok suya ihtiyaclari varmis. Bol bol su yeriyoruz artik. Bize en güzel yüzünü gösteriyor.


Bahce ile evin ortasinda tekrar minik bir ev var. Iki katli. Burasi daha cok kiler gibi. Odalarina regaller yerlestirip esyalarimizi koyduk. Bahce malzemelerimiz bir diger odada. Cati kati da ufacik zaten. Yüksekligi benim boyumdan biraz daha kücük. Orada simdilik kitap odam bitene kadar karton karton okunmus ve okunmayi bekleyen kitaplarim duruyor. Bu cam da bu minik evin camlari. Cok sirin degil mi? Cok eski ve orjinal. Ev seneye 100 yasina girecek.
Görüştüğümüz zaman görüşürüz.

21 Haziran 2019

Yazacaklarim ...

Yazacaklarim cok birikti aslinda. Paylasmak istedigim fotograflar, anlatmak istedigim geziler.
Önemli aile toplantilari, en cokta kitaplar.
Fakat bir türlü zaman bulamiyorum bilgisayar basinda oturmaya, daha dogrusu yazmaya.
Sabahtan aksama kadar is yerinde bilgisayar basinda olmam bunun icin büyük bir etken aslinda. Evde de bunun basinda oturmak istemiyorum. Bu sefer de telefon elimde, yada bir kitap.
Yazilacak cok sey var, anlatilacak da. Hep olsun insallah.

Bu aralar cok mutlu oldugum durum, bahceye ektigim domateslerin bitmesi, kabak ciceklerinin acmasi. Her aksam bahceyi sularken günün yorgunlugunu ve stresini atiyorum.
Zakkum cok güzel acti. Fotograflarini cekeyim de göstereyim size.
Izin planlari var kafamda. Istanbul mu Antalya mi karar veremedim daha. Cati katinda ki kitap odami da bitirmem lazim. Yerler cilalanacak. Bir hafta da ona izin almak lazim. Dügünden sonra masraf cok oldu. Izin yapmayip Almanya da kalip günü birlik sehir gezileri yapip evle mi ilgilensek sorusu var bu aralar kafamizda.
Yazmak icin cok konu var. Eski bloggerleri de özledim aslinda. Az önce Sonsuz'un sayfasinda ugradim yine. The END yaziyor hala. Hüzünleniyor insan.

Görüştüğümüz zaman görüşürüz.

27 Mayıs 2019

26. Mayis

26. Mayis benim dogum günüm. Bir yas daha aldim. 37 bitti. Ben her sene sadece yasimin kac oldugunu kendime söyleyince yaslandigimi fark ediyorum, yoksa bir yanim hala cocuk ve icimdeki cocugu kaybetmeye asla niyetim yok.
26. Mayis ayrica Sebastian'in en ufak kuzeni Sophie'nin de dogum günü bu yüzden Sebastian'in amcasi öglen mangala ardindan da alman usulü pasta ve kahveye davet etti bir hafta öncesinden.
Fakat ben oruclu oldugum icin bu sene katilmayacagimi söyledim. Sebastian öglen kendisi gitti ve bende ailemin yanina gittim, onlar ile bir kac saat gecirdim.
Ayrica dün Almanya da secimler vardi. Hem belediye baskanlarini sectik hem de Avrupa parlamentosunda bulunmasini istedigimiz partileri.

Aksam iftara evime geri döndüm ve bir üst sokakta bulunan Hint lokantasinda aksam yemegi yedik. Ben de orucumu orada acmis oldum. 
Görüştüğümüz zaman görüşürüz.

5 Mayıs 2019

Günce 05.05.2019

Is yerinde bir ayi geride biraktim. Nisan ayinda Almanyada bir cok tatil günü oldugundan dolayi neredeyse bütün haftalar dört günlük calisma haftasi ile cok cabuk gecti ve is yerine adapte olmamada da yardimci oldu.
Ayni ofisi paylastigim Barbara cok cana yakin bir kiz. Kendisi kiz kardesim ile yasit.
Yan ofiste ayni departmana ait oldugum diger iki arkadasim da cok iyiler ve ise alismam icin yardimlarini esirgemiyorlar.

