17 Kasım 2014 Pazartesi

Sari Zeybek


Katıldığım okuma şenliğinde Atatürk ile ilgili bir kitap okumam gerekiyordu. Bende bu yüzden Can Dündar'in yazdığı Sarı Zeybek kitabını seçtim.
Bu güne kadar 100 kere bu kitabın belgeselini seyretmiş olsamda yine aynı yerleri burnum tıkanarak, gözlerim dolarak okudum. Sen rahat uyu.
***

Notlar:
Bize pek anlatmadıkları, öğretmedikleri bir Atatürk'tü bu... Okulda anlatılanlar kadar güçlü ve heybetli değildi belki, ama sıcak ve yakındı. Hasta yatağında doktorlara küçük yalanlar söyleyecek kadar muzip, korumalarını atlatıp, saraydan kaçarak sahil meyhanelerinde horon tepecek kadar yalnız, hayatını ortaya koyup, yurt gezisine çıkacak kadar gözü pek, ölüm döşeğinde nutuk dikte ettirecek kadar güçlü, Ankara'ya, başkentine gidemeyince ağlayacak kadar insandı. Bizim gibiydi.

20 kasım 1937 'Doktorumu terk ederim, rakımı terk etmem" ilk kriz bir kasım günü gelmişti. İlk ateş de bir kasını günü geldi. Tıpkı son sancının bir kasım sabahı geleceği gibi...

"İlaçlar temin edilmiş ve Ankara'ya yollanmıştır... İlaçların bedeli 750 frank, posta masrafı 246 franktır..."

Bu, hakikaten bir kahramanlık ayini idi. 'Rejime riayet ederse en çok 9 ay yaşayabilir' teşhisi konulan ve bunu bilen bir adam, dizlerini yere vura vura zeybek oynuyordu.

2 yorum: