2. April 2013

Dedelerime

Bir adam düşünün ekmek parası için doğunun en güzel memleketlerinden biri olan Erzincan'dan İstanbul'a gelmiş ve iplik fabrikasında çalışırken işçilere yemek yaparım diyerek mutfağa geçmiş.
Bu adam yıllar sonra eşi ve çocukları ile memlekete dönmüş ve orada da yine aşçılığa devam etmiş.
Çocukları büyütmüş, okutmuş.

Bir adam düşünün ekmek parası için memleketi Erzincan'dan Almanya'ya gelmiş. Çalışmış, çocuklarından bir tanesi ayak uydurmuş bu yabancı memlekete, diğerleri kalmak istememiş.
İki adamın kardeş olduğunu düşünün.
Aşçılık yapan Almanya'da yaşayan kardeşinin oğluna kızını vermiş, gurbet ele gelin göndermiş.

Almanyalı yıllar sonra memleketine geri dönmüş.
Ardında oğlunu ve yeğeni olan gelinini bırakmış.
Çocukları olmuş bu gurbet kuşlarının. Çocukları büyütmüsler, okutuyorlar.
Biri bilgisayar mühendisi olacak, diğeri mimar.
Mimar olacak olan "Dede gelip Erzincan'a gökdelen dikeyecegim" diyor.
Bilgisayar mühendisi olan ana dilinde hikayeler, şiirler yazıyor.
Selam olsun bizim illere, selam olsun bizim ellere.
Dedelerime armağanım olsun.

02.04.2013 |Ahu Kader

Keine Kommentare:

Kommentar veröffentlichen