Onun haricinde öksürük devam ediyor. Radyologa gönderildim. Akcigerlerimi kontrol ettiler zattürree olup olmadigima baktilar. Degilmisim. Cok sükür.
Evimi yerlestirdim. Artik büyük cati kati haric tüm odalar yerlesti ve tüm mobilyalarim da geldi.
Gectigimiz bir mayista hepimiz evde oldugumuzdan dolayi annem babam bana yardim etti sagolsun. Bahcemi yaptik. Sebzelerimi ektim. Domates, salatalik, kabak, maydanoz, dil, cilek ...
Bakalim ilk sebze ve meyvelerimi ne zaman görecegim.



Bir senedir bahcede bulunan agacta kus mamasi asili. Kuslar gelir yerler diye astik Sebo ile. Hak getire. Ama ne zaman ki bahceyi kurdum, topragi eseledim, kuslar resmen duvarda beklemeye basladi.
Duvarin üstünde görüyorsunuz. Sonra iyice yakina gelip beklemeye koyuldu.
Kovaladim, yine geldi. Cok sekerler. Cokta güzel ötüyorlar.



Görüştüğümüz zaman görüşürüz.

20 Mart 2019

Selamlar

Selamlar blogcanlar,
uzun zamandir yazamadim. Bronsit kötü bir hastalikmis onu anladim.
Onu atlattiktan sonra araya bir sürü is görüsmesi, prova calisma günleri girdi.
Dün son is görüsmesine gittim ve bugün itibari ile kararimi vermis bulunuyorum.
Calismak istedigim sirketi aradim ve departman müdürüne mesaj biraktim, bana geri dönmesini bekliyorum.
Allah nasip ederse Nisan da calismaya baslamak istiyorum.

Onun haricinde yeni evime alistim yavas yavas. Mobilyalar geldikce ev daha bir güzellesti. Simdi 3 eksigimiz ile iyice yerlestik diyebilirim.
Bol bol kitap okumaya basladim yine. Su an elimde canim blog arkadasim Tolga'nin Icimde Ölen Biri Var kitabi var. Bitsin yorumunu muhakkak yazacagim.

Bacaklarimda olan hastalik Lipödem'e yüzmek iyi geldigi icin gecen hafta burada ki havuza gidip su sporuna katildim. Ertesi gün de masajda hemen fark edildi. Bundan sonra bol bol yüzmeye gidecegim.

Sizler neler yaptiniz?
Görüştüğümüz zaman görüşürüz.

22 Şubat 2019

Bursa'ya veda ve Kadiköy Iskelesinde neden taksi bulamadik

Cuma günü için Selma izin almıştı. Sabah kalkıp kahvaltımızı ettikten sonra tanıdık bir taksici abi bizi Güzelyalı sahilinde bulunan vapur iskelesine bıraktı.

İDO ile İstanbula geçeçtik ve biraz zamanımız vardı. İskelede bulunan bir çay bahçesinde çay içtik. Ben Türkiye'de severek yediğim bir tost yedim.


Ardından 14:30 seferi için iskeleye gittik ve İDO'ya bindik.





Düğünden geç döndük. Geç yattık. Erken kalktık İDO'da biraz uyuruz diye düşünüyordum ama hak getire. Bir amca vardı maşallah taramalı tüfek gibi horluyordu. Baştan öyle bir sesti ki, birisi cep telefonunda savaş oyunu oynuyor sandım. Yok. Amcayı da bulamadık. Ses geliyor, dönüp bakıyoruz ama kim olduğunu bulamıyoruz. Neyse iki saatlik yolculuktan sonra Kadıköy İskelesine vardık.


Bavullarımız çok ağırdı. İskeleye varınca bir bavulumuzun tekerleği kırıldı zaten. İskeleden taksiye binip Üsküdar'a geçecektik. Taksi durağında beklemeye başladık. Bir amca daha vardı. Taksi durağına kadar gelmiyor taksici, şerefsizlik yapıyor geriden alıyor. Baktık ki herkes geride bekliyor, bavullarımızı çeke çeke geriye gittik bizde.


Elimizde iki büyük bavul 3 tane de el bagajı vardı. İlk taksi durdu, atmış arkaya kocaman bir hoparlör - abla bu valizler buraya sığmaz - dedi. Eh tabi ki sığmaz. Hay senin hoparlörüne dedim içimden. Başkası bindi taksiye, arkasından mendil salladık.

