31 Mart 2015 Salı

hurisatalay_ Bahar Okuma Senligi Kitap Listesi


1. Kategori (10 puan): Yaşar Kemal'den bir kitap. Kısa bir süre önce kaybettiğimiz ustaya saygı kategorisi.
Yasar Kemal - Memed, mein Falke (382 Sayfa) Gutenberg

2. Kategori (10 puan): Bir çizgi roman veya foto roman.

3. Kategori (10 puan): Bir iki kitabını okuyup külliyatını okumayı gönlünüzden geçirdiğiniz bir yazardan bir kitap.
Livaneli – Serenad (484 Sayfa) Dogan Kitapevi

4. Kategori (10 puan): 1001 kitap listesinden bir kitap.
George Orwell – 1984 (384 Sayfa) Ullstein Taschenbuch

5. Kategori (10 puan): Mizahi türde, eğlenceli bir kitap.
Sebnem Burcuoglu – Kocan Kadar Konus (218 Sayfa) Dex

6. Kategori (10 puan): Yasaklanmış bir kitap.
George Orwell – Hayvan Ciftligi (160 Sayfa) Can Yayinlari

7. Kategori (10 puan): Daha önce okuduğunuz bir kitapta bahsi geçtiği için merak edip okumak istediğiniz bir kitap.
Sabahattin Ali – Kürk Mantolu Madonna (164 Sayfa) Yapi Kredi Yayinlari

8. Kategori (10 puan): İsminde bahar mevsimini çağrıştıran bir kelime geçen veya olayların bahar mevsiminde geçtiği bir kitap.
Joanne Greenberg- Sana Gül bahcesi vaadetmedim (280 Sayfa) Metin Yayincilik

9. Kategori (10 puan): Bir yazarın tavsiye ettiği bir kitap.
indefix Nasuhi Tavsiyesi : Hermann Hesse – Siddhartha (103 Sayfa) Feedbooks – E-book

10. Kategori (10 puan): Fantastik kurgu/bilim kurgu/distopya/steampunk vb. türde bir kitap.
Tahereh Mafi – Shatter Me 2 (416 Sayfa) Goldmann

11. Kategori (10 puan): Bir öykü kitabı.
Aziz Nesin - Yüz liraya bir deli (117 Sayfa)

12. Kategori (10 puan): Sizinle aynı ay doğmuş bir yazar veya şairden bir kitap.
Franz Kafka – Die Verwandlung (58 Sayfa) Feedbooks E-book

13. Kategori (10 puan): Beyaz perdeye aktarılmış bir kitap.
J. K. Rowling – Harry Potter und der Stein der Weisen (355 Sayfa) Carlsen

14. Kategori (10 puan): Nobel Edebiyat Ödülü kazanmış kadın bir yazardan bir kitap.
Herta Müller (2009) - Atemschaukel (304 Sayfa) Carl Hanser Verlag

17. Kategori (10 puan): Çok uzun süredir okumaya niyetlenip okumayı sürekli ertelediğiniz bir kitap.
Serdar Özkan – Kayip Gül (232 Sayfa) Timas Yayinlari

19. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 30 puan, toplam 60 puan): Aynı yazardan üç kitap. (Kitaplar aynı seriye ait olabilir).
1) Iskender Pala – OD (410 Sayfa) Kapi Yayinlari
2) Iskender Pala – Babilde Ölüm Istanbulda Ask (416 Sayfa) Kapi Yayinlari
3) Iskender Pala – Mihmandar (400 Sayfa) KapiYayinlari

20. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 20 puan, toplamda 60 puan): Şimdiye kadar hiç kitabını okumadığınız dört yazardan birer kitap. Yazarların ikisi Türk, ikisi yabancı, ikisi kadın, ikisi erkek olmalı.
1) Emrah Serbes – Erken Kaybedenler (168 Sayfa) binooki
2) Abbas Maroufi – Ölü Ruhlar (246 Sayfa) Etna - Ebook
3) Iclal Aydin – Bir Cihan Kafes (340 Sayfa) Artemis Yayinlari
4) Sandra Brown – Kaza Kursunu (304 Ebook Sayfasi) Altin Kitaplar

21. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 40 puan, toplamda 80 puan): Karakterlerin bulundukları kitaba isim verdikleri dört kitap.
1) Malala Yosafazai – Ich bin Malala (400 Seiten) Droemer HC
2) Charles Dickens - Oliver Twist (511 Sayfa)
3) Naşide Gökbudak - Perina (304 Sayfa) Neden Kitap
4) Nermin Bezmen - Kurt Seyt ve Shura (444 Sayfa) PMR Yayınları

22. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 40 puan, toplamda 80 puan): Kendinizin belirleyeceği bir temaya uyan dört kitap.
Ask Romani/Pembe Roman olarak sectim.
1) Rachel Gibson – Yaz Aşkım (352 Sayfa) Nemesis Kitap
2) Rachel Gibson – Adı Aşk olmalı (288 Sayfa) Nemesis Kitap
3) Rachel Hauck – Gizemli Gelinlik (360 Sayfa) Optimum
4) Jay Crownover - Rule (360 Sayfa) Aspendos Yayıncılık

Amor Serisi - Deliryum #1

Bahar okuma şenliği kategorilerinin bir tanesinde ayni yazardan üc kitap kategorisi var. Ben de bu kategoriye Lauren Oliver'in Almanya'da Amor serisi diye geçen kitaplarini seçtim.
İlk kitabımız Deliryum (almanca Delirium).

