18. Februar 2012

1998 yazı

1998 yazı geldi aklıma nedense. Liseden mezun olduğum için 3 ay evdeydim ve Erzincana izine gitmiştik kardeşim ve annemle. Babam izin alamamıştı. Bizi göndermişti. İlk defa uçakla Erzincana gitmiştik. Yollarda çektiğimiz çileleri anlatmak istemiyorum bile.

1998 yazı, 4 yıl olmuştu anneannem öleli, 19 yıl olmuştu dedem öleli. Ve dört yıl geçmişti biz en son izine gidelı. 1994 yılını hatırlamak istemiyorum. O izinde ben yoktum çünkü, sadece annemin üzgün anıları var aklımda. Anneanneme bakmaya gitmişti. 3 ay kalmıştı kardeşimle. Bense babamla yalnızdım Almanyada. Ondan sonra babamla annemi ve kardeşimi almaya gitmiştik galiba. Evet evet gidip almıştık ve ben anneannemi görmüştüm en son.

Neyse 1998 yazından bahsediyordum ben. ABC Konutlarında iki ev arasında mekik dokuduğum bir yaz geçirdim ben o sene. Kuzenim Neslihanlarda gidip kalmadığım ilk yazdı. 4 yıl gelmeyince memlekete, herşey değişmişti sanki. Nereden geldi aklıma bilmem ama, yengemin kardeşi ile akşamları Atatürk Lunaparkina kaçalarımız geldi aklıma, yada kapı önünde çekirdek çitlettiğmiz.
Radyodan ha bire istek parça istediğimiz, ve radyonun DJ'yi komşu oğlu olduğundan tüm isteklerimizin çalınması …

İbrahim Erkalin kaseti yenimi çıkmıştı o sene tam hatırlamıyorum ama bir şarkıyı ha bire geri geri sarıp dinlediğim yazdı benim. Mutfakta bulaşık yıkarken, camdan dışarı bakarak ha bire bu şarkıyı dinlediğimi hatırlıyorum. Güzel bir şarkıydı … O yaşımda ne anladıysam artık, sözleri çok hoşuma gitmişti, halada çok severim.

Buyurun sizde dinleyin




Bazen böyle oluyor işte. Durduk yere birden aklında eskiler canlanıyor böyle işte.

Keine Kommentare:

Kommentar veröffentlichen