Bir sonra ki taksi geldi. Valizleri görünce - benim araba gazlı arkada kocaman tekerlek var, bunları almaz - dedi. Hay dedim senin de tekerine ...
Bu taksiye  de başka birisi bindi. Biz yine arkasından mendil salladık.

Kadıköy'e indiğimiz gün Fenerbahçe maçı vardı. Trafik berbattı. Karmakarışıktı. Bir Fenerbahçe'li olarak - Burası Kadıköy buradan çıkış yok - cümlesi geldi aklıma.
Yarım saattir taksi beklemiştik bir baktım sokağın karşı şeridinden genç bir taksici - geleyim mi abla? - manasında el işareti yapıyor. Gel gel dedim bende zaten.
Bavullar sığmıyor kardeş, bizi kimse almadı dedim.
Sığar ablacım, ben de karşı tarafın taksicisiyim bir an önce kaçmaya bakıyorum, sizi de bırakayım karşıya geçeyim dedi.
Hay dedim Allah senden razı olsun.

Üsküdar'da Nilgün ablamda kaldık. Nilgün abla anne ve babamın amca kızı Yücel teyzemin en büyük kızı. O gün ayrıca Nilgün ablamın doğum günüydü ve eşi ve çocukları pasta almıştı. Ablam mumlarını üfledi. Çok güzel yemekler hazırlamıştı bize. Oturduk yemek yedik.
Sonra yorgun olmamıza rağmen ilk akşamdan biraz dolaşalım diye Nilgün ablamın büyük kızı Nil ve küçük kızı Selin ile Üsküdar sahiline indik.

Kız kulesini bu kadar yakından görmek çok güzeldi.


Ardından sahilde oturabileceğimiz bir yer aradık. Bir adam durmadan - burası çok sakin bir yer, alkolsüz ortam, kafa dinlersiniz - diye bizi içeriye sokmak istedi. Hadi bir bakalım dedik. En önden ben gidiyordum. Hemen döndüm kızlara başka yere diye işaret ettim. İçerisi sadece erkek doluydu. Orada hiç rahat edemeyecektik. Hatta Selma adama - biz çok mu yaşlı duruyoruz, sakin bir yer mi aradığımızı sanıyorsunuz - deyip sakinliğini daha fazla koruyamadı. :)

Ardından 5. Cadde'ye oturduk. Ortam güzeldi. Bir grup çok güzel şarkılar söyledi. Türk kahvemizi içip eğlendik.
Kızlar arasında cok sakin geçirdiğimiz akşam esprisi kaldı.


Dügün davetiyeme benziyor
Kuzenim Nil





Görüştüğümüz zaman görüşürüz.

10 Şubat 2019

Döndüm

Merhaba blogcanlar,
14 günlük Türkiye tatilimden sonra dün Almanya'ya yurda geri döndüm. Dönerken beraberimde de öksürük ve bogaz agrisi getirdim.
Almanya cok soguktu gittigimde. Sabiha Gökcen Havalimanina indikten sonra bavullari tasirken terledim, kapidan cikinca rüzgari yedim. Bursa'ya gectim ayni aksam. Bursa'yi gezdim. Kuzenim evlendi dügününe katildim. Hastaliktan dolayi Bursa da acillik oldum kiz kardesim ile birlikte.
Bursadan IDO ile Istanbul'a gectim ve 8 gün Üsküdar'da kaldim. Istanbul'un istedigim bölümünü altini üstüne getirdim bu günlerde. Gitmedigim müze, binmedigim vapur kalmadi diyebilirim.

Istanbul dogumlu annemin Istanbul'a olan askini bir kez daha anladim ama cok dolusun, cok kalabaliksin ve ne yazik ki degerin bilinmiyor Istanbul diyerek geri döndüm. Ilerleyen günlerde binlerce cektigim fotograflari paylasip, kisa kisa yazilar yazacagim.

Sevgiler.
Görüstügümüz zaman görüsürüz.

