Düşünceler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Düşünceler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Şubat 2017

Takip Edeni Takip Ederim Cilginligi



Sosyal medyada hesaplarimiz cogaldikca baska bir sorun ile karsi karsiya kaldik. Beni takip edeni takip etmek zorundamiyim? Hayir degilim.
Ben birini takibe aldim. Beni takip etmek zorunda mi? Hayir degil.
Cünkü eger ki birinin fotograflarini, yazilarini, sözlerini begeniyorsam takip ederim. Beni takip ediyor mu diye bakmam.
Bir zamanlar benim de bu duruma düstügüm dogru idi.
Bu sorunu yasadigimiz en önemli sosyal medya araci bloglarimiz. Yeni bir blogger en basta hepimizin düstügü hataya düsüyor. „Blogumu takip etmiyorsun ama …“ diye bir cümle kuruyor yorumlarda.
Sen blogu öncelikle kimin icin yaziyorsun? Otur bir düsün. Kisisel bir blog isen, kendin icin yaziyorsundur. Elle yazi yazmaktan bikmissindir belki, yillardir tuttugun günlüklerin yerini klavye almistir.
Defter, not defteri, kitapcik yerine bloggerin yazi panelini kullanmaya baslamissindir. Kendin icin sosyal bir günlük yaratmissindir.
Takip eden varsa ne mutlu sana. Ama „…ah beni takip etmiyorsun“ deme. Cünkü sen ilk önce kendin icin yazdigini idrak et. Evet yorumlar geldikce mutlu olacaksin. Takipci sayisi arttikca mutlu olacaksin. Ama kimseyi seni bir tusa basarak takip etmiyor diye kasma lütfen.
Inana bana takipci sayisini takmadigin ilk anda kendin icin bir sey yapacaksin.

9 Haziran 2015

Sali Notlari

Seçimi atlattık ama etkilerini atlatamadık daha.

Dün twitter de dolanırken yıllardır severek takip ettiğim bir bayanın 'yurtdışındakiler neden oy veriyor ki, sanki ikametleri burada. Zavallılar böyle avunuyorlar' tweeti ile karşılaşınca sinirlendim açıkçası.
Ne demek zavallılar? Ben yurtdışında yaşarken her gün türk haberlerini seyrediyorsam, her gün politika ile ilgileniyorsam, memleketimin nereye vardığını/gerilediğini görüyorsam ve gurbette yaşamayı ben seçmedi isem tabi ki oy verme hakkım olacak.
Bilemedim bundan on onbeş yıl sonra geri döneceğim belki. Yaşlılığımın son demlerini memleketimde geçireceğim, geçirirkende huzur içinde yaşamak istiyorum.
Belki şimdiki hükümeti destekliyor/desteklemiyor bir şeylerin değişmesini/değişmemesini istiyorum.
Memlekette yeterince ötekileştirme yokmuş gibi sanki, bir de memleket insanın biz gurbetçileri ötekileştirmesi yok mu? - cinlerim tepeme çıkıyor.

Bu güne kadar da gümrüklerde oy verme hakkımız olmasına rağmen, izine gitmediğimiz dönemlerde gümrüğe gidemediğimizden dolayı, bu sefer konsolosluklarda seçim hakkın sunulması çok büyük bir avantajdı bizim için fakat bu güne kadar gurbetçi kimin umurunda idi?
İktidar gelsin oylar diyerek bu hakkı sundu. Her şeyin farkındayız.
Buda burada böylece dursun.

27 Mayıs 2015

Kitap Agaci Almanya Bulusmasi - 26.Mayis 2015

Kasım 2014'ten beri görüştüğümüz altı güzel bayan ile buluşmaya karar verdik. Kitap Ağacı sayesinde tanışmıştık. Almanya da başka kitap seven ve bu aileye katılmak isteyenler bulurmuyuz diye düşünürken, planlar yapmaya başladık.
Yonca'nin doğum günü 25. Mayıs beni ise 26. Mayıs. Varmısınız 26. Mayis'ta buluşalım dedi Yonca, biz de olur dedik.
Instagram'dan yayın yaptık, Darmstadt ve Offenbach'da olan arkadaşlarımıza ulaştık.
Mekan olarak Simit Saray'ini seçtik.


Ögrenci olanlar biletlerini ayarladı, evli olan iki hanımımız eşlerine izin aldırdı :)
Sabah erken saatlerde buluşmaya karar verdik uzaktan gelenler ile. Hepimiz bir araya gelene kadar saat on bir oldu. Frankfurt'ta bir kafede oturup sohbet ettik ondan sonra da Türk Kitap Evine gittik.



