Luna etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Luna etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Temmuz 2021

Yol

Luna yıllardır yalnızlıın oturduu bu birilerinin adına ev dedii yapıda son kez dolaıyordu. Koridorun sonunda bulunan aynada ei tarafından aldatılmasının dükırıklıklarının yansımasını izliyordu.
Dün ak
am O’nun yanına son kez uzanmıve ölüme yatmıtı aslında, çünkü bu sabah kalktıında bu aldatılmıa bir son verecek ve O’nu terk edecekti.

Oturma odasında bulunan okuma köesine oturdu ve içine acısını sardıı sigarasını yakip derin bir nefes aldı.
O Luna’nın kendisini aldattı
ını bildiini bilmiyordu ve aylardır Luna’nın yüzüne söyledii yalanların açtıı yaraların da farkında deildi pek tabii ki, fakat Luna aldatıldıını örendii günden beri tüm dertlerini içine kustuu bir defteri sayfaları açık bir ekilde yemek masasının üstüne bıraktı.

Yatak odasına geçip dün geceden içine kalp arılarını, acılarını, dükırıklıklarını, yerletirdii bavulunu alıp evden çıktı.
Geçmi
, imdi, gelecek tek bir takvim yapraında birleen bu günde, Luna çıktıı yolun nereye varacaını bilmeyerek yola koyuldu.

En güvendigi insanin ihanetine nasil ugradigini sorgulamaktan vazgecip gögüs kafesinin icinde, kalbinin tam üstünde bir dövme gibi islenmis ihanetin tarihini kendi elleri ile söküp arabanin camindan disariya firlatti.
Ba
ına yıkılan dünyanın tepetaklak olmusokaklarında dümdüz ilerliyordu Luna ve bu yol bir yere gitmeyecekti, yol duracaktı, giden Luna idi.

Iki yaninda acilari bulunan sokaklari ardinda birakiyordu.
Bu yolun sonunda kendi özüne varacak, kafasından O’nu silmi
olacak ve yıkılan dünyanın kırıntılarından kendine yeni bir dünya ina edecekti.

 

Görüştüğümüz zaman görüşürüz.

18 Haziran 2014

Luna

Deli gibi yazma arzusu var icimde.
Ama yorgunum.
Son iki hafta nasil gecti anlamadim bile.
Sunun surasinda haftaya cumartesi orucuz, Allah nasip ederse.
Günlügümü not defteri gibi kullanmaya karar verdim.
Anlik notlar alsam rahatlayacagim herhalde.
Bir de kendimden fazla bir seyler anlatmama istegi, bir yandan ise her seyi bir yerlere karalama istegi.
Sinavima az kaldi. Icimde bir korku.
Hazirlikliyim. Bol bol ders calistim/calisiyorum.
Ramazan öncesi dügün/kina mi olur kardesim diye atarlanmak istiyorum kimilerine.
Gitmeyecegim olup  bitecek.
Dünya kupasi heyecani var bir de.
Bizim türkler de olsa güzel olurdu ama olmadi ne yapalim.
Almanlarin maci seyrettigim en keyifli maclardandi.
Ayagimda siyah mavi cicek desenli salvarim ve elimde cay bardagim ile aksamlari bir bütün oluyoruz.
Gözlük sorunumu hallettim. Cuma günü alabilecegim herhalde.
Cocuklugumda yasadigim sorun geri gelmis bulunuyor.
Sol gözüm en uzagi görürken sag gözüm ise en yakina odaklaniyor.
Sol: 0,75
Sag: -0,25
Dengesizligim bundan herhalde.
Luna gelecek kaygilari yasiyor.
Kizil saclarini yesile boyatacak herhalde.

8 Nisan 2014

Luna'ya Notlar #4

Anlik duygu degisimlerinden biktim Luna.
Sabah karar verdigini öglen begenmiyorsun.
Sonra da ben neden böyleyim diye soruyorsun kendi kendine.
Bazen bu kadar melankoli olmana anlam veremiyorum.
Emre Aydin dinleme bu kadar, dedim sana.
Adamin sesi seni senden ediyor.

