21 Şubat 2012

Yalnızlaşıyorum


Kendi kendime canımı yakıyorum her seferinde. Ya parmağımı kesiyorum, ya bir yerimi bir yerlere vuruyorum yada dudağımı patlatiyorum bir şekilde. O an hissettiğim acı geliyor ara sıra aklıma. „Yine kendi canını kendin yaktın“ diyorum kendi kendime. Ondan sonra oturup düşünüyorum. 
Diyorumki „başkalarının canını yakmasındansa, kendi canını yakman daha iyi.“ 

Etrafımdaki duvarı günden güne yükseltiyorum. Her gün yeni bir zemin kat daha çıkıyorum. Canımı acıtanları unutmaya çalışıyorum. Canımı acıtacak olanlardan uzak duruyorum.
Olgunlaşıyorum. Etrafımdan birer birer eksiliyor canımı acıtan insanlar. Bu halimle daha mutlu oluyorum ama günden güne yalnızlaşıyorum ...

18 Şubat 2012

1998 yazı

1998 yazı geldi aklıma nedense. Liseden mezun olduğum için 3 ay evdeydim ve Erzincana izine gitmiştik kardeşim ve annemle. Babam izin alamamıştı. Bizi göndermişti. İlk defa uçakla Erzincana gitmiştik. Yollarda çektiğimiz çileleri anlatmak istemiyorum bile.

1998 yazı, 4 yıl olmuştu anneannem öleli, 19 yıl olmuştu dedem öleli. Ve dört yıl geçmişti biz en son izine gidelı. 1994 yılını hatırlamak istemiyorum. O izinde ben yoktum çünkü, sadece annemin üzgün anıları var aklımda. Anneanneme bakmaya gitmişti. 3 ay kalmıştı kardeşimle. Bense babamla yalnızdım Almanyada. Ondan sonra babamla annemi ve kardeşimi almaya gitmiştik galiba. Evet evet gidip almıştık ve ben anneannemi görmüştüm en son.

Neyse 1998 yazından bahsediyordum ben. ABC Konutlarında iki ev arasında mekik dokuduğum bir yaz geçirdim ben o sene. Kuzenim Neslihanlarda gidip kalmadığım ilk yazdı. 4 yıl gelmeyince memlekete, herşey değişmişti sanki. Nereden geldi aklıma bilmem ama, yengemin kardeşi ile akşamları Atatürk Lunaparkina kaçalarımız geldi aklıma, yada kapı önünde çekirdek çitlettiğmiz.
Radyodan ha bire istek parça istediğimiz, ve radyonun DJ'yi komşu oğlu olduğundan tüm isteklerimizin çalınması …

İbrahim Erkalin kaseti yenimi çıkmıştı o sene tam hatırlamıyorum ama bir şarkıyı ha bire geri geri sarıp dinlediğim yazdı benim. Mutfakta bulaşık yıkarken, camdan dışarı bakarak ha bire bu şarkıyı dinlediğimi hatırlıyorum. Güzel bir şarkıydı … O yaşımda ne anladıysam artık, sözleri çok hoşuma gitmişti, halada çok severim.

Buyurun sizde dinleyin




Bazen böyle oluyor işte. Durduk yere birden aklında eskiler canlanıyor böyle işte.

10 Şubat 2012

Schutzmechanismus ...


Sie erzählt nichts von sich. Das sagen sie immer wieder. Sie beschweren sich darüber, dass sie nur zuhört, aber nichts von sich preisgibt.
Doch sie lesen nicht zwischen ihren Zeilen. Während sie denken, dass sie nur zuhört, konzentrieren sie sich gar nicht darauf ihr richtig zu zuhören.

Sie erzählt nichts von sich. Ja, das ist wohl wahr. Das ist ihr Schutzmechanismus. Je weniger sie von sich erzählt, umso weniger können die Zuhörenden sie kränken.
Manchmal wünsche ich mir, dass ich mich genau wie sie, in Ruhe ausüben kann. 

Sie bleibt für alle ein geschlossenes Buch, doch niemand kümmert sich um das Vorwort.

Doch ich schaue darüber hinaus. Ich lese zwischen ihren Zeilen. Während alle der Meinung sind, dass das nicht eine Freundschaft ausmacht, dass man alles voneinander wissen muss, schaue ich darüber hinaus und schaue in ihr Herz.

