26. Dezember 2015

Feuer und Stein | Outlander #1 - Yabanci

Feuer und Stein (Outlander, #1)Feuer und Stein by Diana Gabaldon
My rating: 5 of 5 stars

Ich mag Geschichten, in denen man zwischen den Zeiten wechselt. Die Serie dazu ist auch sehr gut gemacht. Somit kann man im Buch weiterlesen und nach und nach die Folgen von Outlander sehen. Ziemlich getreu. Erotikzsenen und andere Gewaltszenen werden ziemlich detailliert beschrieben. Tja, wir schreiben das Jahr 1746, da war das nun mal so brutal. Lesenswert.
Schottland und England bekriegen sich und Claire ist eine Krankenschwester, die im zweiten Weltkrieg Soldaten rettet. Ihre Wunden heilt.
Nach dem zweiten Weltkrieg gehen sie und ihr Mann nach Schottland um nach den Vorfahren ihres Mannes zu recherchieren. Während sie Pflanzen einsammelt berürht sie einen Stein und landet somit im Jahre 1746 und muss sich mit ihrem Benehmen aus dem zwanzigsten Jahrhundert zügeln. Emanzipation ist damals nicht bekannt. 

View all my reviews


Diana Gabaldon'un bu kitabinda 1945 yilindan 1746 yilina geri giden bir kadinin hikayesi anlatiliyor. Claire 1945 yilinda ikinci dünya savasinin ortasinda bulunan bir hemsiredir ve Ingiliz askerlerini tedavi etmektedir.
Savastan sonra bes yil göremedigi kocasi ile birlikte ikinci balayi diye adlandirdiklari tatil icin kocasinin arastirmalari icin Iskocya'ya giderler. 
Kendisi bir gün dolanirken bir tasi ellemesi ile 1746 yilina döner. Kocasinin ailesinden olan Ingiliz asker ona tecavüz etmeye kalkisinca Iskocyali Jamie tarafindan kurtarilir ve hikaye baslar.
Claire'in tek amaci elledigi tasa gidip kendi zamanina geri dönmek. Fakat bu o kadar da kolay olmayacaktir.

23. Dezember 2015

Kış Okuma Şenliği | 2015

Kış Okuma Şenliği 2015 Kategorileri ve Seçtiğim Kitaplar

1. Yabancı Yayınları'ndan çıkmış bir kitap. (10 puan)
Tersyüz / Amy Harmon / Yabanci Yayinlari / 376 s. (O)

2. İsminde kış mevsimini çağrıştıran bir kelime geçen veya olayların kışın geçtiği bir kitap.
Kar / Orhan Pamuk / Iletisim Yayinlari / 428 s. (o)

3. Liseye başladığınız yıl ödül almış bir kitap veya o yıl ödül almış bir yazardan bir kitap. (10 puan)
1998 Nobel Edebiyat Ödülü: Die Stadt der Blinden (Körlük) / Jose Saramago / Rowohlt Taschenbuch / 398 s. (o)

4. Kaç şenliktir listenize alıp alıp okuyamadığınız bir kitap. (10 puan)

5. Herhangi bir edebiyat ödülüne aday olmuş ama kazanamamış bir kitap. (10 puan)
Naokos Lächeln (Imkansizin Sarkisi) / Haruki Murakami / btb / 416 s. (o)

6. Yasaklanmış bir kitap. (10 puan)
Cesur Yeni Dünya / Aldous Huxley / Ithaki Yayinlari / 336 s.(o)


7. Kitap Agaci aylik yada kulupleri ile okunan bir kitap. (10 puan)

Kendime Yeni Bir Ben Lazim / Miranda Dickinson / Indigo Kitap / 400 s. (o)
Kitap Agaci Romantik Kulübü ile okudum. 
 

8. Başkasının sizin için seçtiği bir kitap. (10 puan)
Am kürzeren Ende der Sonnenallee / Thomas Brussig / Fischer Verlag / 156 s. (o)

Bu kitabi canim arkadasim Seda secti. Bloguna ugrayin derim. Tik tik 
 
9. 2015 yılında çıkmış bir kitap. (10 puan)
Hayat Meyhanesi / Emrah Ates / Kent Kitap / 106 s. (o)

10. Yazarından imzalı veya yazarından imzalı olmasını gönlünüzden geçirdiğiniz bir kitap. (10 puan)
Nevrotik / Gürgen Öz / Yitik Ülke Yayinlari / 132 s. (o)

11. Bilim kurgu ya da fantastik kurgu türünde bir kitap. (10 puan)

Die Buchspringer / Mechthild Gläser / Loewe Yayinlari / 384 s. (o)


12. Siz doğmadan en az 250 yıl önce yazılmış bir kitap. (10 puan)

Lucretia / Shakespeare / Createspace / 52 s. (o) 

13. Hem beyaz perdeye aktarılmış, hem de tiyatro veya müzikal adaptasyonu olan bir kitap. (10 puan)
Das Dschungelbuch / Rudyard Kipling / cbj / 86 s. (o)

14. Türk kadın bir yazardan bir öykü kitabı. (10 puan)

Güzel Yazi Defteri / Tomris Uyar / YKY / 64 s. (o) 


15. Romantik türde bir kitap. (10 puan)

Wie ein einziger Tag (Defter) / Nicholas Sparks/Heyne / 204 s. (O)

16. Karakterlerden birinin bulunduğu kitabın isminde geçtiği bir kitap. (10 puan)

Mein Leben mit Stephen Hawking / Jane Hawking / piper / 448 s. (o)


17. Size hediye gelen bir kitap. (10 puan)
Tutsak Günes / Ayse Kulin / Everest Yayinlari / 440 s. (o)

18. 150 sayfadan kısa 4 kitap. (Her kitap 5 puan, hepsi okunursa ekstra 20 puan, toplamda 40 puan)
Die Jungfrau von Orleans / Friedrich Schiller / Reclam / 144 s. (o)

Besleme / Anton Cehov / Can Yayinlari / 111 s. (o)  
Metal Yorgunlugu / Tomris Uyar / YKY / 111 s. (o)
Bu Sartlar Altinda Ölemem / Erdi Karadeniz / Tosbaga Kitap / 96 s. (o)  


19. İsminde aynı kelimenin geçtiği 3 kitap. (Her kitap 10 puan, hepsi okunursa ekstra 30 puan, toplamda 60 puan)
Benim de Söyleyeceklerim Var  / Umut Sarikaya / Dogan Kitap / 246 s. (o)

Benim de Söyleyeceklerim Var Iki / Umut Sarikaya/ Mürekkep Basin Yayin / 164 s. (o)
Benim de Söyleyeceklerim Var Üc / Umut Sarikaya/ Mürekkep Basin Yayin / 234 s. (o)
  
20. Şimdiye kadar hiç kitabını okumadığınız dört yazardan birer kitap. Yazarların ikisi Türk, ikisi yabancı ve bir kadın, bir erkek olacak şekilde. (Her kitap 10 puan, hepsi okunursa ekstra 20 puan, toplamda 60 puan)
Türk Erkek: Bir Demlik Düs / Murat Gülen / Minval / 206 s. (o)
Türk Kadın: 10 Amazon Yüksek Dozda Yasam / Eton Yayincilik 259 s. (o)
Yabancı Erkek: Die Mechanik des Herzens (Mekanik Kalp/ Mathias Malzieu / btb / 188 s. (o)
Yabancı Kadın: Wüstenblume / Waris Dirie / Knaur eBook / 239 s. (o)

21. Birinin isminin bir kelimeden, diğerinin iki, diğerinin üç, diğerinin dört, diğerinin 5 veya daha fazla kelimeden oluştuğu 5 kitap. (Her kitap 10 puan, ekstradan 40 puan, toplamda 90 puan)
Freizeichen / Ildiko von Kürthy / Rowohlt Taschenbuch / 240 s. (o)

Beni Sec / Kiera Cass / Dex / 304 s. (o)
Kirmizi Sacli Kadin / Orhan Pamuk / YKY / 204 s.
Der Hund von Baskerville / Sir Arthur Conan Doyle / Ullstein Buch / 168 s. (o)
Die Frau mit dem Muttermal / Hakan Nesser / btb / 285 s. (o)

22. Kendi temanı kendin yarat, dört kitap belirle. (Her kitap 10 puan, ekstradan 40 puan, toplamda 80 puan)

Pinar sanki kalbimi okumus ve bu temayi zaten eklemis. Ama ben yinede tema olarak: Hediye gelen kitaplari sececegim.
Askin Gözyaslari 4 - Hamus / Sinan Yagmur / Karatay Akademi Yayinlari / 288 s. (o)
Der Schatten des Windes (Rüzgarin Gölgesi) / Carlos Ruiz Zafón / Suhrkamp / 565 s. (o)
Cennetin Dibi / Gündüz Vassaf / Iletisim / 251 s. (o)
Daha Ne Olsun / Kurt Vonnegut / April Yayinlari / 112 s. (O)

