11. September 2018

Selma'lı Günler Vol.2

Tarihler 17. Şubat 2018'ı gösterdiğinde sabah kalkıp şirin otelimizde kahvaltımızı ettikten sonra tren istasyonuna gidip iki kişilik günlük bilet aldık Selma ile. Bu bilet ile hem Ludwigsburg şehrini hem de Stuttgart şehrini gezebilecektik ve akşam Freiberg'te olan otelimize geri dönebilecektik. Almanya da şehirler arası ve uzun yol trenleri ile çok makul fiyatlara seyahat edebilirsiniz. Biz de tam hatırlamıyorum ama bu aldığımız bilete galiba 14€ vermiştik.
Beş dakikalık bir yolculuktan sonra Ludwigsburg şehrine vardık. Trenden indiğimizde ve istasyondan çıktığımızda bizi çok güzel binalar karşıladı.


Ludwigsburg şehri Baden-Württemberg eyaletinde ve Stuttgart şehir merzekizinin 12 kilometre kuzeyinde kalıyor. 2014 senesinin rakamlarına göre Ludwigsburg şehrinde 92.878 insan yaşıyor. Biraz ek bilgi de verdiğime göre gelelim gezimize.

Ludwigsburg'ta görülmesi gerekenler arasında Rezidenzschloss yani Rezidans Şatosu belirtiliyordu. Bizde oraya gidecektik. Tren istasyonunun önünde bulunan otobüs duraklarından 430 nolu otobüs aktarmasız şatoya gidiyor. Zaten yolculuk 4 dakika sürüyor. Tam güzergahı bilmediğimiz icin otobüsü tercih ettik. Yürümesine yürürdük ama şehir büyük ve otobüsle dört dakika az görünsede yürüyüş mesafesi baya fazla. Zaten otobüstede ineceğimiz durakta düğmeye basmadığımız için bir durak fazladan gittik. Orada inip şatoya geri yürüdük ama halimizden memnunduk. Şato o kadar büyüktü ki diğer durak arka bahçenin kapısında olduğundan ana girişe geri yürüdük.



Ludwigsburg'daki Residenzschloss, Barok tarzında Duke Eberhard Ludwig von Württemberg yönetiminde 1704 ve 1733 yılları arasında inşa edilmiştir. Almanya'daki en büyük barok saray komplekslerinden biridir. 1709'da, Ludwigsburg şehri için planlar, Dük'ün mutlakist iddiasını vurgulamak için tipik bir Barok planlı şehir olarak başladı. 1718'den itibaren şehir kalenin batısında inşa edilmiştir. Bir süre Ludwigsburg, Stuttgart yerine Württemberg Dükalığı'nın başkenti ve başkentiydi. Kale, üç taraftan büyük bir parkla çevrilidir.(Kaynak: Wikipedia)

Rezidenschloss'u her gün 10:00-17:00 saatleri arasında ziyaret edebilirsiniz. Bizim gibi ana kapıdan içeriye girdikten sonra ön tarafında bulunan bahçesine giriş yapmis olacaksınız.





Rezidenzschloss'ta her gün yarım saat aralıklarla başlayan rehberli turlar var. Her zaman yaptıkları iki farklı tur var. Birisi Kraliçe Mathilde'nin kaldığı bölümde, diğeri ise Kral Friedrich'e ait olan bölümde. Mathilde ve Friedrich bu şatoda kendilerine ait bölümlerde yaşayıp yemeğe ve dans etmeye, misafirlerini ağırlamaya bir araya gelirlermiş.
Tur başı 7€ alıyorlar. Biz Selma ile Kraliçe Mathilde'nin kaldığı bölümü seçtik ve Selma'nın da anlaması için ingilizceyi tercih ettik. Rehberimiz İtalyan genç bir bayandı. Çok şirindi. Bizi gezdirirken zamanında oynanan taht  oyunlarını ve paranın gücünü vurguladı.

Şatonun içerisinde tur esnasında fotoğraf çekmek yasaktı. Yukarı da eklediğim fotoğrafları cep telefonum ile çektim. Şimdi ekleyeceğim fotoğrafları ise Rezidenschloss'un resmi web sitesinden aldım. Burayı daha fazla görmenizi diliyorum çünkü.


