7 Ocak 2013
Memleketten selamlar
Sevgili Çağla'dan kartpostal geldi. üşenmemiş kendisi yapmış yılbaşı kartpostalini. Çok mutlu oldum. En yakın zamanda mektup yazarak cevap vereceğim.
3 Ocak 2013
Nazan Bekiroğlu - İsimle ateş arasında
Arka Kapak
Ben uydurdum bütün bu hikâyeleri. Ama size şunu söylüyorum ki: Daha yüksekte duran bir gerçeği işaret etmek için bunca hikâye uydurdum. Demek istediğim, hepsi yalanken anlattıklarımın, anne kalbinde bir çocuk yokluğunun işaret ettiği acı yalan değildi. Yalan değildi eşi zalim avcı tarafından vurulan turnanın zaruri ölümü. Yalan değildi kemalin arkasından zevalin geldiği. Olgunlaşan her şeyin sonunda bozulduğu. Yalan değildi devletlerin insanlar gibi, aşkların da devletler gibi ömürleri olduğu, mahiyeti safiyet olan aşkı en çok karanlıkların boğduğu. Yalan değildi aşkın birbirine uymayan iki tanımının olduğu. Bu tanımlardan biri sorgusuz sualsiz teslimiyet anlamına gelirken, diğerinin, sorgusuz sualsiz teslimiyetin kurulumu demek olduğu. Böylece aşkın mutlak tanımının mümkünler aleminde nâ-mümkün olduğu. Yalan değildi güzel kökünün ezel hatırasını taşıdığı. Yalan değildi bazı şeylerin hep bir şeyle bir şey arasında bir ürperti gibi asılı durduğu. Günahı ve ihaneti bu dünyada su öbür dünyada ateş aritacakken, suyla arinmayan âşık kalbinin ancak ateşle durulduğu.
Belki de bu yüzden bir büyük yangının koptugu. Bir ocağın; kelama mecbur çileden yenik elemden ibaret bir kalpten kopagelen yangınla tutuşup kül olduğu. Hikâyelerine ayrılarak anlatirlmis bir romanda son kez yemin ediyorum ki: Vallahi yalan değildi!
Nazan Bekiroğlu'nun kitabı iki bölümden oluşuyor. İlk bölüm İSİM ve ikinci bölüm ATEŞ.
Bir yeniçeri katibinin ağzından dinliyorsunuz ilk önce hikayeleri ve bir sürü padişahların isimleri geçiyor.
Padişahların anlatıldığı bölümlerde, hikayeyi padişahın kendi ağzından okuyorsunuz. Arada ki hikayelerde İbrahim'in Nihade'ye olan yüce aşkını anlatıyor.
Hikayeler siralandirilmis ve sıralaması şöyle gelişiyor:
Birinci Hikaye - Nezuka: Devşirme
İkinci Hikaye - Murad: üçüncü
üçüncü Hikaye - Şehzade
Dördüncü Hikaye - Osman: Genç
Beşinci Hikaye - Murad: Dördüncü
Altıncı Hikaye - Gül-ebru-su: III. Selim
Yedinci Hikaye - Mustafa: üçüncü
Sekizinci Hikaye - Düzme Solak: Turnanın Ölümü
Hikaye içinde Hikaye - Efsane
Dokuzuncu Hikaye - Mahmud: İkinci
Onuncu Hikaye - Süleyman
Onbirinci Hikaye - Mahmud: Adli
Sözün başında isimlerin çok büyük anlam taşıdığı ve herşeyin gidip fakat ismin (adın) kaldığı yazılı.
Alıntı: Sebepleri önce yazan ve sonra yaratan Tanrı, Adem'e önce isimleri öğretmişti de hayatları sonradan vermişti. Ki Adem bildiği isimlerle meleklere üstün kılındı, bir sürgünün ardından onlarla tevbe kıldı, onlarla secde kıldı. İsimleri, varlıkları beyanindaydi çünkü.
Sözün sonunda herşeyin yalan olduğu ve hepsini yeniçerinin anlattığı hikayeler olduğu yazıyor. Fakat arka kapakta da yazıldığı gibi yemin ediyor ki: Vallahi yalan değildi!
