28 Aralık 2012 Cuma

Mainz'den selamlar/Grüße aus Mainz



Bu sabah postakutusuna baktığımda, bana gönderilmiş bir zarf vardı. Üzerinde gönderenin adı yazmadığı için meraklandım ve açtığımda kuzenim Ayfer'den bir kartpostal buldum ellerimde. Onunla aramızda sadece 30 km uzaklık var ama o böyle güzel süprizler yapar bana. Kartpostalları ve mektupları sevdiğimi bildiği için, önem göstermiş ve bana kartpostal göndermiş.
Çok teşekkür ediyorum canım sana. Yüzüme bir gülümseme ekledin.
Als ich heute Morgen in den Briefkasten schaute, lag ein Umschlag in ihm, der an mich adressiert war.Meine Cousine hat aus Mainz (also nur von 30 km Entfernung) mir eine Postkarte zukommen zu lassen.Dankeschön Ayfer, du hast es wieder mal geschafft und mich zum Lächeln gebracht.

Aus der fernen Heimat/Taa memleketten


Evet dün ilk kartpostalim geldi, hemide taa memeleketten. Sevgili Sevda çok güzel dileklerde bulunmuş ve çok şirin bir yılbaşı kartı göndermiş bana. Bu yetmiyormuş gibi birde Marmaris'in ve İstanbul'un çok güzel kartlarını eklemiş.
Çok teşekkür ediyorum canım sana. O kadar mutlu oldum ki anlatamam.

Mein Blog hat viele Freundschaften mit sich gebracht. Vor allem Freundschaften aus der fernen Heimat. Mit einigen von ihnen hatte ich die Adressen ausgetauscht und gestern bekam ich eine Postkarte von Sevda. Ich danke ihr an dieser Stelle. 

27 Aralık 2012 Perşembe

Büyük bulusma

Yaklasik on yil sonra bu gün Eda ile bulustuk. O kadar güzel bir gün gecirdim ki anlatamam.



Karsi karsiya otururken sevdigin bir insanin gülümseyen yüzünün verdigi sicakligi hic birseye degismem bu hayatta.

Bulusacagimiz noktada onu beklerken, on yildir görmedim taniyacakmiyim acaba kaygisi varken icimde, karsidan kosar adim gelen Eda'nin hic degismeyen o güzel yüzü hemen mutluluk duygusuna büründü.

Kendisi bana yine o güzel cizimlerinden hediye etti ve bu aralar anlattigim mum manyakligimi da bildiginden birde mum almis güzel arkadasim.


Uzun uzun sohbet ettik. Bloggerlerin kulaklarini cinlattik. Yazi yazma sevgimizden, insanlarin önyargilarindan, kendi aramizda ayrimi yine kendimiz yaptigimizdan bahsettik.

Bir insanla fikirlerinin ayni olmasi, bir cok konuda karsindakinin seni yargilamadan dinlemesi cok güzel bir duygu.

Analog kameralara olan sevgisinden dolayi yaninda yine analog kamerasi vardi ve benim bir kac pozumu cekti. Bakalim nasil cikacak, cok merak ediyorum

Kendisine ufak birseyler aldim. Balik kiza balik bir kumbara almasaydim olmazdi. Güle güle kullanir insallah ve icinde biriktirdigi bozuk paralarla, zevkine göre bir sürü güzel seyler alir kendine insallah.

Kendisi ocak ayinin yirmisine kadar Almanya'da. Umarim gitmeden tekrar görüsürüz.

Bu güzel gün icin sana tesekkür ediyorum arkadasim.

27.12.2012 Ahu Kader

26 Aralık 2012 Çarşamba

2013 isteklerim - Mim

Sevgili Pia beni mimlemiş. Teşekkür ederim canım sana.
Bu mimi bir kaç kere gördüm ama daha mimlenmediğim için katılmamıştım.

Öncelikle ben 2012'nin nasıl geçtiğini fark etmedim. Geçen yılbaşını Selb'te teyzemlerde geçirmiştim, bu yılbaşı meçhul.
Evet, efendim ben 2013 neler diliyorum?

Öncelikle aileme ve kendime, sonra herkese sağlık diliyorum. Sağlık herşeyin başı.