20. Dezember 2015

Güz Okuma Senligi 2015 | Puan Durumu #2

1. Kategori (10 puan): Şenliğimizin destekçisi İthaki Yayınları'ndan çıkan bir kitap.
Bird Box - Schließe deine Augen (Kafes) / Josh Malerman / Penhaligon Verlag / 320 sayfa - okundu

6. Kategori (10 puan): Yasaklanmış bir kitap.
Lolita / Nabokov / Rowohlt / 336 sayfa - okundu  

13. Kategori (10 puan): Beyaz perdeye aktarılmış bir kitap. 
Anna Karenina / Lew Tolstoi / Kindle versiyonu / 1233 sayfa - okundu  


14. Kategori (10 puan): Halen yaşayan, Nobel Edebiyat Ödülü kazanmış bir yazardan bir kitap.
Benim Adim Kirmizi / Orhan Pamuk / 472 sayfa - okundu  


17. Kategori (10 puan): Ödül almış bir öykü kitabı (Lütfen kitabınızı belirtirken hangi yıl hangi ödülü aldığını belirtin.)
Foto Sabah Resimleri / Ayse Kulin / Remzi Kitapevi / 159 sayfa -okundu
1995 Haldun Taner ve 1996 Sait Faik Öykü Ödülü   


21. Kategori (Her bir kitap 5 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 40 puan, toplamda 80 puan): 150 sayfadan kısa sekiz kitap.
Deli Cocugun Güncesi / Özgür Bacaksiz /  Destek Yayinlari / 128 sayfa -okundu
Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku / Ilhami Algör / Iletisim Yayincilik / 65 sayfa -okundu
Wer ja sagt, muss auch Onkel Horst einladen / Theresa Selig / DT / 128 sayfa -okundu

22. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 40 puan, toplamda 80 puan): Kendinizin belirleyeceği bir temaya uyan dört kitap.
Bir zamanlar Tumblr'da gördügüm kitap listesinden 4 kitap
Liste burada   


Die Verwandlung (Dönüsüm) / Franz Kafka / Fabula Verlag / 68 sayfa -okundu
Aforizmalar / Franz Kafka / Altikirkbes Basin Yayin / 64 sayfa -okundu
Aylak Adam / Yusuf Atilgan / YKY / 155 sayfa -okundu  


Ikinci ay son durum:
8 kitap (8*10) = 80 puan
#kisafestivalkitaplari 3 kitap (3*5) = 15 puan
21. ve 22. kategori tamamlandigi icin 40+40 = 80 puan
3128 sayfa okudugum icin 31 puan  puan
Toplam: 80 + 15 + 80 + 31 = 206 puan 

Bir önceki ay 311 puan almistim. Böylece senlik süresince toplam 517 puan aldim. Memnunum.

17. Dezember 2015

Bu kurulun ...

Bu kurulun ben .... (küfür etti)
Kurul toplanmis toplanmasina da bu toplantida benim basvuruma sira gelmemis.
Mail attim hocaya, hocam ne oldu acaba, nasil bir karar verdiniz - diye sordum.
Ertesi sabah hocamdan mail geldi, gecen kurulda sizin basvurunuza sira gelmedi, kurul tekrar ocak ayinda toplacaka - diye yazdi.
Hay ben sizin .... (tekrar küfür etti)
Son 3 gündür hastalandim blogcan. Bogaz agrisi ile basladi, öksürük ve kulak agrisi ile devam etti. Ilac kullaniyorum 3 gündür. Ayrica son 3 gündür icim corba ve limonlu cay doldu.

Cocukken kulagim agridiginda babam kulagima sigara dumani üflerdi. Ciddi anlamda iyi geliyor. Dünde anneme - hadi cocuklugumda ki gibi, su kulagima sigara dumani üfle - dedim. Üfledi. Agrilarim biraz azaldi.

Hadi, kolay gelsin hayat denilen su sey.

13. Dezember 2015

15:57

Staj yeri ariyorum malum. Bulamadim.
Iki ay önce CV'mi gönderdigim bir sirket beni 11.11.2015 tarihinde arayip, CV'nizi cok begendik, hala staj yeri ariyormusunuz diye sordu. Aradigimi belirttim.
Sirkette bulunan durumlardan dolayi 3 hafta sonra beni arayacaklarini söylediler, bende o sürede zaten son sinavima (sinvadan hala bir karar cikmadi) hazirlanacagimi söyledim.
3 hafta gecti 4 hafta oldu tabi ki. Simdi düsünüyorum, yilbasi öncesi bu sirkete mail atip, noldu kardesim, hani ariyordunuz diye sorsam mi? Sormasam mi?
Sormayacagim herhalde. Yilbasindan önce noel tatili de araya girdigi icin bu gavurun elinde tabi ki kimse benim mailime cevap vermez.
24.12. yarim gün, 25.12 ve 26.122 tatil. Geri kalan günlerde calisan yerler de var, evde olanlar da. Bu yilda gecti ya ....

10. Dezember 2015

Persembe Notlari

Bugün tam bir hafta oldu sinav geçeli. Hala bir haber yok. Bu kurul ne zaman toplanacak ? Bilmiyorum. (Şuraya bir küfür bıraktım)
Mail attığım hocaya tekrar mail atıp sık boğaz etmek istemiyorum.
İçimi ferah tutmaya çalışıyorum. Kabul edecekler. Sınavı da kazandım diye düşünüyorum. Staj yeri bulamadım ona da canım sıkılıyor blog.
Demem o ki, bu bunalım bir an önce bitsin.

5. Dezember 2015

Günce

Persembe sabahi saat 4.00' de kalkip 4.51'de trene bindim. Benim persembe günü sinavim vardi. Allah nasip ederse son sinavim. Gecersem eger (baska sorunlar - birazdan anlatacagim) bu benim üniversite de yazili olarak katildigim son sinavim olacak ve pesine staj ve tez gelecek. Staj 14 hafta sürecek, tez ise 12 hafta icinde bir konu hakkinda yazilacak iade edilecek. Iade edildikten sonra ortak bir randevu kararlastirilacak, bu randevuda yarim saatlik sunum ile tez konusu sergilenecek ve alinan not ile üniversite hayati bitecek. Amin insallah :)

Evet gittim pasa pasa sabahin köründe (Sabah 7.00) üniversiteye vardim. Daha karga gak dememis, horozlar kalkmamis, hava aydinlanmamisti. Elimde istasyondan aldigim kahvem ile ücüncü katta ki bilgisayar odasina girdim. Girdigimde temizlikci kadin yerleri temizliyordu. Türk sandim - günaydin - dedim. Degildi. Tekrar almanca - guten morgen - dedim.
Sonra etrafimi da temizledikten sonra - burada mi kalacaksiniz - diye sordu. Evet - dedim. O zaman kapiyi üzerinize kilitlemem gerekiyor - dedi. Nasil yani - saat kacta bu odalari aciyorsunuz ki - diye sordum.
Saat sekizde - dedi. Ben zaten sekizde sinava girecektim. (Esyalarini toplayip disariya cikti)

Sinava gelince - bir kac bilgi vereyim. Sinav tarihleri belli oldugu süreden sonra His denilen sistemi üzerinden belirli bir zaman diliminde sinava girmek istediginizi belirten bir kayit islemi var. Bu kayit islemini gerceklestirmek zorundalar ki ona göre odalar hazirlansin, kac kisi sinava girecek belli olsun.
Eger ki bu kayit islemini yapmazsan, sinava girme hakkin yok.
(Sinav tarihi belli olunca hemen kaydini yaptirdi. Sistem ile baska sorunlar yasadi)

Sinav kagitlarini hoca dagitirken elindeki katilimci listesine de adimizin yanina isaret koyuyor. Bana kagidimi verirken listede adimin olmadigini söyledi. Olamaz kayit oldum - dedim. O zaman baska bir kagit imzalamaniz gerekiyor - dedi. (Imzaladi)

Sinavi yazdim. Kendime göre basarili oldugunu, gectigimi düsünüyorum.
Sinavdan ciktim ve ögrenci islerine gittim. Bayan R. kayit olmamissiniz  demek ki adiniz listede yok. O zaman kesinlikle sinav kabul olmayacak tekrar gireceksiniz - dedi. Kayit olduguma eminim ve bu benim sistem ile yasadigim ilk sorun degil - dedim.
Velhasilikelam Sinava girisimin kabulü ve sinavimin kontrolü icin basvuru formu doldurdum ve diger bir hocaya verdim.
Bu hoca bana zamaninda cok yardimci olmustu. Bu güne kadar topladiginiz puanlari göz önünde bulunduracagim ve ona göre kurulda karar verecegim dedi. Kurul ne zaman toplanacak bilgim yok. Sinavin sonuclari da henüz cikmadi.
Ama kuruldan benim aleyhime bir karar cikarsa bu benim ögrenimimin bosuna uzamasi demek.

Dualar kabul olunur.