Sayfa 210: I, II, III, hepsi Selim. Evvel Selim, ahir Selim. Adim, neticede iste benim de Selim.
Bir, iki ceddim. Üc, dendi cikageldim.
Überführung/Nakil
Olurda başıma birşey gelirse, cenaze naklim için üye olduğum DİTİB bu sene için belirlenen aidatimi ödemem gerektiğini hatırlatıyor.
Hayat böyle işte, bu gün varsın yarın yoksun.
Im Falle, dass mir etwas passiert und meine Leiche in die Heimat überführt werden muss, erinnert mich DITIB daran, dass ich noch den fälligen Betrag für das Jahr 2013 bezahlen muss. So ist das Leben, auf einmal bist du da und dann wieder nicht.
Mittlerweile weiß ich noch nicht ein Mal, ob ich in der Türkei begraben werden möchte, da der Friedhof in dem ich gerne liegen würde, völlig belegt ist.
03.01.2013 Ahu Kader
Mim - 2012'de Okuduğumuz Kitaplar
Sevgili Gülşah 2012'de okuduğum kitapları merak etmiş :)
Öncelikle ben okuduğum kitapların çoğunu internet üzerinden satışa sunduğum için yukarıda eklediğim resimde hepsi bulunmuyor. Hatırımda kalanları yazmaya çalışacağım. İlk önce resimde bulunan kitaplardan başlayacağım.
1. Täglich eine Reise von der Türkei nach Deutschland (Almanya'da yaşayan ikinci nesilin hikayelerini anlatan bir kitaptı)
2. İbrahim Sadri- Aşk 29 harftir
3. Sinan Akyüz - İncir Kuşları (bu kitap beni çok etkilemişti. Bosna savaşında müslümanlara, özelliklede kadınlara neler olduğunu anlatan ve bunun beraberinde güzel bir aşk hikayesini anlatıyordu. Okuyacaksanız, mendillerinizi unutmayın.)
4. John C. Parkın - S*ktir et (çok merak ettiğim bu kitabı Ferdi'den ödünç almıştım ve hakkında ufak bir yazıda yazmıştım) Okumak isterseniz burada: S*ktir et
5. French Oje & T.B. - Erkek Dedikodusu (Bir blogger kitabı olduğu için ilgimi çekti. Severek okudum, ikincisi de elimde. Onuda bu sene okuyacağım.)
6. Catherine Jinks -Teufliches Genie (Evlatlık olduğu ailenin aslında gerçek ailesinin kim olduğunu bildiğini öğrenen, bilgisayarla ilgisi olduğu için tüm devletin sistemini çökerten deha bir çocuğun hikayesi. Kitabın 2. ve 3. bölümü de var, onlarıda bu sene alıp okumayı planlıyorum.)
7. Nazan Bekiroğlu - İsimle ateş arasında (Su an elimde bulunan kitap. Bir iki sayfası kaldı. Çok güzel. Daha yazı yazacağım bu kitapla iligli)
8. Edward M. Hallowell & Sue G. Hallowell - Liebe in Zeiten der Ablenkung
Bu aralar ödünç verdiğim kitaplarım da var
1. Elif Şafak - Bit Palas
2. Elif Şafak - Firarperest
3. Ayşe Kulin - Gece Sesleri
4. Elif Şafak - Siyah Süt
Ödünç aldıklarım da vardı tabiki
1. Victor Hugo - Sefiller
2. Elizabeth Gilbert - Ye Dua Et Sev
Ve bir çok almanca kitap okudum. Onları burada yazmayacağım şimdi. Bu mimi bende Balık, Sevdanın Dünyası, Denizin Yıldızı, Seda'ya ve yine Seda'ya pasliyorum
Not: Bu sene daha iyi not alacagim tüm okudugum kitaplari
2 Ocak 2013
Google ehrt Barış Manço
So sieht Google heute aus. Natürlich nur in der Türkei. Barış Manço war einer der wichtigsten Musiker der Türkei. Ihn kannte jeder, alle Kinder liebten ihn, alle Kinder konnten seine Lieder auswendig. Mit seiner Sendung "7'den 77'ye" (von 7 bis 77), fesselte er jede Woche Millionen von Menschen in der Mittagsstunde an den Fernseher. Die Sendung hatte Kinder zu Gast, die mit Barış Manço Kinderlieder sangen, oder seine Lieder.