Türkiye Kapagi
Kitap Açıklaması:
En Tehlikeli Hastalıklar, Bizi İyi Olduğumuza İnandıranlardır

Aşk tedavisinden sonra
sonsuza dek mutlu ve güvende
olacağımı söylediler. Ve ben, onlara hep inandım.
Şimdiye dek.
Şimdi artık her şey değişti.
Artık, bir yalanın baskısı altında
yüz yıl yaşamaktansa, aşk hastalığıyla geçireceğim
kısacık bir ömrü tercih ederim.
***
Lena'nın 18 yasına girmesine az kalmıştır ve o da diğer onsekiz yaşına basan gençler gibi ask'a sevgiye karşı aşılanacaktır. Bu düzen böyle gelmiş böyle devam etmektetir.
Zamanında aşka sevgiye karşı 3 kere aşılanan fakat bir türlü aşıyı kabul etmeyen ve babasini sevmeye devam eden bir annenin çocuğudur Lena.
Annesinin intiharindan sonra teyzesi Carol onu büyütmektedir.
En iyi arkadaşı Hana il bol bol koşuya çıkan Lena bazen bu düzeni sorgulamaktadır. Aşik olacaktır. Alex onu sevecektir. O da Alex'i sevecektir.
Aşılanacağı günü dört gözle beklerken, günlerin çabuk geçmesinden korkmaya başlayacaktır Lena.
Alex ona hic hissetmediği duygulari hissettirecek, hiç sorgulamadığı seyleri sorgulattıracaktır. Hana Lena'nın en yakın arkadaşı oldugu halde Alex'i çok uzun süre sonra öğrenecektir ve arkadaşının Alex ile kaçmasına yardimci olacaktır.
Kitapta yaşayan insanların hepsi tamamen duygusuz. Her sey büyük bir kontrol altında. Gençler asilaniyor ondan sonrada da karakteristik özelliklerine göre kendilerine bir eş belirleniyor ve bu eş ile evlenmek zorunda kalıyorlar. Çiftleşmek bile sadece ileride soylarının tükenmemesi için.
Kitapta kurulan düzen, herkesin üzerinde bir korku olması bana George Orwell'in 1984 kitabını anımsattı.
Severek okudum. Her ne kadar sonu güzel bitmese de, ikinci kitabın başlangıcı da buna göre güzel olmasa da okumaya değer.

Delirium
Lauren Oliver
Carlsen Yayinevi
416 Sayfa



29 Mart 2015 Pazar

Kitap Agaci Almanya Mini Bulusma ve Seda ile Tanisma

Kitap Ağacı Almanya sayesinde 7 bayan bir aradayız her zaman, cep telefonlarımız sağolsun. Her gün irtibat halindeyiz. 7 kişilik grubumuza en son katılan isim Seda oldu. Size daha önce blogunu tanıtmıştım.

Seda başka bir şehirden üniversite de okumak için benim doğduğum şehre gelmiş ve tabi ki bunu duyunca hemen kolları sıvadık, heyecan yaptık ve minik bir buluşma düzenledik.

Ben aslında o gün zaten Frankfurt'a üniversiteye gidecektim. Ardından çarşıya gitmem gerekiyordu (çarşı gezmek deyince ölüm gelir bana), Seda'ya da sorayım, oda gelmek isterse bu günü birlikte geçiririz diye düşündüm.
Seda da beni kırmadı ve Mainz istasyonunda buluştuk.


İstasyonda buluşup bir sonraki tren ile Frankfurt'a geçtik. Aslında çok kötü bir günü seçtiğimizi trene oturup, elimizde ki cep telefonları ile FB'ye girince fark ettik. O gün Frankfurt'ta gösteri vardı. Merkel vardı vs....

Neyse bir şekilde hallederiz dedik ve Konstablerwache durağında indik. İndiğimizde etrafı polis sarmıştı bile. Bineceğimiz tramvay iptaldı. Metroya binip benim üniversiteye gidelim dedim. Oraya giden metro da o gün ki seferlerini iptal etmişti.

Kardeşim bu sefer "madem buraya kadar geldik, bizde diğer metroya binip Skyline Plaza'ya gidelim" dedi. Bende bu güne kadar oraya gitmediğim için "olur" dedim.

Skyline Plaza'dan sonra Konstablerwache'ye dönüp çarşıya gittik. Üniversite isim o günlük kaldı.
Çarşı pazar işimizi hallettikten sonra bir de baktık ki bulunduğumuz mağazanın ana caddeye açılan kapıları kapanmış. Böylece acil çıkış kapısından çıkmak zorunda kaldık.
Sanki Gezi Parkı içine düşmüştük. Her yanda polisler ve biliyorduk ki bir kaç yüz metre ileride tomalar var, polis arabalarını yakan göstericiler var. Bir yandan hem kaosun ortasındaydık, bir yandan da tam başlangıç noktasında olmadığımız için güvendeydik.

Güvenlik sebeplerinden dolayı tüm mağazalar kapanınca bizde soluğu Kayra'da aldık. Hava da çok güzeldi. Hem kahvemizi yudumladık hemde birbirimiz için seçtiğimiz kitapları hediye ettik.
Seda'cim bana mandala yapmış kendi elleri ile ve bir çerçeveye koymuş, çok hoşuma gitti.