Rezidenzschloss'un kendine ait tiyatro salonu. 1758 yılında ilk defa sahne demişler.


Burası kral ve kraliçenin bölümlerini birleştiren salon. Bahsettiğim gibi misafirler burada ağırlanır, akşam yemekleri burada yenilirmiş. Burayı tasarlayan mimar tavana mavi bir tonda gökyüzünü çizmiş. Ayrıca kuş resimleri vardı. Rehberimiz ellerine iki kere vurdu ve ses yankılanarak göğe çıktı. Sanki salonda kuşlar uçuyordu. Çok etkileyiciydi.


Selma'nın Subat'ta gelmesi en soğuk havalara denk geldi. Şatodan çıktığımızda kar yağıyordu. Kar bile keyfimizi bozmadı.



Şatodan sonra tren istasyonuna geri dönüp diğer bir trene atlayıp Stuttgart şehrine geçtik. Stuttgart'ta kuzenimle buluşacaktık ve o gelene kadar biraz dolaştık. Rote Kapelle adı altında bir kilise gördük. Çok güzeldi. Fakat kapıları kapalı olduğundan içeriye giremedik. Biz de etrafında dolanıp fotoğraf çektik.




Ardından kuzenim Derya ile buluşup çarşıda yemek yedik. Sonra da Derya'nın kız kardesleri ile bulustuk bir AVM'de. Hepsini çoktandır görmemiştim ve benim içinde çok güzel oldu.

AVM'de Selma'yı bir markete soktuk. Almanya'ya gelince eş dost için ne alınır? Tabi ki çikolata. Paskalya'ya bir kaç hafta vardı ve paskalya döneminde çıkan farklı çikolatalar vardı.


Çikolata alışverişimizden sonra Derya bizi Stuttgart'ın tren istasyonuna bıraktı ve Selma ile otelimize geri döndük. Ertesi gün çok erken kalkıp Baden-Württemberg'in en güzel şehirlerinden olan Heidelberg'e gezmeye gidecektik. Devam Edecek ...

Selma'li Günler Vol.1
Selma'nin blog adresi: www.supercellma.com


9. September 2018

Selma'lı Günler Vol.1


Yeni bri yazı dizisi başlıyor. Selma'lı Günler. Selma bloğumu açtığım günlerde ilk takip etmeye başladığım insanlardan biriydi. Sonra tanıştık kendisi ile ve o bir zamanlar kimliğini saklayarak yazdığı halde, onun kim olduğunu ilk bilenlerden oldum galiba. Yılbaşında Selma'nın kartpostalları meşhurdur. Kartlaşmaya başladık ondan sonra. Sekiz yılı geçti blog arkadaşlığımız. Hiç bir zaman yüz yüze gelmedik. Bu senenin Şubat ayına kadar.
Selma Alman bir şirket için çalışmaya başlayınca şubat ayında onu Almanya'ya eğitime gönderdiler. 3 hafta eğitim için Almanya'nın Ludwigsburg şehrine yakın ufak bir kasabaya geldi. Bana mesaj attı sağolsun. 3 haftalığına geliyorum ama aslında sadece bir hafta sonum var dedi. Geldiğim yer sana yakın mı bilmiyorum ama tanışmak isterim - dedi.
O öyle deyince ben hemen kaldığı otelin adını istedim ve otele bir hafta sonu için giriş yaptım. Cuma günü işten sonra da hızlı trene çok ucuza (19,90€) bilet aldım ve trene atladım Selma'nın yanına gittim.

Aktarmayi Stuttgart'te yaptim


Bir aktarma ile Selma'nın kaldığı kasabaya gittim. Kendisi beni istasyondan aldı ve otele girişimi yaptıktan sonra otelin yakınında bulunan bir Gasthaus'de (Bira içilen, dart oynanan, sigara içilmesi serbest olan küçük pub gibi yer) oturduk ve sohbetimize başladık.



