18 Şubat 2019

Bursa da bir pazartesi

Merhaba blogcanlar,
ben Türkiye'den döndügümden beri agir bir bronsit geciriyorum. Hava degisimi bu sefer bana kötü bir oyun oynadi. Bir haftadan fazladir evde yatmak beni cok yordu. Umarim bir an önce iyilesirim.
Ama gelelim Bursa'nin ikinci yazisina.

Bursa'ya kuzenim Eda'nin dügünü vesilesi ile gittigimiz icin pazartesi gününü ona dügün hediyesini almak ile baslattik. Selma'nin ablasi Yasemin bize o gün icin eslik etti sagolsun.
Tanidigi bildigi bir kuyumcuya götürdü ve annemin istegine göre bir dügün hediyesi sectik.

Ardindan Bursa'nin meshur Ulu Camiisine gittik. Cami o kadar güzeldi ki anlatamam. Iceride insanin tüyleri diken diken oluyor. Bir kac fotograf birakiyorum buraya.








Camiden ciktiktan sonra Koza Han'da ipekciler carsisini gezip kendimize bir kac parca esya satin aldiktan sonra Koza Han'in bahcesinde türk kahvelerimizi ictik.


Koza Han ve Fidan Han birbirine yakin oldugu icin Koza Han'dan kalktiktan sonra Fidan Han'a gecip bahcesinde bir kac fotograf cekme imkanim oldu.





Günümüzün geri kalanini Podyumpark alisveris merkezinde gecirdikten sonra gelin evine teyzeme gectik.
Görüştüğümüz zaman görüşürüz.

15 Şubat 2019

Bursa da bir pazar günü

Cumartesi aksam saatlerinde Istanbul'a vardiktan sonra Burulas'in otobusü ile Bursa'ya gectik. Yaklasik bir saat on bes dakika yolculuk yaptiktan sonra Bursa Otobus Terminaline vardik. Daha önce ki yazilarimdan tanidiginiz arkadasim Selma karsiladi kardesimi ve beni.



Kardesim ve ben Bursa'ya kuzenimizin dügünü vesilesi ile gittik. Dügün evi dolu olur düsüncesi ile Selma da kaldik bir hafta.
Yolculuk bizi yormustu. Almanya'dan ucak rötar ile kalkmisti. Istanbul'a indigimizde iki saat fark oldugu icin 16:50 iken birden 18:50 oldu.
Türkiye saati ile yaklasik 22.00 sularinda Bursa'ya vardik. Selma'nin annesi sevgili Nafiye teyze bize harika bir aksam yemegi hazirlamisti. Yemegimizi yerken bol bol sohbet ettik.
Selma'nin instagram storylerinden tanidigim yegeni Egmen'i de tanimis oldum. Sarisin mavi gözlü bir bidik. Cok seviyorum kendisini.

Pazar gününü aslinda Uludag'a cikarak degerlendirecektik. Selma'nin kardesi Ömer yaklasik 4-5 saat teleferik sirasi beklersiniz deyince bu düsüncemizden vazgectik. Pazar günü kalktigimizda Nafiye teyze ile güzel bir kahvalti yaptiktan sonra Mollaarap Mahallesinin yokusunu indik :)

Ardindan dolmusa binip meshur Cumalikizik köyüne gittik. Eskiler bilir, Kinali Kar dizisinin cekildigi köy.
Pazar olmasindan dolayi köy tiklim tiklim doluydu. Cumalikizik 2014 yilinda Unesco Dünya Miras listesine girmis durumda.
Osmanli döneminden kalma 700 yili gecen haneleri ile cok tatli bir köy ama Kinali Kar dizisinin ve filmin getirdigi ün ne yazik ki köye bene zarar vermis. Evlerin önünde binlerce tezgah. Kahvaltilarini pazarlamaya calisan ev sahipleri.













Kinali Kar'in meshur köy kahvesi

Cumalikizik'tan dolmus ile Bursa Merkez'e döndük ve yürüyerek cok merak ettigim Balibey Han'a gittik.


Nedense bu güzel hanin alt katinin döncerci, köfteci olmasini hic yakistiramadim. Yapsana oraya güzel bir lokanta. Yada Bursa ile ilgili bir müze. Neyse.
Balibey Han'in sol tarafinda bulunan yürüyen merdivenler ile yukariya cikip saga vurunca Bursa Kalesine ciktik. Bursa Kalesinin kapisindan gecip Kitap evi Otel'e gittik.




Evet söz konusu kitap olunca hemen merakimi uyandirdigi icin Selma Kitapevi Otel var deyince gidelim dedik. Kitapevi Otel cok sirin bir otel. Arka bahcesinde camli mekanda özel kutlama vardi. Hava soguk olmasina ragmen iceresi dolu oldugu icin bahcede türk kahvelerimizi yudumladik.
Bol bol fotograf cektim tabi ki.













