31. Oktober 2012

Ahu okul yollarinda

Dün arkadaşımla birlikte bir okula gittim. Bu okulda öğrenim bozukluğu çeken çocuklara ders sonrası öğle paydosundan sonra iki buçuk saat içerisinde derslerinde yardımcı olan gönüllüler var. Benim arkadaşım da bu gönüllülerden birisi.
"Gelde çocukları gör" dediği için, bende gidip çocukları gördüm. Çocuklar 1. ve 4. sınıfa kadar değişiyor. ilköğretim okulu ve gelen çocukların yüzde doksanı yabancı uyruklu. Yani benim gibi türk, pakistanlı vs. vs.
Kimi yaramaz, kimi kuzeninden destek alıyor, kimi diğerine bakıp kopya çekmeye çalışıyor, kimi çok ağzı bozuk, kimi yeni geleni dışlamaya çalışıyor ...
Bir kaç çocukla ilgilendim. Derslerinde yardım ettim. Kendi halinde derslerini yapanların derslerini kontrol ettim. Aslında ufak çapta bir kültür şoku yaşadım diyebilirim. Burada doğup büyümelerine rağmen hala sorun yaşayan çocuklarımız var. Evet, almanca kolay bir dil olmayabilir fakat burada doğan çocukların yarım yamalak konuşmalarına anlam veremiyorum. Bir çocuk herşeyden önce ana dilini öğrenmeli diyoruz, buna bende katılıyorum fakat birazda almancayı çabuk ögrenmelerinde özen gösterelim lütfen. Durmadan çocuklarla almanca konuşun demiyorum ama birşeyi anlatırken almancasini da açıklayın.
Kendi kendimizi asimile etmeyelim. Bu ülkede yaşıyorsak, bilinçli çocuklar yetiştirelim. Birisi ona laf söylediğinde çat diye almanca cevabını yapistirabilen, kendini her iki dildede koruyabilen çocuklar yetiştirelim.
İki buçuk saat sonra okuldan çıktığımda kendimi faydalı hissettim.

31.10.2012 | Ahu Kader

Keine Kommentare:

Kommentar veröffentlichen