27. Februar 2013

Web Tasarimi Vol.2

Dün web tasarımı ile ilgili bir yazı yazmıştım. Bir kaç bilgi daha ver vermek istedim

Yazılarınızı yazarken okuyucunun rahatça okuyabilmesi için muhakkak hep positif olun. Yazınızı yazarken düzgün bir dil kullanın. Yani türkçeyi baz alırsak, düzgün bir türkçe kullanın, mümkün mertebe şive kullanmayın.
Mesela: ayeied canm nabearr yaeea Yanlis :) 
Merhaba canim nasilsin? Dogru :) 

Onun haricinde yazılarınız muhakkak sola dayalı olsun. Ortalanmis, yada sağa dayalı yazılar hem gözleri yoruyor hemde sağdan sola okuduğumuz için zorluyor. 

Mesela:

Ahu Kader - Dogru
Ahu Kader  Yanlis
Ahu Kader Yanlis

Blogunuzu resimler ile süslüyorsaniz resimlerin ya ortada, yada sağ dayalı yazı ile beraber olmasına dikkat edin.

Tag 3 am SiC

Er kommt schon mit einem bösen Gesicht hier vorne an. Knallt mir seinen Zulassungsbescheid hin und sagt, dass er von Frau P. immatrikuliert werden möchte.
Der Ton macht die Musik.
Ich sage ihm ganz nett, dass er sich das ja eigentlich nicht aussuchen kann, aber dass ich so nett bin und ihn zu Frau P. schicken werde.
Sage ihm noch dass er Platz nehmen soll und gleich aufgerufen wird.
Währenddessen ist er am rummeckern.

BWL’er können so anstrengend sein.

26. Februar 2013

Gebt eure Matrikelnummern endlich frei

- Heute am SiC der Hochschule -
Student kommt und sagt, dass er sich exmatrikulieren möchte, da er jetzt seinen Abschluss gemacht hat. Überlegt noch kurz, ob er das Semesterticket bis zum 15.04., (Frist um Exmatrikulationsantrag und Erstattungsantrag für ein Sommersemester abzugeben) ausnutzen sollte und entscheidet sich dann doch alles zu erledigen, wenn er schon vor Ort ist.Während er seinen Exmatrikulationsantrag ausfüllt, sagt er: "Ich gebe jetzt einen der besten Matrikelnummern frei." (Die Matrikelnummer habe ich mir gemerkt, eine Zahlenfolge, die wirklich gut ist)
"Ich habe die Matrikelnummer schon wirklich ziemlich lange blockiert und nicht freigegeben."
Ich lächele und sage: "Ich blockiere meine auch schon eine ganze Weile."
Er grinst und sagt: "15 Jahre."
Ich hebe die Hände hoch und sage: "OK, Sie haben mich getoppt."
Im Nachhinein erzähle ich das Martin und er sagt: "Mist, jetzt hat sie ein neues Vorbild."
Nein, ich glaube nicht, dass ich noch so lange studieren werde.

Death Note | Manga

Bu gün işten çıktıktan sonra arkadaşlarımla biraz daha çarşıda dolandım ve kendimizi her gün olduğu gibi yine kitapçıda bulduk. Arkadaşım manga alacağım diyince bende ziller çaldı. Aklıma Sahipsiz Cümleler Özlem ve bir kaç ay önce bahsettiği Death Note mangası geldi.
Ben bu güne kadar hiç manga okumadım ve aslında hep merak etmişimdir. Kitap manyakligim devam ediyor, şimdi birde mangalara sararsam hiç şaşırmam. Allahtan fiyatları uygun. Bir heyecan ile bu gün Death Note'in ilk bölümünü aldım ama daha elimdeki kitap bitmeden baslamayacagim.

Sahipsiz Cümleler sordu | Web tasarımı dersi

Severek okuduğum blogger Anarşi, yani nam-i değer Sahipsiz Cümleler bu gün öyle bir soru sordu ki içinden çıkamaz olduk. Soruyu merak ediyorsanız buyurun burada okuyabilirsiniz: Size bir sorum var?

