26 Şubat 2013

Gebt eure Matrikelnummern endlich frei

- Heute am SiC der Hochschule -
Student kommt und sagt, dass er sich exmatrikulieren möchte, da er jetzt seinen Abschluss gemacht hat. Überlegt noch kurz, ob er das Semesterticket bis zum 15.04., (Frist um Exmatrikulationsantrag und Erstattungsantrag für ein Sommersemester abzugeben) ausnutzen sollte und entscheidet sich dann doch alles zu erledigen, wenn er schon vor Ort ist.Während er seinen Exmatrikulationsantrag ausfüllt, sagt er: "Ich gebe jetzt einen der besten Matrikelnummern frei." (Die Matrikelnummer habe ich mir gemerkt, eine Zahlenfolge, die wirklich gut ist)
"Ich habe die Matrikelnummer schon wirklich ziemlich lange blockiert und nicht freigegeben."
Ich lächele und sage: "Ich blockiere meine auch schon eine ganze Weile."
Er grinst und sagt: "15 Jahre."
Ich hebe die Hände hoch und sage: "OK, Sie haben mich getoppt."
Im Nachhinein erzähle ich das Martin und er sagt: "Mist, jetzt hat sie ein neues Vorbild."
Nein, ich glaube nicht, dass ich noch so lange studieren werde.

Death Note | Manga

Bu gün işten çıktıktan sonra arkadaşlarımla biraz daha çarşıda dolandım ve kendimizi her gün olduğu gibi yine kitapçıda bulduk. Arkadaşım manga alacağım diyince bende ziller çaldı. Aklıma Sahipsiz Cümleler Özlem ve bir kaç ay önce bahsettiği Death Note mangası geldi.
Ben bu güne kadar hiç manga okumadım ve aslında hep merak etmişimdir. Kitap manyakligim devam ediyor, şimdi birde mangalara sararsam hiç şaşırmam. Allahtan fiyatları uygun. Bir heyecan ile bu gün Death Note'in ilk bölümünü aldım ama daha elimdeki kitap bitmeden baslamayacagim.

Sahipsiz Cümleler sordu | Web tasarımı dersi

Severek okuduğum blogger Anarşi, yani nam-i değer Sahipsiz Cümleler bu gün öyle bir soru sordu ki içinden çıkamaz olduk. Soruyu merak ediyorsanız buyurun burada okuyabilirsiniz: Size bir sorum var?

Sonra yorum bölümünde herkes düşüncelerini yazar oldu Anarşi'ye yazacağı makaleye malzemeden çok kafa karışıklığı çıktı.
Konu uzun yazılardan, kısa yazılardan, şiir ve edebiyat konularından yoksa günlüklerin daha cokmu okunduğundan tut, neler yapılacağına kadar taşındı.


Bende en son web tasarım dersinde öğrendiğim bilgileri paylaşmak istedim. Bir sayfaya baktığınızda ilk önce nelerin dikkat çektiğini ve nelere önem vermeniz gerektiğini anlatacağım kısaca.


Yazı:
Öncelikle yazı stili çok önemli. En uygun yazı türleri kesinlikle Arial, Verdana ve Helvetica. Helvetica kısa yazılar için çok uygun bir yazı şekli.

Kullanılmaması gereken yazı stilleri kesinlikle Times New Roman, küçük bir yazı şekli ve gözleri yorduğu için kullanılmıyor. Eskiden kitaplar bu yazı ile yazılırmış artık buda degimis.
Comic Sans gibi adı üstünde komik yazıları da kullanmamaniz tavsiye ediliyor.


Öne çıkarma:
Öne çıkarmak istediğiniz kelimeler yada satırlar varsa, italik yazıyı yada kalınlaştırma uygulamasını tercih edin. Asla altını çizdiğiniz cümleler yada kelimeler olmasın. Genellikle başka bir sayfaya link verdiğinizde altı cizildiginden, altı çizilen kelimelererin üzerine tiklamaya çalışıyor okuyanlar.


Çok uzun bir yazı yazdığınız taktirde paragraflara ayirmalisiniz. Okuyanın gözü okurken yorulmasın, paragraf atladiginda bir kaç saniye olsada dinlensin.