Birbirimizi yıllardır tanımanın rahatlığı vardı ikimizin de üzerinde. Sanki hiç daha önce görüşmemiş gibi değildik.
Geç vakitte varmıştım kasabaya. Geç vakite kadar oturduk Gasthaus'da. Selma'ya beyaz şarap - soda karışımı (Weinschorle) içecek içirdim, çok hoşuna gitti. Daha sonrasında tadı damağında kalmış ki, tekrar içtik birlikte, ama o ilerleyen yazılarda.


 Selma ilk bulustugumuz ani kaydetti. Bize de güzel bir hatira kaldi


Sonra Gasthaus'den çıkıp otelimize geri döndük ve odalarımıza geçip uyuduk.

Ertesi gün Ludwigsburg ve Stuttgart şehrini gezecektik. Stuttgart'ta yaşayan kuzenim Derya ile buluşacaktık. Bu yüzden fit olmamız gerekiyordu. Devam edecek ...

Selma'nin blog adresi: www.supercellma.com

7. September 2018

Yeni bir kapi Vol.2

İş yerinden ayrılacağımı duyan iş arkadaşlarımın çoğu üzgün. En çokta aynı ofisi paylaştığım Henning ve iranlı abim Sasha.
Geri kalan iş arkadaşlara bu hafta içinde teker teker sene sonuna kadar çalışacağımı sonra da işten çıkacağımı söyledim. Bir çok kişi şok yaşadı. İnanamadılar.
Düğün için onlara önceden haber vermiştim. Durum böyle olunca hepsi düğüne olan davetiyemi geri alacağımı zannettiler ama ben bir kaç iş arkadaşı hariç (ki bunların gitmemde payı olduğunu düşünüyorum) yinede düğünüme davet ettim sevdiğim iş arkadaşlarımı.

İşten ayrılacağımı öğrendikten sonra bir haftayı atlattım şimdi. Sabahları işe motivasyonla geldiğim söylenemez ama işimi yapmaya devam ediyorum işte.

Neyse bugün güzel bir gün. Çok yakın arkadaşlarımızın kızları evleniyor bugün. Akşama düğün var. Hemde bizim de düğünümüzün olacağı salonda. Gidelim eğlenelim. Trakya ve Denizli düğünü. Akşama roman havası eşliğinde kurtlar dökülecek efendim. Kalın sevgiyle.

3. September 2018

Yeni bir kapi

Gectigimiz hafta persembe günü is yerinde iki senelik kontratimin uzatilmayacagini ve sene sonuna issiz olacagimi ögrendim. Cok üzüldüm gercekten.
Iki senenin icinde aslinda islerin iyi gittigini, yaptigim isin is yerini memnun ettigi duygusuna kapilmistim. Bunun aksini ispat edecek olaylar da gelismemisti ama ne yazik ki öyle olmadi.
Cok üzgünüm bir kac gündür. Is yerinde ayni ofisi paylastigim arkadaslarimdan ayrilacagim icin daha cok üzgünüm.
Dügün öncesi böyle bir haber almak da ayrica üzdü beni. Ama her seyin bir sebebi vardir. Yüce mevlam  bir kapiyi kapatir digerini acar.
3 hafta sonra Sebastian'la baba ocagi Erzincan'a yola cikacagiz. Erzincan'da kinam olacak. Onun sonra da Izmir de dügün alisverisimizi yapacagiz.
Izin dönüsü artik yeni is yerlerine bas vurup CV gönderecegim. Her zaman kendimize mutlu olmak icin ufak sebepler bulmaliyiz.
Kal saglicakla blogdas.

29. Juli 2018

Ahu Kizin Blogu 8 yasinda

29.07.2011
Bu tarihte ilk yazimi  birakmisim buraya. 8 yil gecmis aradan. Kimi seneler bir sürü yazi varken, diger yillar daha az. Kimi yazi yüzlerce yorum almisken, diger yazilar sifir.

En baslarda daha cok yorum yazardik birbirimize. Bir cok blog arkadasimla sayfalarca e-mail yazmisligimiz var birbirimize. Sonra instagram'a fotograf eklemek daha kolayimiza gitti. Ama yillardir yine de blogunu devam ettiren ve halen okunan az kisi kaldi.