Belki bir gün Bursa'ya yolunuz düserse bu otele ugramak isterseniz adresi de suraya ilistireyim. Bu kiyagimi da unutmayin.

Kitap Evi Otel
Kavaklı Mahallesi, Burçüstü Sokak No:21, 16040 Osmangazi/Bursa

Görüştüğümüz zaman görüşürüz.

10 Şubat 2019

Döndüm

Merhaba blogcanlar,
14 günlük Türkiye tatilimden sonra dün Almanya'ya yurda geri döndüm. Dönerken beraberimde de öksürük ve bogaz agrisi getirdim.
Almanya cok soguktu gittigimde. Sabiha Gökcen Havalimanina indikten sonra bavullari tasirken terledim, kapidan cikinca rüzgari yedim. Bursa'ya gectim ayni aksam. Bursa'yi gezdim. Kuzenim evlendi dügününe katildim. Hastaliktan dolayi Bursa da acillik oldum kiz kardesim ile birlikte.
Bursadan IDO ile Istanbul'a gectim ve 8 gün Üsküdar'da kaldim. Istanbul'un istedigim bölümünü altini üstüne getirdim bu günlerde. Gitmedigim müze, binmedigim vapur kalmadi diyebilirim.

Istanbul dogumlu annemin Istanbul'a olan askini bir kez daha anladim ama cok dolusun, cok kalabaliksin ve ne yazik ki degerin bilinmiyor Istanbul diyerek geri döndüm. Ilerleyen günlerde binlerce cektigim fotograflari paylasip, kisa kisa yazilar yazacagim.

Sevgiler.
Görüstügümüz zaman görüsürüz.

20 Ocak 2019

Stapf Ögretmen



Orta okul ögretmenimi kaybettim dün. Kendisi tarif edilemez bir ögretmendi. Öyle bir ögretmendi ki ortaokuldan mezun olali yirmi sene olmasina ragmen, her sene dogum günlerinde ziyaret ettik onu arkadasim Diana ile. Kendisi gecen sene mart aylarinda migde kanserine yakalandigini ögrendi. Sabah ise giderken tren istasyonunda gördüm karisi ile birlikte. O gün ilk defa kemo tedavisi icin sonda takilmaya gidiyordu. Ögrendigimde sok oldum. Ama kendisi güclü bir karakterdi. Güclü kalacagini biliyordum. Dügünümden iki hafta önce davetiyesini götürdüm. Haftaya ameliyat olacagim, baktin tekerlekli sandalyede gelirim dedi.
En büyük kizi ile ayni yastayiz. Bir kac hafta önce ameliyattan sonra yogun bakimda oldugunu söyledi. Bir iyi bir kötü diye haber verdi. Bay Stapf Ahu'ya tebriklerimi ilet, dügüne gidemedigim icin üzüntülü oldugumu ilet demis.
Ziyaret etmek istedim, ailesinden baska kimse alinmadigi icin gidemedim. Kathrin bana babasinin kendini iyi hissettigi bir günde beni aramak istedigini söyledi. Numarami verme firsatim olmadi.
Dün haberini aldim. Eve cikmis. Ameliyattan sonra eve alinmis gectigimiz günlerde yogun bakimdan ciktiktan sonra, rehabilitasyona gidecekmis fakat dün evde kalp krizi gecirmis.
Kizi haber verdi.
Cenazesi 28 Ocakta kalkacak. Ben 26 ocakta Istanbul'a uctugum icin cenazede bulunamayacagim icin cok üzgünüm.
Carsamba günü Diana ile birlikte Bayan Stapf'i ziyaret edecegim taziye dileklerimi iletmek icin.

Yaramazlik yaptigimizda kulaklarimizi cekerdi ama canimizi acitmadan.
Yatili okul gezilerinde ormanlarda gezerdik, daglara tirmanirdik. Ben ögrencilerimi plaj gezisi yaptirmam, bende kendi yemeginizi kendiniz pisireceksiniz dedi. Bir cok alman yemeginin yapilisini ondan ögrendim.
Gezilerimizde sigara icenlere madem bu merete basladiniz benden saklamayin icin ama on bes adim gerimden gelin derdi.
Ögle tenefüsünde yaninda kalan fazla salamli ekmegini paylasirdi. Ben domuz eti yemiyorum hocam dedigimde ertesi gün recelli ekmek getirip vermisti bana.
Ah ne diyebilirim ki. Gecen sene yetmis yasina basti.
Daha cok gencti.
Harika bir insandi. Harika bir baba, harika bir es, harika bir ögretmendi.
Nurlar icinde yatsin.

