28 Aralık 2014 Pazar

Üzgünüm

Bunu burada yazmam ne kadar doğru bilemiyorum.
Ama bir şekilde icimdekilerini dile getirmem lazım.
Ben dün çok sevdiğim bir teyzeyi evinde ölü buldum.
Öldüğünü bile bile gittim kapısına. Seslendim.
Her zamanki gibi camdan bakmadı.
Bağırdım çağırdım, kapıyı açmadı.
Muhtarlıkta oturuyordu.
Cumartesi olmasına rağmen şansıma muhtar oradaydı, ana kapıyı açtı. Birinci kata çıktım, kapıya vurdum alacaklı gibi. Anlamıştım.
Kapı açılmadı.
Alt kata indim muhtara yedek anahtar var mi diye sordum.
Yedek anahtarı elime verdi, yukarı kostum.
Kapıyı açtım.
Koltukta oturmuş vaziyette ölü buldum.
Seslendim ilk önce. Aysel teyze.
Ses vermedi.
Yanına gittim. Salladım deliler gibi. Uyan dedim.
Nabzına baktım. Yoktu.
Elimi göğsüne koydum. Kalp atışı yoktu.
Muhtara bağırdım.
Öldü, öldü dedim.
Muhtar polis ve ambulans çağırdı.
Sorgulama başladı. Ne zaman geldin, neden geldin?
Kimsin?
Burada hiç akrabası yok mu?
Doktor, normal ölüm dedi. Oturduğu yerde acı çekmeden ölmüş dedi.
Halbu ki Aysel teyze cuma akşamı bizde otururken pek iyi değildi.
Doktor çağırayım dedim, istemedi.
Bile bile gittim.
Öldüğünü tahmin ettim.
Telefonuma çıkmayınca, seslendigimde o camdan bakmayınca anladım.
Çok üzgünüm.
Korkmadım aslında.
Gözümün önünde son resim olarak sandalyede oturmuş hali kaldı.
Üzgünüm.

18 Aralık 2014 Perşembe

Noel Yemegi

Yeni is yerinde her sey istedigim gibi ilerliyor. Onlar benden memnunlar, bende onlardan memnunum. Calisanlarin bir cogunun yasitim olmasi isimi kolaylastiriyor.
Tren ile yarim saat yolculuk yaptiktan sonra, dogdugum sehirde is bulmus olmam da ayri bir mutluluk.
Bu aksam noel yemegimiz var.
Bakalim nasil gececek?
Daha önceden ne yemek istedigimizi sordular. Seceneklerde ya ördek yada dana eti vardi. Öncesinden bir corba. Ardindan da bir tatli.
Yaninda da tas firindan cikmis ekmek ile cesitli peynirler.
Almanlar da büyük bir gelenek ve zevktir cesit cesit peynir yemek.
Ben dana eti menüsünü sectim. Cok merak ediyorum nasil olacak.
Firsatim olursa fotograf cekerim de, her yediginin fotografini cekmek te cok komik olur bence yeni is arkadaslarimin yaninda.
Gidecegimiz lokal aslinda yeni yilin ücüncü gününde kapilarini acacak fakat ev sahibi 3 bay daha önce islettikleri lokallerden dolayi sehirde taninmislar.
Bizim de patronun tanidiklari oldugu icin bu aksam kapilarini sadece bize acacaklar.
Bir nevi prova yapmis olacaklar.

Noel'e bir kac gün kaldi. 24.12. önemli gece. Iki günlügüne her yer tatile girecek ve ortaligi tarif edemeyecegim bir sakinlik, sessizlik bürüyecek.
Seviyorum bu dönemleri. Cünkü yabanci bir memlekette yasamanin tek dezavantaji, kendi dini bayramlarinda calisiyor olman. Bu günlerde herkes evde oldugu icin baska bir huzur giriyor tüm hanelere.
Hadi kalin sevgi ile.

15 Aralık 2014 Pazartesi

Hepimize mutlu yillar


Yollayacagini bildigim icin günlerdir posta kutusuna bakip duruyordum. Bu gün sonunda geldi. Sevgili Özlem yani canim Anarsim bana kartpostal gönderdi. Yeni yil dileklerini eklemis, ayrica onun bayilarak baktigim kitap ayraclarindan bir tanesini de eklemis. Cok tesekkür ediyorum findigim sana. Biz birbirimize findik diye hitap ediyoruz sevgili Özlem ile. Iyi ki blogum var ve iyi ki böyle güzel blog arkadaslari edindim.