Her zaman Frankfurt'a yolu düşmeyen kitap ağacı üyeleri istedikleri kitapları alıp bol bol paraları da harcadıktan sonra Simit Sarayına yola düştü.
Simit Sarayina gelindiginde ufak capta bir sorun yaşadık. Rezervasyonumuz yapılmamıştı ve biz 13 kişiydik. Ayrıca içeride oturma sansimiz yoktu cünkü yanımızda findigimiz vardı.

Neyse moralimizi bozdurmadık ve arka tarafta dışarıda masaları bir araya iterek yerimizi aldık. Çaylarımızı içtikten, simitlerimizi, böreklerimizi, mantılarımızı yedikten sonra bir kitap çekilişi yaptık. Cansu ve Serrulata'nın gönderdiği ayraçları kapıştık. Evet resmen kapıştık.

Beğendiğimiz kitaplardan paragraflar okuduk. Kendi yazdigimiz yazıları, şiirleri paylaştık arkadaslarimiz ile. Bol kahkahalar çınladı havada.
Fındığı sevdik. Iki saat ayırmıştık birbirimize, ayrılmak istemedik. Aramızdan erken ayrılmak zorunda olanlar da oldu fakat akşam yediye kadar gezdik.



 Geçen sene 33. yaş gününü senin gibi kitap severler ile geçireceksin deselerdi inanmazdım. En güzeli de birbirimize hiç yabancılık çekmemezdi. Kimimiz zaten çocukluk arkadaşı, kimimiz aynı yerde yaşadığını öğrenince buluşmuş, kimimiz de Kasım'dan beri görüştüğü insanları göreceği için gayet rahattı.

 Bir kahvenin kırk yıl hatırı vardır ya biz dün kaç fincan kahve içtik. Keşke birbirimize yakın olsakta her ay bir kere böyle bir buluşmayı yapabilsek. Bana en yakın olanlar Seda ve Murat. Onlar ile birlikte daha bol bol görüşeceğimize inanıyorum.

Ayrıca sınavı olduğu için aramızda olamayan Didem'i de unutmadık. Teşekkür ediyorum kendisine. Doğum günüm olduğu için bana çok güzel ayraçlar yapmış. Bir çoğumuz için iş günü olduğu için izin alıp gelemeyen Hazalcıceği'ne de sevgilerimi yolluyorum.
 Hayatımda uzun süredir böyle güzel bir gün yaşamadım. Arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum. Ayrıca doğum günümüz diye bize pasta alan ve bizi cok sevindiren kardeşlerime de Yonca ve kendi adıma tesekkür ediyorum.
En kısa zamanda umarım tekrar buluşuruz.






22 Şubat 2015

Zeytinyagi

Bizim millet sever yağ gibi üste çıkmayı.
Haklı olsada olmasada.
Ondandir, zeytinyağlıyı bu kadar çok sevmemiz.
© Ahu Kader

17.10.2012 tarihinden kalma ...

21 Şubat 2015

Düzenlenme

Hey sen, merhaba. Evet sana sesleniyorum blogcan. Yazmak istiyorum ama ne yazacagimi bilmiyorum aslinda. Ders calisiyorum kac gündür. Kitap okuyorum geceleri yatmadan önce.

Bu arada gördügün üzere bloguma sayfalar ekledim. Siir kategorisini gördün mü?
Evet, evet benim siirlerim de var aslinda. Calinir, alinir kopyalanir diye korkarak bir zamanlar buraya ekledigim.
Kim bilir belki ugrar okursun. Düsüncelerini belirtirsin bana.

Kisa kisa alintilar yaptigim tumblr veya twittere de ugrarsin belki. Twitter'in yeri bir ayri benim icin. 140 karakter bazen nasil yetiyor anlatmak istediklerime - bende anlamiyorum.

Bir gün yaptigim tüm iyiliklerin faydasini görecegim biliyorum. Ama olursa bu dünyada olsun bir zahmet.

23 Ağustos 2014

Ortaya Karisik

Önemli olan okuyucu sayisi degil. Önemli olan samimiyet. Aldigim yorumlardan bir sey fark ettiysem o da su, beni okuyan hep ayni canlar.
Yorum biraktigim, yorum birakanlar hep karsilikli.