20. November 2015

Silber Serisi - Kerstin Gier

Kerstin Gier'i daha önce Yakurt Kırmızı serisinden tanıyorum. Kendisi Almanya da yaşadığı için burada tanınmış bir yazar. Silber serisini kasabamızın kütüphanesinden ödünç alarak okudum. Yani hiç bir kitap elimde yok. İleride imkanım olursa Yakut Kırmızı ve Silber serisini satin alıp kitaplığıma ekleyeceğim.

Konusuna gelince: Liv ve Mia Silber iki kız kardeş. Annelerinin yeni erkek arkadaşı Ernest Spencer'in evine taşınıyorlar. Ernest Spencerin biri erkek (Grayson) biri kız (Florence) ikiz çocukları vardır. 15 ve 18 yaşında olan bu gençler birlikte yaşamaya alışmaya çalışırken Liv'in rüyalarda dolanabileceğini fark etmesi ile başlıyor bu hikaye.
Geçen sene Grayson ve arkadaşları (Anabel, Arthur ve Henry) bir kitap bularak ruhlarını Dämon (Şeytan'a) satmışlardır ve o günden beri en çokta Anabel ve Arthur bu Ecinlerin varlığına inanmaktadır.
Ruhlarını kurtarabilmek için bir bakirenin kanlarına ihtiyacı vardır ve Liv bunun için harika kumaştandır. Bu güne kadar hic aşık olmamış olan Liv, Grayson ve Henry'nin uyarılarına rağmen bu gruba dail olur.
O günden sonra rüya koridorlarına buluşuyorlardır. Bir başkasının rüyasına girebilmek için ise, o insanin bir eşyasına ihtiyaç duymaktadırlar.
Anabel ve Arthur ruhlarını gerçekten kabyetmişlerdir ve kötü tarafa geçmişlerdir. Anabel ve Arthur'un tek amacı Liv'i öldürmektir. Liv'i öldürdüklerinde mükafatlandıralacağını sanıyorlardır.
Üçüncü kitap ilk iki kitaba göre biraz vasat kalmış. Ilk iki kitap benden 5 yıldız alırken, en son kitap 4 yıldız almıştır. Sonu çok daha farklı bağlanabilirdi fakat bunların gençlere hitap eden kitaplar olduğunu düşünürsek Kerstin Gier sonunu gayet naif ve güzel bir sekilde bağlamış.

Kitapta gençlerin gittiği lisede olan biten her şeyi bilen ve bu konular hakkında blog yazan Secrecy çok merak uyandırıyor. 3 kitap boyunca acaba Secrecy kim diye araştırma yapan Mia Silber serinin sonunda Secrecy'nin gerçek kimliğini ortaya çıkarıyor. Zevkle okudum.

14. November 2015

Okuduklarim

Son zamanlarda bol bol kitap okudum yine ve burada kisacik toplayayim bakalim, neler okumusum.

Güz okuma senliginde asil meslegi ögretmenlik olan bir yazardan bir kitap okumam gerekiyordu.
Bende Rifat Ilgaz'in Hababam Sinifi kitabini sectim. Gercekten cok güzeldi. Filimlerinden harikaydi tabi ki. Böylece bu kadar klasiklesmis bir kitabi da okumus oldum.

Sinan Yagmur'dan Mevlanadan Inciler
Bu kitap bana Türkiye'den hediye geldi. Adima imzalanmis olmasi beni cok mutlu etti. Mevlana'nin sözlerini okumak güzeldi.


Ben çoktandır tarihi bir roman okumamıştım. İbrahim ve Hatice'nin hikayesini tarihten az cok bildigimiz bu romanı okumayı cok istedim.
İkilinin bir araya gelmesi her ne kadar da 550 sayfadan sonra gerçekleşse de kitabı beğenerek okudum. İbrahim'in öldürüldüğü sahneyi yazar cok güzel ve akıcı yazmış. Okurken ürperdim.
Ah İbrahim sen ne yazık ki Hatice'yi hiç sevmedin.


Sonunda Başkomiser Nevzat ile tanıştım ve İstanbul'u sokak sokak gezdim hissine vardım.
6 cinayette de kullanan sikkeler sayesinde İstanbul hakkında o kadar güzel bilgi edindim ki anlatamam. Sevdim seni Nevzat :)
Bu kitap bana Dan Brown'un Cehennem kitabını anımsattı. 


Gercekten cok ilginç bir kitap. Cinler ve periler ile dolu olan bu kitabın kurgusunu cok sevdim. Rüya tabirlerinde olduğu gibi bazı kelimelerin rüya tabiri açıklamalarını beğendim.
Arkadaşım Seda'ya bu kitabı bana ödünç verdiği icin buradan tesekkur ediyorum. 


“Evet, biraz sapık ve tek taraflı bir tutku”, dedi, arkasını dönüp gitti.
Tutku dolu bir aşkı, şarkı tadında, kısa cümleler ve dikkat çekici ayrıntılar ile okuyoruz erkeğin ağzından. Vay Müzeyyen'e bak sen diyoruz kimi zaman.
Tutku ile sevilmek istermiydim diye düşündüm. Sanıyorum hayır.
 




4. November 2015

Güz Okuma Senligi 2015 | Puan Durumu #1

4. Kasim ne cabuk geldi bakalim?
Nasil miyim? Iyiyim blogcan. Evdeyim. Staj yeri ariyorum. Son sinavim icin ders calisiyorum. Ders calismanin haricinde bol bol kitap okuyorum.
Katildigim okuma senliginde ilk ayda bunlari okumusum.
Buyurun.

5. Kategori (10 puan): Esas mesleği öğretmenlik olan bir yazardan bir kitap.
Hababam Sinifi / Rifat Ilgaz / Cinar Yayinlari / 463 sayfa

7. Kategori (10 puan): Herkesin okuyup da sadece sizin okumadığınızı düşündüğünüz bir kitap..
Der Alchimist(Simyaci) / Paulo Coelho / Diogenes Verlag / 176 sayfa  

8. Kategori (10 puan): Başkasının sizin için seçtiği bir kitap. (Bu kategoride tavsiyelerine güvendiğiniz ve tanıdığınız birine gidip ne okuyacağınızı sorabilirsiniz veya bir yakınınızdan kütüphanenizden okumanız için rastgele kitap seçmesini isteyebilirsiniz. Kendi kendine karar vermek yok).
Ömür Diyorlar Buna / Ayfer Tunc / Can Yayinlari / 200 sayfa  

10. Kategori (10 puan): Sadece tek bir kitabını okuduğunuz bir yazardan/şairden bir kitap.
Bana Sirtini Dönme / Sinan Akyüz / Alfa Yayinlari / 265 sayfa  

15. Kategori (10 puan): Biyografi/otobiyografi/anı türünde bir kitap.
Erstickt an euren Lügen / Inci Y. / Weltbild / 296 sayfa (Okundu)  

18. Kategori (Her kitap 10 puan, 2 kitabı da okuyana ekstradan 30 puan, toplam 50 puan)İsminde zıt anlamlı kelimelerin olduğu iki kitap. (Örnek: Büyük Umutlar - Küçük Kadınlar; Denizin Altındaki Ada - Buzdolabının Üstündeki Kız; Kötü Saatte - İyi Kalpli Erendira)
Bayan Peregrine'in Tuhaf Çocukları / Ransom Riggs / İthaki Yayınları / 400 sayfa
Bay Düdük / Aziz Nesin / Adam Yayinlari / 104 sayfa  

19. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 30 puan, toplam 60 puan): Eserlerini aynı dilde yazan üç farklı yazardan birer kitap.
Die Taube (Güvercin) / Patrick Süskind / Diogenes Verlag / 100 sayfa
Die Blendung (Körlesme) / Elias Canetti / Fischer Verlag / 848 sayfa
Schachnovelle (Satranc) / Stefan Zwei / Kindle Edisyonu / 128 sayfa  

20. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 20 puan, toplamda 60 puan): Şimdiye kadar hiç kitabını okumadığınız dört yazardan birer kitap. Yazarların ikisi Türk, ikisi yabancı, ikisi kadın, ikisi erkek olmalı.
Yabanci Kadin: Mrs. Dalloway - Virginia Woolf, Fischer Verlag, 238 sayfa
Yabanci Erkek: Babalar ve Ogullari / Ivan Turgenyev / Iletisim Yayinlari / 335 sayfa 
Türk Kadin: Pargali ve Hatice / Demet Altinyeleklioglu / Artemis Yayinlari / 842 sayfa
Türk Erkek: Istanbul Hatirasi / Ahmet Ümit / Everest Cep Yayinlari / 685 sayfa   

21. Kategori (Her bir kitap 5 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 40 puan, toplamda 80 puan): 150 sayfadan kısa sekiz kitap.


