3 Ağustos 2017

9 sene aradan sonra ...

Eskiden her yaz tatilinde arabaya binilir Türkiye'ye gidilirdi. Anne baba daha gençti. Arabaya binince o yol gidilirdi. Çekilirdi. Aileyi görmek güzeldi.
Zaman değişti. Gurbetçiler alamancılar oldu. Gözden ırak gönülden de ırak oluyordu. Olsundu.
Yugoslavya savaşı eski yolu gidilmez kıldı. Uçaklara geçildi.
Alamancılar yaz döneminde soyulacak tavuk gibi görüldü. Biletler ödenemeyecek kadar pahalı. Bir aileden 4 kişi gitmeye kalksa, bugünün parası ile neredeyse 1000€ dan fazla.

Üniversite yılları başladı. Anneye babaya okula gidecek çocuğunuz yok diye yaz tatilinde değil de daha sonra izin verilmeye başladı. Sömestr tatilleri anne babanın tatiline uymadı. Gitmedik. İçimizden gitmek gelmedi.

Ben en son 2008 yazında İzmir de halamın yanına gitmiştim. 9 sene geçti. Kardeşim ise en son 12 yaşındaydı. Şimdi 26 olacak.

Laf nereye mi geliyor. Mezun olduk ikimizde. Ben hemen işe başladım. O da iki haftadır çalışıyor. Gidelim artık dedik. Şimdiden eylül sonuna biletlerimizi alırsak ucuz olur belki dedik.

Ve dün biletlerimizi aldık. 23. Eylül - 07. Ekim arası Antalyadayız.
Şimdiden heyecan sardı beni. Eylül havaalanında uçaktan Antalyaya inince ağlarım ben kesin diyor.

Ben ise dondurma delisi Özlemime haber verdim. İnsanyavrusu'na haber verdim. Buluşacağız inşallah. Var mı başka kimse Antalya da?


20 Temmuz 2017

Mimar Mühendis Hasret Eylül


Ve kardesim yogun gecen haftalardan sonra dün mezun oldu. Onunla cok gurur duyoyorum. Seni seviyorum Eylül. Iyi ki benim kardesimsin.

14 Temmuz 2017

Yogun Gecen Haftalar

Son üç haftadır yoğun geçen bir çok günüm oldu. Kız kardeşim Hasret Eylül master tezini tamamladı. Allah nasip ederse haftaya çarşamba günü sunumunu yaptıktan sonra mimar mühendis olarak mezun olacak. Bu zaman zarfında bir buçuk aylığına ona iki kız arkadaşın evinde bir oda kiraladık. Üniversiteye sadece beş dakika yürüme mesafesiydi. Çünkü Eylül her gün eve git gel yaklaşık 3 saate yakın tren yolculuğu yapacaktı ve eğer ki öyle yapmış olsaydı bir sürü zamanı yollarda heba olacaktı.

Son 3 haftada neredeyse 2-3 gün uykusuz kaldığı dönemler oldu. Geçtiğimiz hafta sonu ben de gidip ona yardımcı olmaya çalıştım. Kardeşimin yorgun bitkin halini gördükçe içim acıdı. Geçtiğimiz perşembe günü gece 23.00 da sinirleri boşaldı ve ağlamaya başladı. O ağlayınca ben de ağladım. 48 saattir uykusuzdu ve bir başak burcu hanımı olarak istediği ve planladığı tüm detaylar modelin çıktısını alınca kağıtta güzel durmayacak diye ağladı. Üniversite arkadaşları ve ben onu telkin ettik. Sakinleştirdik. Bugüne kadar çalışma temposu ve sınavlardan başarı ile geçmesi arkadaşlarına örnek olmasına sebep oldu ve arkadaşları da "yapma böyle Hasret- Sen böyle yaparsan biz ne yaparız. Sen bizim için bir örneksin" sözleri ile ona moral verdiler ve elinden gelen yardımları esirgemediler.

Bu hafta salı ve çarşamba iş yerinden izin aldım ve Eylül'ün yanında kaldım. O lazerden geçecek olan dosyalarını hazırlarken ben de onun için koşturdum. Gittim gereken kartonları aldım. Lazer makinesinin başında bekledim. Kesilmiş olan kartonların laserden arta kalan kirli yerlerini temizledim vesaire.

Dün için izin almamıştım ve iş yerinde saat on ikiye kadar işime konsantre olamadım. Kardeşim on iki de modellerini iade etmesi gerekiyordu ve tüm gece atölyede çalışmaya devam etti. Arkadaşları yardımcı oldular. Onu stres altına sokmamak için arkadaşlarına mesaj attım. Zor yetişecek ama başaracağız hepimiz buradayız ve Hasrete yardım ediyoruz dediler.

