2. Juni 2013

Berlin Günlügü 3

Cuma günü sabah saat dokuzda yine bir kaç politik görüşmemiz oldu. Bende yine her fırsatta otobüsten olsa bile bir sürü fotoğraf çektim.














Ve ben yine o binanın önündeyim :)




Görüşmelerden sonra öğlen birde öğle yemeği yedikten sonra Nasyonal Sosyalizme direnen insanların hikayesi anlatan bir müzeye gittik. Bilmiyorum Sophie Scholl kimliği size birini çağrıştırıyor mu ama ben onun fotoğraflarını görmekten ve hikayesini okumaktan mutlu oldum. Kadın gücü diyorum.






O zamanın Almanyasında entellektüel kesimin yazdığı kitapların yakilisini gösteren bir resim. Yahudilerin kitapları tabiki çoğunlukla.





Direnen kahramanlar.


Sophie Scholl


Bu müzeden sonra en çok merak ettiğim ve cuma günü heyecanla beklediğim yahudi müzesine gittik.
Yapı stili ile çok merak uyandıran ve çok meşhur olan bu müzede iki saatten fazla zaman geçirdik. Bu aralar kardesimde müze tasarladığı için her yerini çektim müzenin. Sizinle beni en çok etkileyen fotoğrafları paylaşacağım.

Tamamen demirden olan bu binaya sag taraftaki sari binadan giriliyor. Güvenlik kontrolünü gectikten sonra yer altindan demir binaya ulasiyor ve müzeyi gezmeye basliyorsunuz.


Kafeterya bölümü.






Giris biletim. Üzerinde 'Yahudiler secilmistir' yaziyor. Ne kadar aci ve ne kadar ironik.

Müzeye girdikten sonra camlardan bulundugunuz yerin diger tarafalarini görüyorsunuz.


Müze eksenlerden olusuyor. En alt katta, yani yerin altinda oldugunuz bölümde eksenlerin üzerlerinde sehir isimleri yaziyor. 



Buda müzenin plani. Elimde saatlerce dolandim. Bunun sayesinde ilk olarak görmek istedigim bölümleri buldum.
Sizde bu sayede eksenleri görmüs oluyorsunuz efendim.




Sürgün bahcesi. 49 beton blok ve tepelerinde zeytin agaclari var. 













 Burasi soykirim kulesi. Kapidan disariya cikiyor kulenin icine giriyorsunuz ve bu isiktan baska hic bir isiklandirma yok. Insanin tüyleri diken diken oluyor.


Soykirim kulesi
 Birinci katta bir galeri vardi. Galerinin sonunda sola saptiginizda bir bölüme geliyorsunuz. Bu bölümde yerde 10.000 tane demir yüz görüyorsunuz. Yüzlerin bir tanesi bile digerine benzemiyor. Üzerlerinden yürüdügünüzde felaket bir ses cikiyor. Mimar bu yüzler ile öldürülen yahudileri sembollestirmek istemis ve cikan sesin onlarin cigliklari oldugunu söylemis. En cok etkilendigim yer burasi oldu.













Demin bahsettigim sürgün bahcesindeki 49 kuleler. Birinci kattan camdan cekince üzerinde ki zeytin agaclarini da cekme firsatim oldu.

Yahudiler nar agacinin ugur getirdigine inaniyorlarmis. Nar agacina asilan dileklerin yere düstügünde gerceklestigine inaniyorlarmis. Müzenin en üst katina geldiginizde  bir nar agaci var ve nar taneleri seklinde kagitlarin üzerine dileklerinizi yazip bu nar agacina asiyorsunuz.
Bende bir dilek tuttum.














O zamanin sokak isimleri ve yahudilerin geleneklerini ve göreneklerini anlatan binlerce sergi. 

 Ibranice harfler

Ibranice: Ahu Kader 














Sarmisaksiz yemek olurmu hic ?




 Camdan bahce görüntüleri


















Kendime birde Moses Mendelssohn parasi yaptim



 Müzenin her katinda yerde cikisi gösteren oklar vardi. Yoksa kaybolma imkani cok.


 Ve o zamanin afisleri.

Almanlar Yahudilerden bir sey satin almayin



Bu isareti gördügünde, bil ki Yahudi

Yahudilerden Yahudilere satis. 4'ten 5'e kadar.

Yahudilere burada hizmet yoktur.




 Cikista bir ziyaretci defteri vardi.


Ciktigimida tekrar giris binasinin resmini cektim.

Cuma gününün sonuna geldigimizde Berlin Kreuzberg'te türl lokantasinda acik büfe yemek yedik.

31.05.2013

Keine Kommentare:

Kommentar veröffentlichen