Sonra yorum bölümünde herkes düşüncelerini yazar oldu Anarşi'ye yazacağı makaleye malzemeden çok kafa karışıklığı çıktı.
Konu uzun yazılardan, kısa yazılardan, şiir ve edebiyat konularından yoksa günlüklerin daha cokmu okunduğundan tut, neler yapılacağına kadar taşındı.


Bende en son web tasarım dersinde öğrendiğim bilgileri paylaşmak istedim. Bir sayfaya baktığınızda ilk önce nelerin dikkat çektiğini ve nelere önem vermeniz gerektiğini anlatacağım kısaca.


Yazı:
Öncelikle yazı stili çok önemli. En uygun yazı türleri kesinlikle Arial, Verdana ve Helvetica. Helvetica kısa yazılar için çok uygun bir yazı şekli.

Kullanılmaması gereken yazı stilleri kesinlikle Times New Roman, küçük bir yazı şekli ve gözleri yorduğu için kullanılmıyor. Eskiden kitaplar bu yazı ile yazılırmış artık buda degimis.
Comic Sans gibi adı üstünde komik yazıları da kullanmamaniz tavsiye ediliyor.


Öne çıkarma:
Öne çıkarmak istediğiniz kelimeler yada satırlar varsa, italik yazıyı yada kalınlaştırma uygulamasını tercih edin. Asla altını çizdiğiniz cümleler yada kelimeler olmasın. Genellikle başka bir sayfaya link verdiğinizde altı cizildiginden, altı çizilen kelimelererin üzerine tiklamaya çalışıyor okuyanlar.


Çok uzun bir yazı yazdığınız taktirde paragraflara ayirmalisiniz. Okuyanın gözü okurken yorulmasın, paragraf atladiginda bir kaç saniye olsada dinlensin.

Tasarıma gelince. Blogunuzun yada sitenizin amblemi varsa muhakkak sol üstte bulunmalıdır. Her sayfa kendi içinde bir arama motoru barındırmalıdır. Bloggerda arama seçeneği var. Arama seçeneğini blogunuza ekleyecekseniz muhakkak sağ tarafta bulunması gerekir.

Yazdığınız yazıda link verecekseniz, yada birden fazla link verecekseniz bu linkleri ya yazının başına yerleştirin yada sonunda. Ortada bulunan birden fazla link, insanların merakını uyandıracak, linke basmalarını sağlayacak fakat sizin sayfanıza geri dönmelerini sağlamayacaktır.
Link verirken blogger size yeni bir sayfada ac seçeneğini sunuyor. Bu seçeneği seçin. Link yeni sayfada açılacaktır ve sizin sayfaniz da sayfa sekmelerinde yer alacaktır. Linki okuduktan sonra sizin sayfanıza dönüp, sizin sayfanızı okumaya devam etme olasılıkları bu sefer daha büyük.


Renkler:
Renk uyumu çok önemli. Arka plan için muhakkak açık bir renk, hatta en iyisi beyaz kullanılması gerekiyor. Yazı rengi ise beyaz arka planda muhakkak siyah olmalı. Bazı renkler bazı ülkelerde farklı anlamlara gelebiliyor.
Başlıkları özel bir renkle işaretlemek istiyorsanız, açık bir sarı, yada yeşilin her hangi bir tonu çok uygun. Bu renkler insanlara huzur veriyormuş.
Kırmızı ise agresifligi, kanı ve siniri temsil ediyor.
Beyaz arka plan olduğundan beyaz yazı kullanılmıyor tabiki ama siya arka plan olurda beyaz yazı kullanılırsa gözleri çok yoruyor. Beyaz ayrıca bazı ülkelerde ölümün rengi. Bizdede öyle bence. (Kefen'in rengi beyaz sonuçta)


Şimdilik benden bu kadar arkadaşlar. Çok iyi çalışmışım ben bu derse yahu. Ayrıca sınavın sonucu daha belli olmadı. Kötü not alırsam hocaya bu yazı ile hava atacağım. Bak ben aslında herşeyi biliyorum diye :)
 

Not: Bu yazı Verdana ile yazılmıştır. Bence çok güzel bir yazı.

25. Februar 2013

Sanatsal MiM | Yeliz

Sevgili Yeliz'in mimini cevaplıyorum ve teşekkür ediyorum.