Blog bana bir cok sey katti. Bir cok güzel arkadasligimi bu blog sayesinde kurdum. Blogumun adini bile Türkiye'de olan blog arkadaslarim sayesinde aldim ben. Ahu Kiz hep Almanya'dan yaziyor, gittigi yerleri tanitiyor bize ne güzel - dediler. Ahu Kiz Almanya'dan bildiriyor - oldu.

Ana dilimde kendimi ifade etme sevincini, gurbetten silaya hasretimi, her seyi bu blog sayesinde yasadim. Düz yazilar yazdim, hikayeler yazdim, siirlerimi paylastim. Okudugum kitaplari, ilk defa gittigim sehirleri yazdim. Günlügümün yerini sanal günlük adini verdigim bu blog aldi. Kimi zaman mutsuzlugumu yazdim, en cokta mutluluklarimi yazdim buraya.

Yilan hikayesine dönen üniversite yillarimi, ölüm sebebi ile aci kayiplarimi. Dedemi özleyislerimi ...
Iyi ki dogdun blog. Dogum günün kutlu olsun o zaman.

26. Juli 2018

En sicak

Almanya yillardir yasamadigi en sicak ve en uzun yazini yasiyor. An itibariyle 40 dereceyi görmüs bulunuyoruz. Haftaya biraz soguyacakmis, yani otuz dereceye inecekmis.
Sabahtan aksama kadar ofiste oldugum icin klima ve camlar sagolsun öglene kadar sicaktan bir sey fark etmiyorum. Öglen sicagi kulenin yedinci katina ulastiginda ofiste klimasiz durulmuyor.
Dün öglen molasina bile cikmak istemedim ama is arkadaslarimla türk lokantasina gittik. Bir gün önce oraya gitmisler. Dün menü de kuzu eti ve pilav oldugunu ögrenince yine gelecegiz demisler.
Ben de onlara takilip yemege gittim. Onlar kuzu etini pilavini yedi, bende ekmek arasi döner yedim.
Bu sicakta yemek bile yenmiyor. Agirlik  basiyor insana.

Bu sicak havalar lipödem hastaligima hic iyi gelmiyor tabi ki. Bacaklarim daha da sis, daha da agir bugünlerde. Bugün masajdan sonra Fas'li kiz arkadasima gidecegim. Yarin kinasi cumartesi de dügünü var.
Bugün bir bayan gelecek ve tüm hanimlarin ellerine kinalar yakacak, desenli. Seviniyorum. Kinayi cok severim.


Gün sayiyorum. On bir agustosta Türkiye'den blog sayesinde tanistigim canim arkadasim Selma gelecek. Bes gün bende kalacak. Ben de onun sayesinde bir hafta izin aldim. Gecen sene Ekimden beri izin kullanmadigim icin bana da cok iyi gelecek. Planlar yapiyorum simdi. Hangi gün hangi sehri gezdirecegim Selma'ya diye.

Sebastian'in aldigi evle ugrasiyoruz her hafta sonu. Gectigimiz iki haftasonu boyunca birinci katin yerlerini zimparaladik. Cilaladik. Yagladik. Ne zor seymis. Ama odalarin yerleri piril piril oldu. Yorgunlugumuza degdi. Daha mobilya bakmadik hic. Sadece online sitelerden biraz bilgi edindik. Elbise dolabi, yatak sectik. Ne zaman gidip ismarlayacagiz haberim yok. Her haftasonu bir seyler cikiyor.


Kisa kisa yazmayi özlemisim. Not tutar gibi yazi yazmak en sevdigim sey. Siz de yorumunuzu eksik etmeyin. Hadi öptüm hepinizi.

18. Juli 2018

Anonym Yorumlar

Yaklasik bir kac aydir bir yazima durmadan anonym ingilizce hic bir anlami olmayan yorumlar geliyor.
Her seferinde Spam olarak bilidiriyorum. Baktim olmayacak o yazimi yorumlara kapattim. Bir kac gün yorumlar kesilmisti. Simdi yeniden baska bir yazima gelmeye basladi. Bu sorun sizde de var mi? Varsa sorunu cözdünüz mü?

Yardim eden olursa cok sevinirim.