Keske her gittigim sehirden sana mektuplar yazsaydim.
Yada bulundugum sehirden kartpostal atsaydim sana.
Severek topladigin kartpostallara bir de bir kac tanesi benden eklenirdi Luna.
Ic ses, kücük kirmizi sacli kiz.
Seviyorum seni biliyorsun.

Kizil saclarina hayranim Luna.
Dümdüz saclarinin omuzlarindan asagi düsmesine de ...
Biliyorsun, ne tam kivircik ne de tam düz olan saclarim ile hep savastayim Luna.
Kahkülünde ki kivrimlar benden yadigar sana.

Luna'ya Notlar #3 burada

20 Ocak 2014

Pazartesi Zirvalamasi

Tam depresyona girme mevsimi aslında Luna.
Çek pijamaları, hiç çıkarma.
Sabahtan akşama kadar o kanal senin bu kanal beni tv seyret mesela.
Milletin derdi seni gersin.
Sınavların var, otur ders çalış.
Bunalım takıl.
Duş alma, kafan yaglansin.
Teke gibi kok.
Kimse yanına yaklaşmasın.
Depresyona girmenin tam zamanı kızım.
Bu kadar hayat dolu olunmaz ki ya.
Biraz da kötü bak olaylara.
Ne kadar iyimsersin sen ha Luna.

Yazılarını fotoğraf ile süslemek te nereden çıktı?
Baksana bir yerden bir fotoğraf alıp buraya eklerken bile ceza yeme olasılığın var, unutma.
Kendi fotoğraflarını kendin çek.
Kimse laf edemez ondan sonra.
İndirdigin uygulama bu gün ki gibi yemeye devam edersen beş hafta sonra sekiz kilo vereceğini söylüyor.
Hadi gömül çaya. Kahve de yasak ona göre.

Kahve içince uyuyamıyorum diyenlere de gülüyorsun.
Kahve içip yatan hatun, artık kahve yasak sana.
Ara sıra bir türk kahvesi içeyim diyorsun da, unutma ha Hasan ha kel Hasan, ikisi de aynı yola çıkıyor.
Giderken sağda, dönerken solda.

15 Aralık 2013

Luna'ya Notlar #3

Zamanin icinde kayboldugum zamanlardayim Luna.
Deli gibi kitap okuyorum.
Manyak gibi ders calisiyorum.
Kareli kagitlarin bittigi günlerdeyim Luna.
Cizimler yapiyorum.
Sen hic gece gök kusagi gördün mü?
Onu da gördüm ben.
Mutluyum.

#anlikkaralamalar

Luna'ya Notlar #2 burada

12 Kasım 2013

Luna'ya Notlar #2


Buzul bir yolda yürüyorum sanki.
Ha kırıldı, ha kırılacak.
Ha düştü, ha düşecek gibi oluyorum.
Çocukluğumda yaptığım gibi ayak uclarimda yürüyorum usul usul.
Ve yeniden yeşili seviyorum.
Mavinin güzelliğine hayran kalıyorum.
İnsan ne zaman vaz geçiyor alışkanlıklarından?
Büyümeye başlayınca mi?
Kitapların son cümlesini ilk okuduğumu biliyormusun?
Nereden bileceksin ki.
Bu alışkanlığımı da unuttum zamanla.
Nereden aklıma geldi?
Yeniden son cümleler ile dokunuyorum kitaplara.
Bir hikayeyi yazmadan son cümlesini düşünen bir yazar misali ...
Günaydın Luna.

11 Ekim 2013

Kan Ritmi ve Kan Tahlili

-Doktor sana internetten bakarsan tedirgin olursun demedi mi? Bakma dedim sana. Bütün gece doğru dürüst uyuyamadık bak.
-Tamam susarmisin Luna, zaten yorgunum.
-için biraz rahat etsin ya, hep böyle panik oluyorsun boşu boşuna. Bak sadece bir hafta yatacakmissin evde. Ayakta tedavi olacaksın işte.
-Tamam anladım Luna.

***
Bu sabah erkenden sevk edildiğim cerraha gittim ve beni kontrol ettikten sonra ayakta tedavi ile ameliya olabileceğimi söyledi. Hastanye yatmam gerekmiyor mu? - diye sordum. Size bakabilecek kimse yoksa evde o zaman yatiriyoruz hastaneye dedi.
Peki dedim. Sadece ameliyat günü yanınızda muhakkak refakatçi olması gerekiyor. Gelirken sizinle gelecek, siz ameliyat olurken bekleyecek ve sizi eve götürecek birisi. Narkoz altında, yada bölgesel uyuşturma ile ameliyat olacaksınız dedi.
Anladım, birini bulurum sorun değil dedim.
Tamam o zaman yardimcimin yanına çıkın ameliyat günü seçin, o gereken bilgileri size verecek dedi doktor tokalaştık odadan çıktım.

21.10.2013 tarihine anlaştık yardımcısı ile. Sabah saat 11'de. Ameliyattan altı saat önce bir şey yemem ve içmem yasak. Tok karnına geleceğim ve gelmeden öncede kendi doktoruma gidip kan tahlili yaptıracağım ve kalp ritimlerimi ölctürecegim.

Trenden indim doktoruma gittim, kan tahlili ve kalp ritmi ölçümleri için cerrahın verdiği sevk kâğıdını verdim ve 18.10.2013 tarihinde dokuzu çeyrek gece ac karnına oraya da gideceğim ve ameliyatı enine boyuna konuşacağız doktorum ile.
Cerrahın dediğine göre bir hafta evde kalmam gerekiyormuş ondan sonrada yavaş yavaş dışarıya çıkabilir normal hayatıma yani üniversiteme geri dönebilirmisim. Yaranın kapanması yaklaşık 4-6 hafta sürüyormuş. Bu süre zarfında pansumanimi annem yada kardeşim yapabilirmis. Kardeşim dünden gönüllü zaten. Dün ameliyat olacağım dediğimde "üzülme ablacığım ben senin pansumanini yaparım" dedi de gönlümü kanatlandırdı yine.
Hepinize sevgiler.
Hadi tschüß.

10 Ekim 2013

Hastane Önünde İncir Ağacı


İki yıl önce otururken kuyruk sokumumda bir ağrı. Dedim ne oluyoruz? Elimi attım bir şişkinlik. Bir koşu gittim doktora.
Neşter ile açtı. iltihabını akıttı. Ameliyat olman gerekiyor dedi. Ameliyat falan olamam ben şimdi sınavlarım var dedim gecistirdim.
Canım pek bir sıkı benim ne iğne, ne ağrı kesici bir iki gün bakım yaptık kesilen yerine o kadar.
Halk dilinde "kıl dönmesi" diye bilinen hastalık geldi başıma. Rivayete göre bedenimizden düşen ufak kıllar yolunu bulup kuyruk sokumundan içeriye batıyor ve orada iltihaplaniyor. Gellenikle erkeklerde oluyormuş bu hastalık. Ben şanssız Nejla, piyango bana çıktı.
Yirmili ve otuzlu yaşlar arasında ortaya çıkıyormuş.
Diğer bir rivayet ise güzel Allahım anne karnında şekillendirirken bizi, en son kuyruk sokumunun üzerinde bulunan tenimiz gelisiyormus. Bazı gelişmelerde çok ufak açık bir yer kalıyormuş. Doktorun demesine göre ikinci rivayet bana uygunmus.

İki hafta önce bu iltihap patladı yine. Biraz ağrım var, yanıyor. Bu gün doktorun yolunu tuttum.