20 Ocak 2019

Stapf Ögretmen



Orta okul ögretmenimi kaybettim dün. Kendisi tarif edilemez bir ögretmendi. Öyle bir ögretmendi ki ortaokuldan mezun olali yirmi sene olmasina ragmen, her sene dogum günlerinde ziyaret ettik onu arkadasim Diana ile. Kendisi gecen sene mart aylarinda migde kanserine yakalandigini ögrendi. Sabah ise giderken tren istasyonunda gördüm karisi ile birlikte. O gün ilk defa kemo tedavisi icin sonda takilmaya gidiyordu. Ögrendigimde sok oldum. Ama kendisi güclü bir karakterdi. Güclü kalacagini biliyordum. Dügünümden iki hafta önce davetiyesini götürdüm. Haftaya ameliyat olacagim, baktin tekerlekli sandalyede gelirim dedi.
En büyük kizi ile ayni yastayiz. Bir kac hafta önce ameliyattan sonra yogun bakimda oldugunu söyledi. Bir iyi bir kötü diye haber verdi. Bay Stapf Ahu'ya tebriklerimi ilet, dügüne gidemedigim icin üzüntülü oldugumu ilet demis.
Ziyaret etmek istedim, ailesinden baska kimse alinmadigi icin gidemedim. Kathrin bana babasinin kendini iyi hissettigi bir günde beni aramak istedigini söyledi. Numarami verme firsatim olmadi.
Dün haberini aldim. Eve cikmis. Ameliyattan sonra eve alinmis gectigimiz günlerde yogun bakimdan ciktiktan sonra, rehabilitasyona gidecekmis fakat dün evde kalp krizi gecirmis.
Kizi haber verdi.
Cenazesi 28 Ocakta kalkacak. Ben 26 ocakta Istanbul'a uctugum icin cenazede bulunamayacagim icin cok üzgünüm.
Carsamba günü Diana ile birlikte Bayan Stapf'i ziyaret edecegim taziye dileklerimi iletmek icin.

Yaramazlik yaptigimizda kulaklarimizi cekerdi ama canimizi acitmadan.
Yatili okul gezilerinde ormanlarda gezerdik, daglara tirmanirdik. Ben ögrencilerimi plaj gezisi yaptirmam, bende kendi yemeginizi kendiniz pisireceksiniz dedi. Bir cok alman yemeginin yapilisini ondan ögrendim.
Gezilerimizde sigara icenlere madem bu merete basladiniz benden saklamayin icin ama on bes adim gerimden gelin derdi.
Ögle tenefüsünde yaninda kalan fazla salamli ekmegini paylasirdi. Ben domuz eti yemiyorum hocam dedigimde ertesi gün recelli ekmek getirip vermisti bana.
Ah ne diyebilirim ki. Gecen sene yetmis yasina basti.
Daha cok gencti.
Harika bir insandi. Harika bir baba, harika bir es, harika bir ögretmendi.
Nurlar icinde yatsin.

28 Kasım 2018

Yavas Yavas Sona Geliyorum

Yavas yavas sona geliyorum.
13.12.2018 son is günüm.
Geriye kalmis izin günlerimi kullanarak araligin ortasinda ayriliyorum sirketten.
Baslarda cok üzülmüs olsamda, isime son verilmesinin baska insanlarin kötü niyetlerinden dolayi kaynaklandigini bilsem de, mutluyum.
Cünkü ben insanligimdan hic bir sey kaybetmedim.
Isten cikartilacagimi ögrendigim günden itibaren yine de calismaya devam ettim.
Gidip doktordan haftalar süren rapor alabilirdim.
Almadim.
Isimi yapmayabilirdim. Bilgisayar basinda internette gezinebilirdim.
Yapmadim.
Gezmedim.
Isimi en güzel bicimde devam ettirdim.

Isci dairesinden gelen is önerileri icin CV hazirligina baslayacagim bu haftasonu.
Kendi arastirmalarim ile buldugum bir kac is yerine de basvuracagim.
Kendime zaman ayirmaya, ruhumu dinlendirmeme az kaldi.
Sabahlari kalkip sevincle ise gelmiyorum ama
aynaya bakabiliyorum her sabah büyük bir gönül rahatligiyla.

