3. November 2013

Ah Pia ... Can Pia ...

Ah Pia. Can Pia.
Dost canlısı, cana yakın Pia.
Tanıştığım ilk andan "bu kız insani yargılamadan dinler" hissini bende uyandıran Pia.
Bir almanca çeviri yardımı ile başladı bizim arkadaşlığımız. Bir dostluğa yol aldı. Mailler, mesajlar vs.
Bazen sıkıntılı bir tweet attığımda, kızım iyimisin neyin var diye mesaj atan Pia.
İyi ki varsın ve iyi ki tanıdım seni. Keşke aynı memlekette aynı şehirde yasasakta her saniye görsem seni.
Hasta yatağımda yatarken kapıyı çalan postacı. Bir heyecan ve bir paket açılışı.


Yeşilden hariç maviyi de sevdiğimi bilir gibi. Mavi mektup kâğıdı ve mavi bir not defteri.
"Wow bilekliği beğendim" dediğim anda "sana da alırım ki" demesi ile takiciya üşenmeden giden Pia.
Yazdığım mektuba karşılık olsun diye oturup yıllar sonra mektup yazan Pia.



Bir de sonsuzluk işaretinin benim için ne anlama geldiğini bilen Pia. Hiç üşenmeden bir bileklik aldığı yetmezmiş gibi sonsuzluk bileğini görünce buda Ahu Kız'in olmalı diyen Pia.



Kahve yaptığımda, kahveyi ne kadar çok sevdiğini bildiğim için, ah olsa da birlikte içsek dediğim Pia. Adımın yanına kız ekini getirip sevdiğim "Ahu Kız" tabirini ortaya çıkaran Pia.


Demem o ki. İyi ki varsın hayatımda. İyi ki tanıdım seni. Yüzün hep gülsün Pia.

Kommentare:

  1. Yaa nasıl da tatlısın çok utandım... Çok tesekkurler tüm bu iyi duyguların ve niyetlerin için. İyki varsın....

    AntwortenLöschen