Selam Blog. Ölmedim yasiyorum. Persembe günü sinavim var inek gibi ders calisiyorum.
Yanimiz da bir A4 kagidi götürme hakkimiz var. Önlü arkali istedigimizi yazabiliriz. Karinca duasi gibi minicik yazi ile harikalar yaratiyorum su an.
Bu sinav ya gecilecek ya gecilecek. Sabah 10 aksam 8 mesaideyim bir haftadir. Okulun tüm kahve stoklarini tükettik arkadaslar ile sag olsunlar.
Cay partisi bile yaptik neredeyse. Ders calismaca iste.
Bir de üc dosya, yemek kabi, defter, kalem, kitap ile bir cantaya sigabilseydim cok iyiydi.
Ölmedim yasiyorum ha :)
Sevgiler. Hadi Tschüss.
31 Ocak 2014
28 Ocak 2014
Ebruli Bir Zarf Mutluluk
Sevgili Ebru bana yine harika bir zarf göndermis. Icinden ufacik mutluluklar cikti benim icin.
Livaneli'nin Son Ada kitabi ve kulakta cok sirin bir sekilde sallanan notali, sol anahtarli, gemici capasi ile bezenmis küpeler.
Cok tatli bir mektup. Kolumda sallanma sesini cok sevdigim bilezikler ve tekrar güzel bir küpe.
Cok tatli bir kartpostal. Simdi demleyip icecegim visneli ihlamur cayi ve cok sevdigim bir mavi boncuk bilekligi.
Bilekligi taktim, bilezikleri taktim. Küpeleri yeri gelince takacagim. Ay cok kokos oldum. Ah Ebru cok tesekkür ederim sana.
Livaneli'nin Son Ada kitabi ve kulakta cok sirin bir sekilde sallanan notali, sol anahtarli, gemici capasi ile bezenmis küpeler.
Cok tatli bir mektup. Kolumda sallanma sesini cok sevdigim bilezikler ve tekrar güzel bir küpe.
Cok tatli bir kartpostal. Simdi demleyip icecegim visneli ihlamur cayi ve cok sevdigim bir mavi boncuk bilekligi.
Bilekligi taktim, bilezikleri taktim. Küpeleri yeri gelince takacagim. Ay cok kokos oldum. Ah Ebru cok tesekkür ederim sana.
Susmayan Telefon Yapmışlar
iş yerinde bu gün telefon hiç susmuyor.
Ayrıca arayanların hepsi üniversite harcının zamanında yatıp yatmadığını öğrenmek istiyor. Kardeşim sen bankadan havale yapmadın mi? Yaptın.
Bankadan baksana para gitmiş mi diye. Çıkmış ise sorun yok. Arama. Deli etme beni.
Yaz döneminde başlayan bölümlere son kayıt günü Ocak ayının on besi idi. Bu son kayıt gününü kaçıranlar arıyor.
Bir imkan yok mu, alın beni yeahh.
Hadi oradan, sen daha hangi gün kayıt olacağını bilmiyorsun, bir de alın beni yaeeh diye yalvariyorsun.
Yok sen okuma kardeşim.
Otur oturduğun yerde.
Az önce biri daha aradı. Bilmem nerenin sonunda başka bir üniversite de bir dönem bilgisayar mühendisliği okumuş. Şimdi bizim üniversite de devam etmek istiyormuş. Bu seçenek varmiymis.
Var efendim fakat bilgisayar mühendisliği sadece kış döneminde başlıyor. Mayıstan itibaren hem ilk dönem için, hemde daha önce bu bölümü okuduğunuz için bir yüksek dönem için baş vurun. Diğer üniversite de kazandığınız sınavlar burada da geçerli olabilir dedim.
Şimdi kayıt olsam olmuyor mu?
Olmuyor, bilgisayar mühendisliği sadece kış döneminde başlıyor.
Bahsini ettiğim telefon beş dakika sonra tekrar çalıyor.