14 Aralık 2014 Pazar

Vampir Akademisi - Okuyorum ben ya Vol.2

Okuyorum ben ya basligi altinda daha önce yayimladigim yazimda Vampir Akademisi kitaplarina basladigimdan bahsetmistim.
Simdi kisacasi ücüncü kitaptan bahsedecegim. Daha dogrusu goodreads sayesinde tanitimini ekleyecegim buraya.

Vampir Akademisi #3 Gölge Öpücük

St. Vladimir Akademisi’nde bahar dönemiydi. Rose Hattaway’in mezuniyeti yaklaşmıştı. Ancak Mason’ın ölümünden beri toparlanamamıştı Rose. Geçmiş hesaplar yakasını bırakmıyor ve bu durum derslerine konsantre olmasını engelliyordu. Dahası, en yakın arkadaşı Lissa’yla ilgili korkunç ve önlenemez düşler görüyordu.

Fakat hepsinden önemli bir şey vardı. Rose aşıktı!

Hem de hocası Dimitri’ye… Bu seferki gelip geçici bir şey de değil, düpedüz aşktı.

Peşindeki Strigoiler’in saldırısıyla ortalık karışacaktı.

Rose, hayatını değiştirecek bir yol ayrımındaydı. Ya en yakın arkadaşını koruyacak ya da aşkın peşinden gidecekti.

Vampir Akademisi’nde hiç olmadığı kadar korkunç ve karmaşık bir ders yılına hazır olun


Bu kitabin sonunda ah dedim, yazik oldu Dimitriye gitti güzelim adam :) 
Önceki iki kitap gibi bu kitapta heyecan icinde gecti. Bir türlü asik olduklari halde bir araya gelemeyen Dimitri ve Rose cok kisa olsada bu kitapta mutluluga kavustu. Mutluluk kisa sürdü. Strigoi'lere karsi savasirken Dimitri bir Strigoi tarafindan isirildi ve kötü aleme gecti diyebilirim. Acaba Rose ne yapacak? Dimtiri'yi bulacak mi?


12 Aralık 2014 Cuma

Okuyorum ben ya

Kitap okumaya devam ediyorum.
Burası benim arşivim olduğuna göre, ileride açıp bakınca 2014 yılında hangi kitapları okumuşum diye, son okuduğum üç kitabı da kısaca buraya ekleyeceğim.
Ekleme diyorum çünkü ben kitap tanıtımı işi ile uğraşmıyorum. Bunu çok güzel yapan arkadaşlarım var zaten.

Varlıklı bir işadamı, annesinin cenazesinde suikasta kurban gitmiştir. Suçlu bulunan karısı tutuklanır ve ömür boyu hapse mahkum edilir. Onun masum olduğuna inanan sürgündeki dedektif Hardwick, bu esrarı çözebilecek tek kişinin, Dahi Dedektif Dave Gurney’in kapısını çalar.

Suikastçının, bulunduğu noktadan hedefi vurabilmesinin imkansızlığı sadece Gurney’in dikkat edebileceği küçük bir ayrıntıydı.


Bu kitabı blogumu açtığım ilk günlerde arkadaş olduğum ve hâlâ görüştüğüm sevgili Seda bana Türkiye'den gönderdi. Merak ettiğim için. Ne yazık ki ben bu kitabı fazla sevemedim. Evet heyecanlıydı heyecanlı olmasına ama bazı yerlerin gereksiz şekilde uzatıldığını hissettim. Hem bir yandan merak ettim, hemde bir an evvel bitsin diye bekledim. Bir kaç bölümünü atlayıp sonunu okuduğumda tahmin ettiğim gibi bitti.

Kitapagaci Almanya olarak çok güzel 5 bayan ile tanıştım. Kendi capimizda ufak bir etkinlik yaptık. Yılbaşında hepimiz kurada çıkan diğer arkadaşına bir kitap gönderecek. Fazla masraf olmasın diye birbirimize elimizde bulunan kitaplardan göndermeyi kararlaştırdık.
Çok mutluyum bu güzel hatunlar ile tanıştığım için. Egosu olmayan, sadece karşısında kitapsever buldu diye her okuduğu kitapta fikir alışverişinde bulunmak isteyen ve karşılık beklemeden birbirine bir sürü hediye gönderebilecek gurbet kuşları olduk. Selam olsun Tuğçe, Derya, Yonca, Didem, Yonca ve Huriye'ye.
Derya ve Tuğçe beni çok meraklandirdigi için bende onların sayesinde Vampir Akademisi Serisine başladım ve şuan üçüncü kitabı okuyorum.