Görüstügümüz zaman görüsürüz :)

30 Ekim 2018

Memleketten Döndük

Araba ile gittik izine. Sebo ilk defa Türkiye'ye gitti, hemde o kadar uzak yola ilk cikisi oldu.
Cumartesi sabahi yedi bucukta yola ciktik, gece on ikide Sirbistan'da cok kötü bir otelde kaldik. Bu otelin hikayesini daha sonra detayli olarak anlatacagim cünkü benim gibi gurbetcilere ders olur. Facebook üzerinden bir grup bu otelin reklamini yapiyor, bende ona güvendim türk oteli diye rezervasyon yaptirdim. Ay cok kötü bir yere varmis olduk, ama dedigim gibi detayli olarak yazacagim. Zira Facebookta'ki grupta düsüncelerimi yazdim ama canim adminler yazimi yayimlamadilar.
Sirbistandan sonra Bulgaristan'i da gecip silaya kavustuk. Aksam saat 18:30'u gösteriyordu, siniri gectik hop 19:30 oldu.
HGS, Duty Free biraz arastirdik. HGS'i daha sonra alabilirmisiz, zaten PTT de kapaliydi. Hadi dedim Sebastian'a Edirne'nin icine girelim de Süleymaniye Camisini görelim. Aksam ayri güzel, gündüz ayri güzel. Bir sürü fotograf cektikten sonra oraya yakin bir pidecide pide yedik ve yolumuza devam ettik. Istikamet Gölcük. Gece iki bucukta canim teyzeme vardik ve orada dinlendik. Ertesi sabah güzel bir kahvalti ettikten sonra, öglen saat on iki bucukta Erzincan'a yola ciktik. Dinlene dinlene gittik. Gece bir bucukta Erzincan'a varmis olduk. Erzincan'da bir hafta kaldik. Erzincan'dan Trabzona gidip karadeniz turu yaptik. Erzincan-Ankara-Izmir-Almanya. 3 haftanin icinde yedi bin kilometreden fazla yol yaptik.
Dedemi kaybettigimi yazmistim daha önce. Benim icin hem üzüntülü hem mutlu gecen bir izin oldu. Izin-dügün alisverisi karisimi bir sey oldu.
15. ekimden beri calisiyoruz yine. Is yerinden cikis aldigimi da yazmistim. 8 izin günüm vardi. Böylece aralik ayinin on ücünde son is günüm olacak.
Yarin isci kurumunda zorunlu randevum var. Bana is bulmaya calisacaklar simdi. Benim acelem olmadi bu konuda. On alti kasimda dügünümüz var, onu bir atlatalim, ondan sonra bir yerlere CV gönderirim. Böyle iste blogcanlar.
Görüstügümüz zaman görüsürüz.

20 Eylül 2018

Dedem

Dün sabah erken saatlerde dedemi kaybettik. Kendisi iyice yaşlanmıştı ve benim tek isteğim Sebastian'ı ve beni görmesiydi. 18 yıldır memlekete gitmedim ben. Ailevi sorunlar, maddi imkansızlıklar derken koskoca 18 sene oldu. Bu cumartesi yola çıkacağız Sebastian ile.
Annem, babam ve kız kardeşim geçtiğimiz pazar yola çıktılar ve dün öğlen Erzincan'a vardılar. En çokta bu duruma üzülüyorum. Babama üzülüyorum. Memlekete varmadan babasını kaybetti. Bugün cenazesi kalkacak dedemin.

Dedem bir kaç gün önce düşüp kalça kemiğini kırmıştı ve salı sabahı ameliyat etmişlerdi. Ameliyat iyi geçti dedi halam. Yoğun bakımda kalmadı odaya aldılar dedi. Ama dedemin yaşlı bünyesi bu ameliyatı kaldırmadı. Tahmin etmiştim.

Şimdi bir yanım buruk bir yanım sevinçli yola çıkacağım eşimle. Sebastian da ancak mezarı ile tanışacak dededim.
Düğün alışverişine gidiyoruz. Kına gecem olacaktı. Dedemi kınamda oynatacaktım. Hepsi olmadı.

3 Eylül 2018

Yeni bir kapi

Gectigimiz hafta persembe günü is yerinde iki senelik kontratimin uzatilmayacagini ve sene sonuna issiz olacagimi ögrendim. Cok üzüldüm gercekten.
Iki senenin icinde aslinda islerin iyi gittigini, yaptigim isin is yerini memnun ettigi duygusuna kapilmistim. Bunun aksini ispat edecek olaylar da gelismemisti ama ne yazik ki öyle olmadi.
Cok üzgünüm bir kac gündür. Is yerinde ayni ofisi paylastigim arkadaslarimdan ayrilacagim icin daha cok üzgünüm.
Dügün öncesi böyle bir haber almak da ayrica üzdü beni. Ama her seyin bir sebebi vardir. Yüce mevlam  bir kapiyi kapatir digerini acar.
3 hafta sonra Sebastian'la baba ocagi Erzincan'a yola cikacagiz. Erzincan'da kinam olacak. Onun sonra da Izmir de dügün alisverisimizi yapacagiz.
Izin dönüsü artik yeni is yerlerine bas vurup CV gönderecegim. Her zaman kendimize mutlu olmak icin ufak sebepler bulmaliyiz.
Kal saglicakla blogdas.

