OAn etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
OAn etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Mayıs 2015

O An #8

Pazartesi günü eskiden gittigim üniversitenin sehri olan Wiesbaden'e gittim. Arkadaslarima sözüm vardi. Ziyaret edecektim onlari. Carsida ilk önce Martin ile bulustum ondan sonra da ilk önce bir kafeye oturup kahve ictik ve Kati'yi bekledik.
Kati geldikten sonra carsida dolandik.
Sevdigim cin lokantasinda yemek yedik. Yedigimiz yemegi eritmek icin dolasmaya devam ettik ve o cok sevdigim sahafa gittik.

Buraya girince bir daha cikamiyoruz biz. Iyi ki kitap seven arkadaslarim var. Üniversiteyken Martin ve Kati ile hep kitaplar hakkinda konusuyorduk hep buraya gidiyorduk. Aylar sonra gidince benim icin de nostalji oldu. Yaklasik bir saat kaldik yine iceride fark etmeden.
Amacim Honore Balzac'in bir kitabini almakti. Bahar okuma senliginde benimle ayni ayda dogmus bir yazarin kitabini okumam gerekiyor. Mayis ayinda dogmus olan Balzac beyefendinin kitabini alayim dedim.
Sonra tam cikarken Yasar Kemal'in Ince Memed cevirisi gözüme carpti. Onu almak istemedim. Fakat baska bir kitabini daha bulunca aldim.
Bahar okuma senliginde Yasar Kemal'de var. Belki üzücü bir durum ama ben bu güne kadar Yasar Kemal'i hic okumadim.
"Bunu da aliyorum" deyince satici kadin "kendisini bir kac hafta önce kaybettik, degil mi?" diye sorunca, bir kez daha anladim ki, bir an önce okumam gerekiyor üstadi.

Sonra Wiesbaden'de bulunan Kurpark'a gittik.












Kurpark bir tesis. Nasil anlatayim sizlere. Burada hastanede bir süre tedavi gördükten sonra ameliyat sonrasi dinlenmek icin 3-4 hafta boyunca Kur'a gönderiliyorlar. Orada da yine kontrol altinda oluyor insanlar. Hemsireler var. Birlikte yemek yiyorlar vs. Burasi da bu tesisin parki. Cikip geziyorlar. Oturup ördeklere bakiyorlar. Burasi halka acik oldugu icin herkes gidebiliyor. Bizde gidip bir bankta oturup ördekleri seyrettik. Kafa dinledik.

O An #7

Sausalitos. Sausalitos Mainz'de severek gittigim bir mekan. Ispanyol yemekleri servis eden bu restoran kokteylleri ile de meshur.
3 cocukluk arkadasim var benim icin cok önemli olan. Liseden kardesim diyebildigim kadar sevdigim diger arkadasim.
Bu bayanlardan biri daha yeni bebek sahibi oldugu icin tabi ki gelemedi fakat diger üc bayan ile gecen hafta cuma günü Sausalitos'a gittim.

Bol bol sohbet ettik. Kahkahalar havada cinladi. Sausalitos soguktu bu sefer. Cam kenarinda oturmak zorunda oldugumuz icin sifayi kaptim.
Cocuklugumuzdan baslayip, simdi ki halimizden, kim evlenmis, kimin bebegi olmus ... Her sey hakkinda sohbet ettik gercektende.
Dedikodu yapmadik vallahi. Aksamin ilerleyen saatlerinde carsida dolanip nerede fotograf cekilsek diye düsündük. Selfie macerasi yasadik. Selfie cubugu hakkinda bol bol güldük.
Facebook'a "aman durun erkenden bulusup, erkenden eve dagildimizi anlamasinlar, gec vakitte check-in yapalim" diye planlar kurduk.
Eskiden olsa aksam sekizde dokuzda ancak bulusup sabaha kadar gezmek isteyen bizler, artik altida bulusup kibarca yemegimizi yeyip saat onda yorgunluktan diger bir kafeye oturup kahvemizi icip evlerimize dagildik. Yaslanmadik ama büyüdük, herkesin hayati farklilasti. Kimi evli, kimi bekar, kimi cocuk sahibi ama önemli olan ayda yilda bir olsa da bir araya gelebilmek. Sanki en son daha dün görüsmüs gibi oturup konusabilmek.
Tekrar belirtiyorum Sausalitos soguktu sifayi kaptim. Eve dönerken sesim kisilmisti bile ama cok güldük. Iyi ki böyle dostlarim var.
Emel, Fatma, Oya öpüyorum kizlar sizi.