Çok güzel bir gün geçirdik birlikte ve buluşmaya devam edeceğiz. Keşke diğer arkadaşlarımız ile de bu kadar yakın olsaydık. Onlar ile de buluşacağımız günü iple çekiyoruz.

Buradan Derya'ya, Yonca'ya, Huriye'ye, Didem'e ve Tuğçe'ye selam olsun.

10(!) Kitap Mimi

27 Mart 2015 Cuma

Tugce/Dudeyin'in Bahar Okuma Senligi Listesi

Insan ara sira da olsa blogu olmayan arkadaslarini desteklemeli degil mi ama :)
Buda canim arkadasim Dudeyin'in kitap listesi.

1. Kategori (10 puan): Yaşar Kemal'den bir kitap. Kısa bir süre önce kaybettiğimiz ustaya saygı kategorisi.

Yaşar Kemal - Çakırcalı Efe (200 sayfa) 
Toros yayınları 

3. Kategori (10 puan): Bir iki kitabını okuyup külliyatını okumayı gönlünüzden geçirdiğiniz bir yazardan bir kitap.

Elif Şafak - Şemspare (248 sayfa) 
Doğan Kitap


5. Kategori (10 puan): Mizahi türde, eğlenceli bir kitap.

James Bowen - sokak kedisi Bob (almanca: Bob, der Streuner) (252 sayfa) 
Bastei lubbe

7. Kategori (10 puan): Daha önce okuduğunuz bir kitapta bahsi geçtiği için merak edip okumak istediğiniz bir kitap.
Seçtiğiniz kitabı söylerken bu kitabın daha önce hangi okuduğunuz kitapta geçtiğini de belirtin lütfen.

Anna Gavalda - Onu seviyordum (almanca: ich habe sie geliebt) (165 sayfa) 
Fischer Taschenbuch Verlag 

8. Kategori (10 puan): İsminde bahar mevsimini çağrıştıran bir kelime geçen veya olayların bahar mevsiminde geçtiği bir kitap.

Joanne Greenberg - Sana gül bahçesi vadetmedim (e-book) (504 sayfa)
Metin Edebiyat

11. Kategori (10 puan): Bir öykü kitabı.

Sait Faik Abasıyanık - Lüzumsuz Adam (108 sayfa) 
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları 

13. Kategori (10 puan): Beyaz perdeye aktarılmış bir kitap. 
Cengiz Aytmatov - Deniz kıyısında koşan ala köpek (almanca: Der Junge und das Meer) (93 sayfa) 
Rowohlt

15. Kategori (10 puan): Biyografi/otobiyografi/anı türünde bir kitap.

Malala Yousafzai - Ben Malala (almanca: Ben Malala) (413 sayfa) 
Knaur

17. Kategori (10 puan): Çok uzun süredir okumaya niyetlenip okumayı sürekli ertelediğiniz bir kitap.

İclal Aydın - Gördüğüme Sevindim (200 sayfa) 
Epsilon


19. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 30 puan, toplam 60 puan): Aynı yazardan üç kitap. (Kitaplar aynı seriye ait olabilir).

Sabahattin Ali 
1) Değirmen (137 sayfa), 
2) Sırça Köşk ((141 sayfa), 
3) Yeni Dünya (124 sayfa). 
YKY

20. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 20 puan, toplamda 60 puan): Şimdiye kadar hiç kitabını okumadığınız dört yazardan birer kitap. Yazarların ikisi Türk, ikisi yabancı, ikisi kadın, ikisi erkek olmalı.

1) Şirazlı Sadi - Bostan (288 sayfa) 
Antik şark klasikleri

2) Hasan Ali Toptaş - Bir hüzünlü Haz (130 sayfa) 
İletişim 

3) Emily Brontë - Uğultulu Tepeler (almanca: die Sturmhöhe) (452 sayfa) 
Insel Taschenbuch 

4) Pucca Günlük 1 - küçük aptalın büyük dünyası (e-book) 

21. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 40 puan, toplamda 80 puan): Karakterlerin bulundukları kitaba isim verdikleri dört kitap.

1) Canan Tan - Pembe ve Yusuf (290 sayfa) 
Doğan Kitap

2) Sabahattin Ali - Canim Aliye, Ruhum Filiz (155 sayfa) 
YKY

3) Zülfü Livaneli - Leyla'nın Evi (285 sayfa) 
Doğan Kitap 

4) Anne Frank - Anne Frank'ın Hatıra Defteri (almanca: Anne Frank Tagebuch) (316 sayfa) 
Fischer Taschenbuch Verlag

22. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 40 puan, toplamda 80 puan): Kendinizin belirleyeceği bir temaya uyan dört kitap.