Sonra üniversiteyi bitirmeyi diliyorum. Bilmeden "ne zamandır okuyorsun, bitmiyormu?" diyen insanların daha anlayışlı olmasını diliyorum.

Kendime göre, isteklerime göre, ileride yapacağım ise göre bir staj yeri bulmayı diliyorum.

Etrafımda sadece maddiyata değer veren insanların azalmasını istiyorum.

Kendini kaf dağında gören insanların yere çakılmasını diliyorum.

Kendileri mutlu olmadıkları için, başka insanların mutluluklarina göz diken insanların bir an önce mutluluğu bulmasını diliyorum.

Bu sene dünyaya gelen bebeklerin (meleklerin), melekliklerini hiç kaybetmemelerini, ömürlerinin sadece güzellikler ile dolmasını diliyorum.

Kendim için fazla bir isteğim yok farkındaysanız.
2013 yılında da sadece yanlış anlasilmamak, dediklerimle yargılanmamak ve yanlız olduğum için, daha fazla yalnızlaşmamayı istiyorum.
Sevgiyle kalın.

Ve mimi pasliyorum:
Sevdanın Dünyası
Bifincankahve
Neptünlü deniz kızı
Denizin Yıldızı
Mon Abeille
Gece Yürüyüşü
Sedacim

25 Aralık 2012 Salı

Kara kiz pastasi tarifi

Merhaba blog,
demin instagramda yaptığım pastanın bir resmini yüklemistim ve sonrada kendi kendime dedim ki, görenlerin canı çekmiştir. Tarifini vereyim de onlarda yapsın yesinler.
Bu pastanın tarifini yıllar önce kimden aldığımı hatırlamıyorum ama ben her gittiğim yere bu pastayı beraberimde götürdüğüm için zamanla pastanın adı "Kara Kız" pastası oldu.

Yapılışı çok kolay. Tadida çok güzel.

Mazemeler:
1 Paket Vanilya Şekeri
1 Paket kabartma tozu
3 Yumurta
2 fincan un
2 fincan şeker
1 fincan çekilmiş ceviz yada badem
1 fincan kakao 1 fincan maden suyu
1 fincan sıvı yağ


Kendinize normal bir kahve finacani seçin. Yani çok büyük olmayacak, türk kahvesi için kullanılan fincanlar kadar da küçük olmayacak.
Fincan hesabı ile verdim tüm malzemeleri. Tüm malzemeleri mixerle karıştırıp hamurunuzu elde edin.
Sonra önceden yagladiginiz ve unladiginiz bir pasta kabına koyup, fırında 190 derecede yaklaşık 45 dk pişirin.


Afiyet olsun canlarım :)


24 Aralık 2012 Pazartesi

Mim - Favori Makyaj Ürünlerim...


Sevgili Deniz beni mimlemis. Şimdi okurken ufak bir çığlık attım, ahh mimlenmisim diye.
Mim'in konusu favori makyaj ürünlerimiz. Fakat Denizinde bahsettiği gibi ben 30 yaşına geldiğim halde, hiç bir zaman doğru dürüst makyaj yapmayı beceremiyorum ve aslında „ay bu olmasa, makyajımı tamamlayamam“ dediğim ürünlerim yok. Benimde her zaman kullandığım, yıllanmış ürünler var tabiki. Onları ekliyorum izninizle.


Maybelline Jade'nin 50 numaralı, mineral içerikli fondotenim. Yıllar önce almıştım. Bir ara piyasadan kaldırılmıştı, çok üzülmüştüm. O ara fondöten hiç kullanmadım. Kendileri esmer bir hatun olduğumdan dolayı tenimle pek bir uyum içerisindeler. Kardeşimle ortaklaşa kullanıyoruz.

 Essence pocket beauty'dan göz farim. Bunun içinde bana yetecek derecede çok renk var ve sol aşağıda gördügünüz gibi beyaz parlak farı her gün kullandigimdan, orası boşalmış.


Yves Rocher'e ait Luminelle markasından göz rimelim. Kirpiklerimin sık ve koyu olmasından dolayı fazla rimel kullanmıyorum. Zaten rimelsizde rimel varmış gibi duruyorlar Allahima bin şükür :)

Ruj çok nadir kullandığım birşeydir benim. Düğünlerde, seyranlarda aklıma gelirse sürerim. Sürdüğüm zamanda Basic markasından Vitamin E içerikli bu ruju sürüyorum.