1 Mayıs 2015

O An #6

Kanatların
Özgürlüğün simgesi kanatların
Kırık
Kırılgan olduğu kadar narin
Kanatlarım
Özgürlüğe adım atsam
Kirdilar kanatlarımı bir akşam üstü
Ne olduğunu anlamadım
Yaralarım
Yaraların
Yaralandım
Senin elinden yaralanırım
Yarım
Yarım bırakıldım
Kanadı kırık bir kuş gibi
Yarım, özgür?
Sahi gerçekten öyle mi?
Kanatların göğe açılsaydı
Olduğun yerde olmasaydın
Olduğum yerde olmasaydım
Birleşirmiydi kanatlarımız
Kanatlanır mıydık?
Katlana katlana, kanatlana kanatlana çoğalır mıydık?
Sahi biz neydik?
Biz biz olabilmiş miydik?
Sorular
Soru işaretleri
Cümle sonu
Nokta işareti
Kanatlarım
Kırık
Yaralıyım
Yaralım
Kuş beslemiyorum artık kafeslerde
Dallara konsun diye
Kanadı kırılmasın diye
Yaralanmasin diye
Bizim gibi
Özgürlük hikayesine inana budala
Sen
Ben
Kim?
Soru işareti
En sevmediğim
Kirik kanadından öperim
Yaralı yüreğinden selamlıyorum seni
***

Instagram'da @demlisozler her hafta paylastigi bir fotografin altina bir kullaniciya yazi yazma olanagi veriyor. Pazar günleri yayimladigi bu bölümde üst tarafta görmüs oldugunuz fotograf karesini benim ile paylastikan sonra altinda bulunan cümleler düstü kalemimden.

27 Nisan 2015

O An #5


Alman demir yolları.
Grev.
Bizim buranın demir yolları şahısa ait olduğu icin greve katılmadılar.
Üniversite çıkışı trene daha iki saat vardı.
Frankfurt.
Yıllarca istasyonunda indiğim zaman 'Allah'ım bu ne büyük  şehir' dediğim koca şehir.
Sonra anladım ki şehir degildi kocaman olan. Benim kasaba kızı ruhumdu küçük olan.
Eskiden asla yalnız başıma bir Kafe'ye oturmazdım.
Ne yapacağım tek başıma diye düşünürdüm.
Işte o gün oturdum. Bir köpüklü sütlü kahve ısmarladım ve çarşıdan gelip geçeni seyrettim.
Saatler geçti. Trene gittim.
Insan büyüdükçe kendine yetmeyi, kendi ile yetinmeyi öğreniyor demek ki.

10 Nisan 2015

O An #4

Ne zamandır o an yazıları yazmadım herhalde. Bu bölümü bu sene çektiğim fotoğraflara ayırmak istiyorum. İnternetten gördüğüm ilginç olayları da bu bölümde paylaşıyorum sizinle.


Türkiye de de bundan var herhalde. Açık kütüphane dedikleri. Eski elektrik kutularını kütüphane haline getiriyor şehirler. İçinde kitaplar bulunuyor. İnsanlar ellerinde ki kitapları bu kutunun içine bırakıyor ve ilgisini çeken kitap varsa alıp okuyor. Aldığı kitabı isterse geri götürüp yeni kitap alıyor, yada kitap almadan da kütüphaneye bırakıyor. Böylece bir çok insan kitap okuma zevkine ulaşıyor.
Doğduğum şehir Mainz'de bir kaç yerde var bu kutulardan. Bu güne kadar tam olarak yerlerini bilmiyordum. İş yerime yakın bir kutu var, orada genellikle çocuk kitapları oluyor. Bu kutu da çarşının diğer ucunda. Geçen gün gittim elimde bulunan bir kaç kitabı bıraktım ve 'Schindlers List' kitabını aldım.