Kategorim: Bir yazardan 4 Kitap :) 

ZÜLFÜ LİVANELİ 
1) Bir Kedi, Bir Adam, Bir Ölüm (203 sayfa) Doğan kitap
2) Engereğin Gözü (147 sayfa) Doğan Kitap 
3) Kardeşimin Hikayesi (324 sayfa) Doğan Kitap
4) Mutluluk (447 sayfa) Remzi Kitabevi

24 Mart 2015 Salı

Okudum: Puslu Kitalar Atlasi


Iletisim Yayinevi
238 sayfa
Yeniçeriler kapıyı zorlarken Uzun İhsan Efendi hâlâ malûm konuyu düşünüyor, fakat işin içinden bir türlü çıkamıyordu…
“Rendekâr doğru mu söylüyor? Düşünüyorum, öyleyse varım. Oldukça makûl. Fakat bundan tam tersi bir sonuç, varolmadığım, bir düş olduğum sonucu da çıkar: Düşünen bir adamı düşünüyorum. Düşündüğümü bildiğim için, ben varım. Düşündüğünü bildiğim için, düşlediğim bu adamın da varolduğunu biliyorum. Böylece o da benim kadar gerçek oluyor. Bundan sonrası çok daha hüzünlü bir sonuca varıyor. Düşündüğünü düşündüğüm bu adamın beni düşlediğini düşlüyorum. Öylese gerçek olan biri beni düşlüyor. O gerçek, ben ise bir düş oluyorum.”
Kapı kırıldığında Uzun İhsan Efendi kitabı kapadı. Az sonra başına geleceklere aldırmadan kafasından şunları geçirdi:
“Dünya bir düştür. Evet, dünya... Ah! Evet, dünya bir masaldır.”


 On yedinci yüz yılın içine çekiyor sizi bu kitap. Bu güne kadar adını hic duymadığınız kahramanların yer yer kesişen hayatlarına konuk oluyorsunuz. Gercek ve düş birbirine karışıyor.
Neyin yalan neyin doğru oldugunu sorguluyorsunuz.
1995 yılında yazılan bu kitabı daha yeni okuduğum için üzgünüm.
Okuduğum icin mutlu.
Gelecekte tekrar tekrar okuyacağimdan ümitli. 


#baharokumasenligi kategori: Fantastik kurgu/bilim kurgu/distopya/steampunk vb. türde bir kitap. 

22 Mart 2015 Pazar

Bahar Okuma Senligi Kitaplarim



Evet efendim, bir senlige daha katilmis bulunuyorum. Gerekli bilgileri almak icin sevgili Pinar'in bloguna ugrayabilirsiniz. Bir kac eksik ile okuma liste su an bu durumda.

Kategoriler:  1. Kategori (10 puan): Yaşar Kemal'den bir kitap. Kısa bir süre önce kaybettiğimiz ustaya saygı kategorisi.
Anatolischer Reis (Teneke), Dtv, 114 Sayfa


2. Kategori (10 puan): Bir çizgi roman veya foto roman.  Anne Frank, Josephone Rool & Angela Barrett, Arena Yayinevi, 40 Sayfa  

3. Kategori (10 puan): Bir iki kitabını okuyup külliyatını okumayı gönlünüzden geçirdiğiniz bir yazardan bir kitap.
- Ayse Kulin - Umut, Everest Yayinevi, 381 Sayfa  

4. Kategori (10 puan): 1001 kitap listesinden bir kitap.
Hobbit

5. Kategori (10 puan): Mizahi türde, eğlenceli bir kitap.
Koçan Kadar Konuş, Şebnem Burcuoğlu, DEX Yayinevi, 220 Sayfa 
 
6. Kategori (10 puan): Yasaklanmış bir kitap. Ödon von Horwarth, Jugend ohne Gott/Allah'siz Genclik, Suhrkamp Yayinevi, 183 Sayfa

 
7. Kategori (10 puan): Daha önce okuduğunuz bir kitapta bahsi geçtiği için merak edip okumak istediğiniz bir kitap.
Seçtiğiniz kitabı söylerken bu kitabın daha önce hangi okuduğunuz kitapta geçtiğini de belirtin lütfen.




8. Kategori (10 puan): İsminde bahar mevsimini çağrıştıran bir kelime geçen veya olayların bahar mevsiminde geçtiği bir kitap.
Sana Gül Bahçesi Vadetmedim - Joanne Greenberg, Metis Yayınları, 280 sayfa

 
9. Kategori (10 puan): Bir yazarın tavsiye ettiği bir kitap.

indefix Nasuhi Tavsiyesi : Hermann Hesse – Siddhartha, Suhrkamp Verlag, 128 Sayfa

10. Kategori (10 puan): Fantastik kurgu/bilim kurgu/distopya/steampunk vb. türde bir kitap.- Puslu Kıtalar Atlası - Ihsan Oktay Anar,  İletişim Yayınevi, 238 Sayfa

11. Kategori (10 puan): Bir öykü kitabı.
Annecigim Imdat! - Cavanna, Cep Kitaplari, 176 Sayfa

 

12. Kategori (10 puan): Sizinle aynı ay doğmuş bir yazar veya şairden bir kitap.
Die Frau von dreißig Jahren(Otuz yasindaki kadin), Kindle, 178 Sayfa

13. Kategori (10 puan): Beyaz perdeye aktarılmış bir kitap.  
Wir Kinder vom Bahnhof Zoo (Eroin. Chistiane F'in Korkunc Anilari), Heyne Verlag, 367 sayfa 

14. Kategori (10 puan): Nobel Edebiyat Ödülü kazanmış kadın bir yazardan bir kitap.
Herta Müller - Reisende auf einem Bein, Fischer Taschenbuch, 176 sayfa


