5 Ocak 2014

Mutlu Cumartesi

Dün Azad bebegin kirkini döktük efendim. Ilk önce beyefendiyi bir güzel paketleyip annesi ile mutfak alisverisine ciktik. Beyefendi hic orali olmadi.
Siz gidin carsiya ben uyumaya devam edecegim dedi. Ayrica onun icin ördügüm patikler de ayagina oldu ufak prensin.




 Uyan Azad uyan. Sucuklari götürüyorlar.


Eve döndükten sonra yikadik bebegi ve hep birlikte aksam yemegi yedik ve güzel saatler gecirdik.
Bebegin annesi biraz tedirgin oldugu icin her zaman sacini havlu ile kuruluyormus. Kurutma makinesi ile kurutabilecegini söyledik. Ufak bey sicagi yiyince mayisti.

Dün sarma sardigimi söylemistim degil mi? Evet bir tencere sarma bu gün icin yapildi zaten. Annem tencerenin üstüne domatesten bir gül kondurmus. Harika görünüyordu.

Sizde güzel bir cumartesi gecirmissinizdir insallah.

3 Ocak 2014

Cuma Sacmaliklari

Ayagim kasiniyor. Yola mi gidecegim ne?

Happy Friday

Sevgili Muzurella'yi taniyormusunuz? 2013 yilinin son aylarinda kesfettigim tatli mi tatli bir blogger kendisi. Ufacik notlari ile bezenmis blog yazilari, insanin yüzünde gülümseme yaratan fotograflari ile tamamen icimizden bir blog.

Gün asiri yazdigi zaman genellikle o günün adi ile sesleniyor baslikta. Eger izin verirse bende böyle yapacagim bundan sonra. Zira baslik bulmakta pek zorlaniyorum cancagzim. (Icime Karadayi'nin Turgut Savcisi kacti)

Ben bu gün ne mi yaptim? Sabah erkenden kalkip annemi rutin kontrol icin doktora götürdüm.
Orada da zaten Oguz Atay'in Tutunamayanlar kitabina basladim. Bu aralar bol bol e-kitap okuyorum. Kindle almistim da ayiptir söylemesi.
E-kitap cok pratik bir sey arkadaslar. Hele ki benim gibi her gün bir bucuk saat yol gidip gelenler icin. Fakat sunu söylemeliyim hic bir sey gercek bir kitabin yerini tutamaz. Test ettim onayladim yani :)


Kafami dagitmak istedigim anlarda en cok kitap okurum
yada örgü yaparim. Dün internetten buldugum bir örnek ile kafama göre kitap ayraclari ürettim ve mektup kardeslerime göndermeyi planliyorum.


Yaprak sarmasi yemek kadar sarmasi da zevkli olsa. Parmaklarin burusukluguna bakin. Yarin Azad bebegimizin kirki cikacak. Onu evde yikayacagiz. Sonrada duasini okuyacagiz ondan sonrada oturup bu sarmalari afiyet ile yiyecegiz.

#günlükTadindaYazilar

Kış Okuma Şenliği | Ikinci Ay

Katildigim okuma senliginde bu gün ikinci ayi bitirmis bulunuyorum. Ne cabuk bitti bu bir ay bunu anlamis degilim. Gerci ben 2013 nasil gecti anlamadim, bir ayin hesabi mi olur.
Gelelim bu bir ay icinde okuduklarima.

2. Kategori (10 puan): Kütüphaneden ödünç alınmış veya sahaftan satın alınmış bir kitap okuyanlara.

George Orwell - 1984
Sayfa Sayisi: 375
Yayinevi: Ullstein-Taschenbuch
Dil: Almanca 

14. Kategori (30 puan): Okuma yazmayı öğrendiğiniz yıl ilk kez yayınlanmış bir kitap okuyanlara.   
Roald Dahl - Matilda  
Okudugum Dil: Almanca
Sayfa Sayisi: 256 


15. Kategori (40 puan): Bir üçleme veya aynı seriden üç kitap okuyanlara.
Özgürlügün Elli Tonu
Okudugum Dil: Almanca
Almanca adi: Befreite Lust
Yayinevi: Goldmann Verlag
Sayfa Sayisi: 672 


Karanligin Elli Tonu
Okudugum Dil: Almanca
Sayfa Sayisi: 605
Yayinevi: Goldman Yayinevi


Grinin Elli Tonu
Orjinal Adi: Fifty Shades of Grey


Okudugum Dil: Almanca - Geheimes Verlangen
Sayfa Sayisi: 603
Yayinevi: Goldmann Verlag

Böylece bu ay tam tamina 80 puana ulasmis  ve 2511 sayfa okumusum. Bu ay ki performansimdan memnunun. Ayrica bir klasik kategorisinde Sabahattin Ali'den Kürk Mantolu Madonnayi okumustum fakat sadece 160 sayfa oldugu icin sevgili Pinar kabul edemeyecegini söyledi. Vallahi bir sonraki ay görüsürüz :) 

Mutluluk satirlar da gizli

- Mutluluk mektuplar da aldigim güzel satirlar da gizli. Sevgili Ebru bana Gezi Parki olaylarini anlatan bir kitap gönderdi. Cok güzel ayraclar ve cana yakin satirlar.


