12. März 2015

Okudum: Ustam Ve Ben - Elif Şafak

Çok merak ettiğim için sevgili arkadaşım Seda (eskiden çok güzel blog yazardı, uzun zamandır yazmıyor) bana ta Türkiye'den bu kitabı satın alıp hediye olarak gönderdi. Buradan tekrar teşekkür ediyorum Seda'ya ve kısaca kitabın bir özetini geçeyim.
***
KİTAP DETAYI
ISBN : 9786050918038
Sayfa : 480 sayfa
Orjinal Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Basım Tarihi : 2013
Öğrenme aşkıyla geçti ömrümüz, aşkı öğrenemesek de…

Tarihimizin en önemli ve çalkantılı dönemlerinden biri olan 16. yüzyılda İstanbul… Hindistan’dan gelen beyaz bir fil ve onun sırlarla dolu bakıcısı: Çota ile Cihan. Filbaz aynı zamanda bir üstadın çırağı. Ustası ise Sinan. Bu toprakların yetiştirdiği en büyük mimar.

Elif Şafak’ın muazzam hayal gücü ve zengin diliyle Osmanlı tarihinin derinliklerine doğru şaşırtıcı bir yolculuğa çıkıyoruz. Karşılıksız bir aşk, iktidar kavgaları, yobazlığın ortasında yeşeren sanat ve beklenmedik bir ihanet…

Bir tarafta bilime ve öğrenmeye inananlar, bir tarafta gelişmeyi durduranlar...

Ustam ve Ben, tarihi kişiliklerin, camilerin, kütüphanelerin, türbelerin, köprülerin resmigeçit yaptığı, rengârenk, canlı, sürprizlerle dolu bir dönem hikâyesi…

Öyle bir hayal dünyası ki içindeki konular ve tartışmalar günümüze dair de çok şey söylüyor. Uzun süre hafızalardan silinmeyecek, çok konuşulacak bir roman.

“İstanbul dediğin unutkanlıklar şehri. Orada her şey suya yazılmış. Ustamın eserleri hariç, onunkiler taşa kazınmış. O taşlardan birine bir sır sakladık. Çok zaman geçti üzerinden, nice alametler birikti ama hâlâ orada olmalı, bıraktığımız noktada. Bilmem bulan çıkar mı? Bulsa bile anlar mı? Ustamdan geriye kalan yüzlerce eserden ve binlerce, binlerce taştan bir tanesi var ki, altında gizli Arzın Merkezi.”
***
Kitapta detayda da bahsedildiği gibi Hindistan'dan gelen Cihan ve fili Cota'nin hikayesini okuyorsunuz. Cota bir şekilde Sultan Süleyman'a hediye ediliyor ve filbaz Cihan'in sarayda hayatı anlatılıyor. Mihrimah ile tanışan Cihan ona aşık oluyor. Mihrimah da fili ziyaret bahanesi ile bol bol Cihan'i ziyaret ediyor aslında. Kitapların sonunda her ne kadar Mihrimah'in Cihan'a bir aşk beslemedigi belirtilse de bu aşkı bariz ortada.
Cihan'in başına bin bir çeşit bela ve iyilik geliyor aslında ve tüm bu kötülüklerin ve iyiliklerin başına her daim merakından geldiği anlatılıyor.
Bir meraktan dolayı Sermimar Sinan'in yanına kalfa olarak başlayan Cihan bir çok mimari projeye el atıyor.
Cihan'in ömrü Hindistan'da Taç Mahal'in kubbelerini yaparak sonlaniyor - sonlaniyor diyemeyiz çünkü Cihan tıpkı Hesna Hatun gibi yüzü aşkın yıl yaşıyor ve bu yaşamın bir beddua ile ilgisi olduğunu düşünüyor.

Kısa bir şekilde anlatmaya kalkarsam şöyle diyebilirim 'Ne çektin Cihan be, ne çektin oğlum.'
Kitabı okurken bir de su cümleyi çok kurdum 'var Hürrem sen ne kadinmissin be.'
***
Not aldiklarim:
"Muhalefet ettiğim için. Affetmedi zaar. Etrafını her dediklerine 'evet' diyen dalkavuklarla dolduranlar, fikrini dürüstçe söyleyen adamı hain zanneder."
(S.145)

Cihan'in cevap vermediğini görünce usulca ekledi. "Geldiğin günü hatırlıyorum da. Saf, temiz bir oglandin. Artık o eski masumiyetin kalmadı. Farkında mısın, bizden biri oldun. Sen de ezilmemek için ezenlerdensin."
(S.307)

Tac Mahal... Taşın aksi suya yansır burada. Yaradan'in yansıması insana. Aşk, kalp ağrısında bulur aksini. Hakikat ise hikayelerde. Hepimiz aynı görünmez gök kubbenin altında yaşıyor, didiniyoruz. Zengin ve fakir, Müslüman ve vaftizli, kadın ve erkek, efendi ve köle, sultan ve filbaz, usta ve çırak... Bütün ayrimlarin ortadan kalktığı bir hal var, tekmis sesler kubbede toplanıp som bir sessizliğe dönüstügünde. Belki de kâinatın merkezi yerin altında değil, üstünde: Kubbede.
(S.469)
Okuyun efendim!

Kommentare:

  1. Dieser Kommentar wurde vom Autor entfernt.

    AntwortenLöschen
    Antworten
    1. Elif Safak'a karsi bir kötü önyargi var galiba. Anladigim kadari ile politik bir durum. Fakat ben severek okudugum icin buna önem vermiyorum. Güzel yaziyor kadin :)

      Löschen
  2. Üstte ki yorumu görmedim ama evet ben de pek sevmiyorum Elif Şafak'ı. Popülist, dönem neyi gerektiriyorsa onu yazıyor. Ama eski kitapları güzeldi, severdim.

    AntwortenLöschen
  3. merhaba cnm bende kitap okuyn bir bloggerim yazıların oldukça objektif bnde bloğuma beklerim esen kal!!

    AntwortenLöschen
    Antworten
    1. Yorumun icin cok tesekkür ederim beauty beybi.

      Löschen
  4. Okumus ve begenmistim.Bana gelen yorumlardan ögrenmistim yazarin pek sevilmedigini..

    AntwortenLöschen
    Antworten
    1. Sule'cim önemli olan kendimizin okuyup bir bilgi edinmesi. O kadar cok degisik yorumlar olabiliyor ki kitaplar hakkinda.

      Löschen