15. Kategori (10 puan): Biyografi/otobiyografi/anı türünde bir kitap.
Abim Deniz, Can Dündar, Can Yayinlari, 480 sayfa

16. Kategori (10 puan): Bir savaş romanı. (Fantastik savaşlar kapsam dışı)
- Canakkale Mahseri - Mehmed Niyazi, Ötüken Yayinevi, 541 sayfa



17. Kategori (10 puan): Çok uzun süredir okumaya niyetlenip okumayı sürekli ertelediğiniz bir kitap.
Akif Pirincci - Felidae, Güncel Yayincilik, 288 sayfa


18. Kategori (Her kitap 10 puan, 3 kitabı da okuyana ekstradan 20 puan, toplam 50 puan): Dünya edebiyatından üç kitap. Kitapların biri Latin Amerika, biri Uzakdoğu, biri Balkan edebiyatından olmalı. Türk edebiyatı kapsam dışı. Latin Amerika: Meksika ve tüm Güney Amerika ülkeleri. Uzakdoğu: Çin, Japonya, Hong Kong, Kuzey Kore, Güney Kore, Tayvan, Tayland, Vietnam, Filipinler, Endonezya, Singapur, Malezya, Kamboçya, Laos. (Hindistan Uzakdoğu ülkesi değil) Balkanlar: Arnavutluk, Bosna Hersek, Bulgaristan, Hırvatistan, Yunanistan, Kosova, Makedonya, Karadağ, Romanya, Slovenya, Sırbistan (Türkiye de var ama kapsam dışı) 


19. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 30 puan, toplam 60 puan): Aynı yazardan üç kitap. (Kitaplar aynı seriye ait olabilir).
Lauren Oliver kitaplari sectim.


  •  Delirium,Carlsen Yayinevi, 416 Sayfa
  • Pandemonium, Carlsen Yayinevi, 352 Sayfa
  • Requieum, Carlsen Yayinevi, 400 Sayfa




20. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 20 puan, toplamda 60 puan): Şimdiye kadar hiç kitabını okumadığınız dört yazardan birer kitap. Yazarların ikisi Türk, ikisi yabancı, ikisi kadın, ikisi erkek olmalı.
Yeni yazarları keşfetmek lazım. Kim bilir şimdiye kadar hiçbir kitabını okumadığımız ama çok seveceğimiz ne çok yazar var. Bir Türk kadın, bir Türk erkek, bir yabancı kadın, bir yabancı erkekten olmak üzere toplam 4 kitap okumanız gerekiyor.

  • -Alper Canigüz - Ogullar Ve Rencide Ruhlar, Iletisim Yayinlari, 204 Sayfa
  • Bernhard Schlink, Der Vorleser (Okuyucu), Diogenes Yayinevi, 207 Sayfa   
  • Tezer Özlü,Eski Bahce - Eski Sevgi, Yapi Kredi Yayinlari, 119 Sayfa
  • Stella Duffy, Herzlos, Europa Verlag, 287 Sayfa

21. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 40 puan, toplamda 80 puan): Karakterlerin bulundukları kitaba isim verdikleri dört kitap.
Örnek: Dr. Jekyll ve Mr. Hyde, Frankenstein, Vincent Spinetti'nin Tuhaf Kariyeri, Doktor Jivago, Oliver Twist, Kerem ile Aslı, Ben Malala, Martin Eden, Thérése Raquin, Tom Jones v.b.  

  • Gazi ve Fikriye, Hifzi Topuz, Remzi Kitapevi, 286 sayfa
  • Kuyucak'li Yusuf, Sabahattin Ali, Yapi Kredi Yayinlari, 221 Sayfa  
  • Antoine de Saint-Exupéry, Briefe an Rinette, Herder Yayinevi, 127 Sayfa
  • Edgar Allan Poe, Das Geheimnis der Marie Rogêt, Kindle, 58 Sayfa
22. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 40 puan, toplamda 80 puan): Kendinizin belirleyeceği bir temaya uyan dört kitap.
"Bu güne kadar hic okumadigim 4 yazar" olarak sectim.

  • Zeki Kayahan Coskun, Türkleri Anlama Kilavuzu, Truva Yayinlari, 229 sayfa  
  • Umay Umay, Bütün Güzel Cocuklar Süpheli, Altikirkbes Basin Yayin, 76 Sayfa
  • Pam Jenoff, Der Kommandant und das Mädchen, Cora Verlag, 399 Sayfa
  • Christy Brown, Sol Ayagim, Nemesis Kitap, 190 Sayfa

15 Mart 2015 Pazar

O An ...Vol.3

 Evet, Windows XP Nisan ayindan itibaren artik güncellenmeyecektir. Karneval'dan bir gün sonra calistigim dükkanin önüne koyulan bu mezar tasini is arkadaslarim da teknik bölümde duvara asti. Cok güldügümüz bir durum.


 Blog arkadasim sevgili Yeliz (Benim Tatli Hikayem) cok güzel pastalar yapiyor. Kisiye özel kurabiyeler vs. Yeliz'in  yaptigi kitap kurtlari cok meshur. Bende her gördügümde hevesleniyordum. O da sagolsun Türkiye'den bana bir kitap kurdu göndermis. Yolda gelirken kuyrugu kopmus kurdumun ama olsun.
 Internetten :) Üstüme alindim.
 Burasi oturdugum kasabanin kilisesi.

