27 Kasım 2012

Tek tip kıyafet/Uniform

Türkiye 2013/2014 öğretim yılı ile birlikte okullarda serbest kıyafete geçiyormuş. Demin annemle oturmuş haberleri seyrederken duydum.
Açıkçası benim fikrimce bu yanlış bir karar. Dünyada bir çok avrupa ülkesi tek tip kıyafete geçmeye çalışırken, neden Türkiye yine birşeylerin hevesi ile bu tek tip kıyafeti kaldırıp, serbest kıyafet getiriyor?


Türkei wird mit dem Schuljahr 2013/2014 die Uniform in den Schulen abschaffen. Habe ich gerade, als ich die türkischen Nachrichten gehört habe, mitbekommen.

Meiner Meinung nach ist das eine falsche Entscheidung. Während viele europäischen Länder die Uniform einzuführen versuchen, frage ich mich, warum die Türkei die Uniform abschafft? 


Fakir, zengin daha çabuk fark edilsin, tenefüs bahçelerinde yeterince farklılıklar yüzünden kavga eden çocuklar, birde zengin fakir çatışması içine girsin diye mi?

Damit sich die Kinder auf dem Schulhof (die sowieso schon genügend unterschiedlichen Problemen freigesetzt sind) auch noch durch die finanziellen Unterschiede ihrer Eltern streiten?

Biz zamanında tek tip kıyafete sahip olmadığımızdan çok sorunlar yaşadık. Benim çocukluğumda liseye giderken mesela Buffalo ayakkabısı olmayan gruba dail edilmiyordu.
Aylarca ağlayıp sizladim babama banada o ayakkabılardan alsın diye. Sonunda aldırdım ve giydim. Epeyi bir pahalıydı tabi ki.

Şimdiki aklım olsa, "hadi lan ordan, sen kimsin de beni gruba dail etmiyorsun. Pabucun kadar konuş." der o ayakkabılardan almazdım.

Wir hatten damals genügend Probleme, da es in Deutschland keine Uniform gibt. In meiner Kindheit gehörte keiner zur Gruppe, wenn er keine Buffaloschuhe besessen hatte.Ich bin damals meinem Vater ziemlich lange auf die Nerven gegangen, bis er mir Buffaloschuhe gekauft hat.Wenn ich jetzt daran denke, hätte ich damals natürlich gesagt: "Wer bist denn du, dass du mich nicht in die Gruppe aufnimmst? Steck dir deinen Schuh sonst wo hin."

Tabiki yine sınırlamalar getirmişler. Kızlar diz üstü etek giymeyecek, kıyafetler şeffaf olmayacak. Ben ne anladım şimdi bu işten? Hem herkes serbest, istediğini giysin de, hemde kısıtlamalar getir.

Çocuklar ve gençler kararı beğeni ile karşılarken, ilk öğretimde bulunan çocukların aileleri pek taraftar değil. Bakalım zaman ne gösterecek.

Natürlich gibt es auch bei dieser freien Kleiderreform einige Regeln, die beachtet werden müssen. Die Mädchen dürfen keine Röcke anziehen, die über ihren Knien sind. Man darf keine durchsichtigen Kleider tragen und auch keine Kleider tragen, auf denen Marken abgebildet sind. So, was verstehe ich nun davon? Freie Kleiderreform einführen und dann Regeln setzen.

Während die Schüler sich auf die Kleiderreform freuen, sind die Eltern nicht davon überzeugt. Mal schauen, was die Zeit mit sich bringt. 
 
27.11.2012 | Ahu Kader

24 Kasım 2012

Ögretmenler günü/Tag der Lehrer

Tüm ögretmenlerimizin ögretmenler günü kutlu olsun. Ögretmen olmanin bu kadar cefakar, bu kadar zor oldugu bir ülke daha tanimiyorum, kendi ülkemden baska. Yillarca kadro bekle, o kadar hevesle ögrenim görüp, ögrendiklerini gelecek nesillere vermeyi hayal ederek. Elleri öpülesi insanlar.