Vampir Akademisi #1
Lissa Dragomir, bir Moroi prensesi: Sihir dünyasıyla arasında kopmaz bir bağ olan ölümlü bir vampir. Vampirlerin en vahşisi ve en tehlikelisi, ölümsüz Strigoi'lerden her daim korunması gerek.Lissa'nın en yakın arkadaşı Rose Hathaway'in damarlarında akan insan ve vampir kanının güçlü karışımı onu bir Dhampir yapıyor. Ve Rose kendini, arkadaşı Lissa'yı -genç kızı içlerinden biri yapmayı kafaya koymuş Strigoi'lerden- koruduğu tehlikeli bir hayata adamış.Rose ve Lissa, iki yıl süren kaçak özgürlüklerinin ardından yakalanıyor ve Montana ormanlarının derinliklerine gizlenmiş Aziz Vladimir Akademi'sine sürükleniyor. Rose, Dhampir eğitimine devam edecek. Lissa da zaten elit Moroi toplumunun Kraliçe'si... Ve iki kız, Akademi'de yine birçok kalp kıracak.Lissa ve Rose'un Aziz Vladimir'den kaçmasına sebep olan korkuydu. Evet, çünkü Akademi'nin demir kapıları ardındaki hayat, akıl almayacak kadar tehlikeli. Moroi'ler iğrenç ayinler düzenliyor ve onların bu gizli kapaklı doğası ve gece aşkı, sosyal karmaşalarla dolu enigmatik bir dünya yaratıyor. Rose ve Lissa, bu tehlikeli ortamda kendi yönlerini bulmak, yasak aşkın cazibesine karşı koymak ve Strigoi'lerin Lissa'yı sonsuza dek kendilerinden birine dönüştürmesine fırsat vermemek için sürekli savunmada kalmak zorunda!

Ben vampir kitaplarini seviyorum. Hikayeleri hosuma gidiyor. Icinde biraz heyecan, biraz ask olunca beni alip götürüyor. Rose'un hikayesi biraz üzüyor beni. Lissa'yi korumak adina asik oldugu hocasi Dimitri'den bile vazgecmis durumda. Ah Dimitri, vah Dimitri :)


Vampir Akademisi #2 Buz Öpücük
Aşk ve kıskançlık zorunlu bir kış tatilinde çarpışırsa, eğlence kana bulanabilir! Rose, Dimitri'yi seviyor. Dimitri de belki Tasha'yı seviyor.
Ve Mason da Rose ile birlikte olmak için canını vermeye hazır.
St. Vladimir'de kış tatili geldi ama Rose tatil havasına bir türlü giremiyor. Muazzam bir Strigoi saldırısı okulu yüksek alarm durumuna geçirdi ve Akademi artık Gardiyanlar'la dolu.
Ki aralarında Rose'un çetin ceviz annesi Janine Hathaway de mevcut. Ayrıca annesiyle teke tek dövüş yetmezmiş gibi, Rose'un yakışıklı eğitmeni Dimitri'nin de başkasında gözü var. Arkadaşı Mason ise Rose'a feci tutulmuş vaziyette ve Rose da erkek arkadaşı Christian'la bol bol yiyişen Lissa'nın beynine hapsolup duruyor!
Strigoiler yaklaşıyor, Akademi hiçbir riski göze almıyor. Bu sene, St. Vladimir'in yıllık kayak tatilli mecburi.
Ancak göz kamaştırıcı kış manzarası ve şık Idaho tatilköyü yalnızca bir güven ilüzyonu. Üç arkadaş ölümcül Strigoilere karşı bir harekette bulunup kaçınca Rose, onları kurtarmak için Christian ile güçlerini birleştiriyor.
Ancak kahramanlığın da bir bedeli var elbet...
Çok fena, çok.

8 Aralık 2014 Pazartesi

Ba$lik yok

Günlerdir süren sessizligimi bir sekilde bozmam gerekiyor ama bu aralar yazmak gelmiyor icimden.
Is, okul, ev üclüsü arasinda mekik dokuyorum.
Tüm sorunlarimi hallettim. Yilbasi günü param gelse, para sorununu da halletmis olacagim.
Yeni yil icin hedefler diye listeyi hazirlanacak simdi bir ock blogta, sitede vs.
Cok sacma geliyor bana aslinda.
Listem ufak seylerden ibaret:
1. Üniversiteyi bitirmek
2. Her saniyeyi mutlu gecirmek
3. Evde ki kitaplar okunmadan yeni kitap almamak
Gönlümden gecen cok büyük bir dilek var. Tuttum. Söylemeyecegim. Umarim 2015 yilinda oda gerceklesir.
Sizler neler yapiyorsunuz bakalim?

Hadi kolay gelsin hayat denilen su sey.