19. Januar 2014

Semspare - Elif Şafak

Kararır gökyüzü bazen;
kasvetli bulutlar kaplar semayı.
Hayatın ritmi durağanlaşır, sohbetler bildikleşir,
içimizde birikir yalnızlık hissi.
Nasıl özleriz güneşi o zaman,
griler içinde aradığımız
bir tutam renk demeti.
Peri tozu gibi, inceden.

Gönülden yazılmış her roman,
her hikâye, her kelime
bir şemsparedir...
Güneş parçası...

Düşer omuzlarımıza,
kar tanesi gibi usulca,
yağmur gibi yıkar ruhumuzu, arındırır tozdan kirden tekdüzeliklerden...


*** 
 Elif Şafak'in çeşitli yazılarından oluşan bu kitabı da tıpkı Firarperest'te olduğu gibi ilgi ile okudum ama ben Elif Şafak'in romanlarını daha çok seviyorum.

***
Not aldiklarim:

Gurbet tuhaf bir kelimediri, söyler söylemez agizda kekremsi bir tat birakir.

Bir türlü kelimenin karsiligina denk gelemezsiniz.

"Tas yerinde agirdir" diyor gülümseyerek. "Bizim bir agirligimiz kalmadi bu dünyada."

Nefsi ona batmazdi. Tam tersine, nefsi ile ahbapti.

Emin olmak istiyoruz, yüzde yüz, yüzde bes yüz. "Seviyor musun beni?" diye soruyoruz durup durup.
Yetmiyor gelen cevap, kesmiyor.

Cünkü yazarken yalnizdir insan.

Ve biz kadinlar kendimizi bozuk akce gibi harcamadan sevemez miyiz dahi bir adami?

Cünkü insan bilmedigi seyden korkar.

Buradayken yan yana gelmez sanilanlar, gurbette birbirlerine hosca bakiyorlar.

Bu yüzden belki de bir türlü kadin-gibi-kadin olmayi basaramam. Bu yüzden yazi yazarken kendimi hem erkek hem kadin sanmam.
***
Su an okudugum kitap: Bagzi Seylere Öyküler


Keine Kommentare:

Kommentar veröffentlichen