Heute ist in der Türkei “Tag der Lehrer.” Einen schönen Tag wünsche ich in diesem Sinne allen Lehrern. Ich kenne kein anderes Land, in dem es so schwer ist seinen Beruf auszuüben. Jahrelang darauf zu warten, eine Position zu bekommen, obwohl man dafür studiert hat.

24.11.2012 | Ahu Kader 

23 Kasım 2012

Resimlerle bir gün/Mein Tag anhand von Bildern

Farkına varmadan çok güzel bir gün geçirdim bu gün aslında. Dün akşam yatağa yattığımda 'yarın üniversiteye tek ders için kim gidecek ya?' diye yakınırken bu günün nasıl geçtiğini fark etmedim bile.

Sabah saat 11:30'da dersten çıktıktan sonra ilk önce kantinde yemek yedim arkadaşlarımla, ondan sonrada bilgisayar odalarında oturup internetten staj yeri bakindim. Alman demir yolları tamda benim ileride çalışmak istediğim bölümde bir stajer arıyor. Oraya başvuracağım herhalde.

Sonra çarşıya indim. Kardeşim ve kankardesi ile buluştum. Biraz şehri dolandık.

Ich war heute mit meiner Schwester und ihrer Blutsschwester ein wenig in der Stadt. Eigentlich hatte der Tag für mich mit einer Null-Bock-Phase begonnen, doch dann ist daraus doch ein schöner geworden.




 Sonra bir tayland restoranına girdik ve yemek yedik.

Wir waren beim Thai-Express gegenüber vom Alex in Wiesbaden.


Restoranin ici cok güzeldi gercekten ama calisanlari pekte saygili degildi.
Ich muss sagen dass die Einrichtung sehr schön aussah aber man von der Bedienung einen netteren Umgang erwarten könnte. 

En cokta acili soslarina bayiliyorum.
Ich liebe diese scharfen Saucen.


Ayrica el yapimi naneli limonata da cok güzeldi.
Die hausgemachte Limonade mit Minze war sehr lecker. 

Yakinda Wiesbaden'da yine noel pazari var. Yarin basliyor herhalde. Atlikarincayi kurmuslar.
Das Riesenrad für den Sternschnuppenmarkt steht bereits.

Dönüste istasyonun üst katinda dükkanlari gezerken, arali olan bir dükkan kapisindan da raylarin resimini cekme imkanim oldu. Yukaridan hersey daha güzel görünüyor bence.
Auf dem Weg nach Hause habe ich durch die Lagertür von Rossmann den Mainzer Bahnhof auch mal von oben gesehen und ich muss sagen, dass er von oben besser aussieht. :) 

23.11.2012 | Ahu Kader

21 Kasım 2012

Warum ein Student nicht lernt

Eda geht es zur Zeit anscheinend wie mir und deswegen hat sie diesen Zeitungsartikel aus einer türkischen Zeitung in ihrem Blog gepostet.


Übersetzung:Warum ein Student nicht lernt
In einem Jahr gibt es 365 Tage an denen man lernen kann. Wenn man die 52 Sonntage abzieht, hat man noch 313 Tage.
Im Sommer gibt es 50 sehr heiße Tage, an denen man nicht lernen kann und somit bleiben noch 263 übrig.
Jede Nacht schlafen wir ungefähr 8 Stunden und das macht in einem Jahr 122 Tage. Also bleiben 141 Tage zurück.
Wenn wir eine Stunde am Tag uns selbst widmen, verschwinden weitere 15 Tage. Bleiben 126 Tage übrig.
Wenn wir jeden Tag für Essen und Trinken 2 Stunden verbrauchen, verschwinden 30 Tage und uns bleiben noch 96 Tage.
Wenn ein anständiger Student nur zwei Stunden am Tag für seine Freizeit widmet, macht das 92 Tage und somit bleiben uns noch 4 Tage.
Aja, wir sind auch nur Menschen. Natürlich werden wir dann auch mal 3 Tage krank. Also bleibt uns noch ein Tag und was ein Zufall haben wir an diesem Tag Geburtstag. :)

18 Kasım 2012

Hangi ara vazgeçtik?


