İki hafta önce cumartesi gecesi kardeşim ile yaşadığımız şoku anlatmadım daha.
Saat gece 02.15 ve evin zili çalar.
Ben: Eylül kalk zil çalıyor.
Eylül: Açma abla.
Ben: Olur mu? Bak ikinciye çalıyor.
Ben yataktan kalktım ve bir yandan da kardeşime sende gel diyorum.
Birde ne akla hizmet, korkmuş olacağım ki 'eline bıçak al' diyorum birde.
Zil bu arada ısrarla çalmaya devam ediyor. Hoparlörden kim o diye soruyorum ses veren yok, zile bu arada basmaya devam ediyor. Oturma odasının camından bahçe ve kapı girişi göründüğü için bir ihtimal kimin manyaklık yaptığını görürüm diye gittim ve kimseyi göremeyince bir de camdan bağırdım 'kim o?' diye.
Sonra kendine has bir küfür ile ananın ... diyen bir ses. Dedim bu ancak kuzen Ezo olabilir.
Kendisi 612 km uzaklıkta olan Neumünster şehrinde kalıyor ve anne tarafından akrabamız oluyor. Kardeşimin doğum günü 04.09. günü idi ve bize süpriz yapmak için bir günlüğüne o kadar yolu trene binmiş gelmiş.
Bir kaç gün önceden de 'Ahu abla unuttuğun hirkani yollayacağım, evin adresini ver' diyerek evin adresini almışti ve aklımıza hiç böyle bir şey gelmemişti.
Son aktarmaya binerek bizim oturduğumuz kasabaya gelen en son trene binmiş, trenden indikten sonrada cep telefonunda bulunan navigasyon aleti ile istasyondan bizim evin yolunu bulmuş.
Ufak bir şok geçirdikten sonra uyuduk ve sabah kalktığımızda bir güzel kahvalti ettik.
Sonra trene atladığımız gibi Frankfurt şehrinin yolunu tuttuk. Ezo gelirken Frankfurttan geçmiş ve büyük binaları ile tanınmış bu şehre hayran kalmış. Bizde o zaman seni oraya götürelim çarşısını gezelim dedik.
Frankfurta vardığımızda arkadaşım Oyada bize katıldı ve güzel bir gün geçirdik birlikte. İlk önce alışveriş yaptık ondan sonra bir yol üstü kafesinde oturup donut yedik, kahvemizi içtik.
Akşam eve döndüğümüzde yan kasabada bulunan bir şenliğe gittik ve Faslilarin bir standında ellerimize kına yaktirdik.
Sonrada evimize dönüp bol bol sohbet ettikten sonra uyuduk. Ertesi sabahta Ezoyu evine yolculadik.
16 Eylül 2013
12 Eylül 2013
Eylül Ayı Fotoğraf Etkinliği Vol.1
İlk on günün fotoğraflarını paylaşmak istedim.
1. Koku
2. Ask: Mektup yazmak asktir
3. Özlem
4. Kardes
5. Kedi
6. Iyi ki mektup kardesleri var
7. Sakinlik
8. Keşke çiçekler hiç kurumasa
9. Duvar
10. Hayalim böyle ufak bir dövmeye sahip olmak
1. Koku
2. Ask: Mektup yazmak asktir
3. Özlem
4. Kardes
5. Kedi
6. Iyi ki mektup kardesleri var
7. Sakinlik
8. Keşke çiçekler hiç kurumasa
9. Duvar
10. Hayalim böyle ufak bir dövmeye sahip olmak
11 Eylül 2013
Okuma Şenliğinde Ağustos bitti
5 puan: Yukarıdaki kuralların hepsini boşverip canının istediği herhangi bir kitabı okuyanlara.
Imza Karin / Destek Yayinlari / Dil: Türkce/ Sayfa: 344
10 puan: Okuduğu kitabın adında bir renk olanlara
Agatha Christie - Black Coffee / Dil: Ingilizce / Sayfa : 188
15 puan: Kendisi dışında herkesin o kitabı okuduğunu düşünüp sonunda o kitabı kendisi de okuyanlara.
