14 Ocak 2013

Kadinlar Matinesi/Damen-Matinee

Pazar günü Wörrstadt Sultan Ahmet Camii'sinin düzenlediği kadınlar matinesine katıldım. Gelen hanımların hepsi camiiye katkıda bulunmak için el emeği, göz nuru yemekler hazırlayıp satışa sundular.

Am Sonntag gab es in der Neubornhalle in Wörrstadt eine Veranstaltung, die nur für die Damen gedacht war. Die Wörrstädter Sultan Ahmet Moschee wird erneut gebaut. Für den Umbau benötigt es natürlich ein wenig an Kleingeld. 

Somit haben die Damen eine Veranstaltung organisiert, bei der alle Damen der Gemeinde türkische Köstlichkeiten zubereitet haben, die dann zum Verzehr verkauft worden sind. Zu dem gab es noch eine Tombola, bei der man mit einer Spende von 2 Euro teilnehmen durfte.


Ayrıca tombala çekilişi vardı ve 2 Euro karşılığı çekilişe katılıp güzel hediyeler kazandı herkes. Kendime hatıra kalsın diye elimde analog kameram ile dolanırken, bir çok ziyaretçi fotoğrafçı olarak görevlendirildigimi zannetti, fakat bu böyle değildi.

Da ich mit meiner Kamera durch die Halle gelaufen bin und als Erinnerung Bilder geschossen habe, dachten einige Besucherinnen, dass die Moschee mit als Fotografin beauftragt hatte, doch dem war nicht so. :) 

Mahallemizin DJ'leri Yeşilöz hanımların çaldığı güzel parçalar ile hanimlarimiz coştu.

Die DJ's Yesilöz sorgten an diesem Tag mit ihrer Musik für reichliche Stimmung.

DJ Yesilöz


Tombala cekilisi icin bir cok sponsor vardi.

Die Sponsoren für die Tombola.



Hediyeler/Geschenke


İngiliz, alman ve faslı dostlarımızla günün gec saatlerine kadar eğlendik. Çok güzel bir gün geçirdik.

Not: Arşivimde bir çok resim bulunuyor. Fakat hanimlarimizin rahatsız olacağını düşündüğümden dolayı tüm resimleri paylaşmıyorum. Gerçi ben koymasam da, Facebookta resimler yer aldı bile ;) Neyse  
Mit unseren englischen, deutschen und marokkanischen Freunden feierten wir bis in die späten Abendstunden. Es war ein schöner Abend.

Beklenilen ...

Dün gelmesi beklenilen kar, ufak taneler halinde bu gün yeryüzüne düştü.
Günlerdir süre gelen soğuklar, bu kar tanelerinin habercisiydi zira.
Eğer aşırı derecede yağmaya devam ederse oluşacak kaosu düşünmek istemiyorum aslında.
Geciken trenler, tıkanan otobanlar, elleri donmuş vaziyette toplu taşıma araçlarını bekleyen insanlar.
Tüm bunları göz ardı edersek, yinede güzel bir mevsimdeyiz aslında.
Umarım ortalık güzel bir beyaza bürünür.
Bu gün Eda ile buluşup gezip, bol bol analog resim cekecegimiz için, su an hiç birşey benim keyfimi bozamayacak. Hepinize güzel günler dilerim.

11 Ocak 2013

Basili yayin diyorlarmis, Mentalmast öyle diyor | Erkek Dedikodusu 2


Arka Kapak
2011 yazının en eğlenceli romanı Erkek Dedikodusu, kaldığı yerden tüm heyecanı, eğlencesi, kahkahası ve romantizmiyle devam ediyor… İlk kitapta hasbelkader tanışıp, bu kez gerçek birer arkadaş olan kızlar iyice kaynaşmış durumda. Aralarından su sızmayan Derin ve Pera, birbirlerini yerden yere de vuracak, yalanlar da söyleyecekler. Büyüyünce kadın olmak kolay değil.

Derinin düğününde bekarlar masasını VIP masaya çeviren, şehrin en gözde bekarı Pera, o gece Can ile karşılaştı mı? Derinin evliliği nasıl gidiyor? Derin, Cemin ailesinden kabul görecek mi? Evlilik muhteşem bir şey mi yoksa hayal etmeye bile değmeyecek bir deneyim mi? İlk kitapta yalnız bıraktığımız Pera, gerçek aşkı bulabilecek mi yoksa yine gözde bekar olarak kendini mi avutacak?

Yeni eklenen eğlenceli karakterleri ve yepyeni damat adaylarıyla Erkek Dedikodusu 2- Bu Gece Hiç Bitmesin, bu yaz tüm soruların cevaplarıyla, en yakın arkadaşınız olup başucunuza yerleşiyor.

Baskı Yılı:2012
Sayfa Sayısı:312
Dili:Türkçe
Yayınevi:Okuyan Us Yayınları 

Arkadaşım Mentalmast'tan öğrendiğim üzere bunun adına basılı yayın diyorlarmış, kitap değil.
Evet efendim, son bir kaç gündür elimde gezdirdiğim basılı yayın "Erkek Dedikodusu 2 - Bu gece hiç bitmesin" bitirdim.
Kitap günümüzde kullandığımız sosyal platformlar, whatsapplar, twitterler, facebooklar geçtiği için pek bir gündemde. Bu terimler size pek yabancı olmadığından, yazılanları gülümseyerek okuyorsunuz. Erkek Dedikodusunun ilk bölümünü de okudum. Gençlerin, daha doğrusu günümüz gençlerin (bayanların) erkekleri masaya yatırdığı, yaşadıkları ilişkileri ve yaşadıklarından çıkardığı dersleri komik bir diller anlatıyor T.B. ve French Oje.
Günümüz gençliğinin gerçekten aşklara, biri gider biri gelir, o beni terk etti bende başka şekilde intikam alayım, sevgilim 6 aylık çalışma için yurtdışında, bu sırada onu bekleyemem, başkası ile kendimi avutmaliyim gözü ile bakıyorlarsa artık, bu durumun pekte hoşuma gittiğini söyleyemem. Yinede severek okudum ve bitti.