Diger bir kacina gelince, kendi takipci sayisini arttirmak icin takip eden, yorum birakinca cevap verme lutfunda bile bulunmayip burnundan kil aldirmayanlar.
Klavye delikanlilari ve bayanlari. Bir kac satir okundu diye, bir iki tweeti yildiz kazandi diye kendini fenomen zannedenler.

Sosyal medyanin asosyal kullanicilari. Buna bende dahilim kimi zaman.
Insan olmaktan ciktigimizi düsünüyorum bazen. Gecenlerde bir komsumuz gelmisti. Bir konusma esnasinda "bu telefonlar yokken daha mutluyduk" dedim.
Cokta dogru söyledim kanimca.

Bayramlar da seyranlarda aldigim mesajlarin hic bir anlami yok benim icin. Bir kac satir dizilmis cümleler, birinin sesini duymanin, yada coktandir görmedigin arkadasinin yüzünü görmenin verdigi mutlulugu verebilir mi? Veremez bence.
Mektup yazma sevgim bu yüzden.
Mail kutusuna düsen binlerce mailden daha samimi kendi el yazisi ile dösenmis sayfalar.

Ben yine biraz nostalji takilacagim herhalde bu aralar. Daha 3 mektubum var gönderilmeyi bekleyen. PTT yine küfür yiyeceksin benden. Gönderdigim mektuplari yerine ulastir be...

23 Temmuz 2014

--

Siyah Beyaz.
Asil.
Keske'ler olmadan yasanilan günler ...
Keske olsalar.


_

Ne kadar iyi arkadas biriktirmisim halimi hatirimi sormadan okulumu soranlar -.-
Nazardan böyle oldugunun farkindayim.
Yada kendimi kandiriyorum.
Insanlar ...
Ne konustugunu bilmeden konusan insanlar.
Karsisindakinin derdini dinlemeden,
teselli verdigini sanan insanlar.
Her seyde bir hayir vardir.
Vardir bir sebebi.
O kadar da calismistin yani.
Sabahin köründe ne oldu okul isi diye mesaj atanlar.
Kimseye laf anlatacak gücüm yok.
Kimsenin icimde ki firtinayi anlamasini da beklemiyorum zaten.
Beni bana birakin diye bagirasim var,
kalp kirmayayim diye susuyorum.

Insanlar ...
begenmedigi her seyi yerin dibine sokar
Begendigini de baskasinin gözüne sokar

9 Temmuz 2014

Zirva

Kısa cümleler kurmak
Her gün
Dörtlük gibi
Aman - kim okur
Kim takar Yalova kaymakamını - düşüncesi
Acaba neden Yalova kaymakamını takmıyorlar - sorusu
Kafa bulanıklığı

Türkçe klavye olmama sıkıntısı
Sınav sonucu beklentisi
Cumartesi düğün telaşı
Zayıflamak isteyip zayiflayamama derdi
Ah bu guatr hastalığı
Kısa kısa zırva olsun buda

27 Haziran 2014

Notlar


Sevgili Eda bana çok güzel bir ajanda hediye etti senenin başında.  Artık günlük yerine bu ajandama notlar alıyorum.  Yarın için Eda havuza ne dersin diye not düşmüş. Dedim oruç başlıyor Eda.  :)  Yemek içecek ile ilgili her şeyi ramazan ayına yazmış sevgili arkadaşım.  Artık hepsi bayramdan sonra.   Hayırlı ramazanlar bu arada.

Sevgili Eda bana çok güzel bir ajanda hediye etti senenin başında. Artık günlük yerine bu ajandama notlar alıyorum. Yarın için Eda havuza ne dersin diye not düşmüş. Dedim oruç başlıyor Eda. :)
Yemek içecek ile ilgili her şeyi ramazan ayına yazmış sevgili arkadaşım. Artık hepsi bayramdan sonra.
Hayırlı ramazanlar bu arada.

27.06.2014

11 Haziran 2014

Where is the adalet?


Bir göz doktoruna gidelim dedik 2015 yilindan önce görüsme yokmus. Özer bey buralarin taninmis en iyi göz doktorlarindan. Muayehane tiklim tiklim bu yüzden. Gözlerim cok iyi görüyor da bütün gün bilgisayar basinda olusumdan ve manyak gibi kitap okuyusumdan ötürü gözlerim cok yoruluyor.
16 yasinda aldigim dinlendirici gözlügü taktigimda Harry Potter yanimda halt etmis.
Neyse bana yeni bir gözlük lazim. Cercevesi kare seklinde belki siyah belki yesil. Bunun icin gözlükcüye gitmem yeterliymis. Gözlük fiyatlari ucmus sekilde. Saglik sigortasi da özel sigorta olmayinca hic destek olmuyor. Oy ben kendimi nerelere atam?
Where is the adalet?