  1. Chronik eines angekündigten Todes (Kirmizi Pazartesi) / Marquez / dtv / 119 sayfa
  2. Mevlana'dan Inciler / Sinan Yagmur / Destek Edebiyat / 92 sayfa
  3. Divan / Turgut Uyar / Bilgi Yayinevi / 88 sayfa
  4. Yalniz Kizlarin 41 Kurali / Canan Saka / nemesis / 147 sayfa
  5. Bes Sevim Apartmani / Mine Sögüt / Yapi Kredi Yayinlari / 127 sayfa

22. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 40 puan, toplamda 80 puan): Kendinizin belirleyeceği bir temaya uyan dört kitap.
Bir zamanlar Tumblr'da gördügüm kitap listesinden 4 kitap
Erken Kaybedenler / Emrah Serbes / Iletisim Yayinlari / 143 sayfa 

Puan:
15 Kitap okudugum icin 150 puan 
21. kategoride 5 kitap okudugum icin 25 puan 
18. kategoriyi tamamladigim icin arti 30 puan 
19. kategoriyi tamamladigim icin arti 30 puan 
20. kategoriyi tamamladigim icin arti 20 puan 
5677 sayfa okudugum icin arti 56 puan 
Toplam: 150 + 25 + 30 + 30 +20 +56 = 311 puan 

Okuma durumumdan memnunum. 

21. Oktober 2015

20.10.2015

Dün akşam Alevi arkadaşlarım ile Cemevine gittim. Muharrem orucu tutan arkadaşlarım tıpkı camiide olduğu gibi akşamları cemevinde yemek veriyorlar. Merak ettiğim için gitmek istedim. Erzincan lokumu hazırladı annem. Bir tepsiye yerleştirip kardeşimi de yanıma alıp cemevinin yolunu tuttum.
Herkes bir şeyler getirmişti. Et ve su hariç herşey vardı. Aleviler bu 12 günde et yemiyorlar ve şu içmiyorlar.
Hep birlikte güneş battığında bir büyüğün de öncü olması ile dua okundu ve oruç açtık. Gerçi buna oruç açmak denmiyormuş ama ne dendiğini unuttum şimdi.
Hep birlikte yemek yedik. Çay içtik. Tatlılarımızı yedik. Benim için çok güzel geçti. Türkçe dua ettiler. Buda benim için güzeldi. Bazen içimizden geçirdiklerimizi türkçe söyleyip dua gibi iletiriz ya Allah'a ...
Demem o ki. Bunca karışıklık varken, bunca sorun varken aslında sorunları sadece politikanın yarattığını bir kez daha fark ettim.

Hadi kolay gelsin, hayat denilen şey.

20. Oktober 2015

-20-10-2015

Evet, sevgili Günlük :)
Yavas yavas kendime geliyorum. Kurban bayraminin ilk üc gününde ben ne mi yaptim? 3 tane sinava girdim ciktim. Carsamba, persembe ve cuma günleri 3 ayri sinava girdim. Ilk sinav ingilizce idi. Ingilizcem iyidir cok sükür. Gecerim ben bu sinavi dedim.
 - Ahu Ingilizce sinavini gecti 

Ikinci gün olan sinava cok calismistim. Sinava girdigimde ilk önce tanimadigim bir kac okul arkadasima sinirlendim. Türk ordusu. Evet türkler bir olmus, en güzel siralari kapmis. Beni oturmak istedigim yere oturtmadilar. Coluk cocukla ugrasamam deyip sinirlerime hakim oldum ve gittim baska bir yere oturdum.
Sinav zor gecti. Ciktigimda kesin kaldim ben bu sinavdan, keske teori bölümünde biraz daha ezber yapsaydim dedim.
 - Ahu bu sinavi gecemedi  
 
Neyse sinav sonucu ciktiginda hemen profesöre yazdim. Sinav kagitlarima bakmak istiyorum dedim. Gittim baktim. Hic olmadik yerde bir hata yapmisim. Ve dogru bildigim bir bölümü yanlis yapmisim. Yani yanlis ögrenmisim. Dogrusu nasil - diye sordum hocaya. Gösterdi.
 -Bir daha ki sefere kesin gecer 

Ücüncü gün yazdigim sinavdan ciktigimda artik sadece eve gitmek ve uyumak istiyordum.
Sinav sabah saat sekizde idi ve ben üniversiteye 45 km uzaklikta oturdugum icin sabah saat 4'te kalkip saat bes bucukte trene bindim. 
Sinavdan ciktiktan sonra - ben bu sinavi gecemedim herhalde, ne yaptigimin farkinda degilim - dedim.
-Ahu bu sinavi gectigini bugün ögrendi 

Evet sinavi gecmisim. Demin sistemden baktigimda inanamadigim icin, tekrar cikis yapip giris yaptim. Iki kere konrtol ettim. Gecmisim. Icim ne kadar rahatladi anlatamam.
Simdi kaybettigim sinava tekrar girecegim onun icin ders calisiyorum. Bir yandan da staj yeri ariyorum. 

Hadi kolay gelsin, hayat denilen su sey.
 

8. Oktober 2015

Bayan Peregrne'in Tuhaf Cocuklari - Ransom Riggs

Gizemli Bir Ada
Terk edilmiş Bir Yetimhane
Tuhaf Fotoğraflar
16 yaşındaki Jacob, dedesinin başına gelen felaketin ardından hiç bilmediği bir adada keşfe çıkar. Burada Bayan
Peregrine'e ait bir çocuk yuvasının darmadağın olmuş kalıntılarıyla karşılaşır. Evin metruk koridorlarını, yatak
odalarını araştırırken duyduğu bir sesle dehşete düşer, gördüğü şeyin peşinden koşarken birden zamanın hiç akmadığı, diğer insanların asla göremeyecekleri bir dünyaya ayak basar.
Akıllardan çıkmayacak eski fotoğraflarla bezenmiş bu roman yetişkinlerin, gençlerin ve karanlıkta geçen bir serüvenden haz duyan herkesin hoşuna gidecek. 
#guzokumasenligi 18. Kategori #ahureads2015

Mrs. Dalloway - Virginia Woolf

#guzokumasenligi Bu güne kadar okumadığım kadın yazar - #virginiawoolf #mrsdalloway Ne kadar büyük bir hata etmişim bu güne kadar okumamak ile. Virginia bu kitabında bir haziran carsambasinda olan olayları anlatıyor. İngiltere de yaşayan ufak bir kesitin düşüncelerine tanık oluyoruz. Virginia Woolf bu kitabı 1925 yılında kendi yayınevi olan Hogarth Press'ten yayımlatmış. Bende ki ise Almanca çevirisi. 1985 #fischer baskısı. #ahureads2015

Göge Bakma Duragi - Turgut Uyar

Göğe bakma durağını okudum. Arkadaşım Anarşi geldi aklıma. İlk ondan duymuştum. 88 sayfalık Turgut Uyar kitabı. Adı Divan.
•••••••••••••••••••••••••••••••
Ben ne güzel işerim güneşe karşı
Arkamda medrese duvarı önümdeki çarşı
Bir sürekli kaşınmadır yaşadığım
Törelere ve alışkanlığa karşı
Geldim gittim geldim bir şey bulamadım
Üzüldüğüme ve yorulduğuma karşı
Ah aklıma her şey gelir, her şey gelir
Doğan güne karşı batan güne karşı
Sözde kirlettigimiz bütün her şey duruyor
Bak ne diyorum sana, ele güne karşı
Biz duralım bir sürekliyiz duralım
Durukluğa, tüberkiloza ve uranyuma karşı
Durduk, Ateş besledi, kuşları sürekledi
Arkamız medrese duvarı önümüz çarşı
Güneşe güneşe karşı
#guzokumasenligi #kisakitaplarfestivali ilişki pazartesi mi olacak yani :) #ahureads2015 #turgutuyar #divan #gogebakmaduragi

Kirmizi Pazartesi - Marquez

Ein Mädchen wird in der Hochzeitsnacht nach Hause geschickt, weil es nicht mehr unberührt war. Seine Brüder beschließen, den angeblichen Verführer zu töten. Ein Dorf sieht zu.
Şaşalı bir düğün gecesinden sonra Bayardo San Roman güzel gelini baba evine geri gönderir. Angela'nın ellenmemis olması erkekler gururunu kırmıştır. Abileri ilk erkeğinin adını söyleme zorladiklarinda Angela'nin verdiği cevap genç Santiago Nasar'in sonunu getirmiştir.
Çünkü Pedro ve Pablo erkeklik gururları yüzünden Nasar'i öldürmeye karar verirler. Tüm köy islenecek cinayetten haberdardır. Bir tek ölecek olan Nasar'in haberi yoktur.
Katiller için geri dönüş yoktur. Peki herkes susacak mı? Kimse bir şey demeyecek mi? Papaz bile karışmayacak mı? Planlanmış ve olacağını bildiginiz bir cinayete tanık oluyorsunuz. #guzokumasenligi #kirmizipazartesi #chronikeinesangekündigtentodes #gabrielgarciamarquez #ahureads2015 #kisakitaplarfestivali

Not. Saksida Semizotu büyüyor :) 