 Oturdugum kasaba sarapciliktan en cok parayi kazaniyor. O zaman ortaya böyle güzel görüntüler cikiyor.


 Yine internetten gülerek okudugum bir duvar yazisi. Vay Mico vay.

Yorumsuz.

Hangimizin etrafinda yok ki bunlardan? :)


O An Vol.2

Okudum: Etiler Kogusu

Kitap harika bir polisiye roman gibi okunabilir. Tüm ünlüler sırası ile Narkotik şubeye alınıyor ve sorguya çekiliyor. Zamanında tekevizyondan da hatırladığım kadarı ile kimi sorgulamalara böylece tanıklık etmiş oldum.
Cok yazık. Şu uyuşturucu illeti kaç can aldı. Ben halka mal olmuş bir sanatçıyım diyen insanların kirli dünyaları.


Notlar
- Artik Istanbul'un kapilari ona da ardina kadar acilmisti. Oysa umutla geldigi Istanbul ona "Bizansligini" yapacakti. Sayfa 11 (Yildiz Tilbe)

- Isminin basina gelen "Kusum" kelimesi, bir sarkidan alintiydi. Argo literatürü hayli gelismis olan Türkiye'de, bu kelimenin ne anlama geldigini bilmeyen yoktu. Kaba bir cinsellik cagrisimi olan kelimeyi bir de kadinsi erkek sanatci kullaninca, ortaya pehlivan tefrikalarini aratmayacak espri süreci cikiyordu. Sayfa 116 (Kusum Aydin) 

- Urfa'da magarada dogdu. Ailesi cok fakirdi. Ama kebaptan mi, acidan mi, yoksa sorunlarindan mi bilinmez, onun da sesi yanikti. Ünlü olma hayalleri ile yanip tutusurken okuyamadi. Okuma yazmasi bile yoktu. Yillar sonra cehaleti yüzüne gülümseyerek vuruldugunda, o da gülümseten bir cevap veriyordu: "Urfa'da Oxford vardi da, biz mi gitmedik?" Sayfa 189
Ayrica halka mal olmus bir sanatcinin Istanbul Organize Suclar Subesi Müdürlügü'nden elleri kelepceli olarak cikarilmasinin da mantiginin ne oldugunu merak etmistik. Bu ara Tatlises'in bir beyanatinda, "kelepce delikanlilara takilir" sözü de saskinlik yaratmisti. Bu konuda yorumu siz okuyucularimiza birakmayi tercih ediyoruz. Sayfa 193 (Ibrahim Tatlises)

Okuyun efendim. 

Okudum: Pesimisyon - Ask Yasakli Kelime - Erdi Karadeniz

Hayat, zamanın parçalara bölünmüş hali. Bölünen parçalara eylemlerimizi sığdırmak, bunun için mücadele vermekse yaşamın ta kendisi. İşi çetrefilli bir hale sokmanın anlamı yok, bu kadar basit. Ve zaman kısıtlı. Ve zaman yok. Ve yolun sonu yakın, çok...

Ve dedim ki:
Hayatı orijinal kılmak adına;
Marjinal davranışlara ihtiyaç duyacaksın!
Kim ne derse desin...

***
Sevgili Erdi'yi blogundan tanıyorum. Bu güne kadar bir çok blog yazısını okuduğum halde kitabını okuma fırsatım olmamıştı.
Pesimisyon Erdi'nin yüreğinden kopmuş güzel Şiirler ile dolu. Kitabı elime aldığımda kendi şiirlerimin bulunduğu defter geldi aklıma. Sanki Erdi'nin gizlice yazılmış bir defterini okuyormuş hissi oluştu bende. Çok güzeldi. 
 

Okuyun efendim.
 

Okudum: Kayıp Gül - Serdar Özkan

Bu sene bir çok tanımadığım fakat elimde bir şekilde kitabı bulunan yazarları da okuma listeme eklemiş bulunuyorum. Liste dediğime bakmayın. Listem kayıtlı değil, sadece beynimde bulunuyor.
Diana annesinin ölümünden kisa bir zaman önce Mary adinda bir ikizi oldugunu ögrenir ve sok olur. Mary'nin yillardir annesine yazdigi mektuplar vardir.
Annesi öldükten sonra bu mektuplar ona büyük bir sirri cözmek üzere yardimci olur.
Gülleri duydugunu ve onlar ile konustugunu yazan Mary'nin adli dengesinin yerinde olmadigini ve biraz da olsa deli oldugunu düsünen Diana, ikiz kardesi gibi Güllerin dilini anlamak icin Istanbul'a yolculuga cikar ve orada büyük bir cicek bahcesi icinde yasayan Zeynep hanimin ögrencisi olur.
Kitabin sonunu her ne kadar pek begenmesem de kitabi sevdim.
Serdar Özkan cok akici bir dil kullanmis. Mektuplari okurken baskalarinin sirlarini cözmeye daliyorsunuz. Meraklaniyorsunuz.
Notlar:
(...) Kendini özel hissetmek icin ihtiyacin olan tek sey, kendinsin. Sayfa 25