Jane Austen - Umut Parki / Dil: Almanca / Aufbau Taschenbuch Yayinevi / Sayfa:576
15 puan: Yasaklanmış bir kitap okuyanlara.
The Great Gatsby, by F. Scott Fitzgerald / Dil: Almanca / Diogenes Yayinevi / Sayfa: 188
Böylece 9. Eylüle kadar okuduğum kitapların sayfa sayısı 1296 ve puanım 45.
Önceki kitapları da üzerine eklememizi söylemiş sevgili Pinuccia. Önceki ay okuduğum kitaplar şöyle:
Imza Karin / Destek Yayinlari / Dil: Türkce/ Sayfa: 344
10 puan: Okuduğu kitabın adında bir renk olanlara
Agatha Christie - Black Coffee / Dil: Ingilizce / Sayfa : 188
15 puan: Kendisi dışında herkesin o kitabı okuduğunu düşünüp sonunda o kitabı kendisi de okuyanlara.
Jane Austen - Umut Parki / Dil: Almanca / Aufbau Taschenbuch Yayinevi / Sayfa:576
15 puan: Yasaklanmış bir kitap okuyanlara.
The Great Gatsby, by F. Scott Fitzgerald / Dil: Almanca / Diogenes Yayinevi / Sayfa: 188
Böylece 9. Eylüle kadar okuduğum kitapların sayfa sayısı 1296 ve puanım 45.
Önceki kitapları da üzerine eklememizi söylemiş sevgili Pinuccia. Önceki ay okuduğum kitaplar şöyle:
- Hiç görmediği bir ülkede olayların geçtiği bir kitap okuyanlara: Charles Bukowski/Factotum - 211 Sayfa - 20 puan
- Esas mesleği yazarlık olmayan bir kişinin yazdığı bir kitabı okuyanlara: Zülfü Livaneli/Kardesimin Hikayesi - 330 sayfa - 20 puan
- Türü kurgu olmayan bir kitap okuyanlara: Chris Bos/Club der verliebten Dichter - Siir kitabi - 204 sayfa - 20 puan
Okudum Bitti: Muhteşem Gatsby
Okuma Şenliği etkinliği ile birlikte yasaklanmış bir kitap olarak kendime Muhteşem Gatsby'yi secmistim. Şunu belirtmeliyim ki bu kitabın bir zamanlar neden yasaklandığını anlamamış bulunuyorum ve kitabı çok sevdim.
Kitab Nick Carrawayin ağzından yazılmış. 1922 yılında West Eag'e tasinmaktatir ve komşusunun satosundan herkes gibi oda etkilenir. Bu şatoda yaşayan Gatsby her haftasonu çılgın partiler düzenlemektedir.
Partiye katılanlar arasında Gatsby'nin parayı nereden bulduğuna dair dedikodular yayilmaktar. Nick bu partilerden birine katılmak için bir davetiye alır ve olaylar bundan sonra gelişmeye başlar.
Nick 5 yıl önce Gatsby ve kuzeni Daisy'nin bir aşk yaşadığını, Gatsby askere gidince Daisynin Tom ile evlendiğini ve Gatsbynin sadece bir gün Daisy de bu partiye gelirde buluşurlar diye her haftasonu bu partileri düzenlediğini öğrenir ve Daisy ile Gatsbyyi bir araya getirir.
Aşk, aldatma, sadakat, çıkmaz yollar, bir cinayet, bir intihar ve acı ile bezenmiş bir kitap.
Kitabı okuduktan sonra 2013 yılında çekilen ve Gatsbyyi Leonardi Di Caprionun oynadığı filimi de seyrettim ve ilk defa bir filimin kitabına uygun bir şekilde çekildiği hissine vardım.
Sevgiler.
10 Eylül 2013
İlknurun Kitap Çekilişi
Kitap çekilişi deyince dayanamıyorum. Sevgili İlknurun ikinci çekilişine bende katılıyorum. Kargo Türkiye için sınırlı fakat ailem 29.09.2013 tarihine kadar İstanbul da ve eğer şeytanın bacağını kırar ve bu çekilişi kazanırsam İlknur İstanbul içersinde gönderecek ve sorun yasamayayacak.