Yalniz Kizlarin 41 Kurali - Canan Saka

Bugünün #kisakitaplarfestivali kitabı Canan Saka'dan Yalnız Kızların 41 Kuralı. Şunu belirtmek istiyorum ki, küfür yeri gelince tam oturuyor fakat her iki satırda küfür kullanıncada iğrenç oluyor. Cıks. #canansaka #guzokumasenligi #ahureads2015


Güvercin - Patrick Süskind

Bu kısa romanın başkişisi Jonathan Noel, olaylardan kaçan, içine kapanık, sıradan bir insandır. Yıllardır bir bankanın bekçiliğini yapmaktadır. Bütün yaptığı da bankanın müdürünü karşılamak, arabasının kapısını açmaktır. Paris'te bir çatı katında yaşamakta, bu katın sahibi olmaya çalışmaktadır. Ama bir gün karşısına çıkan bir güvercin, bu sıradan insanın tekdüze yaşamını altüst eder.
#guzokumasenligi ‘nde kitaplarini ayni dilde yazan 3 farkli yazardan kitap kategorisinde dil olarak almancayi sectim ve bugüne kadar sadece Koku kitabini okudugum Süskind'i sectim. #ahureads2015 #patricksüskind #dietaube #güvercin

Ömür Diyorlar Buna - Ayfer Tunc

Yaşanmış hikayeleri içinde barındıran bu kitabı benimle paylaştığı icin kitap kardeşim Seda'ya teşekkür ederim.
Alıntı: Bir yazarı nereden tanıyabiliriz? Fotoğraflarından? Kişisel notlarından? “Bir gün gelir de herkes bunları okursa” tedirginliği içinde yazılmış günlüklerinden? Gerekli midir bir yazarı tanımak? Eh, merak eden varsa gereklidir elbette.
#guzokumasenligi #okuyorum #ayfertunc #omurdiyorlarbuna #ahureads2015 Arkadaşınızın önerdiği bir kitap kategorisi

Bana Sirtini Dönme - Sinan Akyüz

Bana Sırtını Dönme


Kadinlarin yeri geldigince ne kadar seytanca olabileceklerini anlatan bir kitap. Kitap daha cok ikili iliskiler üzerine kurulu ve itiraflar seklinde devam ediyor.
Cinsellik ön planda bu kitapta ve hersey, ask, sevgi, intikam, ihtiras hep cinselligin üzerinden ilerliyor.
Erkeklerin safligi ve aptalligini, kadinlarin seytanligini (tatli dil yilani delidiginden cikarir) cok güzel gözler önüne seriyor.


***
Güz okuma senliginde daha önce tek bir kitabini okudugum yazar kategorisine dail ettim bu kitabi.

29. September 2015

Son Zamanda Okuduklarim #2

İkinci dünya savaşının son günlerinde dört Alman çocuğun bir yemek deposu bulmasını anlatıyor. Fakat sırları 15 yasında olan Abiram tarafından paylasilmaktadir. Nazilerden kaçan bu yahudi çocuğu saklayacaklar mı yoksa ele mi verecekler? #kisakitaplarfestivali
Bu kitabin türkcesi yok herhalde.

Sonunda herkesin okudugu ama benim okumadigim kitabi okudum. Simyaci. Almanca okudum yine. Gercekten cok güzel bir kitap. Okumayanlar okusun.



A photo posted by Ahu (@ahukader) on

Hülya Özkan Türkiye'den kücük yasta Almanya'ya gelmis. Burada okumus büyümüs ve Almanya'nin yerel bir kanalinda moderatörlük yapiyor. Bu kitapta Hülya hanim cocuklugunu, ailesini ve Almanya da yasayan Türklere özgü hal ve tavirlari anlatiyor. Cok zevk aldim okurken.

Son Zamanlarda Okuduklarim

Son zamanlarda okuduklarimi suraya bir ekleyeyim de sabit dursun.

Trendeki Kiz:
Rachel her gün aynı trene binip aynı çifti izliyordu. Çiftin başına gelenleri bütün ülke duyduktan sonra, hayatlarına dâhil olmaya karar verdi. "Büyüleyici, sürükleyici, üst seviye bir gerilim. Mutlaka okuyun!" -S.J. Watson-"Hem karakter yaratımı hem olay örgüsü muhteşem, harika bir kitap! Yeni neslin Alfred Hitchcock'u." -Terry Hayes-"Zeki, gerilim dolu ve baştan aşağıya sürükleyici bir roman." -Lisa Gardner-"Aklınızı başınızdan alacak, zekice yazılmış bu psikolojik-gerilim romanı hem muhteşem hem de tren enkazı kadar korkunç!" -Publishers Weekly-"Nefesleri kesen bir ilk roman. En dikkatli okurlar bile, Hawkins olayları teker teker açığa çıkarıp, aşkın ve takıntının şiddetle olan kaçınılmaz bağını ortaya koyarken şaşırmaktan kendilerini alamayacaklar." -Kirkus-"Trendeki Kız, her şeyi anladığınızı düşündüğünüz an sizi farklı bir sürprizle karşılıyor." -Entertainment Weekly-
***
Kitap Agaci Eylül ayi kitabiydi bu kitap. Almanca okudum. Zaten dükkanlarda görüyordum ve merak etmistim. Fakat sunu söylemeliyim ki kitabi pek begenmedim. Bence pek heyecan verici degildi. 

Sana Baglandim:
Amerika'yı sarsan kitap Türkçe'de!Crossfire macerası hız kesmeden devam ediyor!Sen benimsin! Gideon havlumu çekip açtı. Havlu yere düşüp de ben karşısında çırılçıplak kalınca sert bir soluk aldı. "Ah, Eva." Sesi öyle duygu doluydu ki gözlerim yanıyordu. Tişörtünü başının üstünden çekip çıkardı ve bir kenara fırlattı. Sonra bana doğru uzandı, çıplak tenlerimizin birbirine dokunacağı anı uzatarak dikkatle girdi kollarımın arasına.Crossfire aşk macerası hiç hız kesmeden devam ediyor! Tutkuyla birbirlerine kenetlenen Eva ve Gideon'ın artık kimsenin bilmediği tehlikeli bir sırları var! Eva'nın hayatını mahveden üvey kardeşi Nathan öldürüldü. Peki, onu öldüren kişi kim? Eva, şüpheleri ve aşkı arasında doğru yolu bulabilecek mi?Sana Soyundum ve Sende Kendimi Buldum'la iyice harlanan tutku ateşi serinin bu üçüncü kitabıyla doruğa ulaşıyor. Sana Bağlandım inanılmaz bir dönüm noktasıyla okurları soluksuz bırakıyor.
Bu kitap Erotik romanlar listesinde yer almaktadır.
***
Bu kitaplari da almanca okuyorum. Serinin ikinci kitabini türkce okudum ve sunu söylemeliyim ki cinselligi anlatan satirlar almanca da daha güzel. Türkce de kulaga cok itici geliyor. Kitaplarda erotikten cok hikaye acayip heyecanli gidiyor. Eve ve Gideon'in cocukluklarindan gelen sorunlarini birbirlerine sarilarak asmaya calismalari yer yer hüzünlendiriyor.
 
Sudaki Iz :
Ahmet Altan'ın ikinci romanı olan Sudaki İz, ilk kez 1985 yılının ortalarında Can Yayınları arasında çıkmıştır. Büyük bir ilgiyle karşılanan roman, yedi ay gibi kısa bir süre içinde üçüncü basımına ulaşmıştı. Bu son basımın üzerinden iki ay geçtikten sonra kitap toplatıldı. Yargılama iki yıl sürdü. Sonunda İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi kitaptaki iki buçuk sayfalık bir bölümü 'müstehcen' bularak, kitabın 'zoralım ve imha' sına karar verdi. Kesinleşmiş mahkeme kararlarını yayımlamak, yasalarımıza göre yeni bir suç oluşturmuyor. Daha sonra, işte bu güvenceyle Sudaki İz'in dördüncü basımının başında, adı geçen mahkeme kararını da ekledik. İki buçuk sayfası yüzünden kitabın bütününün sonsuza dek yok sayılmasına gönlümüz razı olmadığından ve özgür bir düşünce ve yaratım ortamının geleceğine de inanarak, Sudaki İz'in suçlu sayılan satırlarının üzerini siyah utanç bantlarıyla kapattık, yani suç öğesini ortadan kaldırdık ve kitabın yeni basımlarını böyle hazırladık. Mahlkemenin sakıncalı bulduğu cümleleri içeren kararını da kitabın başına ekledik. Bitkisel hayata sokulmuş bir kitaba, biraz oyuncaklı da olsa, yeniden can vermenin sevinci içindeyiz
***
Yaz okuma senligi sayesinde yasaklanmis bir kitap kategorisinde Ahmet Altan'dan Sudaki Iz kitabini okudum. Bence güzel bir kitapti ve müstehcen diye tabir edilen yerler o kadar da kötü degildi. 

