Bir iki gündür kitap ayracı yapmaya taktım kafayı. Sevdanında dediği gibi kitap kulelerim var benim ve hangi kitaba, hangi ayracı bulacağımı şaşırmış durumdayım. İnternetten araştırmıştım ve bir iki gün önce kitap ayracı yapmanın en kolay yolunu buldum.
1. İlk önce bir zarf alıyorsunuz. Size gelmiş eski bir zarfta olabilir, yada kullanmayacağınız bir zarfta olabilir.
2. Sonra zarfın kenarlarını diagonal şekilde isaretliyorsunuz ve kesiyorsunuz. Zarfın kapalı tarafından böylelikle iki ayraç elde etmiş oluyorsunuz. Açık tarafını da kapatıp oradan da iki tane daha elde edebilirsiniz.
3. Hoşunuza giden hediye paketi kâğıtlarını alabilirsiniz ayraçlarınızı kaplamak için. Ayraçları hediye paketinin beğendiniz motiflerine yapıştırıp beklettikten sonra, ayraçlarınızı kaplamış olursunuz. Çizim yapabilen direk ayraçların üzerine güzel çizimlerde yapabilir.
Yada hediye paketi kâğıdı ile kaplamak yerine, sevdiğiniz dörtlükleri de yazabilirsiniz.
Ayraçlar büyük, küçük her kitabın köşesine uygun geliyor ve renkli ayraçlarda kenarından çok güzel bir şekilde hangi sayfada olduğunuzu görebiliyorsunuz. Ayrıca çantanızda falan gezdiriyorsaniz kitaplarinizi, ayraçlari biraz daha büyük kesin. Böylelikle kitabın arasından hiç kaymıyor.
14 Aralık 2012
Sadece cok üzücü
Insanlar. Tek yönlü bir yolda duran insanlar. Bu yolun üzerinde bir ambulans var ve bir evden bu ambulansa yasli bir adam tasiniyor. Insanlar, kornalara basan insanlar, cünkü ambulans tek yönlü yolu tikiyor. Insanlar, sabirsiz insanlar ve duygusuz insanlar.
Bir saniye bile, su an kendilerinin bu ambulansa tasinan insan olabileceklerini düsünmeyen insanlar.
Sadece cok üzücü.
11 Aralık 2012
Pia'nin cekilisi var
Genellikle blogger çekilişlerine katılmıyorum. Malum Almanya'da yaşadığımdan dolayı ve blogger arkadaşlarımın bir çoğunun Türkiye'de yaşamasından dolayı, kimseyi kargo ile uğraştırmak istemiyorum.
Genellikle gönderilenler Türkiye sınırında kalıyor. Paketler yarım yamalak geliyor. Bunu bir kaç hafta önce yazdığım bir yazıda belirtmiştim zaten.
Fakat konu kitap olunca artık katılmaya karar verdim. Tek bir kitap yada bir kaç kitap çekilişi olduğunda katılmayı çok istiyorum. Malum Almanya'da yaşıyoruz ve türk kitapları burada çok pahalı. Ayrıca bir başkasının severek okuyup bana bu yol ile armağan ettiği bir kitap olduğu için, dahada bir anlam dolu.
Pia'nin çekilişi var. Zülfü Livaneli'nin bir kitabını armağan edecek. Katıldım, totem yaptım, inşallah bana çıkar :)
Genellikle gönderilenler Türkiye sınırında kalıyor. Paketler yarım yamalak geliyor. Bunu bir kaç hafta önce yazdığım bir yazıda belirtmiştim zaten.
Fakat konu kitap olunca artık katılmaya karar verdim. Tek bir kitap yada bir kaç kitap çekilişi olduğunda katılmayı çok istiyorum. Malum Almanya'da yaşıyoruz ve türk kitapları burada çok pahalı. Ayrıca bir başkasının severek okuyup bana bu yol ile armağan ettiği bir kitap olduğu için, dahada bir anlam dolu.
Pia'nin çekilişi var. Zülfü Livaneli'nin bir kitabını armağan edecek. Katıldım, totem yaptım, inşallah bana çıkar :)
8 Aralık 2012
Noel yemegi/Weihnachtsfeier
Dün akşam bir kaç ay önce veda ettiğim matbaada bulunan arkadaşlarım ile noel yemeğine gittik. Her sene gittiğimiz El Grecco restoranında bir araya gelip yemek yedik.
Gestern Abend habe ich mich mit meinen alten Arbeitskollegen aus der Druckerei zur Weihnachtsfeier getroffen. Wie auch die Jahre zuvor haben wir uns im El Grecco Restaurant in Alzey getroffen.
Bu sene tam tamına 16 kişiydik ve eski iş arkadaşlarımı görmek beni çok mutlu etti.