1) Kedi olsaydınız hangi cins kedi olurdunuz?
Van kedisi olmak isterdim. Mavi, yeşil gözlü.

2) Enstrüman olsaydınız hangisi olurdunuz?
Çok asil bulduğum kanun olmak isterdim.

3) Hangi yazarın yazım tarzını kendinize yakın buluyorsunuz?
Bunu söylemek zor. Sadece severek okuduklarım var. Ama herkesin tarzı kendine bence.

4) Ruhunuzu anlatan şehir?
Galiba doğduğum Mainz şehri. Kocaman nehri ile, yan yana dizilmiş kafeleri ile, kocaman sokak araları ile benim gibi hem insanların içine karışık, hemde hep biraz yalnız.

5) En sevdiğiniz sanat dalı?
Resim sanatını çok seviyorum. Çizilen her resimin hikayelerini düşünüp hayal gücümü canlandırdığı için önem veriyorum.




Mimlenenler:
bifincankahve
Deniz'in Yildiz'i
Sevda S.
Seda'lar
Melodram

Aklanma

Ayaklar altında ses veren kar taneleri.
Biraz huzur sanki.
Beyaza boyanmış kara evler.
Biz biraz aklandık derler. 


25.02 .2013

19. Februar 2013

Kitap Önerisi | Ahmet Altan - Aldatmak

‘Kitap Aciklamasi
Onunla bir kere daha buluşması, yaşadıklarını bir kaçamak olmaktan çıkaracak, kendisini bir labirent gibi içine alıp bu yaşananları bir daha kolay kolay dışına çıkılamayacak bir maceraya dönüştürecekti. Bunu hissediyordu. Kaçacaksa şimdi kaçmalıydı, daha sonra çok geç olacaktı. Böyle olacağını hissettiği, hatta bildiği halde kaçmak istemiyordu. Yaşadıklarının yarattığı heyecan ve zevk kadar, hatta belki de daha çok, bundan sonra neleri nasıl yaşayacağına dair içindeki merak, kaçmasına izin vermiyordu.Bu kitabı okuduktan sonra hayatınıza ve ilişkilerinize bir kez daha bakacak, hepsinin size şimdi çok daha değişik göründüğünü şaşırarak fark edeceksiniz.Aşkı ve insanı pek az yazar onun gibi anlatabildi...

Aldatmak kitabını arkadaşımdan ödünç aldım. Kitabı bana verdiğinde, oku. Okuduktan sonra herşeyi sorgulayacaksin dedi. Biraz öyle oldu herhalde. ilişkileri sorgulamaya başladım ve aldatmanın ne anlama geldiğini sorguladım. Aslında aldatmak beyinde başlıyor. Bir başkasını düşünmek bile, aldatmanın ilk adımı bence.
Kitapta Aydan çok mutlu mesut bir kadın aslında. Hem kariyer sahibi, hem evli. Çok tatlı bir kızı ve ve doktor olan bir eşi var. Hiç birşey sorunlu değil hayatında. Oturdukları siteye bir sera kurma fikri oluştuktan sonra, daha doğrusu birde çocuk parkı, sitede oturan mühendis Cem'in bir gün kapısını çaldığında başlıyor tüm olaylar. İkisininde aralarında bir elektriklenme ve sonrasında tabiki Aydan'in eşi Haluk'u aldatması anlatılıyor. Okurken heyecanlanıyor, eyvay Aydan ne yapacak acaba diyor, bir yandan Haluk'a açıyor, bir yandan galiba hak etti derken buluyorsunuz kendinizi. Cem'le olan buluşmalarında yaşadıkları cinsellik asla argoya kaçmadan güzel bir biçimde anlatılıyor ve sizin kafanızda canlandirmaniza sebep oluyor.
Aydan Cem'den kurtuluyor kurtulmasına da aniden bir daha görüşmeyeceklerini idrak ettiğinde Cem'in yokluğunu kendine hissettirmemesi için, daha doğrusu onun yokluğu ile başa çıkmak için kendine çok yanlış bir yol seçiyor. Okuyun, öğrenin :)

Not: Kitap resmi ve aciklamasi vikitap.com'dan alintidir

Undenied'in Mim'i

Sevgili undenied beni mimlemis. Teşekkür ediyorum her zaman ki gibi.