Biligsayar mühendisliğine kayıt olmak isteyen arkadaş tekrar telefonda.
Ben demin aramıştım falan filan vs.
Evet buyurun. Birden bir kadın sesi. Yüksek dönem için şimdi baş vuramaz mi? Ben: Kiminle konuşuyorum?
Kadın: Size soruyorum, yüksek dönem için şimdi baş vuramaz mi?
Ben: Hayır çünkü baş vurmak istediğiniz bölüm yaz döneminde öğrenci almıyor.
Adam: Teşekkür ederim.
Ben: Ben şimdi iki kişi ile mi konuşuyorum? Ne oluyor?
Adam: Evet bana inanmamıştı da.
Ben: İnsan bir kere belirtir "bir saniye telefonu birine veriyorum diye. Dalga mi geçiyorsunuz siz benimle?" diye sorduktan sonra çat telefonu kapattım.
Kız inanmamış bir de kendisi arıyor. Adam gelmiş kaç yaşına kıza hesap veriyor. Yok lan böyle adamlar ilişkiye falan girmesin. Anne kuzusu bunlar.
Tezer Özlü'den Leylâ Erbil'e Mektuplar
Tezer Özlü'yü bir cok sosyal medyada duyuyorum fakat bu güne kadar hic bir kitabini okumadim. Kendisi ne yazik ki erken yaslarda kaybettigimiz bir yazarimiz. Ömrünün bir cogunu Almanya'da gecirmis ve 1986 yilinda kanserden vefat etmis. En yakin arkadasi olan Leyla Erbil ile birbirlerine yazmis olduklari mektuplari bir gün bir kitapta toplamayi hayal ediyorlarmis. Leyla Erbil Tezer'in ölümünden bir cok yillar sonra, yani 2006 senesinde cikan bu kitapta öncelikle kisaca Tezer'i anlatiyor sonra da Tezer'in ona gönderdigi mektuplari paylasiyor.
Kitabin bir cok yeri Almanya'da yasadigi dönemde yazilan mektuplardan olustugu icin bir gurbet kusu olarak benim de ilgimi cekti.
69 sayfalik incecik bir kitap ama güzeldi.
Notlar:
Su an okudugum kitap: Ahmet Batman - Soguk Kahve
Kitabin bir cok yeri Almanya'da yasadigi dönemde yazilan mektuplardan olustugu icin bir gurbet kusu olarak benim de ilgimi cekti.
69 sayfalik incecik bir kitap ama güzeldi.
Ahu Kader
Notlar:
"burasi bizim yurdumuz degil ki, burasi bizi öldürmek isteyenlerin yurdu!" diyerek sürekli yineliyor... Hala da öyle degil mi?
Evin her yani dökülen saclayirla desenlenmisti.
Televizyondan nefret ediyordu. Teknolojinin bir iblis oldugunu anlamisti.
Türk kesimini görmemezlikten gelip, köseye cekilmeye olanak yok. Buradaki Türkler'in cok büyük sorunlari var. Hemen hepsi ruh hastasi olmus, politik bilincleri olanlar disinda. Türkler, bu toplum icinde ne yazik ki bir yama gibi duruyor. Cok acikli. Burada Türkler'in yogun oldugu semtlere yalnizca lahmacun ve eskici kültürü getirmisler. Sogan, biber ve kiyma kültürü... Deniz bile diyor ki: "Bu toplumun en fakir kesimini olusturduktan sonra neden buradalar?" Tabi hem Türkiye'de hem burada bu sorunu cözebilmenin tek yolu, kültür ve egitim. Onu da kim gerceklestirecek.
Almanlar dogrusu cok calismaya calisiyor. Iyi niyetlileri de cok. Kitapliklar, okumalar, kültür haftalari, ama bakiyorsun, bizimkiler yemyesil bir cami kuruyor... Iste bütün bu ikilemi daha yakindan tanimak, ilerdeki calismalarim icin cok yararli olacak.