Severek katıldım bu mime. Denize teşekkür ederim.


Mimlediklerim:
Gece Yürüyüsü
Ayrıca Sevdamı mimliyorum.

Mumlar aldim ben


Ben son günlerde, daha doğrusu iş yeri ile gittiğim noel yemeğinde tombaladan bana mum çıktığından beri, mumun bana huzur verdiğini fark ettim. O günden beri yaklaşık her akşam yemek köşemizde otururken, bilgisayarımın yanına bir mum yakıp koyuyorum ve etrafına saçtığı ufak ışık beni mutlu ediyor.
Bugün noel olduğundan dolayı çarşı ve pazar yerleri öğlen 12'ye kadar açık. Bende bu yüzden akşam yatağa girdiğimde saatimi 9'a kurdum ve bu sabah dokuzda kalktım.
Bir bardak çay içtikten sonra sırtıma sırt çantamı da alıp çarşıya doğru gittim.
Biraz temiz hava alayım, dolasayim, hemde kendime bir mum birde mumları içine koyabilecegim bir cam kase alayim diye düsündüm.
En sevdiğim renk yeşil. Bu yüzden ufak bir cam kase aldım, içine koymak içinde yeşil süs kumu ve birde mum.
Dönüşte birde burada eski eşyalarını, yada alipta hiç kullanmadığı eşyaları satan, ikinci el dedikleri bir dükkan var, oraya uğradım.
Birde oradan bir kaç mum aldım ama en çok bu gül şeklinde ki mum hoşuma gitti.

Demem o ki, mumlarim ve ben mesuduz. Çok güzel duruyorlar.

24.12.2012 Ahu Kader

22 Aralık 2012 Cumartesi

Sok, Sok, Sok. Ahu'nun gönderdigi kartpostal neden geri geldi? daannng


Mon Abeille nin yaptığı kartpostal etkinliğine katılmıştım. Eslestigim insandan haber gelmeyince, benimde hevesim kırılmıştı fakat ne zamandır gerek blog olsun, gerek twitter ve instagram olsun, görüştüğüm Sevda ve Mon Abeille ile adreslerimizi takas ettik ve ben ikisinide kartpostal gönderdim.
Çok sevdiğim Çağlaya da adresini sorma fikri geçmişti içimden, ama çekinmiştim. Onun da içinden aynısı geçmiş ki, adreslerimizi birbirimize bildirdik ve ben geçen çarşamba günü Çağlanın kartpostalini postanenin önünde bulunan posta kutusuna atmıştım.
Üzerine yapıştırdığım pul miktarı yeterli gelmeyince, zarf perşembe günü posta kutumda yerini almış oldu.

Ben perşembe günü evde olmadığımdan cuma günü üniversiteden döndüğümde bir baktım ki, Çağlaya gönderdiğim zarf geri gelmiş. Ben tabi ki şoklarda. Sinir oldum, nasıl olurda yapıştırdığım pul yetmez diye.
Sevdaya da gönderdim. Mon Abeille de, onlar geri gelmedi ama :(
Neyse bu sabah Çağlanın zarfini yeniden postaneye götürdüm ve orada direk hangi zarf ebadlarının, ne kadar miktarda pula ihtiyaç olduğunu öğrendim.
Eda'ya mektup yazmıştım ama daha gönderme fırsatı bulamadım. Fakat Çağlaya gönderdiğim kartpostalı o kadar şirin bulmuştum ki, Eda'yada almıştım. Hal böyleyken Eda'ya da kartpostalini gönderdim.

Yani demem o ki kızlar, kartpostallariniz yolda ...

Eskilerden/Altes

Menschen laufen aneinander vorbei.
Menschen leben aneinander vorbei.
Menschen reden aneinander vorbei.
Gedanken in Worte zu fassen ist eine Kunst und sie für sich zu behalten ist manchmal eine Qual.

 ***

İnsanlar birbirinin yanından geçiyor.
İnsanlar birbirinin hayatlarından geçiyor.
İnsanlar birbirnin konuşmalarının yanından geçiyor.
Düşünceleri kelimelere dökmek bir sanat, kendine saklamaksa bazen bir  ızdırap.