(...) Baglanabilmek icin, önce bagimsiz olmak gerekir. Oysa insanlar cogu, yeni iliskilere eski baglarla geliyorlardi. Gecmisten tasidiklari ister güvensizlik, ister anlasilamamak, isterse de cevrelerine ördükleri savunma duvarlari olsun, her bag yeni iliskiyi özgürce yasamalarini engelliyordu. Daha önceki iliskilerde haksizliga ugradiklari konusunda belki hakliydilar ama, haksizlik edenin karsi taraf degil de, bir türlü birakamadiklari "gecmisleri" oldugunu göremiyorlardi. Sayfa 72/73

(...) "Sevdigim bir söz var: 'Zaman ileriye dogru akip gittigi sürece, büyülendigimiz 'gelecek' el degmemis 'gecmis'ten baska bir sey degildir." Sayfa 81

(...) Sen hep "Sevgi, sevgi degildir, seven karsilik beklerse" derdin ya... Sayfa 170

(...) "Düsler gerceklesecek olanin mayasidir." Sayfa 201 
 
Okuyun efendim.

12 Mart 2015 Perşembe

Okudum: Ustam Ve Ben - Elif Şafak

Çok merak ettiğim için sevgili arkadaşım Seda (eskiden çok güzel blog yazardı, uzun zamandır yazmıyor) bana ta Türkiye'den bu kitabı satın alıp hediye olarak gönderdi. Buradan tekrar teşekkür ediyorum Seda'ya ve kısaca kitabın bir özetini geçeyim.
***
KİTAP DETAYI
ISBN : 9786050918038
Sayfa : 480 sayfa
Orjinal Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Basım Tarihi : 2013
Öğrenme aşkıyla geçti ömrümüz, aşkı öğrenemesek de…

Tarihimizin en önemli ve çalkantılı dönemlerinden biri olan 16. yüzyılda İstanbul… Hindistan’dan gelen beyaz bir fil ve onun sırlarla dolu bakıcısı: Çota ile Cihan. Filbaz aynı zamanda bir üstadın çırağı. Ustası ise Sinan. Bu toprakların yetiştirdiği en büyük mimar.

Elif Şafak’ın muazzam hayal gücü ve zengin diliyle Osmanlı tarihinin derinliklerine doğru şaşırtıcı bir yolculuğa çıkıyoruz. Karşılıksız bir aşk, iktidar kavgaları, yobazlığın ortasında yeşeren sanat ve beklenmedik bir ihanet…

Bir tarafta bilime ve öğrenmeye inananlar, bir tarafta gelişmeyi durduranlar...

Ustam ve Ben, tarihi kişiliklerin, camilerin, kütüphanelerin, türbelerin, köprülerin resmigeçit yaptığı, rengârenk, canlı, sürprizlerle dolu bir dönem hikâyesi…

Öyle bir hayal dünyası ki içindeki konular ve tartışmalar günümüze dair de çok şey söylüyor. Uzun süre hafızalardan silinmeyecek, çok konuşulacak bir roman.

“İstanbul dediğin unutkanlıklar şehri. Orada her şey suya yazılmış. Ustamın eserleri hariç, onunkiler taşa kazınmış. O taşlardan birine bir sır sakladık. Çok zaman geçti üzerinden, nice alametler birikti ama hâlâ orada olmalı, bıraktığımız noktada. Bilmem bulan çıkar mı? Bulsa bile anlar mı? Ustamdan geriye kalan yüzlerce eserden ve binlerce, binlerce taştan bir tanesi var ki, altında gizli Arzın Merkezi.”
***
Kitapta detayda da bahsedildiği gibi Hindistan'dan gelen Cihan ve fili Cota'nin hikayesini okuyorsunuz. Cota bir şekilde Sultan Süleyman'a hediye ediliyor ve filbaz Cihan'in sarayda hayatı anlatılıyor. Mihrimah ile tanışan Cihan ona aşık oluyor. Mihrimah da fili ziyaret bahanesi ile bol bol Cihan'i ziyaret ediyor aslında. Kitapların sonunda her ne kadar Mihrimah'in Cihan'a bir aşk beslemedigi belirtilse de bu aşkı bariz ortada.
Cihan'in başına bin bir çeşit bela ve iyilik geliyor aslında ve tüm bu kötülüklerin ve iyiliklerin başına her daim merakından geldiği anlatılıyor.
Bir meraktan dolayı Sermimar Sinan'in yanına kalfa olarak başlayan Cihan bir çok mimari projeye el atıyor.
Cihan'in ömrü Hindistan'da Taç Mahal'in kubbelerini yaparak sonlaniyor - sonlaniyor diyemeyiz çünkü Cihan tıpkı Hesna Hatun gibi yüzü aşkın yıl yaşıyor ve bu yaşamın bir beddua ile ilgisi olduğunu düşünüyor.