1.Kendini seviyor musun?
Evet kendimi seviyorum. Kendini sevmeyen insanın, kendini başkalarına da sevdiremeyecegini düşünenlerdenim.

2.Yapmaktan hoşlandığın şeyler nelerdir?
Kitap okumak. Müzik dinlemek. Yazı yazmak. 

3.Geleceğe dair hedeflerin nelerdir?
Üniversiteyi bitirmek. Güzel bir ise girmek. Allah nasip ederse güzel bir aileye sahip olmak.

4.Kendini bir cümle ile anlatabilir mısın?
Ben bende değilim, mechullerdeyim.

5.Nefret ettiğin şeyler nelerdir?
Kendini büyük gören insanlardan nefret ederim. Dedikodu'dan nefret ederim.

6.Favori şarkıların,filmlerin,kitapların nelerdir?
Son zamanlarda pek fazla filim seyretmedim ama İncir Reçelini çok beğenmiştim. Favori bir şarkım yok. En sevdiğim kitap Sinan Akyüz'ün İncir Kuşları oldu.

7.İlham aldığın kişiler?
Aklıma kimse gelmiyor su an.

8.Death Note'u sen bulsaydın napardın?
Adım yazılmaması için uğraşırdım.

Hakkımda 11 gerçeği bir önce ki mimde yazmıştım zaten. Undenied'a tekrar teşekkür ederim, bu soruları cevaplamak isteyen arkadaşlarıma paslarim.

16. Februar 2013

Seda'nin Mimi | Hangi sekilde kitap okursunuz?

Canım Seda'm beni mimlemis. Biraz yogunum son günlerde ama su an biraz soluklanayim dedim ve Sevdacigimin mimini yapayım dedim.


Konumuz hangi şekilde kitap okuduğumuz.
Ben her şekilde kitap okurum aslında. Öncelikle çocukluğumda annemin bana verdiği harçlıkları biriktirir ve köyümüzde bulunan gazeteciden iki haftada bir kitap satın alırdım. İki haftanın içinde kitabı bitirir, başka bir kitap almak için sabirsizlanirdim. Topladığım ufak rakamlarla ve bir sonraki kitap alma heyecanı ile başladı benimde kitaplara olan sevgim. Anneme teşekkür ediyorum, bana böyle güzel bir sevgiyi kazandırdığı için.

Aldığım kitapları evde okurdum. Akşamları yatmadan önce yatağa uzanıp bir kaç sayfa okuyayım derdim. Okula gideceğim için annem kızar, kitabı bırakıp yatmami isterdi. Yorgan altına gizlenip elimde lamba ile kitap okumuslugum vardır. Bu alışkanlığımı sonradan kardeşime de aşılamış oldum. Aynı odayı paylaşıyoruz. Şimdi aklımıza geldikçe gülüyoruz.

Son yıllarda üniversiteye ve ise trenle gidip geldiğim için her zaman çantamda muhakkak bir kitap bulunur ve yollarda okurum.
Mesleğim gereği bütün gün bilgisayar başında olup gözlerim yoruldugundan, son dönemlerde akşam yatmadan önce okumuyordum. Fakat son bir kaç gündür yine yatarken bir kaç sayfa okuma alışkanlığımı geri kazandım.

Ebook'lara alışamadım, sevemedim bir türlü. Açlık Oyunları serisini ebook olarak cep telefonumdan okudum. Çok güzel kitaplardı, fakat o kadar kalın kitaplar olmalarına rağmen, yinede kitap okumuş gibi hissetmedim kendimi. O yüzden en güzeli gerçek kitaplar.

Her kategoriden kitap okurum. Son zamanlarda bir çok fantazi ve uzay bilimleri ile ilgili kitaplar okudum. En son okuduğum romana bayıldım. Ne zamandır roman okumamıştım. Kitap gerçekten çok güzeldi. Yazısını merak ederseniz buyurun burada.

