3. Januar 2013

Nazan Bekiroğlu - İsimle ateş arasında


Arka Kapak
Ben uydurdum bütün bu hikâyeleri. Ama size şunu söylüyorum ki: Daha yüksekte duran bir gerçeği işaret etmek için bunca hikâye uydurdum. Demek istediğim, hepsi yalanken anlattıklarımın, anne kalbinde bir çocuk yokluğunun işaret ettiği acı yalan değildi. Yalan değildi eşi zalim avcı tarafından vurulan turnanın zaruri ölümü. Yalan değildi kemalin arkasından zevalin geldiği. Olgunlaşan her şeyin sonunda bozulduğu. Yalan değildi devletlerin insanlar gibi, aşkların da devletler gibi ömürleri olduğu, mahiyeti safiyet olan aşkı en çok karanlıkların boğduğu. Yalan değildi aşkın birbirine uymayan iki tanımının olduğu. Bu tanımlardan biri sorgusuz sualsiz teslimiyet anlamına gelirken, diğerinin, sorgusuz sualsiz teslimiyetin kurulumu demek olduğu. Böylece aşkın mutlak tanımının mümkünler aleminde nâ-mümkün olduğu. Yalan değildi güzel kökünün ezel hatırasını taşıdığı. Yalan değildi bazı şeylerin hep bir şeyle bir şey arasında bir ürperti gibi asılı durduğu. Günahı ve ihaneti bu dünyada su öbür dünyada ateş aritacakken, suyla arinmayan âşık kalbinin ancak ateşle durulduğu.
Belki de bu yüzden bir büyük yangının koptugu. Bir ocağın; kelama mecbur çileden yenik elemden ibaret bir kalpten kopagelen yangınla tutuşup kül olduğu. Hikâyelerine ayrılarak anlatirlmis bir romanda son kez yemin ediyorum ki: Vallahi yalan değildi! 


Nazan Bekiroğlu'nun kitabı iki bölümden oluşuyor. İlk bölüm İSİM ve ikinci bölüm ATEŞ.
Bir yeniçeri katibinin ağzından dinliyorsunuz ilk önce hikayeleri ve bir sürü padişahların isimleri geçiyor.
Padişahların anlatıldığı bölümlerde, hikayeyi padişahın kendi ağzından okuyorsunuz. Arada ki hikayelerde İbrahim'in Nihade'ye olan yüce aşkını anlatıyor.

Hikayeler siralandirilmis ve sıralaması şöyle gelişiyor:
Birinci Hikaye - Nezuka: Devşirme
İkinci Hikaye - Murad: üçüncü
üçüncü Hikaye - Şehzade
Dördüncü Hikaye - Osman: Genç
Beşinci Hikaye - Murad: Dördüncü
Altıncı Hikaye - Gül-ebru-su: III. Selim
Yedinci Hikaye - Mustafa: üçüncü
Sekizinci Hikaye - Düzme Solak: Turnanın Ölümü
Hikaye içinde Hikaye - Efsane
Dokuzuncu Hikaye - Mahmud: İkinci
Onuncu Hikaye - Süleyman
Onbirinci Hikaye - Mahmud: Adli

Sözün başında isimlerin çok büyük anlam taşıdığı ve herşeyin gidip fakat ismin (adın) kaldığı yazılı.
Alıntı: Sebepleri önce yazan ve sonra yaratan Tanrı, Adem'e önce isimleri öğretmişti de hayatları sonradan vermişti. Ki Adem bildiği isimlerle meleklere üstün kılındı, bir sürgünün ardından onlarla tevbe kıldı, onlarla secde kıldı. İsimleri, varlıkları beyanindaydi çünkü.

Sözün sonunda herşeyin yalan olduğu ve hepsini yeniçerinin anlattığı hikayeler olduğu yazıyor. Fakat arka kapakta da yazıldığı gibi yemin ediyor ki: Vallahi yalan değildi!

Sayfa 210: I, II, III, hepsi Selim. Evvel Selim, ahir Selim. Adim, neticede iste benim de Selim.
Bir,  iki ceddim. Üc, dendi cikageldim.



Kommentare:

  1. Aaa o gün çantanda olan kitap bu:)
    Cidden çok merak ettim ve okumak istiyorum Babama hemen söylüyorum ki alsın bana :)

    AntwortenLöschen
    Antworten
    1. Evet o kitap. Sonunda bitirdim ve hemen baska bir kitaba basladim. Oku muhakkak.

      Löschen