Hamm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hamm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Ekim 2016

Hamm Gezisi - Son Bölüm

Bölüm 3

Hamm gezimizin son günü sabah saat sekizde kaldigimiz otelde yine bir kahvalti ile basladi. Kahvaltinin ardindan bavullarimizi arabalarimiza indirip otelden cikisimizi yaptik. Otelin yaninda bulunan kilisede gezimiz vardi ve bu gezi saat on ikideydi. Yani 3 saat vaktimiz vardi.
Biz de Hamm carsisina inmeye karar verdik.
Hamm sehrinin sembölü bir Fil. Neden fil oldugunu kisaca anlatacagim.
Hamm sehrinde kömür yikama fabrikasi bulunuyormus. Hang yilda oldugunu bilmiyorum ama bu kömür yikama fabrikasi kapaninca bu farbikanin binasina büyük bir fil burnu ve fil gözleri eklemisler. Böylece bina uzaktan bakinca bir fil'i andiriyor. Hamm'da bulunan Maximilianpark'inda bulunan bu binayi yakindan görmek isterseniz eger muhakkak Maximilianpark'ina giris yapmaniz gerekiyor. Bu parkta hayvanlar ve yesil alanlar var. Cocuklar icin güzel bir park olduguu düsünüyorum.
Giris ücreti 4,50€. Üniversite ögrencileri icin 3€. Biz parka girmedik ama uzaktan da gidip fil'e bakmayi ihmal etmedik. Fil'in fotografini cekmeye calistim fakat cok uzak kaldigim icin belli olmuyor. Bu yüzden buraya Google'den aldigim bir fotografi ekliyorum.
Bu fotograf alintidir

Bu bina sayesinde Hamm sehrinin sembölü bir fildir. Snapchat kullanlar bu sehirde fotograf cektikleri taktirde fil filtresine bile ulasacaklardir :)
Fili gördükten sonra carsiya indik. Carsida da bir sürü Fil vardi ama bu binadan daha güzellerdi.


 Hamm carsisinda dolasirken Hamm tren gari 800 metre diye bir levha görünce tren garina dogru yürümeye karar verdik. Cünkü Kuzey Ren-Vestfalya eyaletinin en büyük tren garinin Hamm sehrinde ki gar oldugunu biliyorduk.
Tren garina yaklastikca yesillikler, yollar cok güzel. Ve karsinizda cok güzel mimarisi ile Hamm tren gari.




Ayrica tren garina girince harika bir giris bekliyor sizi. Burayi da cekmek isterdim fakat insanlar coktu ve fotografin güzel cikmayacagini düsündügüm icin cekmedim. Yine size gösterebilmek icin netten bir fotograf ekliyorum.

Bu fotograf alintidir

Üste gördügünüz giristen ileriye devam ettikten sonra peronlara giden merdivenlere ulasiyorsunuz. Uzun bir koridor ve koridorun sagindan ve solundan peronlara cikan merdivenler. Binanin dis mimarisi ve girisi ne kadar sasali ve harikaysa perona giden koridor da o kadar yalin.
Solda ki fotografta bilet makinasini görüyorsunuz. Makina kendini resetlemis ve tekrar acilmak üzereydi. Grupta ben ve bir baska arkadasim bilgisayar mühendisi oldugumuz icin ilgimizi cekti ve bilet makinasinin basina durduk.
Windows XP ile calisiyor makinalar. "Windows XP mi kaldi ya?" deyip makinanin basindan ayrildik.

Evet efendim Hamm gezimiz burada noktalaniyor. Arabalarimiza bindik ve o gün yagan yagmur sayesinde 4 saat sonra evlerimize vardik. Güzel bir geziydi. Bu geziyi bana hediye eden arkadaslarima tesekkür ediyorum.
Son.

Hamm Gezisi - Bölüm 3

Bölüm 2

Welver sehrinde Heimathaus müzesini gezdikten sonra arabalarimiza binip Soest sehrine gectik. Öglen saat bir de Im Wilden Mann lokantasinda rezervasyonumuz vardi.

Ortadaki bina Im Wilden Mann. Bu bina üst katlarinda icinde otel odalari da barindirdigi icin icerisi de disarisi da baya doluydu. Öglen yemegimizi yedikten sonra Soest sehrinde biraz dolasmaya basladik.

Su an aklima kalmadi ama Soest sehrinin en büyük kilisesine girdik yemekten sonra. Kilisede harika bir atmosfer vardi. Ayrica kilisenin renkli camlarinin her birinde farkli potreler islenmisti.