       



6 Şubat 2012

Freunde

Freunde braucht der Mensch, gute Seelen um sich ... Auf die er bauen kann.
Nicht aus Sand, was bei einer kleinen Welle ineinander bricht, sondern aus richtigem Backstein, an dem ein anderer seinen Kopf zerbricht.

© ahukader

4 Şubat 2012

Menschen

Manche Menschen möchte man kennen lernen und manche einfach nicht mehr wieder erkennen.

© ahukader

25 Ocak 2012

Artık tüm sözlerimi sustum

Artık tüm sözlerimi sustum. Avazım çıktığı kadar bağırıyorum sessizliğe. Beni duymayan, bana cevap vermeyen bir sessizliğe bağırıyorum.
Cevaplar beklemiyorum artık. Aramıyorum nedenini, sebebini. Olduğu gibi kabul ediyorum.
Susuyorum sözlerimi. Anlatmıyorum kendimi. Yazılara döküyorum içimi. Saatlece yazıyorum kara kalemle. Hatalarımı bırakıyorum. Karalamiyorum üzerini. Kabulleniyorum yanlislarimi ve güvenmiyorum kendime bile.
„İki kişinin bildiği sır degildir“ , „söyleme dostuna, dostunda gider söyler dostuna.“ Annemin ne demek istediğini anlıyorum.

Kızıyorum. İyi niyetime kızıyorum. içimdeki sessizliğe bürünüyorum.
Kapının önünü temizliyorum. El süpürgesi ile tüm pislikleri topluyorum bir kenara. Sonra bir kovanın içinde boşaltıyorum çöplüğe. Arkasından gidişini seyrediyorum, sesimin, sessizligimin, düşüncelerimin, düsünemediklerimin, hislerimin, paylasamadigim düslerimin. Sessizce gidişini seyrediyorum.

Gözüm yaşlı, elimde bir beyaz mendille arkasından el sallamiyorum bile.

22 Ocak 2012

Mich interessiert ...


Mich interessiert Eure Denkweise nicht. Du wo mir einfach mal per Zufall über den Weg läuft und mal Hallo sagt, mal zur Gelegenheit Tschüss. Wo nicht einmal weiß, was ich denke was ich fühle, geschweige denn noch nicht mal meinen Namen kennt und sich dann das Recht nimmt, über mich ein Urteil zu fällen. Genau deine Denkweise interessiert mich nicht!

Denn du gehörst nur zu einem Abschnitt in meinem Leben. Dich werde ich, wenn alles fertig ist wohl nie wieder sehen.
Die, die ich als meine Freunde schimpfe, deren Denkweise ist mir wichtig. Denn sie sind es wert, dass ich mir darüber einen Kopf mache, was sie über mich denken oder wie sie mich kennen. Und genau diese Menschen werde ich bis zum Ende meines Lebens mit mir tragen und meine Freundschaft zu ihnen pflegen.

Und deswegen möchte ich dir(euch) sagen, redet weiter. Ich passe nicht in euer Bild. Ich bin nicht das, was ihr von mir haltet und es interessiert mich nicht, für was ihr mich hält. Ihr seid mir unwichtig!

*****

Sizin düşünceniz beni ilgilendirmiyor. Tesadüfen yolumun üzerinden geçerken bana merhaba yada hoşçakal diyen. Ne düşündüğümü ne hissettiğimi bilmeyen, adımı bile hatırlamayan sen – ondan sonra benim hakkımda konuşma hakkını bulan sen. Senin ne düşündüğün beni ilgilendirmiyor.

Çünkü sen sadece ömrümün bir parçasında yer alıyorsun. Herşey bittiğinde seni bir daha hiç görmeyeceğim kesin.
Arkadaşım olarak tabir ettiğim insanların benim hakkımda ne düşündükleri önemli benim için. Çünkü onları ömrümün sonuna kadar beraberinde götüreceğim ve onlara olan arkadasliklarimi devam ettirecegim.

Onun için sana(size) şunu söylemek istiyorum. Konuşmaya devam edin. Sizin baktığınız çerçeveye uymuyorum ben. Bana ne gözle baktığınız benim için önemli değil. Benim için önemsizsiniz!