(2014 yilindayiz ve durum hala böyle)
Ormanlar, göller parklar bol. 20-30 yil sonra belki de kent bosalmis olur. Yalniz müze olur. Acikli bir kent. (Tezer burada Berlin'den bahsediyor. Müzesi bol olan bir sehir ama bosalmadi, aksine doldu tasti)
Siz hangi köyün yazarisiniz?
Cünkü en büyük aci düsünceler.
Su an okudugum kitap: Ahmet Batman - Soguk Kahve
26 Ocak 2014
Sabah Uykum
Belki bir kitabın aynı sayfasında ağlamışızdır. İşte bu haberimiz olmadığı halde dünyanın en güzel karşılaşması olabilir...
Ben anlam veremiyorum yani neden bittiğine değil madem bitecekti neden bu kadar hevesli başladık? Ben ikimizdeki bu hevese anlam veremiyorum. Ne oldu bize bilmiyorum ama iyi şeyler olmadığını çok iyi biliyorum. Ya çok yanlış zamanda karşılaştık ya da hiç karşılaşmaması gereken iki insandık. Biz neydik bilmiyorum. Sevgili desem değil, aşık desem değil bildiğin rastlantıydık işte ondan öte gidemedik...
***
Ahmet Batman bu kitabin da cok basit bir dil ile askin her halini anlatmis okuyana. Okuyan ile konusur gibi yazmis kitabi. Bu cok hosuma gitti.
***
Not aldiklarim:
***
Bir türkü tutturdum ikimiz icin sabah uykum sonun da ayrilik olmayan.
Simdi okudugum kitap: Tezer Özlü'den Leyla Erbil'e Mektuplar
Ben anlam veremiyorum yani neden bittiğine değil madem bitecekti neden bu kadar hevesli başladık? Ben ikimizdeki bu hevese anlam veremiyorum. Ne oldu bize bilmiyorum ama iyi şeyler olmadığını çok iyi biliyorum. Ya çok yanlış zamanda karşılaştık ya da hiç karşılaşmaması gereken iki insandık. Biz neydik bilmiyorum. Sevgili desem değil, aşık desem değil bildiğin rastlantıydık işte ondan öte gidemedik...
***
Ahmet Batman bu kitabin da cok basit bir dil ile askin her halini anlatmis okuyana. Okuyan ile konusur gibi yazmis kitabi. Bu cok hosuma gitti.
***
Not aldiklarim:
Sabah uykusu kadar sevebilecegi biri lazim insana. Sen gibi, senin gibi, biraz da sana benzeyen.
Papatyalar sana benzer, narin ve soylu ciceklerdir onlar.
Öyle elden ele dolasmazlar. Herkeslesmezler. Herkes sevdigine gül verirken biz seninle papatyalari sevdik. Belki de biz papatyadan insanlardik.
... öperim yurduna dönmüs bir sairin vatan topragini öptügü gibi seni...
Senin hic 13 harflik bir savasin oldu mu?
Bir yazidir yazi getiren, bir yazidir bizi bize getiren...
Kimse ölmedi olmadi diye... Ki zaten ilk olmayan sen degilsin.
Kisisel gelisim kitaplari ve onlarin yazarlari en büyük yalancilar.
Ask bazen kiliseye girerken karsimiza cikan cevsendir, dedim.
Iliski de böyle iste ve her ayrilik en cok kadinlari yaralar. Erkekler baskadir, cünkü bu odunluk degil. Erkekler yaraya aliskindir.
Önce kalbime düstün, sonra kalbimden düstün.
Yerinde olsam nasil severdim kendimi, bilemezsin.
Ben, benden önce birinin her seyi olmus birini sevmek istemiyorum.
Bizler savasi bitmeyen insanlar olmaliyiz ama savasimiz ev ve evler olmamali.
Aramizda kadrolu mutsuzlar var, öyle ki mutlu olan tarafa hic atanamiyorlar.
