30 Ağustos 2013

'Fışkıkeyi kım kırdıdan' sonra 'Merdiveni kım boyadı'


Günün haberi ve sorusu: "Merdiveni kim boyadı?"
Bu bana nedense "Fışkıyeyi kim kırdı?" sorusunu hatırlattı.
Bir haftadır gökkuşağının renklerine bürünmüş merdiven kime ne gibi zarar verdi de, yeniden griye boyandı?
Şimdi siz karar verin, sizce merdivenin hangi şekli daha güzel?

Olayın haberi de burada. Tıkla.



28 Ağustos 2013

Kartpostal Geldi #7

Bu gün Ukrayna'dan bir kartpostal aldım. Gönderen de ne tesadüf postanede çalışıyormuş.



27 Ağustos 2013

Bir beden kücük

Bir bluz bedeni bir de pantolon bedeni küçülmüş Ahu'dan pek bir selamlar blogcugum. Vallahi ramazanda verdiğim 5 kiloyu geri almayayım, fırsat bu fırsat biraz daha kilo vereyim derken ancak iki kilo daha verdim fakat dediğim gibi bir beden kücüldüm.
Tartıya çıkmadım bir kaç gün, pek bir sevindirik oldum. 70 kilo. Evet az değil ama ben bu güne kadar her zaman balık etli bir hatundum ve bundan asla kurtulamayacagimin farkındayım. Şimdi bir beş kilo daha versem değmeyin keyfime.
Neyse çok acıktım. Fırında karnıyarık var, birde makarna yapıyorum. Her şeyden azar azar yiyorum. Geri kalan acligimi da meyve ile dindiriyorum, ki ben meyveyi pek sevmem.
Hadi beni özleyin anacım bay.

Kartpostal Geldi #6

Bu Finlandiyadan aldığım ikinci kartpostal. Finlandiyada almanca okuyan bir üniversite öğrencisi olan Yana'dan geliyor. Çiçekleri sevdiğimi yazdığım için çiçek bulunan bir kartpostal göndermiş. Ben en çokta puluna bayıldım. Yuvarlak. Daha önce hiç böyle bir pul görmedim.



26 Ağustos 2013

Bir ara verelim

Bir ara verelim demek "Kusura bakma ama benim ilişkimizi bitirmeyi götüm yemiyor, bir zahmet sen bitir kötü olmayalım" demek.

Çünkü o aralar hiç bir zaman bitmeyecek. Ara verenler geri dönmeyecek. Bir taraf aranın bitmesini beklerken kendi kendini yiyip sebepler ararken, diğer taraf kendini özgür zannedecek.

ilişki olduğu yerde bitecek. Ara verdik, bu aralar yalnız takılıyoruz diyecek biri, geri dönmesini bekliyorum gözlerimde yaşlarla diyecek öteki.

Keşke ara vermeseydik, senin yokluğunda herkesi sana benzetmeye çalıştım diyecek biri, ben gözlerimdeki yaşları kuruttum artık yüzüm taze gülücüklere gebe diyecek öteki.

Bir ara verelim demek "Bunaldım ama götüm yalnızlığı da yemiyor" demek ...

16.06.2012 

Dokunmak güzel

Anladım ki dokunmakla başlıyor herşey. Annesinin memesine dokunarak doyuyor bir bebek. Anne babasının sevgiyle birbirine dokunması ile oluşuyor insan oğlu.
Karşı karşıya otururken canının sıkkın olduğunu anlatan bir dostun eline dokunmakla başlıyor güven ve yardım.
Kardeşinin saçına dokunarak başlıyor ona olan sevgi.
Büyüklerinin ellerine dokunarak ve öperek başlıyor saygı.
Herşey birbirine dokunmakla başlıyor. İş yerinde tokalaşarak yani yine dokunarak „hosgeldiniz ekibimize“ diyorlar.
Dokunmak güzel birşey. Şakalaştığın bir arkadaşının omuzuna hafiften çakmak, yada o an çenesini tutması için koluna bir cimcik atmak.
Hasta ve halsiz olduğun için başında dolanan annenin yüzünü ellerinin arasına alıp ona dokunmak, „tesekkür etmek“ bir bakıma dokunarak.

Sevdiğinin eline gizliden dokunarak başlıyor aşk.
Gözlerinin gözlerine dokunması ile başlıyor sevgi.
İlk bedenine dokunduğu anda başlıyor heyecan.
İlk göz yaşına dokunduğunda başlıyor sonsuzluk.
Dudakları dudaklarına dokunduğu anda başlıyor mutluluk.


Herşey dokunmakla başlıyor. Dokunmak güzel birşey. Sevdiklerinize dokunun. 
 08.06.2012 

Not: eskiler etiketi altinda defterlerimde bulunan yazilarimi paylasiyorum.

P.çsin

Sende, çocukken saklambaç oynarken yakalandığında, diğerlerinin nerede olduğunu gammazlayan itlerden birisin.

Can çıkar huy çıkmaz derler,  50 yaşınada gelsen, kendin oyundan çıkarken kıskançlığından herkesi beraberinde sürükleyen p.çsin ...

18.05.2012