Kitap denince aklıma bunlar geliyor. Almanya'da yaşadığım için türk yazarların kitaplarına ulaşmak biraz zor oluyor. En yakın bulunan kitap evine gidip geliyordum. Fakat çalışanlar daha çok internetten gelen siparişler ile ilgilenip, siz kitap evine girince yüzlerinde bir gülümsemeyi bile esirgedikleri için, boykot ediyorum kendimce. İnternetten sipariş vermedim bu güne kadar. Daha doğrusu türk yazarların kitaplarını sipariş etmedim.
Türkiye'ye gidip gelenlerden istiyorum.
Geri kalan kitapları ya alman kitapcilarindan alıyorum, yada internetten.

Bazı kitapları gerçekten de ileride evim olduğunda raflara yerleştirmek üzere düzenle saklayıp kilere kaldırdım. Olmasada olur dediğim kitapları aldığım siteden tekrar satışa sunuyorum.
Böyle işte. Kitap okumak çok güzel birşey. Ayrıca yazı yazmak kadar güzel. Çünkü yazilmasaydi, okuyamazdık. Yazmasaydik, bloglarda güzel yürekli insanlar ile tanışmış olmazdık. Severek yazdığım bir mim oldu bu. Tekrar teşekkür ediyorum arkadaşıma.

10. Februar 2013

Kapının önünden karneval geçti/Fastnachtsumzug Wörrstadt

Almanya'da beşinci mevsim dedikleri karneval dönemi on birinci ayın on birinde on biri on bir gece başlar ve Hristiyanların inancına göre oruç döneminden önce bulunan altı hafta icerisinde bol bol eglenirlir ve cesitli etkinlikler olur.

Dün bizim kapımızın önünde de ufak çapta bir karneval geçiti vardı.
Asıl büyük geçit yarın Mainz şehrinde ve orada saatlerce sürüyor. Bir sürü ekip katılıyor. Dün çektiğim bir kaç resimle sizi baş başa bırakıyorum.

Der Fastnachtsumzug in Wörrstadt fand gestern statt und ich konnte mal wie jedes Jahr die Vorzüge genießen, direkt auf der Umzugsstraße zu wohnen und nicht runter zu müssen. Da ich letztes Jahr mit einer riesen Konfettikanone von meinen Freunden abgeschossen worden bin und tagelang noch Konfetti in meinen Haaren hatte, wollte ich mir das dieses Jahr ersparen. Hier sind paar Impressionen, wie der HerrMiM es so schön sagen würde.

Müzik Ekibi



Das Prinzenpaar/Prens ve Prenses

Die Sterne/Yildizlar

Silverboys



Degisik kiyafetlerle katilan seyirciler
Batman

HOLLYWUTZ :) /Hollydomuz





Flower Power/Cicegin Gücü


THW

Müzik ekibi

TUS Wörrstadt/Kasabamizin Futbolculari

Teifels Weiber/Seytan Kadinlar
 The Project hat auch dieses Jahr am Ende mit ihrem Bass für Stimmung gesorgt.

The Project adli grup bu senede müzikleri ile gecitin sonunda seyircileri costurdu.







Meine verrückten Nachbarn/Benim cilgin komsularim

Papa/Babam gözlük buldu







8. Februar 2013

Buchempfehlung/Kitap önerisi | Amor Towles - Eine Frage der Höflichkeit/Bekledigim Sendin

Kontesce arkadaşım benim sonum olacak bu gidişle. Tanıttığı kitapları merak ediyorum. Bir kaç sayfada daha Amor Towles'in kitabını önerdiklerini görünce, gidip "Beklediğim Sendin" kitabıni almanca olarak aldım ve okudum.

Çoktandır roman okumuyordum ve çok hoşuma giden bu kitabı bitirdikten sonra arkadaşıma ödünç verdim. Kitab Kate adlı kahramanın bir resim sergisinde 30 yıl öncesinde tanıştığı bir insanın resmini görmesi ile başlıyor. Tinker Grey'le hiç bir zaman bir araya gelmeyen Kate'in aslında ona karşı duygular beslediği apaçık ortada fakat ev arkadaşı Eve sayesinde hiç bir zaman Tinker'e açılmıyor.
Bir yılbaşı gecesi bir jazz kulübünde tanışıp arkadaş oldukları Tinker aniden hayatların girmiş oluyor.
Başlarına gelen kötü kazadan sonra aniden tüm senaryo gelişiyor.
Fazla anlatmak istemiyorum, alın okuyun çok güzeldi.