Bu sefer neşteri eline almadı. Bana hemen cerraha sevk verdi. Yarın sabah cerraha gideceğim ve cerrahta bu sefer geçen sefer ki gibi ayakta tedavi olmayacağını hastaneye yatmam gerektiğini söyleyecek biliyorum.
Ne kadar çok beklersem o kadar çok derine iniyormuş bu hastalık.
Şubat'ta sınavlarım var. Bir an önce ameliyat olup aradan çıkarmak gerek.
Evet Luna, biliyorum korkuyorsun. Biliyorum çocukken babanın ameliyatları yüzünden hastanelerden nem kaptın.
En son lise sondayken aniden hastaneye kaldirilisin da sende korku yaptı ama bunuda atlatırız be Luna.
Sen otur, hastaneye götürülecekler listesi çıkar bence. Bu sefer kararlıyım, kararımdan döndürme beni Luna.
Hadi tschüß.

8 Ekim 2013

Luna'ya Notlar #1

Biliyormusun Luna? Bazen düsünüyorumda.
Burada olmasam mesela. Bulunduğum ortam farklı, etrafımda ki insanlar farklı, hayalimde ki sen farklı olsa mesela.
Yine ara ara kendimi bu çok yalnız hissetmelerim olurmuydu acaba?
Adını seviyorum Luna.
Hayalimde olan varlığına da.
Kip kızıl saçların, masmavi gözlerin var mesela.
Benim gibi gülümsüyor, benim gibi yeri geldiğinde kahkahalar ile gülüyorsun Luna.
Biliyormusun?
Güldügün zaman sende çok güzel oluyorsun.

-Devamı Gelecek-

08.Ekim 2013 

23 Nisan 2013

Luna (Danbo)

Ich kannte Danbo nicht, bis Herr MiM sich einen kaufte und ihn "George" taufte. Seit dem nimmt er ihn anscheinend immer mit und teilt witzige Bilder, in denen George die Hauptrolle spielt.Eine Freundin von mir hatte vor kurzem den Versuch gestartet sich einen Danbo zu basteln, doch scheiterte sie daran, dass sie nicht so viel Geduld aufbringen konnte. Heute Mittag sah ich dann wieder einen Blogbeitrag von Herr MiM, im dem George wieder unterwegs war und hatte mir vorgenommen mir einen eigenen anzulegen.Heute habe ich dann eine Vorlage, die ich aus dem Internet gefunden habe ausgedruckt und mir einen Danbo gebastelt. Die ganze Aktion hat mich ungefähr eine Stunde gekostet und nun ist Danbo da und ich habe sie, ja mein Danbo ist eine Sie, "Luna" getauft.Sie ist nicht so stabil wie George, da sie aus einem DIN A4 Blatt gebastelt wurde. Ich sollte die Tage mir noch mal eine aus härterem Papier basteln. Bis dahin muss sie wohl zuhause bleiben, oder ich muss mir eine Dose anlegen, in der ich sie mit mir mitnehmen kann. 
Und wenn ich dann bald mal eine kleine Marvin-Figur bekommen habe, werden sie gute Freunde ;) 
Bir kaç ay önce alman bir bloggerin sayfasında Danbo'nun ne olduğunu öğrenmiştim. Herr MiM kendisine bir Danbo ısmarlayıp adını George koymuştu. O günden sonra blogunda George ile çektiği şirin fotoğraflar paylaşıyordu.

Sonra Danbo'yu birde sevgili Pia'da gördüm. Anladığım kadarı ile kendisine bir Danbo yapacaktı ama vazgeçti.

Bu gün öğlen ofiste otururken yine Herr MiM'in paylaştığı bir kaç şirin fotoğraf vardı ve eve dönünce kendime bir Danbo yapmaya karar verdim. İnternetten bulduğum bir sablonun çıktısını aldım ve yaptım. Yaklaşık bir saatimi aldı.
Danbom bir bayan ve adını Luna koydum. Luna sadece tek dal beyaz bir kâğıttan yapıldığı için tabiki pek hassas.
Ya evde kalması gerekiyor, yada onu taşıyabileceğim bir kutuya ihtiyacım var. Çantamda ezilir yazık kizcagimiza. Yarın öbür gün daha sert bir kâğıda çıktısını alıp tekrar bir tane daha yaparım.
Bir gün birde Marvin figürüm olunca çok iyi arkadaş olacaklar ;)