Burası da kasabamızda bulunan katolik kilisesinin halka açtığı kütüphane. Bu güne kadar hiç gitmemiştim. Çalışan bayanlar sosyal hizmeti yapıyor. Yani hiç bir geliri yok ikisinin de. Yeni kitapları satın alıp kütüphaneye ekliyorlar, bazı kitapları satıyorlar. Kitaplar eskidikçe raflar boşalıyor, kitaplar pazarlarda satılıyor. Elde edilen gelirden yeni çıkan kitaplar alınıyor.
Bende üye oldum kütüphaneye ve şimdiye kadar 4 kitabı alıp okudum bile. Tamamen bir amme hizmeti. Kilisenin tek müslüman kütüphane kurdu da benim herhalde.

Geçen gün hastalığım yüzünden sabah saat sekizde doktorda randevum vardı. Saat onda da iş başı yapacaktım. Doktorda isim çabuk bitince bende 'Backfactory' ye oturup sevdiğim bu ekmeklerden alıp bir buçuk saat kitap okudum. Kahvemi yudumladım. Biliyorsunuz. Yemeğinin fotoğrafını çekmeyeni dövüyorlar.


Geçen gün düğüne gittik. Düğüne hazırlanırken telefonumu çıkarıp kardeşime 'Eylül koş, selfi çekilelim. Kürsel sermayeye hizmet edelim (Poyraz Karayel seyredenler bilir)' dedim. Kardeşim de o arada dişlerini fırçalıyordu. Buda bize çok komik ve güzel bir hatıra oldu.




Mainz. Doğduğum şehir. Ne diyebilirim ki. Havaların güzel olması ile birlikte insanlar kendilerini Ren nehri kenarına atıyor. Geçen gün yarım saatliğine olsa da kendimi burada buldum ve çok iyi geldi.

15 Mart 2015

O An ...Vol.3

 Evet, Windows XP Nisan ayindan itibaren artik güncellenmeyecektir. Karneval'dan bir gün sonra calistigim dükkanin önüne koyulan bu mezar tasini is arkadaslarim da teknik bölümde duvara asti. Cok güldügümüz bir durum.


 Blog arkadasim sevgili Yeliz (Benim Tatli Hikayem) cok güzel pastalar yapiyor. Kisiye özel kurabiyeler vs. Yeliz'in  yaptigi kitap kurtlari cok meshur. Bende her gördügümde hevesleniyordum. O da sagolsun Türkiye'den bana bir kitap kurdu göndermis. Yolda gelirken kuyrugu kopmus kurdumun ama olsun.
 Internetten :) Üstüme alindim.
 Burasi oturdugum kasabanin kilisesi.

 Oturdugum kasaba sarapciliktan en cok parayi kazaniyor. O zaman ortaya böyle güzel görüntüler cikiyor.


 Yine internetten gülerek okudugum bir duvar yazisi. Vay Mico vay.

Yorumsuz.

Hangimizin etrafinda yok ki bunlardan? :)


O An Vol.2

8 Şubat 2015

O An ... Vol.2

Merhaba ben geldim. Saclarimi kestirdim. Önler kisa, arkalar uzun. Sevdim mi? Sevdim. Ama ben galiba bazen kendimden bikiyorum saclarimdan degil.


Bu güne kadar "Kolera Günlerinde Ask" okumaya calismistim ama yarida birakmistim. Subat ayinda kendime "Yüzyillik Yalnizlik" kitabini sectim. Bir kac gün önce basladim ve biraktim. Anladim ki türkce degil almanca okumaliyim Marquez'i. Bazen böyle oluyor. Elimde ki kitap bitince almanca olarak tekrar baslayacagim.

Burasi Mainz. Dogdugum sehir. Cok seviyorum kendisini. Tek hayalim bir gün gercekten de bu sehirde yasamak. Geceleri o kadar güzel oluyor ki sokaklar.





Yeni isim sayesinde seminere gittim is yerinden 3 arkadasla birlikte. Bir sürü satis stratejisi ögrendim ve ertesi gün dükkanda hemen ögrendiklerimi pratige gecirdim. Bu seminer olmadan da güzel bir satis yaptigimi düsünüyorum ama seminer de hic fena degildi yani.