Annemde halen matbaada çalıştığı için, onunla birlikte gittik ve Tatjana'nin kocası bizi hem bırakıp, hem tekrar gelip eve bıraktı sağolsun.
Hava karlı. Saatlerce kar yağdı ve noel yemeği için çok uygun mir atmosfer oldu diyebilirim.
Diesmal waren wie 16 Personen und ich habe mich gefreut, dass ich somit einige wieder sehen konnte.
Bei Schnee und Regen hat Tatjanas Mann uns hingefahren und auch abgeholt. Danke an ihn an dieser Stelle.
Her sene yaptığımız gibi bu senede yine tombala çekilişi ile hediyelestik. Her gelen elinde ufak bir hediye ile geldi ve hediyelerin üzerine numaralar yapıştırıldı. Sonra bir kutunun içine koyduğumuz numaralardan çekiliş yaptık. Kime hangi numara çıktı ise, o numaralai paket onun oldu, böylelikle içinde bulunan hediye de.
Bu sene bana çok şeker şeyler çıktı.
Wir wussten am Anfang gar nicht, wo wir unsere ganzen Wichtelgeschenke abstellen sollten. Annemarie hat dann die zwei Kindersitze zusammengeschoben und hat sich somit zu Helfen gewusst.
İlk önce paketleri nereye koyacağımızı şaşırdık. Yemekten sonra tombalaya geçeceğimiz için, oturduğumuz bölümde bulunan çocuk sandalyelerini bir araya getirip üzerine dizdik.
Bunlarda bana çıkan hediyeler. Solda ki vanilya kokulu bir mum. Sağdaki şeker şeyler de tuzlukla, biberlik.
Und das sind meine Öle für ein Wohlfühlbad.
Sonradan tekrar bir cekilisimiz oldu. Matbaada her çeşit eşyayı paketledigimiz için ve bazen firmalardan gelen eşyalar fazla olduğundan ya matbaada saklanıyor, yada dağıtılıyor. Yine birşeyler kalmış olacak ki, kalan eşyaları paket yapmış getirmiş arkadaşımız ve "hayda, bu nereden çıktı?" diyerek tekrar çekiliş yaptık. Bana on numara çıktı.
Danach gab es noch mal eine Verlosung und es kam uns vor, als würde es gar kein Ende mehr nehmen. ;)
Yani anlayacağınız masa hediyeler ile doldu taştı.
Der ganze Tisch war voller Geschenke.
Gestern Abend habe ich mich mit meinen alten Arbeitskollegen aus der Druckerei zur Weihnachtsfeier getroffen. Wie auch die Jahre zuvor haben wir uns im El Grecco Restaurant in Alzey getroffen.
Bu sene tam tamına 16 kişiydik ve eski iş arkadaşlarımı görmek beni çok mutlu etti.
Annemde halen matbaada çalıştığı için, onunla birlikte gittik ve Tatjana'nin kocası bizi hem bırakıp, hem tekrar gelip eve bıraktı sağolsun.
Hava karlı. Saatlerce kar yağdı ve noel yemeği için çok uygun mir atmosfer oldu diyebilirim.
Diesmal waren wie 16 Personen und ich habe mich gefreut, dass ich somit einige wieder sehen konnte.
Bei Schnee und Regen hat Tatjanas Mann uns hingefahren und auch abgeholt. Danke an ihn an dieser Stelle.
Her sene yaptığımız gibi bu senede yine tombala çekilişi ile hediyelestik. Her gelen elinde ufak bir hediye ile geldi ve hediyelerin üzerine numaralar yapıştırıldı. Sonra bir kutunun içine koyduğumuz numaralardan çekiliş yaptık. Kime hangi numara çıktı ise, o numaralai paket onun oldu, böylelikle içinde bulunan hediye de.
Bu sene bana çok şeker şeyler çıktı.
Wir wussten am Anfang gar nicht, wo wir unsere ganzen Wichtelgeschenke abstellen sollten. Annemarie hat dann die zwei Kindersitze zusammengeschoben und hat sich somit zu Helfen gewusst.
İlk önce paketleri nereye koyacağımızı şaşırdık. Yemekten sonra tombalaya geçeceğimiz için, oturduğumuz bölümde bulunan çocuk sandalyelerini bir araya getirip üzerine dizdik.
Bunlarda bana çıkan hediyeler. Solda ki vanilya kokulu bir mum. Sağdaki şeker şeyler de tuzlukla, biberlik.
Das sind meine Wichtelgeschenke. Eine Duftkerze und die süßen kleinen auf der rechten Seite, sind Pfeffer und Salzstreuer.
Buda banyo yaglarim. Yani dinlenme amaçlı banyo suyuna karistirabilecegim kokulu yağlar.Und das sind meine Öle für ein Wohlfühlbad.