 
 

26. September 2015

Güz Okuma Senligi 2015

1. Kategori (10 puan): Şenliğimizin destekçisi İthaki Yayınları'ndan çıkan bir kitap.
Bird Box - Schließe deine Augen (Kafes) / Josh Malerman / Penhaligon Verlag / 320 sayfa - okundu

2. Kategori (10 puan): İsminde güz mevsimini çağrıştıran bir kelime geçen veya olayların güz mevsiminde geçtiği bir kitap.



3. Kategori (10 puan): 700 sayfadan uzun bir kitap (Birkaç cilde bölünmüş kitaplarda ciltlerin toplam sayfa sayısına bakabilirsiniz).


4. Kategori (10 puan): Olayların geçtiği yerin (köy, kasaba, şehir, ülke, kıta) adının kitabın adına yansıdığı bir kitap.

5. Kategori (10 puan): Esas mesleği öğretmenlik olan bir yazardan bir kitap.
Hababam Sinifi / Rifat Ilgaz / Cinar Yayinlari / 463 sayfa-okundu

6. Kategori (10 puan): Yasaklanmış bir kitap.
Lolita / Nabokov / Rowohlt / 336 sayfa - okundu  

7. Kategori (10 puan): Herkesin okuyup da sadece sizin okumadığınızı düşündüğünüz bir kitap..
Der Alchimist(Simyaci) / Paulo Coelho / Diogenes Verlag / 176 sayfa-okundu
 
8. Kategori (10 puan): Başkasının sizin için seçtiği bir kitap. (Bu kategoride tavsiyelerine güvendiğiniz ve tanıdığınız birine gidip ne okuyacağınızı sorabilirsiniz veya bir yakınınızdan kütüphanenizden okumanız için rastgele kitap seçmesini isteyebilirsiniz. Kendi kendine karar vermek yok).
Ömür Diyorlar Buna / Ayfer Tunc / Can Yayinlari / 200 sayfa-okundu

9. Kategori (10 puan): Bir seriye ait bir kitap (Serilerin ilk kitapları kapsam dışı).
Silber - Das zweite Buch der Träume / Kerstin Gier / Fischer Verlag / 416 sayfa-okundu

10. Kategori (10 puan): Sadece tek bir kitabını okuduğunuz bir yazardan/şairden bir kitap.
Bana Sirtini Dönme / Sinan Akyüz / Alfa Yayinlari / 265 sayfa-okundu

11. Kategori (10 puan): Bir kişisel gelişim kitabı.
Okumayacagim

12. Kategori (10 puan): Doğduğunuz yıl hayatını kaybetmiş bir yazardan/şairden bir kitap.

13. Kategori (10 puan): Beyaz perdeye aktarılmış bir kitap. 
Anna Karenina / Lew Tolstoi / Kindle versiyonu / 1233 sayfa - okundu


14. Kategori (10 puan): Halen yaşayan, Nobel Edebiyat Ödülü kazanmış bir yazardan bir kitap.
Benim Adim Kirmizi / Orhan Pamuk / 472 sayfa - okundu 

15. Kategori (10 puan): Biyografi/otobiyografi/anı türünde bir kitap.
Erstickt an euren Lügen / Inci Y. / Weltbild / 296 sayfa (Okundu)

16. Kategori (10 puan): Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk hakkında bir kitap.

17. Kategori (10 puan): Ödül almış bir öykü kitabı (Lütfen kitabınızı belirtirken hangi yıl hangi ödülü aldığını belirtin.)
Foto Sabah Resimleri / Ayse Kulin / Remzi Kitapevi / 159 sayfa -okundu
1995 Haldun Taner ve 1996 Sait Faik Öykü Ödülü  

18. Kategori (Her kitap 10 puan, 2 kitabı da okuyana ekstradan 30 puan, toplam 50 puan)İsminde zıt anlamlı kelimelerin olduğu iki kitap. (Örnek: Büyük Umutlar - Küçük Kadınlar; Denizin Altındaki Ada - Buzdolabının Üstündeki Kız; Kötü Saatte - İyi Kalpli Erendira)
Bayan Peregrine'in Tuhaf Çocukları / Ransom Riggs / İthaki Yayınları / 400 sayfa-okundu
Bay Düdük / Aziz Nesin / Adam Yayinlari / 104 sayfa  -okundu

19. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 30 puan, toplam 60 puan): Eserlerini aynı dilde yazan üç farklı yazardan birer kitap.
Die Taube (Güvercin) / Patrick Süskind / Diogenes Verlag / 100 sayfa-okundu
Die Blendung (Körlesme) / Elias Canetti / Fischer Verlag / 848 sayfa- okundu
Schachnovelle (Satranc) / Stefan Zweig / Kindle Edisyonu / 128 sayfa-okundu

20. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 20 puan, toplamda 60 puan): Şimdiye kadar hiç kitabını okumadığınız dört yazardan birer kitap. Yazarların ikisi Türk, ikisi yabancı, ikisi kadın, ikisi erkek olmalı.
Yeni yazarları keşfetmek lazım. Kim bilir şimdiye kadar hiçbir kitabını okumadığımız ama çok seveceğimiz ne çok yazar var. Bir Türk kadın, bir Türk erkek, bir yabancı kadın, bir yabancı erkekten olmak üzere toplam 4 kitap okumanız gerekiyor.
Yabanci Kadin: Mrs. Dalloway - Virginia Woolf, Fischer Verlag, 238 sayfa
Yabanci Erkek: Babalar ve Ogullari / Ivan Turgenyev / Iletisim Yayinlari / 335 sayfa 
Türk Kadin: Pargali ve Hatice / Demet Altinyeleklioglu / Artemis Yayinlari / 842 sayfa
Türk Erkek: Istanbul Hatirasi / Ahmet Ümit / Everest Cep Yayinlari / 685 sayfa  
Hepsi okundu 


21. Kategori (Her bir kitap 5 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 40 puan, toplamda 80 puan): 150 sayfadan kısa sekiz kitap.

  1. Mevlana'dan Inciler / Sinan Yagmur / Destek Edebiyat / 92 sayfa
  2. Divan / Turgut Uyar / Bilgi Yayinevi / 88 sayfa
  3. Chronik eines angekündigten Todes (Kirmizi Pazartesi) / Marquez / dtv / 119 sayfa
  4. Yalniz Kizlarin 41 Kurali / Canan Saka / nemesis / 147 sayfa
  5. Bes Sevim Apartmani / Mine Sögüt / Yapi Kredi Yayinlari / 127 sayfa
  6. Deli Cocugun Güncesi / Özgür Bacaksiz /  Destek Yayinlari / 128 sayfa
  7. Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku / Ilhami Algör / Iletisim Yayincilik / 65 sayfa 
  8. Wer ja sagt, muss auch Onkel Horst einladen / Theresa Selig / DT / 128 sayfa  
Hepsi okundu 



22. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 40 puan, toplamda 80 puan): Kendinizin belirleyeceği bir temaya uyan dört kitap.
Bir zamanlar Tumblr'da gördügüm kitap listesinden 4 kitap
Liste burada 

Erken Kaybedenler / Emrah Serbes / Iletisim Yayinlari / 143 sayfa -okundu
Die Verwandlung (Dönüsüm) / Franz Kafka / Fabula Verlag / 68 sayfa -okundu
Aforizmalar / Franz Kafka / Altikirkbes Basin Yayin / 64 sayfa -okundu
Aylak Adam / Yusuf Atilgan / YKY / 155 sayfa -okundu
 


23. September 2015

Yaz Okuma Senligi Puan Durumu #2

1. Kategori (10 puan): Kısaltılmış hali (versiyonu) çocuk kitabı olarak da yayınlanmış bir kitap (Çocuk versiyonu değil tabii okuyacağınız).
Seker Portakali - Vasconcelos, Can Yayinlari, 208 sayfa   ✓   

3. Kategori (10 puan): 600 sayfadan uzun bir kitap.
Fi - Azra Kohen, Destek Yayinlari, 600 sayfa   ✓   

6. Kategori (10 puan): Yasaklanmış bir kitap.
Sudaki Iz - Ahmet Altan, Can Yayinlari, 247 sayfa ✓  
Basıldığı yıl olan 1985'de müstehcen içeriği nedeniyle toplatıldı.
 

11. Kategori (10 puan): Bir öykü kitabı.
Aziz Nesin - Memleketin Birinde, Nesin Yayinevi, 144 sayfa  ✓   

16. Kategori (10 puan): Polisiye/gerilim/korku türünde bir kitap.
The Girle on the Train (Trendeki Kiz), ebook, 274 sayfa    ✓  


19.Kategori
 3. Sylvia Day - Erfüllung, Heyne Verlag, 480 sayfa   ✓ 


21. Kategori (Her bir kitap 10 puan, tüm kitaplar okunursa ekstradan 50 puan, toplamda 80 puan): İsminde aynı kelimenin geçtiği üç kitap. ("Bir" sözcüğü kapsam dışı).
Örnek: Susuz Deniz / Arthur C. Clarke, Deniz Kıyısında Koşan Ala Köpek / Cengiz Aytmatov, Deniz İşçileri / Victor Hugo.