#kitaplar yolda. Gecen haftasonu cumartesi sabah beste kalkip Baverya eyaletine gittim ailemle birlikte. Kuzenimin kinasi vardi. Tüm aile bir araya geldik yine. Neredeyse 13 yildir görmedigim yengem geldi Türkiye'den. Kendisi gelinin anneannesi olur. En cok onu görecegim icin sevincliydim.
Kar vardi tüm sokaklarda. Dört bucuk saatlik yolculukta termostan kahve ve sevgili Kindle'im sayesinde güzel vakit gecirdim.


Ellerine kina yakmis ellerine ...


Gelin evinde gelinin kuaförden dönmesini beklerken ...

 Gelmeyen tren yapmislar
Oturdugum kasabanin tren yollari artik devlet yollarinda degil özel bir sirkette. Iyi hos, trenler güzel. Masalar harika ders calismak icin ama Aralik ayindan beri hala gec kaliyorlar.
Dün sabah ise giderken 45 dakika istasyonda gelmeyen treni bekledim. 
Hem dondum, hemde cok sinirlendim.

 Instagram Mim'i 
Instagramda da blogta oldugu gibi ara sira mimleniyorum. Dün sabah sevgili Yonca beni mimlemisti. Yasimi, boyum, göz rengimi, en sevdigim hayvani, en sevdigim yemegi, en sevdigim icecegi sormus. Bende katildim.

 Batman dükkana gelirse
Dün calisirken bir müsteri geldi. Ister istemez tüm calisanlarin ve dükkanda bulunan müsterilerin gözü ayakkabilarina gitti. T. müsteri ile ilgilenirken bende caktirmadan peslerinden gidip ayakkabilarinin fotograflarini cektim. Dükkanin her yerinde kamera var. Üst katta bulunan patron ve teknisyen is arkadaslarim kameradan beni görünce kesin neyin pesinde oldugumu anlamislardir :)

Twitter Gülmece 
Bazen internette cok komik seyler görüyorum. Bu yazilarimda onlari da kayit edip ekleyecegim. Bu fotografi Twitter'de görmüstüm. Paylasan arkadas fotografin alinda "ay biktim, biktim" yazmisti. Cok güldüm.
***
Benden simdilik bu kadar. Son zamanlarda yazamiyorum. Hem calisiyorum, hemde üniversite ile ugrasiyorum. Kina, dügün, birazda doktor muayeneleri...

Vol.1 burada

20 Ocak 2015

O An ... Vol.1

Dikkat, yeni bir seri basliyor.

Bir kahve fincanina asik olabilecek kadar saf
Bir sicak cikolata ile cocukluguna dönebilecek kadar masum
Ve üzerinde ki kaymak kadar beyaz hayalleri olan insanlar
Kimi insanlar, bazi insanlar, sadece bir kac insan kadar ...
Saf/affedici ...
Olabildin mi?



Genc Werther'in acilarini icine cekip
Hayati sorgularcasina yeniden okumak icin bitirilen bir kitap
Kürk Mantolu Madonna'ya olan saf sevgi varken
Genc Werther'in saf sevgisini nasil elimiz ile kenara itebilirdik ki?


Bir göl ortasina salin beni
Dimdik durayim ayakta
Boy bilmem kac yüz metre
Basimda kavak yelleri


O'na gittigimde mutfak masasinda duran bu kücük kutucugu begendigimi unutmayan
Sonra da hic aklimda olmayan bir anda bir zarfin icine koyup, yaninda da bir kartpostal ekleyip
Bir kac güzel satir yazan Ayfer ...
"I can't cook who cares?" - yani "Yemek yapamiyorum, kimin umurunda?" diyerek kendi ile dalga gecebilecek kadar koca bir yürek.
Iyi ki var, iyi ki benim akrabam.
Yargilamadan dinleyen ...


Cocukken gelisim kitaplarimiz vardi
Resimli kitaplar
Icinde ufak ufak seyler sakli olurdu
Arar bulurduk
Bu kitapta onlardan. Doctor Who sevenler icin cikarilmis özel bir kitap.
Her yeni sayfa, Doctor'un gittigi mekanlari iceriyor ve icinde Doctor, Amelie ve Tardis'i ariyorsunuz. Gittikce zorlasiyor.
Koca bir insan oturmus cocukluguna geri dönüyor ...