Ne zaman vazgeçtik hür olmaktan? Küçük çocuklar gibi herşeye inanmaktan? Kuşları kovalamaktan, onların gökyüzüne yükselişini izlerken acaba uçabilsem, nasıl olurdu diye sormaktan ne zaman vazgeçtik?
Resimdeki küçük kız bir kaç gün önce tren arkadaşımdı benim. Çok şirindi. Karşı karşıya otururken gülümsedik birbirimize. Trenden indikten sonra yol kenarında duran güvercinlerin hepsini uçurdu. O an sordum kendi kendime, ne zaman vazgeçtik biz çocuklar gibi hür olmaktan?

Büyüdügümüzü de fark etmedik. Birden büyüdük ve bir sürü sorumluluk altına girdik.
Bu küçük kıza çok imrendim o an. En son ne zaman bir salıncakta sallanırken kahkaha attık? Ne zaman büyüdük? Bir yanımız hep çocuk kaldı herhalde.
Yolda gördüğümüz çocuklara da gülümsememiz ondan. Masumiyetini seviyoruz bu çocukların. Masum yanlarımızı keşfediyoruz yeniden.

***


Wann haben wir es aufgegeben frei zu sein? Wie kleine Kinder an alles zu glauben?Wann haben wir es aufgegeben den Vögeln hinterher zu jagen und bei ihrem Aufstieg in den Himmel uns zu fragen, wie es wäre, wenn wir fliegen könnten?

Das Mädchen auf dem Foto war vor ein paar Tagen meine Sitznachbarin im Zug. Sie war total süß und hat mich angelächelt. Als wir aus dem Zug ausgestiegen sind und auf den Bus gewartet haben, hat sie alle Tauben am Straßenrand verjagt.In diesem Moment habe ich mich gefragt, wann wir es aufgegeben haben, wie kleine Kinder frei zu sein.Wir haben es noch nicht einmal bemerkt, wann wir erwachsen geworden sind.


Ich beneidete dieses Mädchen in diesem Moment. Wann haben wir das letzte mal auf einer Schaukel hin und herschwingend lauthals gelacht?Deswegen lächeln wir kleine Kinder an.Wir lieben die Unschuld dieser Kinder.Entdecken erneut unsere unschuldigen Seiten, dank ihrer.
 


18.11.2012 | Ahu Kader

17 Kasım 2012

Gelsin kurabiyeler

Sevdacigim yaptığı yemeklerin resimlerini koyuyor ya bazen, bende bu gün annemle kurabiye yaparken Sevda geldi aklıma ve hadi dedim Ahu yaptığın kurabiye tarifini ver. Herkes yapsın afiyetle yesin.

içindekiler:

2-3 portakal kabuğu
1 bardak sıvı yağ
1 bardak şeker
1 bardak portakal suyu
1 yumurta
1 paket kabartma tozu
kulak memesi yumusakliginda alabildiği kadar un. (bu tabir sırf biz türklerde var sanıyordum ama almanlarda kullanıyor)

Yapılışı:

Portakal kabuğunu küçük küçük dograyacaksiniz. Rendelemeyin.
Sonra geri kalan malzemelerle birlikte karıştırıp, alabildiği kadar unu ilave ederek hamurunuzu elde edin.
Sonra hamurunuzu ceviz büyüklüğünde toplara ayırıp yuvarlakça yoğurun ve topları tepsiye dizin. Dizmeden önce topların tepsinin üst tarafına gelen taraflarını toz şekere bandirin.
160 derece ısıda yaklaşık 10-15 dakika pembelesene kadar pişirin.
Afiyet olsun. :)






14 Kasım 2012

İyiki doğdun halacım

Kızkardeşi çok güzel birşey bence. Bir evde iki oğlan olmalımı bilmiyorum ama, iki kız çocuğu kesinlikle olmalı.
En büyük sırdaştır kızkardeş.
En yakın arkadaşlardan önce gelir.
Teyze anne yarısıdır. Amcada baba yarısıdır.
Benim teyzem yok. Birtanecik halam var. Halamında kız kardeşi yok. Ne yazık.

Onun için halam benim için teyze yarısıdır.
Bugün doğum günü bu güzel kadının. İyiki doğmuşsun, iyiki varsın halacım.
Seni seviyorum.

15.11.2012 | Ahu Kader