Er konnte viele Sprachen sprechen, die ihm bei seinen Reisen halfen und man schaute sich in kleinen Dokumentationsfilmen die Städte an, in denen er war und die er somit präsentierte.
In Japan liebten sie ihn und wollten sogar, dass er seine eigene Fernsehsendung bekommt.
Kurz bevor Barış Manço 1999 starb, sagte er: "Erinnert euch nicht an meinen Todestag. Behaltet euch meinen Geburtstag."
Heute ist sein 70. Geburtstag und an diesem Tag ehrt Google ihn mit seinem eigenen Doodle.
Iyiki doğdun Barış
02.01.2013 Ahu Kader
Er konnte viele Sprachen sprechen, die ihm bei seinen Reisen halfen und man schaute sich in kleinen Dokumentationsfilmen die Städte an, in denen er war und die er somit präsentierte.
In Japan liebten sie ihn und wollten sogar, dass er seine eigene Fernsehsendung bekommt.
Kurz bevor Barış Manço 1999 starb, sagte er: "Erinnert euch nicht an meinen Todestag. Behaltet euch meinen Geburtstag."
Heute ist sein 70. Geburtstag und an diesem Tag ehrt Google ihn mit seinem eigenen Doodle.
Iyiki doğdun Barış
02.01.2013 Ahu Kader
Konusan Duvarlar 1
Siz benim yikilacagimi düşünüyordunuz. Etrafımda kurulan binlerce yeniliklere rağmen ayakta kalmayı başardım ben.
Önümden geçerken sırt çantalarını duvarıma vuran çocuklara kızmadım hiç bir zaman.
itişip kakismalarina kızdım. Birbirlerinin canlarını bu yaşta acıtmalarına kızdım.
içimde bir sürü çocuk büyüttüm. Odalarımda dolandılar. Şimdi hepsi başka, başka yerlerde.
Hala dimdik duruyorum ayakta. Her gün yine ve yeniden binlerce çocuk geçiyor önümden. Okulun sokağına dikilmem bu yüzden. Mezun olupta bir şekilde bu sokağa yolu düşenlerin yüzünde oluşan gülümsemeyim ben. "Burası yıkılmadı mi?" sorusu karşısında beyinlerde çocuk anilariyim ben.
Günce ve mutlu yillar
Bu gün yeni yılın ilk ofis günü ve delirmemek içten değil.
Tüm öğrenciler bu günü seçmiş, işlerini halletmek için ve hiç susmayan bir telefon.
"bla bla, su üniversite, buyurun" demekten dilim damagim kurudu.
Yeni yıla girereken insanlar kaç gündür halledemedikleri işleri bu güne bırakmış.
Uykumu alamadım. Telefonda ki insalara da dellendim ben bu gün biraz. Arıyorlar ve "bir sorum olacaktı" diyorlar.
Anladım canım, soracak birşeyin olmasa beni neden arayasin ki, degilmi ama.
Neyse çoğu gitti azı kaldı. Yaklaşık iki saat sonra paydos edeceğim.
Bu arada bunu okuyan eşe, dosta, arkadaşlara, blogger arkadaşlarıma da mutlu yıllar dilerim.
Tüm öğrenciler bu günü seçmiş, işlerini halletmek için ve hiç susmayan bir telefon.
"bla bla, su üniversite, buyurun" demekten dilim damagim kurudu.
Yeni yıla girereken insanlar kaç gündür halledemedikleri işleri bu güne bırakmış.
Uykumu alamadım. Telefonda ki insalara da dellendim ben bu gün biraz. Arıyorlar ve "bir sorum olacaktı" diyorlar.
Anladım canım, soracak birşeyin olmasa beni neden arayasin ki, degilmi ama.
Neyse çoğu gitti azı kaldı. Yaklaşık iki saat sonra paydos edeceğim.
Bu arada bunu okuyan eşe, dosta, arkadaşlara, blogger arkadaşlarıma da mutlu yıllar dilerim.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)