Çekiliş ve kurallar için buraya
Çekiliş ve kurallar için buraya
3 Eylül 2013
1 Eylül 2013
29 Günlük Yalnizlik
Bir buket çiçek götürdü annem beraberinde. Uçaktan iner inmez annesinin yattığı mezarlığa gitti. En çok annemin ve babamın toprağını özlüyorum der. Ve bende gerçekten onları çok özlüyorum. Yıllar sonra baba ocağı Erzincan'a gittiler bu sabah annem ile babam.
Su an Erzincan toprağında akrabalar ile buluşmanın, bir nevi evde olmanın tatlı mutluluğu var üzerlerinde.
12 yıldır Erzincan'i görmeyen babama çok değişik geleceğini tahmin ediyorum. Çocukluğunda dolandığı sokakların değişimini seyredecek. Kurulan binaların, depremlerde yıkılan binaların yerine yeniden kurulan duvarların yabanciligina şaşıracak.
Bense 29 günlük yalnizligimin ilk gününde bu gün evde olmanın farklı bir hissini yaşıyorum.
Fotoğraf listesinde ki kelime Koku. Bir fincan kahvenin kokusu ile baş başa bırakıyorum blog seni.
Ein Strauß Blumen hat meine Mutter mitgenommen. Das Erste, was sie gemacht hat, als sie den Flieger verlassen hat, war das Grab ihrer Mutter zu besuchen. "Ich vermisse am meisten die Erde der Gräber meiner Eltern", sagt sie immer wieder. Und ich vermisse meine Großeltern auch sehr.
Nach Jahren sind meine Eltern heute morgen in die Heimat Erzincan geflogen.
Jetzt gerade freuen sie sich darauf, die Familie wieder zu sehen und gewissermaßen zuhause zu sein.
Am meisten wird diese Reise für meinen Vater interessant sein, der seit 12 Jahren nicht mehr dort war.
Er wird durch die Straßen seiner Kindheit laufen und die veränderten Straßen beobachten. Die Gebäude, die nach den Erdbeben erneut gebaut wurden, werden ihm fremd sein.
Kardeşim de burada bu arada. O kadar da yalnız değilim yani :)
Su an Erzincan toprağında akrabalar ile buluşmanın, bir nevi evde olmanın tatlı mutluluğu var üzerlerinde.
12 yıldır Erzincan'i görmeyen babama çok değişik geleceğini tahmin ediyorum. Çocukluğunda dolandığı sokakların değişimini seyredecek. Kurulan binaların, depremlerde yıkılan binaların yerine yeniden kurulan duvarların yabanciligina şaşıracak.
Bense 29 günlük yalnizligimin ilk gününde bu gün evde olmanın farklı bir hissini yaşıyorum.
Fotoğraf listesinde ki kelime Koku. Bir fincan kahvenin kokusu ile baş başa bırakıyorum blog seni.
Ein Strauß Blumen hat meine Mutter mitgenommen. Das Erste, was sie gemacht hat, als sie den Flieger verlassen hat, war das Grab ihrer Mutter zu besuchen. "Ich vermisse am meisten die Erde der Gräber meiner Eltern", sagt sie immer wieder. Und ich vermisse meine Großeltern auch sehr.
Nach Jahren sind meine Eltern heute morgen in die Heimat Erzincan geflogen.
Jetzt gerade freuen sie sich darauf, die Familie wieder zu sehen und gewissermaßen zuhause zu sein.
Am meisten wird diese Reise für meinen Vater interessant sein, der seit 12 Jahren nicht mehr dort war.
Er wird durch die Straßen seiner Kindheit laufen und die veränderten Straßen beobachten. Die Gebäude, die nach den Erdbeben erneut gebaut wurden, werden ihm fremd sein.
Kardeşim de burada bu arada. O kadar da yalnız değilim yani :)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