Bu kategoride 'Gece' kelimesini sectim
Leyla Erbil - Gecede, Is Bankasi Kültür Yayinlari, 96 sayfa    ✓ 
Dostoyevski - Beyaz Geceler, Can Yayinlari, 96 sayfa    ✓ 
Agatha Christie - Gece Yarisi Cinayeti, Altin Kitaplar Yayinevi, 210 sayfa  ✓  

Hesaplama:
9 kitap = 90 Puan
21. ve 19. kategori tamamlandigi icin arti 80 puan 
 2.355 sayfa okundugu icin arti 23 puan 

Toplam 193 puan

Bir önceki ayda Toplam: 
240 + 64 + 20 + 20 +40 = 384 puan  almistim


Son Puan durumu: 577 puan

Not. Sinav öncesi sabahin besinde bunu yazdigim icin kendimi tebrik ediyorum.

20. September 2015

Ayfon Sirketi

Geçtiğimiz hafta cumartesi ayfon şirketinde son iş günümdü. En sevdiğim iki arkadaşım ile calisacagim icin sorun yoktu ve işler gayet yolunda ilerliyordu. Taki dükkan soyulana kadar.
Dükkan öğle saatlerinde çok dolu oluyordu cumartesi günüde öyle oldu. Birden bir sürü müşteri girdi dükkana ve malum iki şahıs. Hatta iş arkadaşımla göz göze geldik ne oluyoruz diye.
Ben vitrinin önünde duruyordum ve o iki insana da selam verdim. Yabancilardi ve fazla almanca konuşmadıkları belliydi. Sonra dükkanin diğer üçünde bulunan bir ailenin bana soru sormak istemesi ile gelişti her şey. Malum iki şahıs vitrine ulaşmak istiyorlardı ve benim vitrinin önünden gidip dükkanin diğer ucuna yönelmem ile yollari açılmıştı.
Bir an sadece iş arkadasimin 'Ahu kapıyı kilitle' diye bağırdığını duydum. Hemen koşmaya baslayacaktim ki adamların arkadaşımı itekleyerek kapidan çıkmaya çalıştıklarını görünce bir an afalladım.
Baktım ki iş arkadaşım herşeyi kontrol altında tutuyor, kapıyı kilitleyebildiğimiz düğmeye yöneldim. Tüm bunlari sonradan detayli bir şekilde dükkanın güvenlik kameralarından çekilen görüntülere baktiktan sonra yazabiliyorum.
Adamlar iş arkadaşımı itelemeye çalıştılar. Arkadaşım yolu boşaltmayınca ellerine aldıkları iPod'ları geri verdiler. Onlar çıktıktan sonra kapıyı kilitlemiş bulunuyordum ve dükkan icinde bir çok müşteri ile bir an için kala kaldık. Sonra ben vitrine doğru yöneldim ve vitrinin üzerinde bir anahtarin olduğunu gördüm.
Elimi cebime attım. Acaba dedim benim vitrin anahtarimi mi cebimden aldılar. 'Benim anahtarım bende, sizinkiler sizde mi?', diye sordum iş arkadaşlarıma. İş arkadaşlarımın da kendilerine ait olan vitrin anahtarları onlarda idi. Demek ki hırsızlar anahtarın aynisini yaptırmıştı.

İş arkadaşıma geri verdikleri iPod'lar ile dükkani soyulmaktan kurtardığımızı sanarken gözümü tekrar vitrine yöneltmem ile, 'bu sabah daha çok sey vardı bu vitrinde sanki' dedim.
Sonra stok sayimi yaptığımızda anladik ki, iki tane geri verdikleri Touch'lar hariç iki Touch daha çalmışlardı ve hatta gösteri amacli olan sahte bir iPhone da almışlardı.
Polis geldi, kayitlar seyredildi. Parmak izlerimiz bir işe yaramayacagindan alınmadı. Vitrinde kalan anahtar polise teslim edildi. Kimlik bilgilerimiz polise verildi. Bol aksiyonlu son bir gün yaşadım.

Sonradan düşündükçe diyorum ki "İyi ki kapıyı kilitlemekte geç kaldım, iyi ki adamlar daha önce çıktı gittiler." Ben kapıyı kilitleseydim belki o panikle iş arkadaşıma bir şey yapçaklardı, yada dükkanda o arada bulunan 3 çocuğa bir sey yapacaklardı. Her şeyin bir sebebi var. Ucuz atlattık.

11. September 2015

Akşam 20:27

Çalıştığım günler genellikle akşam eve döndüğümde bindiğim tren tam saat 20:27'de istasyona varıyor ve buralarda tam o sıralarda günes batmaya başlıyor.
Güzel bir kırmızı çizgi süslüyor gökyüzünü.


Merdivenlerden karşıya gecmek için çıkarken üst gecitte duraklıyorum bir süre. Günümüzün en güzel kolaylığı fotoğraf çekebilen cep telefonlarımız. Cebimden telefonumu çıkarıyorum ve fotoğraf cekmeye başlıyorum.


Şöyle mi dursak, böyle mi dursakta fotoğraf ceksek derken karşı tarafta bizi almaya gelen babamızı unutuyoruz bir an.
Duacıyım Allah'a. Bugünü de bitirdik. Bir gün daha eksildi ömrümüzden ve günesin batısını, doğuşunu seyredebildik.

Ludwigshafen 06.09.15


Geçtiğimiz pazar gunu kitap ağacı arkadaşım Huriye'yi ziyaret ettim kardeşim ile.
Ludwigshafen şehri benim yaşadigim yere 62 km uzaklıkta. Bugüne kadar hiç gitmemiştim. Ögrenci biletimizde neredeyse Ludwigshafen'e kadar geçerli olduğu icin kardeşim ile bir buçuk saat tren yolculugu yaptıktan sonra Ludwigshafen'e vardık. 
Ilk fark ettiğimiz tren istasyonun çirkinliği. 
Şehir olarakta pek guzel bir sehir oldugunu söyleyemem. Tam bir gri binalar kenti. Işci memleketi. 
Ren nehri kenarında suni plajda kahve ictik. Biraz dolandık çarşıda ve evimize döndük. 
Ayrıca bir aşktır Fenerbahce diyorum. 

4. September 2015

Fi - Azra Kohen

Fi, deneyimin içinde kaybolmak yerine korkmadan deneyime sahip olmanın yolculuğudur. İçinde bolca bulunan manipülasyon, seks, aldatma ve aldanma hikâyeleri belki herkesin dikkatini çekebilir ama gerçeklerden yola çıkılarak ulaşılmak istenen yerde sadece farkındalık vardır.

Fi güzelliğin lanetlendiği, zekânın yağmalandığı, iyinin kurban edildiği ve kasaba kurnazlığıyla yönetilen bu gezegende, içine doğduğumuz bu kutsal hayatı kutlamak için yazılmıştır. Kendi potansiyelini keşfetme cesareti gösterebilmiş gerçek kişilere, çatlama cesareti gösterebilmiş tohumlara adanmıştır.

Bir kişiye duyulan aşktan daha acımasız bir şey var mıdır?
(Tanıtım Bülteninden)

***

Her ne kadar popüler kitaplara karşı bir tavır takınsamda okuma şenliği kapsamında Azra Kohen'den Fi kitabını okumuş bulunuyorum. Kişisel gelişim kitapları en sevmediğim kategoridir benim bu yüzden de olsa gerek bu kitabı okuyup okumamakta muallakta kalmıştım.
Şunu belirtmeliyim ki kitabi beğendim. Yer yer fazla uzatıldığını düşünsemde 600 sayfalık bu kitabı fırsat bulduğum her anda okudum.
Kişisel gelişimin yanında içinde hırs, aşk, sevgi, cinsellik, öfke barındıran bu kitap bana daha çok 'kimin eli kimin cebinde' belli değil diye düşündürdü.
Okuyun, kendiniz karar verin.
***
Bu arada sene başında goodreads hesabımda bu sene okumam istediğim kitap adeti 70 olarak kayıt etmiştim. An itibari ile 106% ile bitmis challenge. Wuhu.

Marka MiM

Sevgili Mustafa bana bir mim paslamis. Bana da katılmak düşer. Marka takıntılarımızı irdeleyeceğiz bu mimde.

Teknolojik Alanada Marka Seçimi:

Telefon olarak yıllardır iphone kullanıyorum ve çok memnunum. Bir ara Samsung kullandım fakat rahat edemedim.
Bilgisayar anlamında Acer markasından uzak durun derim. Bu güne kadar sadece sorun yaşadım ve etrafımda sorun yaşayanları gördüm. Lenovo'ya transfer oldum ve çok memnunum.
Bilgisayar sistemi olarak ise yıllardır Linux sistemini kullanıyorum. Bilgisayar mühendisi olarak Linux sisteminde daha kolay program yazılımı yapabildiğim için tercihimdir. Ayrıca Linux sisteminde virüs kapmanız neredeyse olanaksız.
Mayıs ayında bir tablet edindim. Tabletimi ise Samsung markasından aldım. Apple şirketini her ne kadar desteklesem de Samsung tabletlerinde hafıza kartı ekleme olanağı daha cazip geldi. Pişman değilim. Tıkır tıkır çalışıyor vallahi.