Tasarıma gelince. Blogunuzun yada sitenizin amblemi varsa muhakkak sol üstte bulunmalıdır. Her sayfa kendi içinde bir arama motoru barındırmalıdır. Bloggerda arama seçeneği var. Arama seçeneğini blogunuza ekleyecekseniz muhakkak sağ tarafta bulunması gerekir.

Yazdığınız yazıda link verecekseniz, yada birden fazla link verecekseniz bu linkleri ya yazının başına yerleştirin yada sonunda. Ortada bulunan birden fazla link, insanların merakını uyandıracak, linke basmalarını sağlayacak fakat sizin sayfanıza geri dönmelerini sağlamayacaktır.
Link verirken blogger size yeni bir sayfada ac seçeneğini sunuyor. Bu seçeneği seçin. Link yeni sayfada açılacaktır ve sizin sayfaniz da sayfa sekmelerinde yer alacaktır. Linki okuduktan sonra sizin sayfanıza dönüp, sizin sayfanızı okumaya devam etme olasılıkları bu sefer daha büyük.


Renkler:
Renk uyumu çok önemli. Arka plan için muhakkak açık bir renk, hatta en iyisi beyaz kullanılması gerekiyor. Yazı rengi ise beyaz arka planda muhakkak siyah olmalı. Bazı renkler bazı ülkelerde farklı anlamlara gelebiliyor.
Başlıkları özel bir renkle işaretlemek istiyorsanız, açık bir sarı, yada yeşilin her hangi bir tonu çok uygun. Bu renkler insanlara huzur veriyormuş.
Kırmızı ise agresifligi, kanı ve siniri temsil ediyor.
Beyaz arka plan olduğundan beyaz yazı kullanılmıyor tabiki ama siya arka plan olurda beyaz yazı kullanılırsa gözleri çok yoruyor. Beyaz ayrıca bazı ülkelerde ölümün rengi. Bizdede öyle bence. (Kefen'in rengi beyaz sonuçta)


Şimdilik benden bu kadar arkadaşlar. Çok iyi çalışmışım ben bu derse yahu. Ayrıca sınavın sonucu daha belli olmadı. Kötü not alırsam hocaya bu yazı ile hava atacağım. Bak ben aslında herşeyi biliyorum diye :)
 

Not: Bu yazı Verdana ile yazılmıştır. Bence çok güzel bir yazı.

25 Şubat 2013

Sanatsal MiM | Yeliz

Sevgili Yeliz'in mimini cevaplıyorum ve teşekkür ediyorum.

1) Kedi olsaydınız hangi cins kedi olurdunuz?
Van kedisi olmak isterdim. Mavi, yeşil gözlü.

2) Enstrüman olsaydınız hangisi olurdunuz?
Çok asil bulduğum kanun olmak isterdim.

3) Hangi yazarın yazım tarzını kendinize yakın buluyorsunuz?
Bunu söylemek zor. Sadece severek okuduklarım var. Ama herkesin tarzı kendine bence.

4) Ruhunuzu anlatan şehir?
Galiba doğduğum Mainz şehri. Kocaman nehri ile, yan yana dizilmiş kafeleri ile, kocaman sokak araları ile benim gibi hem insanların içine karışık, hemde hep biraz yalnız.

5) En sevdiğiniz sanat dalı?
Resim sanatını çok seviyorum. Çizilen her resimin hikayelerini düşünüp hayal gücümü canlandırdığı için önem veriyorum.




Mimlenenler:
bifincankahve
Deniz'in Yildiz'i
Sevda S.
Seda'lar
Melodram

Aklanma

Ayaklar altında ses veren kar taneleri.
Biraz huzur sanki.
Beyaza boyanmış kara evler.
Biz biraz aklandık derler. 