25.06.2012 Ahu Kader

Eskilerden

Öyle bir şiir yaz ki,
kimse bana yazılmış diye üstüne alınamasın.

18.07.2012 Ahu Kader

19 Aralık 2012 Çarşamba

Yasalarla Türkiye

Az önce ülkemin haberlerini seyrettim yine. Marketlere ve bakkallara yeni yasa gelmiş. Artık yumurtaları Avrupa ülkelerinde ki gibi buzdolabında saklamak zorunda kalacaklarmış.
Bazen gerçekten de gülümsüyorum. Avrupada yaşıyorum ve Avrupanın hiç bir yerinde yumurtalar ve uzun süreli sütler buzdolabında saklanmıyor.
Tüm ürünler açıkta ve aldıktan sonra isterseniz kendiniz buzdolabında muhafaza ediyorsunuz.

Canım ülkem, madem saçma sapan yasalar çıkarıyorsun, lütfen tüm Avrupa ülkelerinde olduğu gibi deyipte kendini küçük düşürme.

Tekrar söylüyorum, Avrupanın hiç bir ülkesinde yumurta marketlerde buzdolabında muhafaza edilmiyor.

Şeker şey

Bu aralar kitap ayraçları yapıyorum. Daha öncede yazmıştım.
Edanın çok sevdiğim çizimleri var.
Bu gün bu çok sevdiğim çizimlerinden bir tanesinin çıktısını kapladım.
Çok tatlı bir ayracım oldu.



17 Aralık 2012 Pazartesi

Özledim seni

Bazı sabahlar istasyona vardığımda, karşıdan karşıya geçerken bir ses duyuyorum sanki sokağın sağ tarafından.
Gelmeyeceğini bildiğim halde, duyduğum sesin senin sesin olmadığını bildiğim halde başımı çeviriyorum sağ tarafa.
O an sokaktan gelenler oluyor. Kimilerini sana benzetiyorum, kalbi yerinden çıkacakmış gibi oluyor.
Heyecanlanıyorum.
Tekrar bakıyorum emin olmak için.
Sen değilsin biliyorum.
Bir umut benimkisi. Oralarda mutlu oldugunu biliyorum.
Ama seni çok özlüyorum canım arkadaşım.
Keşke şimdi yine burda olsanda, sabah trende birlikte seyahat etsek.
Yine sen sakrak seslerimizle sohbet etsek.
Pazar günü buluşmak için sözlessek.
Seni özledim ben.
Türkiye'de yaşamak senin hayalindi.
Sevdiğin biri ile evlenip mutlu bir ailen olsun istiyordun hep.
Kendi vatanımda yaşamak istiyorum, gidince bir iş bulurum artık dedin hep.
Tüm isteklerin gerçekleşti.
İnan senin adına çok mutluyum ama seni çok özledim ben.
Yalnız kaldım ben.
Pazarları evde otururken, şimdi burada olsaydı, gitseydim ve balkonda kahve icseydik diye söyleniyorum içimden.
Özledim seni.
Pazarları daha çok koyuyor gidişin.

14 Aralık 2012 Cuma

Kitap ayracı yapma sevdası keşfettim

Bir iki gündür kitap ayracı yapmaya taktım kafayı. Sevdanında dediği gibi kitap kulelerim var benim ve hangi kitaba, hangi ayracı bulacağımı şaşırmış durumdayım. İnternetten araştırmıştım ve bir iki gün önce kitap ayracı yapmanın en kolay yolunu buldum.

1. İlk önce bir zarf alıyorsunuz. Size gelmiş eski bir zarfta olabilir, yada kullanmayacağınız bir zarfta olabilir.

2. Sonra zarfın kenarlarını diagonal şekilde isaretliyorsunuz ve kesiyorsunuz. Zarfın kapalı tarafından böylelikle iki ayraç elde etmiş oluyorsunuz. Açık tarafını da kapatıp oradan da iki tane daha elde edebilirsiniz.


3. Hoşunuza giden hediye paketi kâğıtlarını alabilirsiniz ayraçlarınızı kaplamak için. Ayraçları hediye paketinin beğendiniz motiflerine yapıştırıp beklettikten sonra, ayraçlarınızı kaplamış olursunuz. Çizim yapabilen direk ayraçların üzerine güzel çizimlerde yapabilir.
Yada hediye paketi kâğıdı ile kaplamak yerine, sevdiğiniz dörtlükleri de yazabilirsiniz.