Giyim:
Giyim konusunda marka takıntım yok çok şükür. Kendime uygun olanı, beğendiğim ve fiyatı makul olan giyimleri tercih ediyorum.

Aksesuar:
Aksesuar konusunda en fazla kullandığım kol saatim, yüzüklerim ve kolyelerim var.
Tamı tamına iki kol saatim var. Onları da yıllar önce arkadaşlarım doğum günlerimde hediye etmişti.
Yüzükleri cok severim. Uygun bulduğum yüzükleri alırım. Fazla büyük aksesuarları sevmem. Yüzüklerim genellikle birbirine benzer.
Kolyelerimde sadedir. Aşırı derecede alerjik bir bünyeye sahip olduğum için sadece gümüş ve altın kullanabiliyorum.

Mustafa'ya bana bu mimde yer verdiği için teşekkür ediyorum ve bu mimi Ali Çalışkan, İnsanyavrusu, MyReal ve Deeptone'a paslıyorum.

27. August 2015

Minik Seylar Dükkani

Kitap Ağacı Almanca sayesinde tanıştığım harika 7 bayan var hayatımda.
Her gün Whatsapp grubumuz sağolsun iletişimdeyiz.

Dün posta kutusuna baktığımda Huriye'den bir zarf aldım. İçinde kendi elleri ile ördüğü bir ayraç ve ayrıca 4 farklı çay.
Çok sevindim. Beklenmedik yerde böyle ufak bir şeyin gelmesi büyük mutluluk yaratıyor bende.


Bugün de posta kutusunda Didem'den bir zarf vardı. 'Allah Allah, Didem bana bir şey göndereceğini söylememişti ki' dedim kendi kendime.
Sonra zarfı açtığımda çok sevindim. Bir türlü okumaya fırsat bulamadığım, yurt dışında yaşadığım için edinemediğim 'Kafka Okur' dergisini göndermiş bana.
Kendisi daha okumaya fırsat bulamamış, zamanı olmadığı içinde bana göndermiş ki, ben okuyayım ondan sonra da gruptaki diğer bayanlara göndereyim. Yanına birde üzerinde çok sevimli bir yazı yazan çikolata eklemiş.
Böyle ufak şeyler ile çok mutlu oluyorum ben.

25. August 2015

Ayfon Şirketi

İş yerinde sorunlar vardı. Her şey Mayıs'ta her gün çalışan arkadaşım Chr. asıl meseleği olan öğretmenliğe başlaması ve dükkandan ayrılması ile başladı.
Onun yerine dükkanda her gün çalışacak birisi gerekiyordu ve benimle aynı gün ise başlayan kız Tny. daha önce de ayfon dükkanında çalıştığı için sabit işçi olarak alındı.
O günden itibaren geçtiği pozisyonda tüm güç onda olduğu için, dükkanda 'Küçük dağları ben yarattım' edası ile dolanmaya, herkese direktif vermeye ve akşamları tam saat yedi olduğunda gidip, temizliği bize bırakmaya başladı. Çünkü o daha iyiydi. Maaşı tam, hergün çalışan biri bir de akşam temizlik mi yapsındı?
Teker teker işi bırakmaya başladı arkadaşlarım. Üst katta oturan, aslında işlevleri bilmesi gereken insanların hatalarını alt katta dükkanda müşteriye karşı müdaafa etmek zor oldu.

Hava gittikçe gerginleşti ve herkes bir an önce başka bir iş bulayım da buradan ayrılayım diye düşünmeye başladı.
Mtths. arkadaşım bu arada üniversiteyi bitirdi ve öğretmen çıktı. Yarım sene beklemesi gerekiyor. 'Dükkanda artık daha fazla çalışabilirim' dediğini söylemişti. Bakalim ne olacak dedim kendi kendime.
Bir kaç gün önce bir mail aldık, tüm calışanlar olarak. 15 Eylül'den itibaren Tny'nin yanında Mtths ikinci işçi olarak tam gün çalışacakmış. Hafta içi dükkanda iki işçi olduğundan bu biz geri kalanlar için şu demekti - hafta içi artık hiç çalışmayacağız. Cumartesi günleri 3 kişi çalıştığı için cumartesi günleri çalışacağız. Altı kişi olduğumuz için ancak iki haftada bir sıra birimize gelecek, gelen maaşın kendine hayrı olmayacak.

Dün görüşmeye çağırıldım ve isten çıkartılacağımı tahmin ettim. Çıkartıldım da. Hiç üzülmedim. Karin tokluğuna çalışıyorduk zaten bir de bütün mesuliyet bizim üzerimizdeydi.
'Benim için hiç sorun değil, zaten bende Eylül'ün on beşine işi bırakmayı düşünüyordum. Çalışmak istedikten sonra insan iş bulur' dedim. Eyvallahım olmadı.

Cocuk gülümsemesi

En yakin kiz arkadasimin bebegi bugün bes aylik oldu.
Daha önce firsatim olmadigi icin Emir bebegi bugün ziyaret ettim.
O kadar sakin bir cocuk ki. Kendi halinde.

Cok gülümsemesinden daha güzel bir sey var mi bu dünyada? Bence yok. Gelecege umutla bakan meleklerin gözleri ile görmeliyiz herseyi.

21. August 2015

Leyla'nin Evi

Osmanlı döneminden kalan bir yalının icinde yaşayan son ferdi Leyla'nın elinden yalinin gitmesi ile başlıyor hikaye.
Leyla Hanım'a yalıyı geri alabilmesi icin yardımcı olmaya çalışan gazeteci Yusuf Cihangir de dökülen evinde Leyla Hanımı konuk etmesi ile devam ediyor.
Yusuf'un kız arkadaşı Almanci Roxy (Rukiye'nin) hayatına göz atıyor Duisburg'a uzanıyoruz.
Harika bir kitap.

Alıntı:
“O İngiliz subayı Müslüman kızı yalı Bahçesinde kirlettiği gün yalı lanetlenmiş, Allah'ın gazabına uğramıştı.”

18. August 2015

10:05

Kiralık Aşk dizisinin Jenerik Müziği'ni cep telefonuma yükleyip zil sesi yaptı isem, benden keyiflisi yok bu gün. 
***
Dün akşam: 
Istasyonda polislik durumlar var. Gençleri almışlar önlerine. Ya trene biletsiz bindiler, yada 18 yaş altı sigara içtiler. Hey yavrum Deutschland.
***
Dün öğlen: 
Öğlen iki de iş başı mı olur lan. Hic canım istemiyor bu gün.
***
3 gün önce:
Alman dükkâninda Gülşen'in ‘Bangır Bangır’ Şarkısı Çalıyor.
***
Pek güzel bir kitap. Bitmedi ama yinede güzel olduğu anlaşılıyor. Okuyun. 

16. August 2015

Seker Portakali

Yazarlıkta karar kılıncaya kadar, boks antrenörlüğünden ressam ve heykeltıraşlara modellik yapmaya, muz plantasyonlarında hamallıktan gece kulüplerinde garsonluğa kadar çeşitli işlerde çalışan Jose Mauro de Vasconcelos'un başyapıtı Şeker Portakalı, "günün birinde acıyı keşfeden küçük bir çocuğun öyküsü"dür. Çok yoksul bir ailenin oğlu olarak dünyaya gelen, dokuz yaşında yüzme öğrenirken bir gün yüzme şampiyonu olmanın hayalini kuran Vasconcelos'un çocukluğundan derin izler taşıyan Şeker Portakalı, yaşamın beklenmedik değişimleri karşısında büyük sarsıntılar yaşayan küçük Zeze'nin başından geçenleri anlatır. Vasconcelos, tam on iki günde yazdığı bu romanı "yirmi yıldan fazla bir zaman yüreğinde taşıdığını" söyler.


***
Seker Portakali kitabini uzun zamandir okumak istiyordum. Sosyal medyada bir cok paylasimda gördügüm bu kitap bana cok ilginc gelmisti.
Bes yada alti yasinda olan Zeze'nin (kendisi de karar verememis daha, kac yasinda olduguna) hikayesine tanik oluyoruz. Fakir bir aileden gelen Zeze para kazanmak icin ayakkabi boyuyor. Yasina göre o kadar ufak ki, okulda giymesi icin verdikleri kiyafeti ablasi Gloria düzenlemek zorunda kaliyor.
Yasina göre cok akilli ve okumayi bilen Zeze en cokta seker portakal agaci ile konusurken karsimiza cikiyor.
Kitabi sevdim sevmesine ama sosyal medyadan gördügüm yorumlara göre, citayi fazla yüksek tuttugumu fark ettim.