25.02 .2013

19 Şubat 2013

Kitap Önerisi | Ahmet Altan - Aldatmak

‘Kitap Aciklamasi
Onunla bir kere daha buluşması, yaşadıklarını bir kaçamak olmaktan çıkaracak, kendisini bir labirent gibi içine alıp bu yaşananları bir daha kolay kolay dışına çıkılamayacak bir maceraya dönüştürecekti. Bunu hissediyordu. Kaçacaksa şimdi kaçmalıydı, daha sonra çok geç olacaktı. Böyle olacağını hissettiği, hatta bildiği halde kaçmak istemiyordu. Yaşadıklarının yarattığı heyecan ve zevk kadar, hatta belki de daha çok, bundan sonra neleri nasıl yaşayacağına dair içindeki merak, kaçmasına izin vermiyordu.Bu kitabı okuduktan sonra hayatınıza ve ilişkilerinize bir kez daha bakacak, hepsinin size şimdi çok daha değişik göründüğünü şaşırarak fark edeceksiniz.Aşkı ve insanı pek az yazar onun gibi anlatabildi...

Aldatmak kitabını arkadaşımdan ödünç aldım. Kitabı bana verdiğinde, oku. Okuduktan sonra herşeyi sorgulayacaksin dedi. Biraz öyle oldu herhalde. ilişkileri sorgulamaya başladım ve aldatmanın ne anlama geldiğini sorguladım. Aslında aldatmak beyinde başlıyor. Bir başkasını düşünmek bile, aldatmanın ilk adımı bence.
Kitapta Aydan çok mutlu mesut bir kadın aslında. Hem kariyer sahibi, hem evli. Çok tatlı bir kızı ve ve doktor olan bir eşi var. Hiç birşey sorunlu değil hayatında. Oturdukları siteye bir sera kurma fikri oluştuktan sonra, daha doğrusu birde çocuk parkı, sitede oturan mühendis Cem'in bir gün kapısını çaldığında başlıyor tüm olaylar. İkisininde aralarında bir elektriklenme ve sonrasında tabiki Aydan'in eşi Haluk'u aldatması anlatılıyor. Okurken heyecanlanıyor, eyvay Aydan ne yapacak acaba diyor, bir yandan Haluk'a açıyor, bir yandan galiba hak etti derken buluyorsunuz kendinizi. Cem'le olan buluşmalarında yaşadıkları cinsellik asla argoya kaçmadan güzel bir biçimde anlatılıyor ve sizin kafanızda canlandirmaniza sebep oluyor.
Aydan Cem'den kurtuluyor kurtulmasına da aniden bir daha görüşmeyeceklerini idrak ettiğinde Cem'in yokluğunu kendine hissettirmemesi için, daha doğrusu onun yokluğu ile başa çıkmak için kendine çok yanlış bir yol seçiyor. Okuyun, öğrenin :)

Not: Kitap resmi ve aciklamasi vikitap.com'dan alintidir

Undenied'in Mim'i

Sevgili undenied beni mimlemis. Teşekkür ediyorum her zaman ki gibi.

1.Kendini seviyor musun?
Evet kendimi seviyorum. Kendini sevmeyen insanın, kendini başkalarına da sevdiremeyecegini düşünenlerdenim.

2.Yapmaktan hoşlandığın şeyler nelerdir?
Kitap okumak. Müzik dinlemek. Yazı yazmak. 

3.Geleceğe dair hedeflerin nelerdir?
Üniversiteyi bitirmek. Güzel bir ise girmek. Allah nasip ederse güzel bir aileye sahip olmak.

4.Kendini bir cümle ile anlatabilir mısın?
Ben bende değilim, mechullerdeyim.

5.Nefret ettiğin şeyler nelerdir?
Kendini büyük gören insanlardan nefret ederim. Dedikodu'dan nefret ederim.

6.Favori şarkıların,filmlerin,kitapların nelerdir?
Son zamanlarda pek fazla filim seyretmedim ama İncir Reçelini çok beğenmiştim. Favori bir şarkım yok. En sevdiğim kitap Sinan Akyüz'ün İncir Kuşları oldu.

7.İlham aldığın kişiler?
Aklıma kimse gelmiyor su an.

8.Death Note'u sen bulsaydın napardın?
Adım yazılmaması için uğraşırdım.

Hakkımda 11 gerçeği bir önce ki mimde yazmıştım zaten. Undenied'a tekrar teşekkür ederim, bu soruları cevaplamak isteyen arkadaşlarıma paslarim.