Kardeşim tam 11.56 da modelini iade etti. O da rahatladı, ben de. Arkadaşları da sevinçli. Buradan yardımı geçen çocuklara teşekkür ediyorum.

30 Haziran 2017

Prova Dönemi

Evet blogcan, şaka maka prova dönemimin son günü bugün. İş yerinde tam altı ayım  bitti bugün itibarı ile. Yani bugün saat dörtte şirketten çıktığımda kontratım sabitlenmiş olacak. Bir kaç ay önce yaşadığım sorunlara rağmen soğuk kanlı kaldım ve her şey olacağına varır dedim. Olmazsa başka iş bulurum dedim. Ama artık görüyorum ki kendini strese sokmadan devam etmek ve başarıya ulaşmak için daha fazla çalışmak işime yaradı.
Kalın sağlıcakla.

26 Haziran 2017

Bayraminiz Mübarek Olsun

Evet sevgili blogcanlar, bayramınız mübarek olsun. Umarım aileniz ile güzel bir ilk gün geçirmişsinizdir.

Babam dün sabah bayram namazına gidip döndükten sonra kötü bir haber ile geri döndü. Almanya da neredeyse 40 yıllık komşuluk yaptığımız Nevzat amcam cumartesi hakkın rahmetine kavuşmuş.
Dün öğlen namazından sonra Alzey camiisinde tüm sevenleri buluşup orada onun için dua ettikten sonra naaşını uçağa verip Türkiye de defnedilmek üzere yola çıkardılar.
Gerçekten çok üzüldüm. Hayat böyle. İlk önce bayram namazına git, sonra da gurbet elde böyle günlerde herşey daha da bir zorlaştığı için, cenaze nakil işlemleri ile uğraş.

Onun haricinde gelenler gidenler. Ayrıca ben üniversiteye gidip şu an master tezini yazan kardeşime yardım ettim. Bugün de çalışıyorum malum. Gurbet elde bayram böyle geçiyor sevgili blogcanlar. Kalın sağlıcakla.

Bir dilim baklava bile yemedim daha. Migdem kaldırmıyor.

23 Haziran 2017

Survivor 2017

Kaynak: ntv.com.tr
Survivor yarışmalarını başladığı seneden itibaren severek takip ediyorum. İnsanlar ne kadar Survivor seyredenlere tepki gösterse de akşamları bir kaç saatliğine bir yarışma programını seyretmenin hiç bir sakıncası olmadığını düşünüyorum.

zira her akşam bir buçuk saat oynayan, kendini tekrarlayan ve Avrupa da ki türkleri salak yerine koydukları için beş dakikada bir koyulan saçma sapan kamu spotları sayesinde 3 saate çıkan dizi seyretmekten daha zevkli benim için yarışma programlarını seyretmek. (Ne kadar uzun cümle oldu bu:))


Neyse ben her sene olduğu gibi bu senede yine gönüllüler takımını tuttum ve dün akşam yapılan finalde gönüllülerin yarışmacısı Ogeday birinci oldu. Çokta güzel oldu. Hak etti kendileri.


Haşırt Dı Bilekbord


“Zafer Abimin bu yazılarını okurken gerçekten çok güldüm. Mal güzel. Müthiş bir zamanlama ile yazılmış performanslar gibiler. Bazen bu performanslara canlı tanıklık da ettim, çok şanslıyım. Hem esnek hem beton gibi sağlam öyküler. Peki, hiç düşündünüz mü nedir bunun sebebi? Ben düşündüm. İyi şeyleri ancak iyi çocuklar yapar.

Zafer Abim de hiç yaşlanmayan o iyi çocuklardandır.”
-Cem Yılmaz-

Zafer Algöz; Kemal Sunal’dan Sadri Alışık’a, Öztürk Serengil’den Fatma Girik’e, Erkan Can’dan Cem Yılmaz’a pek çok sanatçıyla setlerde, sahnede ve dost meclislerinde yaşadıklarını anlatıyor. Haşırt Dı Bilekbord güldürüyor, hüzünlendiriyor ve sanat dünyasının önemli isimlerini daha yakından tanıma fırsatı sağlıyor. Usta bir oyuncunun tanıklıklarıyla sese ve zamana soluk veren öyküler…



Bu kitabi arkadasim Tugce bana ödünc verdi. Kitabi severek okudum. Zafer Algöz tiyatro, sanat ve oyunculuk hayatinda yasadigi güzel anilarini bir araya getirmis. Yukarida da belirtildigi gibi kitapta bir cok sanatci var.
Kemal Sunal ile olan bir hatirayi okurken inceden bir ah cektim. Hasret giderdim. Öyle isimler sayiyor ki, hepsi toprak oldular. Mekani cennet olsun her birinin.
Okumanizi tavsiye ederim.

Kitabini bana ödünc veren arkadasim Tugce'ye de buradan tesekkür ederim.