Ayraçlar büyük, küçük her kitabın köşesine uygun geliyor ve renkli ayraçlarda kenarından çok güzel bir şekilde hangi sayfada olduğunuzu görebiliyorsunuz. Ayrıca çantanızda falan gezdiriyorsaniz kitaplarinizi, ayraçlari biraz daha büyük kesin. Böylelikle kitabın arasından hiç kaymıyor.



Sadece cok üzücü


Insanlar. Tek yönlü bir yolda duran insanlar. Bu yolun üzerinde bir ambulans var ve bir evden bu ambulansa yasli bir adam tasiniyor. Insanlar, kornalara basan insanlar, cünkü ambulans tek yönlü yolu tikiyor. Insanlar, sabirsiz insanlar ve duygusuz insanlar.
Bir saniye bile, su an kendilerinin bu ambulansa tasinan insan olabileceklerini düsünmeyen insanlar.
Sadece cok üzücü.

11 Aralık 2012 Salı

Pia'nin cekilisi var

Genellikle blogger çekilişlerine katılmıyorum. Malum Almanya'da yaşadığımdan dolayı ve blogger arkadaşlarımın bir çoğunun Türkiye'de yaşamasından dolayı, kimseyi kargo ile uğraştırmak istemiyorum.
Genellikle gönderilenler Türkiye sınırında kalıyor. Paketler yarım yamalak geliyor. Bunu bir kaç hafta önce yazdığım bir yazıda belirtmiştim zaten.

Fakat konu kitap olunca artık katılmaya karar verdim. Tek bir kitap yada bir kaç kitap çekilişi olduğunda katılmayı çok istiyorum. Malum Almanya'da yaşıyoruz ve türk kitapları burada çok pahalı. Ayrıca bir başkasının severek okuyup bana bu yol ile armağan ettiği bir kitap olduğu için, dahada bir anlam dolu.

Pia'nin çekilişi var. Zülfü Livaneli'nin bir kitabını armağan edecek. Katıldım, totem yaptım, inşallah bana çıkar :)

8 Aralık 2012 Cumartesi

Noel yemegi/Weihnachtsfeier

Dün akşam bir kaç ay önce veda ettiğim matbaada bulunan arkadaşlarım ile noel yemeğine gittik. Her sene gittiğimiz El Grecco restoranında bir araya gelip yemek yedik.

Gestern Abend habe ich mich mit meinen alten Arbeitskollegen aus der Druckerei zur Weihnachtsfeier getroffen. Wie auch die Jahre zuvor haben wir uns im El Grecco Restaurant in Alzey getroffen.

Bu sene tam tamına 16 kişiydik ve eski iş arkadaşlarımı görmek beni çok mutlu etti.
Annemde halen matbaada çalıştığı için, onunla birlikte gittik ve Tatjana'nin kocası bizi hem bırakıp, hem tekrar gelip eve bıraktı sağolsun.
Hava karlı. Saatlerce kar yağdı ve noel yemeği için çok uygun mir atmosfer oldu diyebilirim.

Diesmal waren wie 16 Personen und ich habe mich gefreut, dass ich somit einige wieder sehen konnte.
Bei Schnee und Regen hat Tatjanas Mann uns hingefahren und auch abgeholt. Danke an ihn an dieser Stelle.


Her sene yaptığımız gibi bu senede yine tombala çekilişi ile hediyelestik. Her gelen elinde ufak bir hediye ile geldi ve hediyelerin üzerine numaralar yapıştırıldı. Sonra bir kutunun içine koyduğumuz numaralardan çekiliş yaptık. Kime hangi numara çıktı ise, o numaralai paket onun oldu, böylelikle içinde bulunan hediye de.
Bu sene bana çok şeker şeyler çıktı.

Wir wussten am Anfang gar nicht, wo wir unsere ganzen Wichtelgeschenke abstellen sollten. Annemarie hat dann die zwei Kindersitze zusammengeschoben und hat sich somit zu Helfen gewusst.


İlk önce paketleri nereye koyacağımızı şaşırdık. Yemekten sonra tombalaya geçeceğimiz için, oturduğumuz bölümde bulunan çocuk sandalyelerini bir araya getirip üzerine dizdik.