Türkische Ausgabe
Kitabin Alanya kapagi

Kitap Aciklamasi
Beklediğim Sendin Yirmi beş yaşındaki Kate Kontent 1937 yılının son gecesini oda arkadaşıyla beraber Greenwich Village’daki ikinci sınıf bir caz kulübünde geçirmektedir ve ikisi, ceplerindeki toplam üç doları mümkün olduğunca idareli kullanmak zorundadırlar. Masmavi gözlere ve etkileyici bir gülüşe sahip yakışıklı bankacı Tinker Grey kulübe gelir ve yanlarındaki masaya oturur. Bu tesadüfi tanışma ve şaşırtıcı sonuçları, Katey’yi Wall Street firmasının sekreter odasından New York sosyetesinin üst basamaklarına ve Condé Nast’ın yönetici ofislerine; kıvrak zekâsı ve kendine özgü soğukkanlılığından başka dayanak bulamayacağı seçkin ortamlara taşıyan bir yıllık yolculuğun başlangıcı olur.

Nachdem ich auf ein paar türkischen Blogseiten immer wieder die gleiche Buchempfehlung gesehen habe, habe ich mir das Buch natürlich auf deutsch gekauft und durchgelesen. Ich hatte schon lange keinen Roman mehr gelesen und ich muss sagen, dass das Buch mir sehr gefallen hat. Das Buch fängt damit an, dass Kate mit ihrem Ehemann auf einer Fotoausstellung im Jahre 1966 ein Bild von einem alten Bekannten entdeckt. Sie erinnert sich an den letzten Tag des Jahres 1937, an den Silvesterabend, an dem sie mit ihrer Freundin Eve in einem Jazzlokal Tinker Grey kennenlernt.Kate verliebt sich in Tinker, jedoch kommt es nie dazu, dass aus den beiden ein Paar wird. Denn da ist Eve und ein schlimmer Autounfall, der die ganze Geschichte zugunsten von Eve wendet.Mehr will ich nicht verraten.

Abzocke im Land - Part 2

Nachdem ich mich an diesem Tag gänzlich am Telefon aufgeregt habe und die Dame und den Herren aufgefordert habe, mir doch die Unterlagen zu schicken und mir zu erklären, in was ich denn ein Abo besitze und wie ich es denn abgeschlossen habe, sind nun drei Wochen vergangen.
Da fragt man sich doch, wo der Brief bleibt? ;)

7. Februar 2013

Mia'dan gelen MiM

Sevgili Mia'dan gelen mimi cevaplıyorum. Kendisine teşekkür ederim beni de düşündüğü için.
Soru cevap mimleri gerçekten de bir hoş oluyor ayol ;)

1- Hayatınızda mucize olarak nitelendirebileceğiniz bir olay geldi mi başınıza?
Kardeşimle aramızda 9 yaş var. 9 yaşında abla olmak ve kardeşimin hayatımıza girmesi benim için en güzel mucizeydi.

2- Hayatınızda aldığınız en büyük risk neydi?
Hmm, bir keresinde silahlı saldırının ortasında kalmıştım. Galiba hayatımda en korktuğum an o andı ve benim için büyük bir riskti.

3. Almayı düşünüpte alamadınız neler var?
Su an için öyle çokta önemli birşey yok aslında. Aaa durun, bir MacBook sahibi olma hayalim var.

4- Kıyafet konusunda takıntılarınız var mı? (Asla beyaz giymem vs.)
Hayır yok. Kendime yakistiriyorsam şalvar da giyerim, kot pantolon da. Önemli olan hoşuma gitmesi.

5- Nefret ettiğiniz huylar ya da nefret ettiğiniz insanlar?
Çok bilmişlik taslayanlari sevmem. Her seferinde söylüyorum burnu kaf dağında olan insanları sevmem. Bunlar kötü huylar. Bırakın bu huyları canım.