17 Ocak 2019

Kanadi Kirik Melek'in Kanadina Takilanlar | Kitap Yorumu





Merhaba blogcanlar.
Bir kitap yorumu ile daha buradayim.
Kitabi gecen sene sonunda kisa da olsa instagram hesabimda tanitmistim.
Kitabin yazari Rukiye Türeyen ile ayni yastayiz. Bebekken gecirdigi bir rahatsizliktan dolayi %99 engelli olan Rukiye sol elinin isaret parmagini kullanabiliyor sadece.
Bu parmagi ile iki sene icinde bu kitabi yazmis. Kitabi yayimlayan yayimevi Egemen Yayinlari kitabin tüm gelirini Rukiye'ye birakiyor. Rukiye'nin hayali, kitabin geliri ile kendisine bakan annesine bir ev alabilmek.
Bu yüzden bu kitabi edinin ve okuyun. Azmin zaferidir bu kitap. Insan isterse yapamayacagi hic bir sey yoktur, bunun göstergesidir bu kitap.

Kitap dört hikaye, bir oyun, bir skec, bir senaryo ve bir mektuptan olusuyor. Tüm yazilarin ortak paydasi engelli insanlarin yasadigi zorluklari anlatmasidir. Benim ise en cok senaryo hosuma gitti.
Her bölümün sonunda Rukiye'nin okura yazdigi bir kac cümle var.
Kitabin sonunda birinci baskisindan sonra medyada cikan haberleri bir araya toplamislar.
Ben kitabi severek okudum. Rukiye'yi tebrik ediyorum.

Rukiye diyor ki ...

Ben engelimle mutluyum. Ya siz, sizler sagliginizla mutlu musunuz?

6 Ocak 2019

M. Kemal


Senenin ilk biten kitabı Yılmaz Özdil'in M. Kemal kitabı oldu. Kitabı Ekim ayında İzmir'de D&R'dan aldım ve o günden beri elimde gezdiriyorum.
Bitmesin diye yavaş yavaş okuduğum bir kitap oldu.
Atatürk hakkında bilmediğim bir çok şeyi öğrenmiş oldum. Bildiğim bir çok şeyi de yeniden tazelemiş oldum.
Atatürk'ün insan tarafını, içinde kaybetmediği çocuğu gördüm.
Yılmaz Özdil'in daha önce okuduğum kitaplarını da ayrı bir zevk ile okumuştum ama bu kitabı daha önemli oldu benim için.
Dün akşam Atatürk'ün ölümünü okurken ağladım yine. Anıtkabir'e taşınmak için ölümünden on beş yıl sonra naaşını açan Profesör Kamile Şevki Mutlu'nun anlattıklarını tüylerim ürpererek okudum.


    Hiç bozulmamıştı.

    Teni bronzdu.

    Altın saçları rengini kaybetmişti.

    Kalın kaşlarından birkaç tel kopmuştu...

    Sol göz kapağının üstüne düşmüşlerdi.

    Sakalı hafif uzamıştı.

    İnce dudakları yapışıktı.

    15 sene önce Dolbahçe'de yatağında uyur gibiydi.

... "Bir an için sanki konuşacakmışız gibi hissettim" diyecekti.


- 494 Sayfa


Atatürk'ü seven herkes bu kitabi okumalı. Hatta sevmeyen de okumalı ki neden sevmediğini sorgulasın.

Kitaptan bir kaç alıntı:








4 Ocak 2019

Gizlilik Politikasi

Almanya'da, temel veri koruma yönetmeliği 25.05.2018 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu düzenleme aynı zamanda küçük bloggerleri de etkiledi. Bu yüzden uzun zamandır fazla yazmadim. 25.05.2018 tarihinde evlendim ve bu konu ile ilgilenecek zamanım olmadı. Son birkaç gündür blogumu yasalara göre değiştirdim ve düzenli olarak tekrar yazmaya başlayacağım. Almanya'da Instagram'da yayınlanan içeriğin, bir marka tanınabildiği anda #werbung (#reklam) etiketiyle etiketlenmesi gerekiyor. Ben de buna dikkat ediyorum. Yayınevlerinden incelemem icin kitap gönderildigi icin kitap hakkinda olan düsüncelerimi instagram da yazdigim zamanda reklam olarak isaretlendirmek zorundayim.
Bu konuda daha kararsiz kaldim. Cünkü kitabi bana gönderen yayinevi kitabin hakkinda istedigimi yazmamda özgür birakiyor beni. Instagramda yada blogumda kitap hakkinda yazi yazdigimda bundan para kazanmiyorum. Sadece kitap bana kalmis oluyor.
Bakalim ilerleyen günler ne getirecek.