Mürekkep Mavisi

Kendi yazdigim yazidan etkilenerek sonunda bloguma uygun bir ad buldum. Bundan sonra burasi Mürekkep Mavisi.

Ellerimin mürekkep mavisi rengine eslik etmeye devam eden tüm blogcanlara selam olsun.

6 Haziran 2014

Leben


Da wächst ein neues Leben heran.
Ich stehe links.
Ich stehe rechts.
Ich liege auf dem Boden. Einmal mit dem Handy, dann mit der Analogkamera.
Menschen laufen vorbei und gucken komisch.
Ich weiß, ich sehe bescheuert aus.
Aber ich bin glücklich.
Der Rest interessiert mich gerade nicht.
Ich freue mich darauf, dass diese Bilder zu schönen Postkarten werden.

Yeni bir yasam basliyor.
Bir solda duruyorum.
Bir sagda duruyorum.
Bir yere yatiyorum.
Bir cep telefonu ile, sonra da analog kameram ile.
Insanlar geciyor ve garip garip bakiyor.
Biliyorum, cok komik duruyorum.
Ama mutluyum.
Gerisi beni su an ilgilendirmiyor.
Bu güzel fotograflarin güzel kartpostallar olacagi icin seviniyorum.

Mürekkep Mavisi

"Hâlâ yazi yazmayi cok seviyorsun degil mi?" diye sordu.
Cocukken yazdigim yazilari o okur düzeltirdi cünkü.
"Evet, yazi yazmak benim icin cok önemli" dedim.
"O zaman bir gün kesinlikle kitap cikarmalisin, yazar olmalisin" dedi.
"Kendi adin ile yazinca bir sorun var. Insanlar yazdiklarini gercekten kendinin yasadigini zannediyor, halbu ki insanlar benim ilham kaynagim, bilmiyorlar" dedim.
"O zaman anonim kalmalisin. Yazmalisin ama bilgisayar ile ilgili olmasin" dedi.
Ben onun icin rakamlari sifir ile baslayan ama elleri mürekkep mavisi olan kizdim.

25 Mayıs 2014

Havlu Günü

Bu gün Avrupa parlamentosu icin ve belediye baskanligi icin secimler vardi. Ayrica bu gün havlu günü. Havlu günü de neymis diye merak edenler tik tik.


Havlum ve ben yarin 32 yasina basacagiz. Bu havlumu ben dogdugum da rahmetli anneannem bana almis ve o gün bu gündür benimle birlikte. Son yillar da kullanmiyorum fakat dolabimda duruyor.
Bende Douglas Adams'i anmak icin bu güzel havlumu alip secimlere gittim.


Oylarimi verdim ve evime döndüm. Aksam 18:00'e kadar oy verilecek. Ondan sonra da acilanacak. Sandik calmak yok. Ormanda bulunmus sandik yok. Kavga yok, gürültü yok. Cok sansliyim ve bunun farkindayim.

AhuKader

24 Mayıs 2014

Bosbakaniniz Konuşuyor

Bildiğiniz üzere bu gün sayın/soyan baş/boş bakan Almanya'ya Köln'e geliyor.
Gelmesini istemeyen insanların var olduğu gibi dört gözle gelmesini de bekleyenler var tabi ki.
Bunca olaylar olurken, "her ölene tören mi düzenleyeceğiz" deme cüretini gösteren boş bakan 200 koruması ile Almanya'ya geliyor.
Gelmesine tepki gösterenlere de "neden gitmeyecekmisim, benim orada 3 milyon vatandaşım var" cevabını veriyor.

Bende demek istiyorum ki:
Ben senin vatandaşın değilim. Başka zaman almancı damgası bastığınız, şimdi de vatandaşımız dediğiniz onca insan bilet pahalılığı yüzünden istediği zaman vatanina gidip gelemiyor.
Araba ile geldiğinde yabancı plakayı görünce "bundan iyi para koparırız" kafası ile bir bahane bulup ceza yazan polisinle, alışverişe çıkınca aksanimizdan Almanya'dan geldiğimizi fark eden esnafın fiyatı iki kata çıkarması ile, gittiğimiz restoran yada kafelerde yüksek fiyatlar yazan başka bir menü getiren çalışanların ile, günden güne kendi vatanimizdan nefret ettiren insanların ile ... ben senin vatandaşın değilim.

