10 Nisan 2015 Cuma

O An #4

Ne zamandır o an yazıları yazmadım herhalde. Bu bölümü bu sene çektiğim fotoğraflara ayırmak istiyorum. İnternetten gördüğüm ilginç olayları da bu bölümde paylaşıyorum sizinle.


Türkiye de de bundan var herhalde. Açık kütüphane dedikleri. Eski elektrik kutularını kütüphane haline getiriyor şehirler. İçinde kitaplar bulunuyor. İnsanlar ellerinde ki kitapları bu kutunun içine bırakıyor ve ilgisini çeken kitap varsa alıp okuyor. Aldığı kitabı isterse geri götürüp yeni kitap alıyor, yada kitap almadan da kütüphaneye bırakıyor. Böylece bir çok insan kitap okuma zevkine ulaşıyor.
Doğduğum şehir Mainz'de bir kaç yerde var bu kutulardan. Bu güne kadar tam olarak yerlerini bilmiyordum. İş yerime yakın bir kutu var, orada genellikle çocuk kitapları oluyor. Bu kutu da çarşının diğer ucunda. Geçen gün gittim elimde bulunan bir kaç kitabı bıraktım ve 'Schindlers List' kitabını aldım.

Burası da kasabamızda bulunan katolik kilisesinin halka açtığı kütüphane. Bu güne kadar hiç gitmemiştim. Çalışan bayanlar sosyal hizmeti yapıyor. Yani hiç bir geliri yok ikisinin de. Yeni kitapları satın alıp kütüphaneye ekliyorlar, bazı kitapları satıyorlar. Kitaplar eskidikçe raflar boşalıyor, kitaplar pazarlarda satılıyor. Elde edilen gelirden yeni çıkan kitaplar alınıyor.
Bende üye oldum kütüphaneye ve şimdiye kadar 4 kitabı alıp okudum bile. Tamamen bir amme hizmeti. Kilisenin tek müslüman kütüphane kurdu da benim herhalde.

Geçen gün hastalığım yüzünden sabah saat sekizde doktorda randevum vardı. Saat onda da iş başı yapacaktım. Doktorda isim çabuk bitince bende 'Backfactory' ye oturup sevdiğim bu ekmeklerden alıp bir buçuk saat kitap okudum. Kahvemi yudumladım. Biliyorsunuz. Yemeğinin fotoğrafını çekmeyeni dövüyorlar.


Geçen gün düğüne gittik. Düğüne hazırlanırken telefonumu çıkarıp kardeşime 'Eylül koş, selfi çekilelim. Kürsel sermayeye hizmet edelim (Poyraz Karayel seyredenler bilir)' dedim. Kardeşim de o arada dişlerini fırçalıyordu. Buda bize çok komik ve güzel bir hatıra oldu.




Mainz. Doğduğum şehir. Ne diyebilirim ki. Havaların güzel olması ile birlikte insanlar kendilerini Ren nehri kenarına atıyor. Geçen gün yarım saatliğine olsa da kendimi burada buldum ve çok iyi geldi.

3 yorum:

  1. Açık kütüphane fikri ne hoşmuş :) Almanya'ya sevgilerimle...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tesekkür ederim afede. Türkiye'ye sevgilerimle.

      Sil
  2. açık kütüphaneyi ben de sevdim,
    diğer halk kütüphanelerine yaz tatillerinde çok giderdim, seviyorum kütüphaneleri :)

    YanıtlaSil