24 Aralık 2016

Yilbasi demek Kartpostal demek #2

WhatsApp'ta bulunan kitap grubumda Eleni var. Yani benim yavrimou. Kendisi türkce bilen ve ögrenmeye devam eden yunan bir arkadasim. Yilbasinda grubumuzda cekilis yapmistik ve Eleni ile ben eslesmistim. Kendisi bana yilbasi icin cok güzel hediyeler göndermis. Öncelikle kendi cocuklugunda okudugu ve onlarla büyüdügü Aisopos masallarini türkce cevirisi ile göndermis. Yanina kedili cicili bicili bir ayrac eklemis. Üzerinde mini mouse olan bir ekmek tahtasi göndermis. Almanya da ekmekler sabahlari bu tahtalar üzerinde yenir. Ayrica noel kartini cok begendim. Yanina bir de post it ve bir kalem eklemis. Eleni'ye buradan cok tesekkür ediyorum ve bir an önce masallari okumaya baslayacagimi belirtiyorum.

14 Aralık 2016

Clarissa


Clarissa Stefan Zweig’in ölümünden önce tamamlayamadigi bir kitabi. Kitabi 1902 yilinda yazmaya baslamis fakat araya baska bir kitabin yazimi girdigi icin tamamlayamamistir.
Clarissa bir asker kizinin disiplinli hayatini anlatiyor. Annesi kücük yasta öldügü icin asker olan babasi tarafindan bir manastira yerlestirilen Clarissa orada cok iyi bir egitim almistir. Savas döneminde bir doktorun yaninda sekreter olarak calisir. Ardindan düsman olan Fransiz bir askere asik olup hamile kalir. Fransiz asker savasa gittigi icin Clarissa ondan bir daha haber alamaz ve hamileligine son vermek istedigi halde yaninda calistigi doktor tarafindan cocugu dogurmaya ikna edilir. Clarissa zor durumdadir. Bir yandan yabanci ve düsman bir askerden bir cocuk beklemektedir, bir yandan da cocugunu babasiz dünyaya getirmenin düsüncesi onu korkutur.
Zweig Clarissa’nin hayatini 1902 ve 1930 yillari arasinda anlatiyor. Kitap aniden bu yillar Clarissa icin kara yillardi diye bitiyor. Kitabi yazarin ölümünden 39 yil sonra cikaran Knut Beck kitabin sonunda iki farkli yöntemle kitabi devam ettirmeye calismis fakat bu bana cok itici geldi. 1930 yilinda birden biten hikaye benim icin tamami ile yeterliydi. Kitabi cok sevdim. Stefan Zweig’i de okumaktan büyük bir zevk aldim.

13 Aralık 2016

Okuduklarim

Hangi birini yazacagimi sasirdim. Okuduklarimi instagrama ekliyorum. Uzun uzun kitap yorumu yapmak istemiyorum.

 Biz zincir kitabının daha sonuna gelmiş bulunuyorum. Kitabi başladığım andan itibaren elimden bırakamadım. Müzeyyen'in aile hikayesini okumak cok zevkliydi. İnsan kardeşinden nefret edebilir mi? Bu soruyu sordum kendime. Eger kardeşiniz annenizin ölümüne sebep verdiyse?
Okuyun. Bu kitabini okumamız icin seçen arkadaşım Özlem'e @ozlemeryavuz teşekkür eder bu akşam notlarımı alıp yarın postaneye gidip bir diger arkadaşıma göndereceğim insallah.
 Kitabın Türkçe adı: Ya Sonra.
Bir insanın öleceğini gören bir doktor aniden bir avukatın hayatına giriyor. Araştırmalar sonucu bu iki karakterin hayatlarının daha önce birleştiğini okuyorsunuz. Doktorun yetenegini öğrenen avukat yakında öleceğini idrak ediyor. Muhakkak okuyun.
📚📚
Manche Menschen werden als große Menschen geboren …
und andere Erlangen Größe - Shakespeare
 📚 oysa hayattan bu kadar çok alacakliyken nedense herkes borçlu bir yerlere; oturdukları ev, bindikleri araba, hatta her şey kredi kartıyla alındığı icin içtikleri su bile, hepsi borç ile… O yüzdendi belki de bu kadar çok insanın hiçbir zulme ses çıkarmaması. 📚 Bilirsiniz, aileler kalabalıklaştıkça yalnızlaşırlar. 📚 Sezaryeni saymazsak, hepimiz ayni tür çığlıkların eseriyiz. 📚📚📚
Az önce bitirdim sevgili Emrah'ın @zekocannn kitabını. Yine çok güzel yazmış. Anıları ile kendi anılarıma götürdü beni. Hep güzel yazar zaten yüreği güzel adam. Okuyun.
 Eskiden kendim şiir yazardım. Sonra şiirlerim düz yazıya döndü sonra blog yazısına ama şiir okumaktan hala çok zevk alırım. Yusuf'u sevgili Ekrem @tilbekrem.official ve Zuhal @zuzuistan sayesinde tanıdım. Merak ettiğim bu şiir kitabını da geçtiğimiz ay ısmarlamış Türkiye'den gelmesini yaklaşık 15 gün beklemiştim. Yusuf çok güzel yazıyor. Kitabın içinde ise sevgili Zuzu'nun çok güzel çizimleri var. İçinde en çok sevdiğim şiiri bir önce ki fotoğrafta paylaştım. İnsan kendi adini bir şiirde görünce garip oluyor. Şiir seviyorsanız okuyun.
Evet herkes kasım ayında okuduklarını paylaşıyor. Sağ tarafta göründüğü üzere kasımda 13 kitap okumuşum. Bu benim icin güzel bir başarı. Evde olan tüm kitaplar bitmeden yeni kitap almamaya karar verdim. 📚📚 Sol tarafta ise aralık ayının ilk biten kitabı. Bu kitap Jehan Barbur'un şiirlerinden, şarkı sözlerinden ve dergilerde yayımlanan yazılarından oluşuyor. Kendisini daha hiç dinlemedim ve en kısa zamanda dinleyeceğim. Bu kitabı bana hediye eden arkadasım Havise'ye teşekkür ederim.