Sonradan tekrar bir cekilisimiz oldu. Matbaada her çeşit eşyayı paketledigimiz için ve bazen firmalardan gelen eşyalar fazla olduğundan ya matbaada saklanıyor, yada dağıtılıyor. Yine birşeyler kalmış olacak ki, kalan eşyaları paket yapmış getirmiş arkadaşımız ve "hayda, bu nereden çıktı?" diyerek tekrar çekiliş yaptık. Bana on numara çıktı.
Danach gab es noch mal eine Verlosung und es kam uns vor, als würde es gar kein Ende mehr nehmen. ;)
Yani anlayacağınız masa hediyeler ile doldu taştı.
Der ganze Tisch war voller Geschenke.
5 Aralık 2012
Bazen gercekten de kendi kendime nazar degdirdigimi düsünüyorum. Eda’nin gönderdigi bilekligi o kadar cok sevdim ki, “ay bu ne kadar güzel. Ben bunu bir daha cikarmam. Bilegime uysun, baska bir bant takmaliyim” diye dolandim durdum ilk iki gün. O günden sonra bir dahada cikarmadim gercekten bilegimden.
Ama tam simdi, yani bes dakika önce, bilekligin üstünde bulunan yusufcuk kusu koptu ve ben oturup simdi on yasinda ufak cocuklar gibi aglamak istiyorum. Aferim sana Ahu, yine nazar ettin kendine.
Not: Ben yusufcugu cok severim. Yusufcuk bulunan kolyemde kopmustu zamaninda. Demek ki yusufcuklari özgür birakmam gerekiyor.
Tesekkürü bir borc bilirim
Son 56 dakika ve ben bu gün gercekten de sinir sistemi mi alt üst eden insanlarla ugrastim. Sabah trende cenesi düsük kizin kulak tirmalayici sesi hala kulaklarimda ve onun yüzünden okuyamadigim kitabim da cantamda esantiyon gibi kalmis durumda.
Onun haricinde sabahin köründe ofiste ilginc bir sekilde karsilanmam da sinirlerimi bozdugundan dolayi bütün günün pekte ic acici gectigini söyleyemeyecegim.
Bazi günler basim gercekten de hic ses kaldirmiyor ve bunu biliyormus gibi, inadina ofisimin karsisinda bulunan stok odasindan oradan oraya esyalari tasirken, yerlere düsürüp bir sürü ses cikaran calisanlara da tesekkürümü bir borc bilirim. Bas agrisi ve sinirle gecen günümde emekleri var neden olsa. :)
Onun haricinde sabahin köründe ofiste ilginc bir sekilde karsilanmam da sinirlerimi bozdugundan dolayi bütün günün pekte ic acici gectigini söyleyemeyecegim.
Bazi günler basim gercekten de hic ses kaldirmiyor ve bunu biliyormus gibi, inadina ofisimin karsisinda bulunan stok odasindan oradan oraya esyalari tasirken, yerlere düsürüp bir sürü ses cikaran calisanlara da tesekkürümü bir borc bilirim. Bas agrisi ve sinirle gecen günümde emekleri var neden olsa. :)
Sakin ol, sinirlerine hakim ol
Sabahın köründe kalkmisim, trende sesi yüksek iki kızın çenesine maruz kalmışım. Koşturarak ofise gelmişim ve ofiste görüşme var. Özür dileyerek içeri girdim, anahtarlarimi ve bilgisayarımı alıp yerime geçeceğim ki içeride bulunan kadın beni tanımadığından "Su an bizi burada rahatsız ediyorsunuz" dedi.
Bende gülümseyerek "Bunun farkındayım efendim, fakat eşyalarımı alıp görevimin başına geçecektim" dedim ve kapıyı arkamdan kapattım.
Biraz sinirlendim tabiki. İnsan daha güzel bir üslupla söyleyebilirdi bunu.
Görüşme bittikten sonra patron benden özür diledi ve kadının terbiyesizlik yaptığını, fakat benim ofiste çalışan bir öğrenci olduğumu bilmediğinden dolayı böyle davrandığını söyledi.
Bazen gülümseyerek verilen bir cevap en çarpıcı cevap oluyor. Sinirlerimize hakim olalım. :)
Bende gülümseyerek "Bunun farkındayım efendim, fakat eşyalarımı alıp görevimin başına geçecektim" dedim ve kapıyı arkamdan kapattım.
Biraz sinirlendim tabiki. İnsan daha güzel bir üslupla söyleyebilirdi bunu.
Görüşme bittikten sonra patron benden özür diledi ve kadının terbiyesizlik yaptığını, fakat benim ofiste çalışan bir öğrenci olduğumu bilmediğinden dolayı böyle davrandığını söyledi.
Bazen gülümseyerek verilen bir cevap en çarpıcı cevap oluyor. Sinirlerimize hakim olalım. :)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)