Neleri Özledim - Mim

Sevgili Deniz'den gelen mimi cevaplıyorum.

Mimin konusu: Neleri Özledim?

Ben en çok çocukluğumu özledim. Saatlerce sokakta kız, erkek demeden istop oynamalarimizi, biraz daha dışarıda kalalım diye annelerimize yalvarmalarimizi özledim.

Rahmetli dedemi özledim. Domatesin tadını bana öğreten adamı, her yedigimde aklıma gelen canım dedemi özledim.

Memleketi özledim galiba birde.

Temelli Türkiye'ye dönüş yapan canım dostum Esin'i özledim.

Ve ayrıca hala görüşmeye devam etsekte, her gün görüsemedigimiz bir sürü arkadaşımı özledim.

Bifincankahve'yi, sevgili Cagla'yi, iki Sedayi mimliyorum ayrica :)

8 Ocak 2013

Kompetenz gleich Null

Da geht man zu einem Vorstellungsgespräch und die Sekretärin am Empfang weiß nicht, bei wem man einen Vorstellungsgespräch hat. Man nennt den eigenen Namen, nennt den Namen derjenigen, mit der man am Telefon gesprochen hat und derjenige wird angerufen. Derjenige behauptet, dass er/sie heute kein Vorstellungsgespräch habe und man wird noch mal gefragt, mit wem man denn telefoniert hätte. Man ist davon überzeugt, dass man den richtigen Namen im Kopf behalten hat und die Sekretärin ruft derweil in anderen Abteilungen an.Keiner ist zuständig und einige auch nicht im Haus.  
Mit dem Spruch: "Wir haben 180 Mitarbeiter. Ich kann nicht alle anrufen. Sie müssen sich den Namen merken. Tut mir leid, rufen Sie in ein paar Stunden an." dezent nach Hause geschickt. 
Ja, sie haben 180 Mitarbeiter, die sie nicht anrufen können. Das ist mir schon klar. Aber, wie wäre es denn mit einem gemeinsamen Kalender, auf den Sie (am Empfang) Zugriff haben? 
In ein paar Stunden anrufen? Nein, danke.

7 Ocak 2013

Oya'li günler

Ne zamandır Oya'ya gidip onda yatıya kalıp ve bütün günü güzelliklerle geçirmek istiyordum ki, buna son bir kaç senedir ne yazık ki imkânım olmamıştı. Sonunda cumartesi günü kardeşimi de aldım ve 3 kız bir arada çok güzel bir gün geçirdik ve günün sonrasında birde Oya'da yatıya kaldık.

Normalinde günlük olayları pek yazmak istemiyorum uzun uzun. Bunun için bir günlüğüm var, fakat bazı günler o kadar güzel ki, sayfamda ölümsüzlessin istiyorum.
Oya ile ilk önce Mainz'de buluştuk ve trenle Frankfurta geçtik.


Nordwestzentrum'da planladığımız alisverisimizi yaptık.


Çok güzel şeyler aldık. Beni en çok mutlu eden bu saat oldu.


Orada olan alisverisimizi bitirdikten sonra metro ile Frankfurt Zeil'e geçtik ve kendimize açlığımızı giderebilecegimiz bir türk lokantası aradık.

Adına Schelale dedikleri bir türk lokantasında yemek yedik ve yemeklerin tadından çok memnun kaldık. Aynı şeyi çay için diyemeyeceğiz, çünkü hiç hoşumuza gitmedi. Tavşan kanı çaya alışmış olan bizlere çay çok açık geldi.

Eve gidelimde ben size bir cay demleyeyim de, siz görün cümlesi hala kulaklarimda cinliyor :)


İşkembe çorbası


Günün yemeği

Lahmacun

Peynirli pide

Sonra biraz daha Zeil'i dolandık. Akşam karanlığında rengarenk kocaman bir şehirde dolanmakta çok ilginç.



Sonra Oya'nin huzurlu ufacık kutu gibi evine gittik. Oya balık almış, balıkları görünce bayıldım. Bende istiyorum.
Bütün akşamı sohbet ederek, ders yaparak, filim seyrederek geçirdik. Sabah uyandigimizda şirin mutfağında bize harika bir kahvaltı yedirdikten sonra, arkadaşım bizi uğurladı ve evimize döndük. Çok güzel bir gündü ve çok güzel geçen saatlerdi. Teşekkür ederim Oya'cim sana. Hasrette evini çok sevmiş.



Türkiye'den gelen aramalar

Calistigim ögrenci islerinde ofisin telefonu caldiginda ve ekranda Türkiye'ni kodu göründügünde hafif heyecanlaniyorum.

Esi, dostu ve Almanya'da okumak isteyen kuzenleri icin beni arayanlar catir catir almanca konusuyorlar. Cok mutlu oluyorum ve bir an, hanimefendi, beyefendi, türkcede yardimci olabilirim demek istiyorum :)