 Bunlarda bana çıkan hediyeler. Solda ki vanilya kokulu bir mum. Sağdaki şeker şeyler de tuzlukla, biberlik.

Das sind meine Wichtelgeschenke. Eine Duftkerze und die süßen kleinen auf der rechten Seite, sind Pfeffer und Salzstreuer.
Buda banyo yaglarim. Yani dinlenme amaçlı banyo suyuna karistirabilecegim kokulu yağlar.

Und das sind meine Öle für ein Wohlfühlbad.














Sonradan tekrar bir cekilisimiz oldu. Matbaada her çeşit eşyayı paketledigimiz için ve bazen firmalardan gelen eşyalar fazla olduğundan ya matbaada saklanıyor, yada dağıtılıyor. Yine birşeyler kalmış olacak ki, kalan eşyaları paket yapmış getirmiş arkadaşımız ve "hayda, bu nereden çıktı?" diyerek tekrar çekiliş yaptık. Bana on numara çıktı.

Danach gab es noch mal eine Verlosung und es kam uns vor, als würde es gar kein Ende mehr nehmen. ;) 


Yani anlayacağınız masa hediyeler ile doldu taştı.

Der ganze Tisch war voller Geschenke. 


5 Aralık 2012 Çarşamba


Bazen gercekten de kendi kendime nazar degdirdigimi düsünüyorum. Eda’nin gönderdigi bilekligi o kadar cok sevdim ki, “ay bu ne kadar güzel. Ben bunu bir daha cikarmam. Bilegime uysun, baska bir bant takmaliyim” diye dolandim durdum ilk iki gün. O günden sonra bir dahada cikarmadim gercekten bilegimden.
Ama tam simdi, yani bes dakika önce, bilekligin üstünde bulunan yusufcuk kusu koptu ve ben oturup simdi on yasinda ufak cocuklar gibi aglamak istiyorum. Aferim sana Ahu, yine nazar ettin kendine.

Not: Ben yusufcugu cok severim. Yusufcuk bulunan kolyemde kopmustu zamaninda. Demek ki yusufcuklari özgür birakmam gerekiyor.

Tesekkürü bir borc bilirim

Son 56 dakika ve ben bu gün gercekten de sinir sistemi mi alt üst eden insanlarla ugrastim. Sabah trende cenesi düsük kizin kulak tirmalayici sesi hala kulaklarimda ve onun yüzünden okuyamadigim kitabim da cantamda esantiyon gibi kalmis durumda.
Onun haricinde sabahin köründe ofiste ilginc bir sekilde karsilanmam da sinirlerimi bozdugundan dolayi bütün günün pekte ic acici gectigini söyleyemeyecegim.
Bazi günler basim gercekten de hic ses kaldirmiyor ve bunu biliyormus gibi, inadina ofisimin karsisinda bulunan stok odasindan oradan oraya esyalari tasirken, yerlere düsürüp bir sürü ses cikaran calisanlara da tesekkürümü bir borc bilirim. Bas agrisi ve sinirle gecen günümde emekleri var neden olsa. :)

Sakin ol, sinirlerine hakim ol

Sabahın köründe kalkmisim, trende sesi yüksek iki kızın çenesine maruz kalmışım. Koşturarak ofise gelmişim ve ofiste görüşme var. Özür dileyerek içeri girdim, anahtarlarimi ve bilgisayarımı alıp yerime geçeceğim ki içeride bulunan kadın beni tanımadığından "Su an bizi burada rahatsız ediyorsunuz" dedi.
Bende gülümseyerek "Bunun farkındayım efendim, fakat eşyalarımı alıp görevimin başına geçecektim" dedim ve kapıyı arkamdan kapattım.
Biraz sinirlendim tabiki. İnsan daha güzel bir üslupla söyleyebilirdi bunu.
Görüşme bittikten sonra patron benden özür diledi ve kadının terbiyesizlik yaptığını, fakat benim ofiste çalışan bir öğrenci olduğumu bilmediğinden dolayı böyle davrandığını söyledi.
Bazen gülümseyerek verilen bir cevap en çarpıcı cevap oluyor. Sinirlerimize hakim olalım. :)