6- Sizi en net tanımlayan kelime hangisi?
Cana yakın.

7- Hayata yeniden gelme şansınız olsa, hangi ülkede doğmak isterdiniz?
Bulunduğum memleketten çok memnunum. Galiba yine Almanya'da doğmak isterdim.

8- Tek başına bir insan keyif almak için neler yapabilir?
Kitap okur, bloglarda dolanır. Çay demler kendine, oturur bir güzel afiyetle içer.

9- Nikah masasında evleneceğiniz kişiden "Hayır!" cevabı alsanız?
Ayağa kalkar, tokatı basar ve "madem hayır diyecektin burada ne işin var biiibbbb?" (sansür yaptım) - derdim.

10- Ölümden sonra var olan hayata inanıyor musunuz?
Evet inanıyorum ve tüm sevdiklerimizle kavusacagimiz için seviniyorum.


11- Sizi yazmaktan soğutan olaylar?
Yazdığım bir konu hakkında benim fikrim de olmayipta bu konu hakkında benim hakkımda bu sefer konuşma ihtiyacını hisseden insanlar beni yazmaktan soğutuyor. Beğenmeyen okumasın o zaman.

12- Kendinize robot bir sevgili yapıyorsunuz, ona hangi özellikleri eklemek isterdiniz?
Hissetmeyi. Hissetmek önemli. Hissetmeyen robot sevgiliyi napayım ben yahu.

13- İnsan kaderini mi yaşar, kaderini mi yazar?
Ikiside

14- Aklınıza ik gelen ingilizce kelime hangisi?
tree

15- Bir kitap yazsanız, adı ne olurdu?
Oldu. Buraya yazayimda benden önce birisi kullansın degilmi? Hadiyin ordan ;)

16- Blogger olmasa, şu an gerçekleştirdiklerinizi nerede gerçekleştiriyor olurdunuz?
Bloggerde ne gerçekleştiriyoruz ki? Yazı yazıyoruz, yazılarımızı paylaşıyoruz. Yazıp paylaşmasam yine defterlerde kalırdı yazdıklarım.

17- Birinden hoşlanıyorsun ama hoşlandığın kişi en yakın arkadaşından hoşlanıyor, arkadaşınsa boş değil ona karşı. Ne yaparsın? 
Asla araya girmem. Böyle durumlar da araya girsem nerede kaldı benim arkadasligim? Bu durumda olupta arkadaşını cigneyenlerede benden buradan bir tükürük puiii.

18- İnternette sahip olduğunuz ilk takma isim neydi?
Kuzenimle yahoo chati kesfettigimiz yıllardı. Benim de takma adım isot'tu. Evet, evet bildiğimiz Urfa isotu.

Vuhu, bitti mim. Ne kadar zormuş yahu bu sorulara cevap vermek.

Mimlediklerim: bifincankahve, 1iyokmu, SevdaS, ben onların adını 2Seda koydum :)
Ayrıca Denizin Yıldızını ve Entellektüel Karsliyi mimliyorum. Buyurun.
  
            

4. Februar 2013

Blogger Magazin'in son sayisi

Sevgili Melodram'in yeni Blogger Magazin'i cikti. Kendisi önceden magazin'de görmekten sevinecegimiz yazilarimizi mail araciligi ile göndermemizi istemisti.
Bende kendisine bir yazimi göndermistim ve bu yazima magazin'de yer vermis saolsun.

Buyurun magazin'i okumak icin buraya tiklayin

tik, tik


3. Februar 2013

Liebster Blog Award!

Sevgili bifincankahve beni mimlemis. Mimin konusu sorulan soruları cevaplamak, kendimiz hakkında 11 gerçeği açıklamak ve mimi 200'den az izleyicisi olan bloggerlara paslamak.

Kitaplara eş değerde sevdiğin bir şey var mıdır? Varsa nedir?
Kitaplara es değer sevdiğim bir şey varsa oda galiba müzik. Ruhun gıdası. Eskisi kadar çok dinlemesem de, eskiden severek dinlediğim parçaları tekrar dinleyince içim bir hoş oluyor.