AhuKader

16 Mayıs 2014

Soma Vol.3

Iki gündür geceleri gördügüm kabuslarin sebebi hem kendi piskolojim hem de Soma'da yasananlar. Ölü sayisi artiyor. Kayip sayisi belirsiz.
An itibari ile patron ve mühendisler basin aciklamasi yapiyor. Ortalik karisik.
Son sinav tarihim belli. 07.07.2014.
Bunun stresi, yasadigim üzüntü, iki gündür geceleri kabuslar ile uyanip bir daha uyuyamama sebep oluyor.
Bu yüzden dün yazdigim kitap tanitimlari bile sahte geliyor bana. Yapmamali diyorum.
Etmemeli.
Üzülmeli. Üzüntüsünü kendine saklamali.
Ulusal degil Ahusal yas ilan ediyorum.
Yazacaklarimi gömüyorum yerin dibine.
Ne zaman ki kendimi hazir hissedersem o zaman yazmaya devam edecegim.

15 Mayıs 2014

Soma Vol.1

Ben bu konu hakkinda yazi yazmak istemiyordum ama yazacagim. Malum. Soma'da yasanan bu üzücü olay hepimizi üzdü. Insan olan üzülür tabi ki. An itibari ile 282 ölümüz var. Basimiz sag olsun.
Fakat sabahtan aksama kadar Facebooktan siyah profil fotograflari ve Instagram'dan yazilar paylasmakla olmuyor bu isler.
Bir yandan sosyal medyada klavye delikanligli / hatunlugu yaparken cayini yudumlamiyor musun? Yudumluyorsun.
O zaman kime oyun oynuyoruz biz? Yas ilan edildi ama aksamina yine o cok bilindik yemek fotograflarimizi paylasmayacak miyiz?

Dün Instagram'da severek takip ettigim biri "Bu gün hala oje, yemek, vs. paylasanlar beni silsin" diye bir yazi paylasti.
Bende altina "Iyi de canim böyle sosyal medyadan paylasimda bulunmak ile de olmuyor. Bir seyler yapmali." diye cevap verdim.
Yarim saat sonra baktim beni silmis. Terbiyesizlik bence.
Ben Facebook'ta bir sey paylastigimda altinda yapilan yorumlara sinirlenip herkesi silmeye kalksam listemde arkadas kalmaz. Onun yerine yazdigim seyi siliyorum. Ne kadar dogru bunu da bilmiyorum. Ama bana mesaj atmak yerine yada birbirine mesaj atmak yerine paylastigim bir fotografin altinda sohbete baslayanlar cok komik geliyor bana.
Neyse madem kendisi böyle uygun görmüs, bende blogunu takip etmeyi birakir, okuma listemden cikaririm. Bu kadar basit.

Insanlar barut ficisi. Nereye satasacagini bilmiyor. Satasacak yer ariyor.
Bende sinirlenmesem cok iyi biriyim aslinda.
Hadi kalin saglicakla.


14 Mayıs 2014

Soma

Sosyal medya da Soma ile ilgili düsüncelerimiz üzüntümüzü yeterince bildirdik mi?
Tamam.
Oturmaya devam edin.

13 Mayıs 2014

Haberimiz olaydi iyiydi

Zaten surada iki gün ise geliyorum. Hafta da on saatimi doldurmak icin, tüm aksilikler de beni buluyor. Is arkadaslarim cok rahat. Yan gel Osman yat seklinden.
Altinci ayda cok sükür tüm sali günleri izinliyim de simdiden ona seviniyorum.
Bu sabah geldigimde Outlook calismiyordu. Sorun varmis. Emaillere bakamiyoruz, diger hatunlarin özel terminlerini ayarlayamiyoruz.
Yeni dönem icin basvurular da bu gün basladi. Telefon susmuyor.
Tüm derdim bu degil benim aslinda.
Is arkadasim, yani yan gel yat Osman bu gün bir de kendine izin almis. Beyefendinin saatleri cok. Ya benim? Benim de 15 saat fazlaligim var. Haftaya sali izin aldim. Oh mis.

Sabahin köründe cinlerimi tepeme cikarmislar demek ki.
Hadi bye bye.