Kilisede en cok bu resmin basinda kaldim. Sizi bilmiyorum ama bana cok farkli derecede bir huzur verdi. Cep telefonum ile fotografini cektim. Sonra ciktisini alir odama asarim diye düsündüm. Kilisenin kapisindan cikarken sol tarafda kartpostallarin satildigi bölümün pazar olmasina ragmen acik oldugunu fark ettim. Bir baktim ki kilisede asili tüm resimlerin kartpostallarini satiyorlar. Böylece bu resmin 3 kartpostalini aldim. Biri kendim icin. Biri kartpostal toplayan bir arkadasim icin digerini ise bir gün denk gelir ve birine gönderirim diye. Belki bir noel tebrigi, belki baska bir sey. Simdilik bilemiyorum.

Kiliseden ciktiktan sonra gruplar üce dagildi. Kimileri Soest sehrinde kalip bir kafede kahve icmek istiyordu. Kimisi bir kac kilise daha gezmek istiyordu. Benim dahil oldugum grup ise Möhnetalsperre'ye gidecekti.



Möhnetalsperre Soest sehrinde bulunan Möhne gölünün bulundu yere deniliyor. Büyük bir göl olan Möhne o kadar büyük ki, bir cok spor türü yapiliyor. Kayak yapanlar var, göl kenarinda yüzenler var. Ayrica gölden gecip baska yerlere mal tasiyan gemiler bile var.

Möhnetalsperre'nin önünde bulunan park yerine arabalarimizi biraktiktan sonra park yerinden yukariya cikan merdivenleri kullandik. Merdivenlerin solunda direk gölün yanina iniliyor. Ilk önce oraya bir indik. Sonra yukariya cikip gölün üzerine uzanan büyük bir tas köprüyü gecerek gölün diger tarafina gectik.






Her yerde oldugu gibi burada da asiklar yine kilitler takmislar




 Tas köprüyü gidip geri döndükten sonra gölün sol yaninda bulunan Cafe Solo (soldaki fotograf)'da oturup o günün 17 derece olmasinin keyfini cikardik. Kahve ve pasta saati yaptik ve aksam saat alti da arabaya binip otelimize dönüp saat yedi de aksam yemegimizi yedik.

Böylece pazar gününü de yazmis oldum. Pazartesi günü sabah kahvalti ettikten sonra Hamm carsisina indik. Onu da bir sonra ki yazimda yazacagim.

Devam edecek ...

19 Ekim 2016

Hamm Gezisi - Birinci Bölüm

Cumartesi sabahi saat on da 17 kisilik arkadas grubum ile dört araba Almanya'nin Hamm sehrine gezmeye gittik. Bu sehir bir arkadasimin köklerinin geldigi bir sehir. Hamm Kuzey Ren-Vestfalya eyaletinde bir kent bu yüzden oraya giderken böylece 3 eyalet degistirmis olduk. Yolculugumuz yaklasik 2 saat 45 dakika sürdü. Bir kac yerde otobanda tikaniklik vardi, yoksa daha önce varacagimizdan eminim.
Ilk duragimiz Hamm'da bulunan bir pizza lokantasiydi. Hep birlikte ilk önce karnimizi doyurduk.
Yemegin ardindan lokantanin tam karsisinda bulunan bir villayi ziyaret ettik. Bu villa zamaninda arkadasimin dedesinin calistigi bir villaymis. Simdi ise bu villa bildiginiz bir ana okulu. Hamm sehri gördügüm kadari ile cok zengin görünümlü binalara sahip fakat benim yasadigim sehre göre Hamm'da büyük bir ev yada villa almak cok basit. Arsa ve konut fiyatlari cok ucuz Hamm sehrinde.
Villa Kunterbunt (Anaokulu)
Mimarisini cok begendigim icin ve kardesim mimar oldugu icin bir cok evin fotografini cektim.




Ardindan sehrin Kurpark'ina gittik ve burada ilk defa kunduz gördüm. Kunduzlar bizim ekipte olan fotografcilarin ilgisini cok cekti ve yaklasik yarim saatimizi kunduzlarin bulundugu bölümde gecirdik.





Parki gezdikten sonra saate baktigimizda aksam bes bucuk olmustu bile. Otelde aksam saat yedide aksam yemegi servis ediliyordu ve bizim odalarimiza giris yapmamiz gerekiyordu. Parktan ayrilip arabalara dolusup on dakika uzaklikta bulunan otelimize gittik.
Hotel Alte Mark - Hamm
Otelimiz bir sokak üzerindeydi. Otelin arka tarafinda son gün gezdigimiz bir kilise bulunuyordu. Bu kilise sehrin ilk kilisesiymis. Arka tarafta ayrica iki büyük bina daha vardi. Bizim grup büyük oldugundan ve geldigimiz aksam otelde dügün oldugundan arkada bulunan binalara dagildik.
Otel odasi güzel ve rahatti. Oda arkadasim ile rahat ettik.
Aksam yemeginde bu dönemde bol bol olan kabak corbasini ve tavuk sote ve yanina patates sectim.


Yemeklerimizi yedikten ve bol bol sohbet ettikten sonra sabah saat sekizde kahvalti icin sözlesip odalarimiza cekildik.

Devam edecek ...