Zaten insanlar hayatlarinda göremediklerini hep rüyalarinda görürler.
***
Bir türkü tutturdum ikimiz icin sabah uykum sonun da ayrilik olmayan.
Ahu Kader
Simdi okudugum kitap: Tezer Özlü'den Leyla Erbil'e Mektuplar
22 Ocak 2014
Bagzi Seylere Öyküler
Bu kitap bana Türkiye'den blog ve instagram sayesinde tanıştığım ve çok sevdiğim arkadaşım Ebru'dan hediye olarak geldi.
Ebru ile kitap takası yapıyoruz. O bana okuduğu kitaplardan istediklerimi gönderiyor, ben de ona elimden geldiğince almanca kitaplar göndermeye çalışıyorum.
Neyse Gezi Parkı olaylarından sonra piyasaya sürülen bu kitabı merak etmiştim. O kadar da güzel değil diyen Ebru ricamı geri cevrimedi ve kendisi okuduktan sonra kitabı bana gönderdi.
Gezi Parkı olaylarını daha güzel yazılar ile yansitabilirlerdi. Ölen onca insana daha güzel cümle kurulabilirdi.
Bir yandan da olaylar sayesinde para kırmanın yolunu bulmuşlar bu kitap ile diyenler de var ama öğrendiğim kadarı ile bu kitabın geliri fidan ekmek için kullanılacakmış.
Böyle bir şey var ise gerçekten de iyi bir fikir. Bir ağaç için onca fidanları kaybettik çünkü :(
Uzun lafın kısası pek sevmedim bu kitabı.
Su an okuduğum kitap: Sabah Uykum (Anarşi'ye selam olsun)
Ebru ile kitap takası yapıyoruz. O bana okuduğu kitaplardan istediklerimi gönderiyor, ben de ona elimden geldiğince almanca kitaplar göndermeye çalışıyorum.
Neyse Gezi Parkı olaylarından sonra piyasaya sürülen bu kitabı merak etmiştim. O kadar da güzel değil diyen Ebru ricamı geri cevrimedi ve kendisi okuduktan sonra kitabı bana gönderdi.
Gezi Parkı olaylarını daha güzel yazılar ile yansitabilirlerdi. Ölen onca insana daha güzel cümle kurulabilirdi.
Bir yandan da olaylar sayesinde para kırmanın yolunu bulmuşlar bu kitap ile diyenler de var ama öğrendiğim kadarı ile bu kitabın geliri fidan ekmek için kullanılacakmış.
Böyle bir şey var ise gerçekten de iyi bir fikir. Bir ağaç için onca fidanları kaybettik çünkü :(
Uzun lafın kısası pek sevmedim bu kitabı.
Su an okuduğum kitap: Sabah Uykum (Anarşi'ye selam olsun)
21 Ocak 2014
Mutluluğun adı Anarşi
Gözümden bir damla yaş süzüldü mutluluktan.
Mutluluğun adı Anarşi.
Tanıştığımız günden beri, adresini ver bana diye yalvardigim Anarşi.
Bir sebep bulup mektup gelmez buraya, burada PTT durumu kötü diyen Anarşi.
Bizim tanışmamız bir seneyi geçti.
Tam gününü hatırlamıyorum ama Pia ve Anarşi ilk tanıştığım blogcanlar.
Ah Anarşi, can Özlem.
Her şeyimi çekinmeden mailler ile anlattığım güzel gözlü hatun.
Adresimi ne zaman verdim ona hatırlamıyorum bile. Bunak Nejla ben.
Mektup gönderdiğim, kartpostal gönderdiğim blogcanlardan mi aldı? - bilemem.
Ne kadar mutlu etti beni.
Evet Anarşi, burada elektrikler hiç kesilmiyor ama ana hatta sorun varmış bu gün sıcak suyumuz yok iyi mi?
Sevgiler.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)