28 Kasım 2013

Anarşik Ayraç

Anarşinin bana yaptıgı bannerin çıktısını alıp lamine edip ayraç yaptım ki ben. 

Bayram Havası



Türkiye'den kitaplarım geldi. Evde bir Bayram havası. 

27 Kasım 2013

Okudum Bitti: E.L.James - Grinin Elli Tonu

Orjinal Adi: Fifty Shades of Grey
Okudugum Dil: Almanca - Geheimes Verlangen
Sayfa Sayisi: 603
Yayinevi: Goldmann Verlag

Ne zamandır merak ettiğim Grinin Elli Tonu serisinin ilk kitabını okuma şenliği kapsamında okumuş bulunuyorum.
Bu kitap ile ilgili fikirler çok uçuk noktalarda.
Kimileri vay anam vay bu nasıl bir hikayedir derken, diğerleri yazar sapık herhalde, iğrenç okumaya değmez diye yorumlar bırakmış sosyal medyada.
Anladım ki, bu kitabı ya seversiniz, yada sevmezsiniz. Bir sonraki bölümde ne olacak acaba diye okudum ve bitirdim kitabı. Vay anam vay diyorum bende ve beğendiğimi belirtmeliyim.
Erotik kitap okuyanlara sapık gözü ile bakılıyor galiba. Bu kitabın sapıklık ile ilgisi yok bence.

Kitap Aciklamasi:
Romantik, özgürleştirici ve kesinlikle bağımlılık yaratıcı... Bu roman dengenizi sarsacak, sizi ele geçirecek ve ebediyen sizinle kalacak Edebiyat ögrencisi olan Ana Steele, genç girişimci Christian Grey’le röportaj yapmaya gittiğinde son derece çekici, zeki ve sinir bozucu bir adamla karşılaşır. Toy ve masum Ana, bu adama duyduğu arzu karşısında şaşkına döner ve adamın gizemli doğasına rağmen ona yakınlaşma arzusuyla yanıp tutuşur. Ana’nın güzelliği, zekâsı ve özgür ruhuna direnemeyen Grey de onu istediğini kabul eder, ancak şartları vardır... Grey’in sıra dışı erotik istekleri karşısında şoka uğayan ama bir yandan da heyecana kapılan Ana tereddüde düşer. Büyük başarısına rağmen –çokuluslu şirketleri, uçsuz bucaksız serveti ve sevgi dolu bir ailesi vardır– Grey şehvete esir olmuş ve hükmetme hırsı olan bir adamdır. Çift, cüretkâr ve tutkulu bir fiziksel ilişkiye yelken açarken, Ana, Christian’ın karanlık sırlarını ve kendi gizli arzularını keşfeder.

Kitap aciklamasi Vikitap.com'dan alinmistir. 

26 Kasım 2013

Bebek Sesi


Bebek sesi.
Melek kokusu.
Saatler ...
Hastane koridorları.
Endişe, sevinç, hepsi bir arada.

Adı ne olsun?
Çocuk adı ile müsemma.
Ona göre sec adını.

28.11.2013
- Hayır, o bebek 25.11.2013 tarihinde dünyaya gelecek.
İlk günden içime doğdu.
Ben o gün gelecek dedim mi gelecek.

Dün akşam.
Saat onu on gece.
Bir WhatsApp mesajı.
Ekranda arkadaşımın adı.
Dedim, bebek geldi herhalde.

Bir bebek fotoğrafı.
Daha ufacık, minik bir şey.
Yarım saat olmuş dünyaya geleli.
Annemin şaşkın bakışları.
Dedin, dedin bu gün geldi bebek deyişi.

Ben birtek öleceğimi bilmem herhalde.
Hoşgeldin bebek.
Hoşgeldin melek kokulu.
Geldiğin dünya pekte öyle hoş değil.
İnsanlar ilginç.
Kararsız.
inatçı.
Sinsi.
Umarım hayatı güzel yaşarsın.

Yilbasi Karti


Çok eskiden mektup yazardım Erzincan da olan kuzenime. Oda geri yazardı. Beni daha çok bekletirdi. Kızardım Neslihana.
SOnra mektup yazmayı bıraktık. Kimi zaman mektuplar gelmedi, kimi zaman gönderdiğimiz ufak hediyelik eşyalar eksikti. Sırf bu yüzden benden çok beddua yemiştir PTT. Kartpostal gönderirdik bayramlarda, seyranlarda. Yılbaşı denince daha güzel olurdu.
Ben bu sene bu geleneği yeniden yaşatacağım ve yukarıda adı geçen blog arkadaşlarıma kartpostal göndereceğim.
Varmı birbirine kartpostal göndermek isteyen? Yorumlardan mail adreslerinizi, sonrada mail ile ev adreslerinizi takas edin. Her şeyi de bana söyletmeyin canım.

Anarşik Banner


Dün akşam Anarşi ile twitter de sohbet ederken baktım ki hanımefendi kendine şirin mi şirin bir banner yapmış. Yine yüzsüzlük edip "bana da yapsana" dedim. Kendisi beni hiç bir zaman kırmaz sağ olsun ve yaklaşık 15 dakika sonra bu üste görmüş olduğunuz güzelim banneri hazırladı bana.
Kahve, kitap, kalem dostu olduğum için birde sonsuzluk işaretini çok sevdiğim için kitaptan sarkan ipin ucuna sonsuzluk işaretini yerleştirecek kadar da detaycı benim canım arkadaşım.
Bu arada her zaman beğendiğim bir yazı stilini de ekledim bloguma. Umarım beğenirsiniz. Görüşlerinizi yorumlarda bildirirseniz sevinirim.
Şimdi elimde kahve fincanim ofisimden bu bannere bakarak bye bye diyorum size.

22 Kasım 2013

Ayça (5. Bölüm)

Ayça (1. Bölüm)

Yıllar yılları kovaladı bu şekilde. Kızlar büyüdü serpildi. Çok iyi arkadaş oldular ve hiç bir zaman bu konu açılmadı. Sonra nedendir bilinmez ama bir sebepten dolayı Elanurun ailesi ve Ayça'nin ailesi Süheyla teyzlerle bozustu. Tahsin amcanın laubaliliklerinden, eşşek sakalarindan herkes bıkmıştı çünkü.

Bir gün Elanurlar Aycalari ziyarete gitmişti ve oturma odasında sohbet ediliyordu. Elanurun annesi nereden aklına geldiyse Tahsin beyin lafını etti. Elanur birden „Biliyormusunuz ben o adamı hiç sevmiyordum zaten“ dedi ve Aycada „Evet bende sevmiyordum, zorla insani sıkıştırıp seviyordu“ dedi.

Anneler şaşkın gözlerle birbirlerine baktı ve çocukların gözleri doldu. Bir daha bu konunun lafı geçmedi. Tahsin beyin adını kimse ağzına almadı. Ömer abiyle Nalan ablayı yolda gördüklerinde selam verdi kızlar sadece. Süheyla teyzeye acıdılar birde, böyle bir adamın karısı olduğu için.

Elanur şimdi 24 yaşında, Ayça ise 29. İkiside erkeklere uzun yıllar güvenemediler. Hep korkup sakladılar kendilerini. Şimdi ikiside mutlu mesut birer ilişki içerisinde ama hala içlerindeki sır ve gözlerinde ki nem kaybolmadı.

-SON-
kurgu, hikaye
ahukader