Kısa bir şekilde anlatmaya kalkarsam şöyle diyebilirim 'Ne çektin Cihan be, ne çektin oğlum.'
Kitabı okurken bir de su cümleyi çok kurdum 'var Hürrem sen ne kadinmissin be.'
***
Not aldiklarim:
"Muhalefet ettiğim için. Affetmedi zaar. Etrafını her dediklerine 'evet' diyen dalkavuklarla dolduranlar, fikrini dürüstçe söyleyen adamı hain zanneder."
(S.145)

Cihan'in cevap vermediğini görünce usulca ekledi. "Geldiğin günü hatırlıyorum da. Saf, temiz bir oglandin. Artık o eski masumiyetin kalmadı. Farkında mısın, bizden biri oldun. Sen de ezilmemek için ezenlerdensin."
(S.307)

Tac Mahal... Taşın aksi suya yansır burada. Yaradan'in yansıması insana. Aşk, kalp ağrısında bulur aksini. Hakikat ise hikayelerde. Hepimiz aynı görünmez gök kubbenin altında yaşıyor, didiniyoruz. Zengin ve fakir, Müslüman ve vaftizli, kadın ve erkek, efendi ve köle, sultan ve filbaz, usta ve çırak... Bütün ayrimlarin ortadan kalktığı bir hal var, tekmis sesler kubbede toplanıp som bir sessizliğe dönüstügünde. Belki de kâinatın merkezi yerin altında değil, üstünde: Kubbede.
(S.469)
Okuyun efendim!

11 Mart 2015 Çarşamba

Hello Carsamba

Merhaba ben geldim. Yasadigim bagirsak ve migde enfeksiyonundan sonra geldim ve Mustafa'nin bana pasladigi mimi yapayim dedim, fakat onun blogunu acinca baktim ki yazi kaybolmus. Ne yapalim saglik olsun.
Gecen carsamba sabah kalktigimda kendimi halsiz hissettigim halde i$e gittim ve calistim. Sonrasinda aksam eve dönünce hem titremeye basladim, hem biraz ateslendim.
Persembe sabahi ilk isim doktora gitmek oldu. Grip ile baslayan hastalik cuma günü kendini bagirsak ve mide enfeksiyonuna birakti.
Cok kötü bir hastalik cidden. Pazartesi gününe kadar cektim. Allah düsmanima bile vermesin.
***
Kitap agaci grubumuza bir bayan daha katildi. Sevgili Seda. Kendisi okumak icin Mainz Üniversitesine gelmis ve burada ögrenci evinde kaliyor. En kisa zamanda bulusacagiz kendisi ile.
Bana özendi ve bir blog acti. Muhakkak ugramalisiniz. Yeni yeni basliyor ama bence cok güzel bir blog olacak onunkisi. Link icin tik.
***
Su an elimde Elif Safagin Ustam ve Ben kitabi bulunuyor. Severek okuyorum Elif Safak kitaplarini ama nedense bu kitap heyecanli oldugu halde uzun soluklu geldi bana. Su an son elli sayfa ve bittigi zaman yazisini da yazarim.
***
Annecigim bu gün ufak bir ameliyat gecirdi. Kendi hastaligimi anlatmistim size. Bacaklarimda olan bir sorun. Ben damar ve kalp cerrahisine gittigimde onu da yanimda götürmüstüm ve kontrol edildiginde variz oldugu tespit edilmisti. Varizden ameliyat oldu bu gün. Ben ondan heyecanliydim.
Ufak ameliyat olsa bile, narkoz narkoz ya :/
***
Benden simdilik kisa kisa bu kadar. Sevgiler.

3 Mart 2015 Salı

Blogcanlar bulusmus

Sevdigim blogcanlarin bulusmasini okudum bir kac blogtan. Yorumlara da 'ben geldigimde blogger bulusmasi yapmazsaniz, blogunuzu cökertirim' diye tehdidimi savurduktan sonra kendi bloguma da bir ugrayayim bari dedim.
Cuma günü yatay gecis yaptigim Frankfurt üniversitesinde ilk sinavim vardi. Bu dönem icinde tek sinavimdi.
Sinava girdim ciktim. Sabah 3 saat önce yola ciktigim halde sanki bu aralar benim cinlerimi tepeme cikarmak icin sözlesmis olan Alman demir yollarinin icinde bulundugum treni Mainz-Marienborn sehrine geldiginde bozuldu.
Yarim saat oturdum trenin icinde. Sinirlerim alt üst oldu. Neyse yarim saat sonra yola devam ettik ve ben ders kagitlarimi cikarip biraz daha ders calistim.
Sinav 90 dakikaydi. Halbuki ben 120 dakika olacagini zannediyordum.
Yazdik ciktik efendim. Önemli olan katilmakti - diye igrenc bir espri patlattiktan sonra sonuclari beklemeye koyuldum.

Yarindan itibaren ise basliyorum yeniden. Subatin son iki haftasini evde gecirdim ders calismak icin. Haftanin iki günü ise gidecegim. Iki günü de ufak bir rahatsizligimdan dolayi masaja gidiyorum.
Lenf bezlerim pek iyi calismadigindan ödem olusmus ayak bileklerimde. Bütün gün dükkanda calisirken ayakta durdugum icin zorlaniyorum.
Simdi özel bir masaj yapiyorlar, lenf bezlerinin calismasi ve ödemin idrar yollari ile akmasi icin. Ay yazarken bir hos oldum.
Dünkü masajdan sonra kac kere lavaboya gittim anlatamam.

Kitap okuyorum yine bol bol. Okudukca olgunlasir insan diyecegim ama bunlarin hepsi cok sacma cümleler. Insanin icinden gelmeli kitap okumak. Hayatinda hic kitap okumayan o kadar gelismis insanlar var .. Ne yani,  kitap okumuyorlar diye borumu bunlar arkadasim?
Bu arada bana önerebileceginiz yeni cikan Türk yazarlarin kitaplari var mi? Bu kiz cuma günü Türk Kitapevine gidecekte ...