- Yilbasinda beraberimde götürmek icin internetten aldigim bir tarif ile bir kek denedim. Pismedi. Bende bildigim bir keki yaptim. Ne mi ögrendim? Bundan sonra bi yere götürmek icin bilmedigim bir seyi yapmayacagim.


- 2014 yilinda kesfetmek istedigim yazarlar. Alan Bradley. Ahmet Ümit. Agatha Christie ve Tezer Özlü. #kitapagacioyunu


- Eski analog kameralara bir hayranligim var. Dün kardesim "Abla sana bir sey aldim, cok seveceksin" dedi ve bu tatli yüzügü verdi bana. Cok sevdim.


- Sonunda aylardir bekledigim mektuba kavustum. Düs-Kizi tam tamina üc kere göndermis bunu nedense her seferinde geri dönmüs. Pes etmedi ve yine gönderdi. Sonunda elime ulasti ve cok mutlu etti beni.


- Kitap Agaci bu ay Oguz Atay'in Tutunamayanlar'ini okuyor. Bende katildim okumaya ve bu gün basladim. Buda benden bir isyan yolsun. 25 sayfa önsöz mü olur lan? 

1984

Aciklama:
Yirminci yüzyılın en önemli yazarlarından biri olan George Orwell, 47 yıllık yaşamına iki başyapıt sığdırdı. “Hayvan Çiftliği” ve “Bin Dokuz Yüz Seksen Dört”. 1945 yılında yayınlanan “Hayvan Çiftliği”nde, bir grup hayvanın kendilerini sömüren insanların yönetimini devirip eşitlikçi bir toplum kurmasının öyküsü anlatılıyordu. Ama zamanla hayvanların zeki ve iktidar düşkünü önderleri olan domuzlar, devrimi yolundan saptırarak insanlardan daha baskıcı ve acımasız bir diktatörlük kuruyorlardı. Bir siyasal yergi başyapıtı sayılan “Hayvan Çiftliği”ni 1949'da “Bin Dokuz Yüz Seksen Dört” adlı roman izledi. Orwell'in bu son kitabı, her şeyin tümüyle devletin denetiminde olduğu belleksiz ve muhalefetsiz bir toplum tehlikesine karşı yürekten bir uyarı niteliğindeydi. Dünyanın sürekli birbiriyle savaşan üç totaliter polis devletinin egemenliği altında olduğu düşsel bir gelecekte geçen roman, hem o dönemde hem de sonraki yıllarda çok sayıda okuru derinden etkiledi.
 


Begendigim bir kitap oldu. George Orwell yazdigi bu kitapta dahi bir zeka ile o zamandan bu zamana bir yol acmis ve gün gelecek, dünya ve insanlar ne hale gelecek, onu yansitmis. Susma sustukca sira sana gelecek diyesim geldi bu kitapta nedense.

Bu kitabi okume senligi etkinliginde "Kütüphaneden ödünc alinmis bir kitap" kategorisinde okudum.

Okudugum Dil: Almanca
Sayfa Sayisi: 375
Yayinevi: Ullstein-Taschenbuch 


1 Ocak 2014

Cok akilli ablasi

Anarşi yazmış blogunda, siz girin yeni yıla ben girmiyorum diye. Dün de kuzenim Facebook'ta sokayim 2013 e yazmıştı çok gülmüştüm.

Kafayı toparlamalı biraz.
Yeni yılı bahane edip kendine çeki düzen vermeli.
Yapmak istediklerimi yeniden gözden gecirmeliyim.
Yapmak istiyormuyum gerçekten?
Yapmadiklarimi gözden gecirmeliyim.
Neden yapmadım, isteseydim yapamazmiydim gerçekten?
Yeni yıla bir arkadaşımın evinde sevdiğim arkadaşlarım ile hayatımda ilk defa peynir fondüsü yaparak girdim. Güzeldi.
Sabah üçe kadar oturduk, dörtte ancak yattık.
Sekiz de kalktım evime geldim.

Yeni yılı ve yeni günü senenin son gününde kendime hediye ettiğim ufak caydanligimda yeşil çayımı demleyerek başladım.
Bir dilim ekmek, beyaz peynir.

Dün 13 yıldır memlekete gitmediğim için göremediğim kuzenim Salim'i gördüm cep telefonundan Tango uygulaması ile.
Çok mutlu oldum.
Eskiden her yaz gittiğimizde güzel günler geçirirdik. Severim keratayi.
Faceden kuzen yazınca sokayim 2013 e diye Salim'de çabuk çıkar yazmıştı :)
Çatlak sülalem benim dedim. Türkçe lastik gibi nereye çekersen çek.

Salim'e: Akıllı telefonun var mi la? - diye sordum.
Salim: Çok akıllı ablası. Hemi de S4.
Numaraları değiştirdik hemen Tango'dan görüştük. Kendisi Manisa da bankada güvenlik olarak çalışıyor. Para kutularını mi dolduruyorsun la dedim :)

Buda benim yeni yil zirvaligim yolsun. Ben simdi bu yil hangi kitaplari okuyacagim, hangi kitaplari satacagim, hangi kitaplari ödünc vermeyecegim, bir düzenleyeyim.

Ben sizi simdi yeni yildan sonra sokaklarin hali adli calismam ile basbasa birakiyorum.