Takma adın var mı? Varsa o adı neye göre seçtin ya da sana nasıl hitap edilmeye başlandı? Yani hikayesi nedir?
Ahu'nun anlamı ceylan olduğundan dolayı bir zamanlar bana çizgi kahramanı Bambi olarak seslenirlerdi. Lise döneminde benimde hoşuma giden Caykarasi çıkmıştı birde ortaya. Gözlerimin karaligindan ve o sıralar Kader'in "caykarasi gözlerini özledim, seni andım bir çay daha demledim" şarkısının çok sevilmesinden. Hatta bir ara şiirlerimi Caykarasi ile imzaladığım da olmuştur.
Ama artık hiç bir takma adım yok.


Kitap okurken aynı anda şarkı dinleyenlerden misin? Belirli kitaplarla özdeşleştirdiğin şarkılar var mı? Varsa bunlar nelerdir?
Aslında kitap okurken müzik dinlemiyorum. Ama sabahları trende kitap okurken etrafımda ki sesleri susturabilmek için müzik dinliyorum. 

 Seri kitapları mı daha çok seversin yoksa tek kitapta herşeyin olup bitmesinden hoşlananlardan mısındır?
Ikisinide severim.

Hayatta en çok gerçek olmasını / senin olmasını istediğin şey nedir?
Üniversitenin bitmesi.

E-book mu yoksa eski usul,ellerinde hissedebileceğin kitapları mı okumayı tercih edersin?
Eski usul. Bir ara cep telefonumdan 3 kitap okudum ama tat alamadim.

En sevdiğin şarkıcı / grup ve onun / onların en sevdiğin şarkısı nedir?
Öyle cok sevdigim diyebilecegim bir grup yok. Sila'yi severek dinliyorum. 

Kendin hiç ayraç yaptın mı? Yaptıysan eğer kendi yaptıklarını mı yoksa kitapların orjinal ayraçlarını mı tercih edersin?
Evet, yaptim. Hatta burada nasil yapildigini da anlatmistim. Kitaplarin kendi ayraclarini da, kendi yaptigim ayraclari da kullaniyorum.

En sevdiğin,bir anlamda hayatını etkileyen ünlü bir alıntı / alıntılar var mıdır?
Örn: "Kitaplar olmadan yaşayamam." -Thomas Jefferson

Hmm? Su an aklima gelmiyor.

En sevdiğin mevsim hangisidir?
Her mevsimin kendine göre güzellikleri var. Hepsini seviyorum.

Dürüstçe cevap vereceğini varsayarak soruyorum.Elinde bir şeyleri değiştirecek güçte tek kullanımlık bir güç olduğunu düşünelim.Bu kadar büyük bir şans avuçlarındayken bencillik edip kendi isteklerin doğrultusunda mı kullanırdın yoksa daha geniş düşünüp herkesin yararına olan bir değişiklik yapmak için mi kullanırdın? Ve bu değişiklik (bencillik edip de yaptığın yada herkesin yararına olan) ne olurdu?
Böyle bir imkanim olsa büyük ihtimal herkesin yararina olan bir degisiklik yapardim. Su an cok klasik ama din, dil, irk yani bizi bizden ayirmak icin bahane edilen tüm ayrintilari ortadan kaldirirdim.

Hakkımdaki 11 Gerçek:
1. Uzun yıllar tırnak yedim
2. Yeşil rengi çok severim
3. Ünivesiteye başlarken bu kadar zorlanacagimi düşünmedim
4. Tuttuğum günlükleri yıllar sonra teker teker mahvettim
5. En sevdiğim rakam 7'dir
6. Memlekete en son 2002 senesinde gittim
7. Karşımda ağlayan insan gördüğümde nasıl davranacagimi çoğu zaman bilemem
8. Nikel'e karşı alerjim var
9. Ben annemi hastaneye kaldırdığımız o gecede aniden büyüdüm
10. Gözden ırak olan gönülden de ırak olur ata sözüne kimi zaman inanıyorum 

11. Kendi hakkımda 11 gerçek bulmanın bu kadar zor olacağını düşünmemiştim :)    

Mimlediklerim:
Pia
Balik
1'iyokmu
Seda'cim
Craft and Decorate Seda