26 Temmuz 2018

En sicak

Almanya yillardir yasamadigi en sicak ve en uzun yazini yasiyor. An itibariyle 40 dereceyi görmüs bulunuyoruz. Haftaya biraz soguyacakmis, yani otuz dereceye inecekmis.
Sabahtan aksama kadar ofiste oldugum icin klima ve camlar sagolsun öglene kadar sicaktan bir sey fark etmiyorum. Öglen sicagi kulenin yedinci katina ulastiginda ofiste klimasiz durulmuyor.
Dün öglen molasina bile cikmak istemedim ama is arkadaslarimla türk lokantasina gittik. Bir gün önce oraya gitmisler. Dün menü de kuzu eti ve pilav oldugunu ögrenince yine gelecegiz demisler.
Ben de onlara takilip yemege gittim. Onlar kuzu etini pilavini yedi, bende ekmek arasi döner yedim.
Bu sicakta yemek bile yenmiyor. Agirlik  basiyor insana.

Bu sicak havalar lipödem hastaligima hic iyi gelmiyor tabi ki. Bacaklarim daha da sis, daha da agir bugünlerde. Bugün masajdan sonra Fas'li kiz arkadasima gidecegim. Yarin kinasi cumartesi de dügünü var.
Bugün bir bayan gelecek ve tüm hanimlarin ellerine kinalar yakacak, desenli. Seviniyorum. Kinayi cok severim.


Gün sayiyorum. On bir agustosta Türkiye'den blog sayesinde tanistigim canim arkadasim Selma gelecek. Bes gün bende kalacak. Ben de onun sayesinde bir hafta izin aldim. Gecen sene Ekimden beri izin kullanmadigim icin bana da cok iyi gelecek. Planlar yapiyorum simdi. Hangi gün hangi sehri gezdirecegim Selma'ya diye.

Sebastian'in aldigi evle ugrasiyoruz her hafta sonu. Gectigimiz iki haftasonu boyunca birinci katin yerlerini zimparaladik. Cilaladik. Yagladik. Ne zor seymis. Ama odalarin yerleri piril piril oldu. Yorgunlugumuza degdi. Daha mobilya bakmadik hic. Sadece online sitelerden biraz bilgi edindik. Elbise dolabi, yatak sectik. Ne zaman gidip ismarlayacagiz haberim yok. Her haftasonu bir seyler cikiyor.


Kisa kisa yazmayi özlemisim. Not tutar gibi yazi yazmak en sevdigim sey. Siz de yorumunuzu eksik etmeyin. Hadi öptüm hepinizi.

5 Temmuz 2018

Kitap Okumayi Özledim

eskiden bir ayda neredeyse on bes kitap okuyan ben son dört bes aydir hizimi kaybettim. Elim gitmiyor bir türlü. Is yerinde cok yoruluyorum galiba. Kafam yazilim kodlari ile dolu.
Bu aralar dünya kupasini da seyrettikten sonra trenle eve dönerken elimde cep telefonum, ona bakip duruyorum. Halbuki kitabim cantamda. Cikarip okuyamiyorum.

Blog yorumu yaptigim yayinevlerinden gelen kitaplar kule seklinde rafta bekliyor. Hangi birinin yorumunu yazacagim sasirdim. Haftasonlari da kendime ayiracak zamanim yok. Ailem ve Sebo ile evin tadilatlari ile ugrasiyoruz.

Aslinda kitap okumayi cok özledim ve kendimi cok bos hissediyorum. Size de oluyor mu böyle? Aylarca elinize kitap almadiginiz oluyor mu? Yada sadece bir kac günde bir bir iki sayfa okudugunuz?

Umarim bir an önce eski hizima dönebilirim.