Noel Yemegi #2

Gectigimiz persembe günü calistigim matbaa da son is günümdü. Is arkadaslarimdan vedalastim. Gitmeden önce de bir noel yemegi organize etmistim. Ben bu matbaa da belirli araliklar ile hep calistigim icin en son ben gittigimden beri noel yemegi yapmamislar. Madem öyle dedim, hadi organize edelim.
Alzey sehrinde Akropolis lokantasinda yunan yemekleri yemege gittik. Aksam alti da bulustuk.
Wichteln denilen noel hediyelesmesini de gerceklestirdik. Herkes bes euroya kadar bir hediye aldi, paketledi ve yaninda getirdi. Sonra ben paketlerin üzerine numaralar yapistirdim ve numaralarin aynisini da bir kavanoza ekledim. Kavanozdan cektikleri numaralar ile ayni olan hediyeyi kazandi arkadaslarim. Cok eglendik. Bana Ferrero Rocher cikti. Yani kalori. :)







Iyi ki de bu noel yemegini organize etmistim. Gerci bu cuma matbaanin sahibi degistigi icin yeni patronlar da noel yemegi organize etti ama bu yemegi ben sadece kendi calistigim makine bölümü icin organize etmistim. Patronlar olmadigi icin de bol bol eglendik. Kahkahalar havada cinladi. Cuma günü patronun düzenledigi noel yemegine de gidecegim.

Noel Yemegi #1

Iki hafta önce cuma günü yani ayin ikisinde yeni is yerimin noel yemegine katildim. Yeni is yerim 2017 yilinin ikinci gününde ise baslamama ragmen beni bu sene ki noel yemegine davet etme inceligini gösterdi. Ben de hemen sirekti arayip katilacagimi bildirdim.
Aksam saat alti bucukta basladi ve gece on bir bucukta eve döndüm. Yeni is arkadaslarimla tanistim. rahat bir ortamda hepsi ile iyi anlastim ve cana yakin olduklarini gördüm. Yeni is yerimde zorlanmayacagimi hissettim.
Mainz sehrinde Weinhaus Michel lokalinde bulustuk. Burasi bir sarap lokantasi. Malum buralar hep üzüm bagi oldugu icin sarak lokantalari da meshur.
Ne yazik ki o gün kendi telefonum ile fotograf cekmedigim icin internetten aldigim iki görsel ekliyorum.



Yilbasi demek Kartpostal demek #1

Her yilbasi geldiginde kartpostal yazmayi cok severim. Aslinda eskiden bayramlarda seyranlarda da yaziyordum ama artik sadece yilbasinda kart gönderiyorum. Kartlarimin bir cogunu yazdim. Fena halde nezle oldugum icin pazar gününden beri evden cikmadim fakat yarin postaneye gitmeyi planliyorum. Yilbasi döneminde ve daha sonrasinda bana yilbasi vasitasi ile gönderilen kartpostallari da burada yayimlayacagim. Basliga #1 eklememden de anlasilacagi üzere gelen her karta bir yazi yazacagim.

Ilk kartimi sevgili arkadasim Sandra'dan aldim. Sandra bana noel günlerinde ailemle huzurlu günler dilemis. Ayrica yeni yilda baslayacagim is yerimde basarilar dilerken iki bin on alti yilinda birlikte gecirdigimiz güzel saatler icin tesekkür etmis. Cok mutlu oldum.


Mainz de Geocaching






 Geçen gün doğduğum şehir Mainz de geocaching yaptık. Şehrin en büyük hastanesi Uniklinik'te dört saat dolanıp orada bulunan çeşitli binalar ve onların önünde bulunan büstler, camlar, harfleri bir araya getirip toplama çarpma eksiltme arttırma hesapları ile hangi bölümden devam edeceğimizi hesapladık. Tüm hesapları ve bilinmeyenleri bir araya getirince dört cache bulunuyor. Dört saatin sonunda daha 15 bilinmeyenimiz vardı. Hava kararmıştı ve biz soguktan donmuştuk. Tekrar gelip kaldığımız yerden devam edeceğiz. Bunlarda kamerama takilanlar.

Geocaching nedir? Merak ediyorsaniz Vikipedi anlatmis. Tik tik.